Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve eş şemse
Diyanet İşleri = O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
ve eş şemse
Abdulbaki Gölpınarlı = Sabahı ağartan oldur. Geceyi huzur ve istirahat için, güneşle ayı da muayyen bir hesapla devretmek üzere yaratmıştır. Bu, üstün ve her şeyi bilen Tanrının takdîridir.
ve eş şemse
Abdullah Parlıyan = O Allah karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı da, vakitlerin bilinmesi için birer hesap ölçüsü kılmıştır. İşte bütün bunlar, herşeye gücü yeten ve herşeyi pek iyi bilen Allah'ın takdiridir.
ve eş şemse
Adem Uğur = O, sabahı aydınlatandır. O, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı (vakitlerin tayini için) birer hesap ölçüsü kılmıştır. İşte bu, azîz olan (ve her şeyi) pek iyi bilen Allah'ın takdiridir.
ve eş şemse
Ahmed Hulusi = Karanlığı yarıp aydınlığı ortaya çıkarandır! Geceyi sükûnet, Güneş ve Ay'ı ölçüler vesilesi kıldı. . . Bu, Aziyz ve Aliym olanın takdiridir.
ve eş şemse
Ahmet Tekin = Karanlığı yarıp, tan yerini ağartan, O’dur. Geceyi dinlenme zamanı; güneşi, ayı, vakitleri hesaplama aracı haline getirdik. İşte bu kudretli ve hükümran olan, ilmi her şeyi kuşatan Allah’ın takdiridir, O’nun koyduğu ölçü ve düzenin sonucudur.
ve eş şemse
Ahmet Varol = Gece karanlığını yarıp sabahı ortaya çıkaran O'dur. Geceyi bir dinlenme zamanı güneş ve ayı da bir hesap ölçüsü yaptı. Bu, yüce ve alim olanın düzenlemesidir.
ve eş şemse
Ali Bulaç = O sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi bir sükun (dinlenme), güneş ve ay'ı bir hesap (ile) kıldı. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen Allah'ın takdiridir.
ve eş şemse
Ali Fikri Yavuz = O, gece karanlığından sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi de istirahat için, güneşi ve ayı da vakitler için bir hesap olarak yarattı. İşte, bütün bunlar, mutlak galip (Her şeyi) kemâliyle bilen Allah’ın takdiridir.
ve eş şemse
Ali Ünal = Allah, karanlığı yarıp (onun döl yatağından) sabahı da ortaya çıkarandır. Geceyi dinlenme vakti ve vesilesi, güneşi ve ayı da vakitlerinizi hesaplama sebebi kılmıştır. Bu, Azîz (izzet ve ululuk sahibi, her işte üstün ve mutlak galip), Alîm (her şeyi hakkıyla bilen Allah)’ın takdiridir.
ve eş şemse
Bayraktar Bayraklı = Allah, sabahı aydınlatandır. O, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı vakitlerin tayini için birer hesap ölçüsü kılandır. İşte bu, güçlü olan ve her şeyi pek iyi bilen Allah'ın takdiridir.
ve eş şemse
Bekir Sadak = Tanyerini agartan, geceyi dinlenme zamani, gunes ve ayi vakit olcusu kilandir. Bu, Guclu olan'in, Bilen'in nizamidir.
ve eş şemse
Celal Yıldırım = 0, sabahı (karanlıktan) yarıp çıkarandır. Geceyi de dinlenip sükûnet bulma dönemi; güneşi ve ay'ı da hesap üzere yaratıp düzenlemiştir, işte bu yegâne üstün olanın ve her şeyi hakkıyle bilenin takdiridir.
ve eş şemse
Cemal Külünkoğlu = O, karanlığı yarıp sabahı çıkaran, geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kılandır. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin planlamasıdır.
ve eş şemse
Diyanet İşleri (eski) = Tanyerini ağartan, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı vakit ölçüsü kılandır. Bu, Güçlü olan'ın, Bilen'in nizamıdır.
ve eş şemse
Diyanet Vakfi = O, sabahı aydınlatandır. O, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı (vakitlerin tayini için) birer hesap ölçüsü kılmıştır. İşte bu, azîz olan (ve her şeyi) pek iyi bilen Allah'ın takdiridir.
ve eş şemse
Edip Yüksel = Sabahı ortaya çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ay'ı da bir hesaplama aracı yapmıştır. Bu, her şeyden Üstün ve her şeyi Bilen'in planıdır.
