Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

cihâran

  Nûh / 8 -

 Diyanet İşleri = “Sonra ben onları açık açık davet ettim.”

cihâran

  Nûh / 8 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sonra onları, gerçekten de yüksek sesle çağırdım.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Abdullah Parlıyan = Sonra ben onlara yüksek sesle de davette bulundum.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Adem Uğur = Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Ahmed Hulusi = "Sonra, muhakkak ki ben onları açıktan davet ettim. "

cihâran

  Nûh / 8 -

 Ahmet Tekin = 'Sonra onları açıktan açığa davet ettim.'

cihâran

  Nûh / 8 -

 Ahmet Varol = Sonra ben onları açıktan da [1] davet ettim.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Ali Bulaç = "Sonra onları açıktan açığa davet ettim."

cihâran

  Nûh / 8 -

 Ali Fikri Yavuz = Sonra ben, onları aşikâre olarak (tevbeye) çağırdım.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Ali Ünal = “Kâh oldu, davetimi yüksek sesle ve vurgulu bir üslûpla yaptım;

cihâran

  Nûh / 8 -

 Bayraktar Bayraklı = (5-9) Sonra Nûh şöyle devam etti: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.”

cihâran

  Nûh / 8 -

 Bekir Sadak = «Sonra, dogrusu ben onlari acikca cagirdim.»

cihâran

  Nûh / 8 -

 Celal Yıldırım = Sonra gerçekten ben onları açıkça (hakk'a, doğru yola) çağırdım,

cihâran

  Nûh / 8 -

 Cemal Külünkoğlu = “Sonra onları daha açık bir şekilde davet ettim.”

cihâran

  Nûh / 8 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım.'

cihâran

  Nûh / 8 -

 Diyanet Vakfi = Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Edip Yüksel = 'Sonra onları açıkça çağırdım.'

cihâran

  Nûh / 8 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Sonra ben onları yüksek sesle çağırdım

cihâran

  Nûh / 8 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sonra ben onları yüksek sesle çağırdım.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Sonra ben onları açık açık çağırdım.»

cihâran

  Nûh / 8 -

 Gültekin Onan = "Sonra onları açıktan açığa davet ettim."

cihâran

  Nûh / 8 -

 Harun Yıldırım = “Sonra ben gerçekten onları açıktan açığa davet ettim.”

cihâran

  Nûh / 8 -

 Hasan Basri Çantay = «Sonra ben onları hakıykaten en yüksek ses (im) le çağırdım».

cihâran

  Nûh / 8 -

 Hayrat Neşriyat = 'Sonra şübhesiz ben, onları yüksek sesle (açıkça) da'vet ettim.'

cihâran

  Nûh / 8 -

 İbni Kesir = Sonra ben; onları gerçekten açıkça çağırdım.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Kadri Çelik = 'Sonra şübhesiz ben, onları yüksek sesle (açıkça) da'vet ettim.'

cihâran

  Nûh / 8 -

 Muhammed Esed = Sonra ben; onları gerçekten açıkça çağırdım.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Mustafa İslamoğlu = Gün oldu ben onları açıktan davet ettim;

cihâran

  Nûh / 8 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (7-8) «Muhakak ki ben onlar için mağfiret buyurasın diye kendilerini her ne zaman dâvet etti isem parmaklarını kulaklarına tıkadılar ve libaslarına büründüler ve ısrar ettiler ve böbürleniverdiler. Sonra muhakkak ki ben onları, apaçık dâvet ettim.»

cihâran

  Nûh / 8 -

 Ömer Öngüt = "Sonra ben onları açıkça çağırdım. "

cihâran

  Nûh / 8 -

 Şaban Piriş = Sonra ben onları açıktan açığa çağırdım.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Sadık Türkmen = Doğrusu ben onları açık açık çağırdım.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Seyyid Kutub = Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Suat Yıldırım = Ben onları bu sefer yüksek sesle dâvet etmeye başladım.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Süleyman Ateş = "Sonra ben onları açıkça da'vet ettim."

cihâran

  Nûh / 8 -

 Tefhim-ul Kuran = «Sonra ben onları açıktan açığa da davet ettim.»

cihâran

  Nûh / 8 -

 Ümit Şimşek = 'Derken onları açıkça davet ettim.

cihâran

  Nûh / 8 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Sonra onları daha açık bir biçimde çağırdım."

cihâran

  Nûh / 8 -

 İskender Ali Mihr = Sonra muhakkak ki ben onları cehren (açıkça) davet ettim.

cihâran

  Nûh / 8 -

 İlyas Yorulmaz = “Sonra yinede ben, onları açıkça doğrulara davet ettim. ”