Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
deyyâran
Diyanet İşleri = Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!”
deyyâran
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Nûh, demişti ki: Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden bir tek kişi bile bırakma.
deyyâran
Abdullah Parlıyan = Ve Nuh: “Ey Rabbim!” diye yakardı. “Yeryüzünde senden gelen gerçekleri örtbas edenlerden bir tek kişi bile bırakma.
deyyâran
Ahmed Hulusi = Nuh dedi ki: "Rabbim. . . Hakikat bilgisini inkâr edenlerden arz üzerinde hiç kimseyi bırakma!"
deyyâran
Ahmet Tekin = Nuh:'Rabbim, yeryüzünde kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuuraltına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden, yer yurt sahibi hiçbir kâfir bırakma!' dedi.
deyyâran
Ahmet Varol = Nuh dedi ki: 'Rabbim! Yeryüzünde inkârcılardan, hareket eden bir tek kişi bırakma.
deyyâran
Ali Bulaç = Nuh "Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma." dedi.
deyyâran
Ali Fikri Yavuz = Nuh, şöyle demişti: “- Ey Rabbim! kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma;
deyyâran
Ali Ünal = Nuh, (Tufan’ın arkasından) duasını şöyle bağladı: “Rabbim, kâfirlerden yeryüzünde orada mesken tutacak kimseyi bırakma.
deyyâran
Bayraktar Bayraklı = (26-27) “Ey Rabbim! Kâfirlerden yeryüzünde dolaşan hiçbirini bırakma! Çünkü onları bırakırsan, kullarını saptırırlar. Yalnızca ahlaksızlığa ve inkâra yol verirler.”
deyyâran
Celal Yıldırım = Nûh dedi ki: Rabbim! Yeryüzünde kâfirlerden dolaşıp yurt edinen bir kimse bırakma.
deyyâran
Cemal Külünkoğlu = Nuh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! İnkârcılardan hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!”
deyyâran
Diyanet İşleri (eski) = Nuh dedi ki: 'Rabbim! Yeryüzünde hiçbir inkarcı bırakma.'
deyyâran
Diyanet Vakfi = Nuh: «Rabbim! dedi, yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma!»
deyyâran
Elmalılı Hamdi Yazır = Nuh demişti ki: Yarab, bırakma yeryüzünde kâfirlerden bir deyyar!
deyyâran
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Nuh demişti ki: «Ey Rabbim, yeryüzünde (yurt sahibi) hiçbir kimse bırakma!»
deyyâran
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Nûh dedi ki: «Yeryüzünde kafirlerden bir tek kişi bırakma.»
deyyâran
Gültekin Onan = Nuh: "Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma!" dedi.
deyyâran
Harun Yıldırım = Nuh dedi ki: “Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden dönüpdolaşan bırakma!”
deyyâran
Hasan Basri Çantay = Nuuh (öyle) demişdi: «Ey Rabbim, yer (yüzün) de kâfirlerden yurd tutan hiçbir kimse bırakma»!
deyyâran
Hayrat Neşriyat = Ve Nûh dedi ki: 'Rabbim! Yeryüzünde o kâfirlerden hiçbir kimseyi bırakma!'
deyyâran
İbni Kesir = Nuh dedi ki: Rabbım; kafirlerden yeryüzünde yurd tutan hiç bir kimse bırakma.
deyyâran
Muhammed Esed = Ve Nuh, "Ey Rabbim!" diye yalvardı: "Yeryüzünde bu hakikati inkar edenlerden hiç kimseyi bırakma:
deyyâran
Mustafa İslamoğlu = Nuh "Rabbim!" diye yalvardı, "Yeryüzünde kafirlerden nümunelik tek kişi dahi bırakma!
deyyâran
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Nûh dedi ki: «Yarabbi! Yeryüzünde kâfirlerden bir şahıs bırakma.»
deyyâran
Ömer Öngüt = Nuh dedi ki: "Ey Rabbim! Yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma!"
deyyâran
Sadık Türkmen = Nuh dedi ki: “Rabbim! Yeryüzünde inkârcıların tüten tek bir ocağını bırakma!
deyyâran
Suat Yıldırım = Nûh: "Ya Rabbî, dedi, yeryüzünde dolaşan bir tek kâfir bile bırakma!"
deyyâran
Tefhim-ul Kuran = Nuh «Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma.» dedi.
deyyâran
Yaşar Nuri Öztürk = Nûh şöyle yakardı: "Rabbim! Yeryüzünde, kâfirlerden yurt tutacak/gezip dolaşacak hiç kimse bırakma!"
deyyâran
İskender Ali Mihr = Ve Hz. Nuh: “Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden dolaşan bir kimse bırakma.” dedi.
deyyâran
İlyas Yorulmaz = Nuh “Rabbim! İnkâr edenlerin yeryüzünde yurt edinmelerini engelle.