ve eş şemse
Elmalılı Hamdi Yazır = O, tan attırıb sabah çıkaran, geceyi bir aramgâh kılmış, Şems-ü Kameri de birer nişanei hisâb, o işte o azîz, alîmin takdiri
ve eş şemse
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Tan attırıp sabahı çıkaran O'dur. Geceyi dinlenme zamanı, güneş ile ayı da vakit ölçüsü yapmıştır. İşte bu, o güçlü ve herşeyi bilenin takdiridir.
ve eş şemse
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Karanlığı yarıp tanyerini ağartan O'dur. Geceyi, dinlenmek için; Güneş'i, Ay'ı (vakitlerinizi) hesaplamak için yaratmıştır. İşte bu, her şeye galip gelen ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
ve eş şemse
Gültekin Onan = O sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi bir sükun (dinlenme), güneş ve ayı bir hesap (ile) kıldı. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen Tanrı'nın takdiridir.
ve eş şemse
Harun Yıldırım = Sabahı yaran, geceyi sükunet kılan, güneşi ve ayı da birer hesap ölçüsü yapan O’dur. İşte bu Azîz ve Alîm olan Allah’ın takdiridir.
ve eş şemse
Hasan Basri Çantay = Sabahı (gecenin karanlığından) yarıb çıkarandır O. Geceyi (halkın) bir sükûn (u, dinlenmesi), güneşi ve ayı (vakıtların) bir hesâb(ı) olarak yaratandır O. İşte bütün bunlar (mülkünde) mutlak gaalib, (her şey'i) hakkıyle bilen (Allah) ın takdiridir.
ve eş şemse
Hayrat Neşriyat = (O,) sabahı, (gecenin karanlığını) yararak çıkarandır. Geceyi bir dinlenme(zamânı), güneşi ve ayı da (vakit tesbîtinize) birer hesab (vesîlesi) kılmıştır. Bu, Azîz(kudreti dâimâ üstün gelen), Alîm (herşeyi hakkıyla bilen Allah’)ın takdîridir.
ve eş şemse
İbni Kesir = Sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi bir sükun, güneşi ve ayı da vakit ölçüsü kılmıştır. İşte bu; Aziz, Alim olanın takdiridir.
ve eş şemse
Kadri Çelik = O, sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi bir sükûn (dinlenme), güneş ve ayı bir hesap (ölçü) kıldı. Bu, o güçlü ve de her şeyi bilenin takdiridir.
ve eş şemse
Muhammed Esed = Tan yerini ağartan(dır O), geceyi sükunet(in kaynağı) yapan ve güneş ile ayı tespit edilen yörüngelerinde hareket ettiren (Odur). Bu(nların tümü) her şeyi bilen sonsuz kudret sahibinin iradesi ile tayin edilmiştir.
ve eş şemse
Mustafa İslamoğlu = O'dur tan yerini ağartan ve geceyi dinlenme vakti, güneşi ve ayı zamanı tayin ölçüsü kılan. Bunlar, her şeyi bilen sonsuz kudret sahibinin iradesiyle tayin ve tesbit edilmiştir.
ve eş şemse
Ömer Nasuhi Bilmen = O Hâlik-i Zîşan sabahı yarıp çıkarandır. Ve geceyi bir rahat zamanı, güneş ile ay'ı da birer hesab vasıtası kılmıştır. İşte bunlar Azîz-i Alîmin (O Hâlik-ı Kadîm'in) takdiridir.
ve eş şemse
Ömer Öngüt = O sabahı yarıp çıkaran (aydınlatan)dır. Geceyi bir sükun, güneşi ve ay'ı da hesap için bir ölçü kılmıştır. İşte bu, Azîz ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
ve eş şemse
Şaban Piriş = Sabahı ortaya koyanı geceyi sükunet kılan, güneşi ve ayı da hesap ölçüsü yapan O’dur. Bu, aziz ve alim olanın takdiridir.
ve eş şemse
Sadık Türkmen = O, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkarandır. Geceyi bir dinlenme zamanı kılmıştır. Güneş’i ve Ay’ı bir zaman ölçüsü kıldı. İşte bu; üstün olan, bilen Allah’ın ölçüsüdür/takdiridir.
ve eş şemse
Seyyid Kutub = Sabahı açtıran O'dur. O geceyi dinlenme zamanı, güneş ile ayı zaman ölçme birimi yaptı. Bu, üstün iradeli ve her şeyi bilen Allah'ın düzenlemesidir.
ve eş şemse
Suat Yıldırım = Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran O’dur. Geceyi dinlenmeniz, güneş ve Ay’ı da vakitlerinizi hesaplamak için O yarattı. İşte bütün bunlar, azîz ve alîm (mutlak galip ve her şeyi hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir).
