Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
cinnetun
Diyanet İşleri = “Bu, ancak cinnet getirmiş bir adamdır. Öyle ise bir müddet onu gözetleyiniz.”
cinnetun
Abdulbaki Gölpınarlı = Bu, deliliğe tutulmuş bir adam ancak, artık bir zamana dek gözetleyin bunu.
cinnetun
Abdullah Parlıyan = Bu Nuh, herhalde kendisinde delilik belirtisi bulunan biridir. Bir süreye kadar O'na katlanıp gözetleyin bakalım” dediler.
cinnetun
Adem Uğur = Bu, yalnızca kendisinde delilik bulunan bir kimsedir. Öyle ise, bir süreye kadar ona katlanıp bekleyin bakalım.
cinnetun
Ahmed Hulusi = "O kendisinde cinnet olan (cin etkisindeki) bir adam. . . Bir süre Onu gözetleyin bakalım. "
cinnetun
Ahmet Tekin = 'Bu, kesinlikle, kendisinde cinlere mahkûm olmuşluk, delilik belirtileri olan bir adam. Durumu aydınlanıncaya kadar gözünüzü üstünden ayırmayın bakalım.' dediler.
cinnetun
Ahmet Varol = O, kendinde delilik olan bir adamdan başkası değildir. Siz onu belli bir süreye kadar gözleyin.'
cinnetun
Ali Bulaç = "O, kendisinde delilik bulunan bir adamdan başkası değildir, onu belli bir süre gözetleyin."
cinnetun
Ali Fikri Yavuz = O, ancak kendisinde cinnet bulunan bir adamdır. Bu itibarla bir zamana kadar onu bekleyin (belki akıllanır).”
cinnetun
Ali Ünal = “O, başka değil, sadece tuhaf bir deliliğe yakalanmış birisi. (En iyisi mi,) O’na biraz süre tanıyın, bakarsınız iyileşir.”
cinnetun
Bayraktar Bayraklı = “Bu, deliden başka bir şey değildir. Öyleyse bir süreye kadar onu gözetleyip bekleyelim bakalım.”
cinnetun
Bekir Sadak = (24-25) Milletinin inkarci ileri gelenleri: «Bu, sizin gibi bir insandan baska birsey degildir. Sizden ustun olmak istiyor. Allah dilemis olsaydi melekler indirirdi. ilk atalarimizdan beri boyle birsey isitmedik. Bu adamda nedense biraz delilik var, bir sureye kadar onu gzetleyin» dediler.
cinnetun
Celal Yıldırım = «Bu şüphesiz kendisinde cinnet (belirtisi) bulunan bir adamdır. Bir süre onu gözetip bekleyelim.»
cinnetun
Cemal Külünkoğlu = “Bu adam bir deliden başka bir şey değildir. Bir süre için onu gözetim altında tutunuz.”
cinnetun
Diyanet İşleri (eski) = (24-25) Milletinin inkarcı ileri gelenleri: 'Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Allah dilemiş olsaydı melekler indirirdi. İlk atalarımızdan beri böyle birşey işitmedik. Bu adamda nedense biraz delilik var, bir süreye kadar onu gözetleyin' dediler.
cinnetun
Diyanet Vakfi = «Bu, yalnızca kendisinde delilik bulunan bir kimsedir. Öyle ise, bir süreye kadar ona katlanıp bekleyin bakalım.»
cinnetun
Edip Yüksel = O, sadece deli bir adamdır. Hele bir süreye kadar onu gözleyin.
cinnetun
Elmalılı Hamdi Yazır = Her halde o öyle bir adam ki kendisinde bir cinnet var, binaenaleyh gözetin bunu bir zamana kadar
cinnetun
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bu, yalnızca kendisinde delilik bulunan bir adamdır; Onun için bunu bir süreye kadar gözetleyin!» dediler.
cinnetun
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Bu, yalnızca kendisinde delilik bulunan bir kimsedir. Öyle ise, bir süreye kadar ona katlanıp (durumu) gözetleyin bakalım.»
cinnetun
Gültekin Onan = "O, kendisinde delilik bulunan bir adamdan başkası değildir, onu belli bir süre gözetleyin."
cinnetun
Harun Yıldırım = "Bu, yalnızca kendisinde delilik bulunan bir kimsedir. Öyle ise, bir süreye kadar ona katlanıp bekleyin bakalım."
cinnetun
Hasan Basri Çantay = «Kendisinde delilik olan bir adamdan başkası değildir o! Binâen'aleyh bir zamana kadar onu gözetleyin»!
cinnetun
Hayrat Neşriyat = 'Bu, sâdece kendisinde delilik bulunan bir adamdır; hele bir zamâna kadar onu bekleyin bakalım!'
cinnetun
İbni Kesir = O, kendisinde delilik bulunan bir adamdan başkası değildir. Bir süreye kadar onu gözetleyin.
cinnetun
Kadri Çelik = “O, kendisinde delilik bulunan bir adamdan başkası değildir; o halde onu belli bir süre gözetleyin.”