ve eş şemse
Süleyman Ateş = Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran O'dur. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı (vakitlerin bilinmesi için) birer hesap (ölçüsü) yapmıştır. Bu, o üstün ve bilen(Allâh)ın takdiridir.
ve eş şemse
Tefhim-ul Kuran = O sabahı da yarıp çıkarandır. Geceyi bir sükûn (dinlenme), güneş ve ay'ı bir hesap kıldı. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen Allah'ın takdiridir.
ve eş şemse
Ümit Şimşek = Gecenin karanlığından sabahı yarıp çıkaran da Odur. O geceyi dinlenme için, Güneş ile Ayı da hesap için yaratmıştır. Bu, kudreti herşeye üstün olan ve herşeyi hakkıyla bilen Allah'ın çizdiği kaderdir.
ve eş şemse
Yaşar Nuri Öztürk = Şafağı yarıp sabahı ortaya çıkaran/Fâlık O'dur! Geceyi dinlenme zamanı yaptı; Güneş'i ve Ay'ı hesap aracı. İşte budur ölçülendirmesi o Azîz'in, o Alîm'in!
ve eş şemse
İskender Ali Mihr = Sabahı (fecr vaktini) yarıp çıkarandır. Ve geceyi dinlenme (sukûn) vakti ve güneşi ve ayı (hareketlerini çok ince hesaplarla dizayn ederek) zamanı hesaplama ünitesi (hesap vasıtası) kıldı. İşte bu, azîz ve alîm olanın (Allah’ın) takdiridir.
ve eş şemse
İlyas Yorulmaz = Sabahları da (gecenin içinden) sıyırıp çıkaran, geceyi dinlenmek için, güneşi ve ayı bir hesapla var eden O dur. Bunlar her şeyi bilen ve her şeye güç yetirenin planlamasıdır.
rae eş şemse
Diyanet İşleri = Güneşi doğarken görünce de, “İşte benim Rabbim! Bu daha büyük” dedi. O da batınca (kavmine dönüp), “Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım” dedi.
rae eş şemse
Abdulbaki Gölpınarlı = Derken güneşin ışıklar saçarak doğduğunu görmüş, Rabbim bu demişti, bu daha büyük. Fakat güneş de batıp gidince ey kavim demişti, benim, sizin şirk koştuğunuz şeylerle hiçbir ilgim yok.
rae eş şemse
Abdullah Parlıyan = Sonra güneşin doğduğunu görünce: “Bu mu imiş benim Rabbim, bu hepsinden de büyük” diye haykırdı. Ama o da kaybolunca “Ey halkım! Ben sizin gibi, Allah'tan başka şeylere ilahlık yakıştırmaktan uzağım.
rae eş şemse
Adem Uğur = Güneşi doğarken görünce de, Rabbim budur, zira bu daha büyük, dedi. O da batınca, dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.
rae eş şemse
Ahmed Hulusi = Güneşi doğarken gördüğünde 'İşte rabbim; en büyük bu' dedi. O da batınca 'Ey kavmim,' dedi. 'Ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.
rae eş şemse
Ahmet Tekin = Güneşi doğarken görünce de:'Rabbim budur, bu daha büyük' dedi. O da batınca:'Ey kavmim, ben sizin, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım' dedi.
rae eş şemse
Ahmet Varol = Güneşi doğarken görünce: 'Benim Rabbim bu. Bu daha büyük!' dedi. O da batınca şöyle dedi: 'Ey kavmim! Ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.
rae eş şemse
Ali Bulaç = Sonra güneşi (etrafa ışıklar saçarak) doğar görünce: "İşte bu benim rabbim, bu en büyük" demişti. Ama o da kayboluverince, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, doğrusu ben sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım."
rae eş şemse
Ali Fikri Yavuz = Daha sonra, güneşi doğar halde görünce: “- Rabbim bu mudur?” “Bu, gördüklerimden daha büyük ve parlak!” demiş ve batınca da; “-Ey kavmim, bu gördükleriniz, hep yok olan varlıklardır, ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden kat’iyyen berîyim.” diye söylemişti.
rae eş şemse
Ali Ünal = Bir gün de, doğarken bütün parlaklığı ve güzelliğiyle güneşi gördü ve hemen “İşte Rabbim bu; bu hepsinden büyük!” dedi. Ama güneş de batınca, nihayet asıl gerçeği ortaya koydu: “Ey benim halkım! Ben, sizin Allah’a ortak tanıdığınız bütün bu şeylerden uzağım.