cinnetun
Muhammed Esed = Kaçık bir adamdan başka biri değil o; bunun için, siz o'nu bir süre gözaltında tutun".
cinnetun
Mustafa İslamoğlu = O ise, sadece aklını kaçırmış biri: artık siz de onu bir süre gözetim altında tutarsınız.
cinnetun
Ömer Nasuhi Bilmen = «Bu başka değil, kendisinde cinnet bulunan bir erkek. Binaenaleyh O'nu bir zamana kadar gözetiniz.»
cinnetun
Ömer Öngüt = “Bu, kendisinde delilik bulunan bir adamdır. Bir süreye kadar onu gözetleyin. ”
cinnetun
Sadık Türkmen = Bu, ancak kendisinde mecnunluk bulunan bir adamdır. Hele, onu bir süreye kadar gözetleyin bakalım!”
cinnetun
Seyyid Kutub = Bu adam bir deliden başka bir şey değildir. Bir süre için onu gözetim altında tutunuz.
cinnetun
Suat Yıldırım = (24-25) Halkından ileri gelen birtakım kâfirler: "Bu," dediler, "sizin gibi bir insandan başka bir şey değil, böyleyken size hakim olmak istiyor." "Allah bize mesaj ulaştırmak isteseydi, (böyle sizin gibi bir insan göndermez), melaike indirirdi. Nitekim biz atalarımızdan da böyle bir şey işitmedik. Bu delinin tekinden başka biri değil. Ona biraz süre tanıyın, sonra iş aydınlanır, siz de gereğini yaparsınız."
cinnetun
Süleyman Ateş = "O, kendisinde delilik bulunan bir adamdır, başka bir şey değildir. Hele bir süreye kadar onu gözetleyin.
cinnetun
Tefhim-ul Kuran = «O, kendisinde delilik bulunan bir adamdan başkası değildir, onu belli bir süre gözetleyin.»
cinnetun
Ümit Şimşek = 'Bu olsa olsa cinnet geçirmiş bir adamdır; en iyisi siz onu bir süre göz altında tutun.'
cinnetun
Yaşar Nuri Öztürk = "Cinnet getirmiş bir adamdan başkası değildir o. Belli bir süreye kadar göz altında tutun onu."
cinnetun
İskender Ali Mihr = O ancak cinnet getirmiş bir adamdır. O halde, onu belli bir süre bekleyin (gözetim altında tutun)!
cinnetun
İlyas Yorulmaz = “O kendisinde delilik olan bir adam, bir müddet onu gözetim altında tutun bakalım” dediler.
cinnetun
Diyanet İşleri = Yoksa “O cinnet getirmiş” mi diyorlar? Hayır o, onlara hakkı getirdi. Hâlbuki onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.
cinnetun
Abdulbaki Gölpınarlı = Yoksa onda delilik var mı derler? Hayır, o, gerçek olan Kur'ân'la gelmiştir onlara, fakat çoğu gerçeği istemez.
cinnetun
Abdullah Parlıyan = Yoksa O'nda bir delilik mi var diyorlar? Hayır, aksine O kendilerine gerçeği getirmiştir. Halbuki onlar haktan hoşlanmamaktadırlar.
cinnetun
Adem Uğur = Yoksa onda bir cinnet olduğunu mu söylüyorlar? Hayır; o, kendilerine hakkı getirmiştir. Onların çoğu ise haktan hoşlanmamaktadırlar.
cinnetun
Ahmed Hulusi = Yoksa: "Onda bir cinnet var" mı diyorlar? Bilakis, O kendilerine Hak olarak gelmiştir! Onların çoğunluğu Hak'tan hoşlanmazlar!
cinnetun
Ahmet Tekin = Yoksa onda cinlere mahkûm olmuşluk, delilik belirtisi olduğunu mu söylüyorlar? Doğrusunu söylemek gerekirse, peygamber kendilerine gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur’ân ile geldi. Onların çoğu ise, bu hak kitabın gelmesini, sorumluluğu hoş karşılamıyorlar.
cinnetun
Ahmet Varol = Yoksa: 'Onda bir delilik var' mı diyorlar? Hayır o kendilerine hakkı getirdi, ancak onların çoğu haktan hoşlanmıyorlar.
cinnetun
Ali Bulaç = Yahut: "Onda bir delilik var" mı diyorlar? Hayır, o, onlara hak ile gelmiş bulunmaktadır ve onların çoğu hakkı çirkin karşılıyorlar.
cinnetun
Ali Fikri Yavuz = Yoksa, peygamberde bir cinnet var mı diyorlar? Hayır o peygamber, onlara hakkı (Kur’an’ı ve İslâm dinini) getirdi. Fakat onların çoğu hakkı sevmiyorlar, (inkâr ediyorlar).
cinnetun
Ali Ünal = Ne o, yoksa O’nda bir delilik olduğunu mu iddia ediyorlar? Halbuki onlara O, gerçeğin ta kendisini getirdi; fakat onların çoğu, zaten gerçekten hiç hazzetmezler.