Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
bi zâti es sudûri
Diyanet İşleri = Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
bi zâti es sudûri
Abdulbaki Gölpınarlı = Anın size verilen Allah nîmetini ve duyduk, itaat ettik dediğiniz zaman ona vermiş olduğunuz sözü ki bu sözle bağlamıştır sizi ve çekinin Allah'tan. Şüphe yok ki Allah, yüreklerde ne var bilir.
bi zâti es sudûri
Abdullah Parlıyan = Allah'ın size olan nimetini ve: “Duyduk kabul ettik” dediğinizde Allah'ın sizi bununla bağladığı bu sözünüzü hatırlayın ve Allah'a verdiğiniz sözü bozmaktan sakının. Şüphesiz Allah, insanların kalplerinde olanı kesinlikle bilmektedir.
bi zâti es sudûri
Adem Uğur = Allah'ın size olan nimetini, "Duyduk ve kabul ettik" dediğiniz zaman sizi bununla bağladığı (O'na verdiğiniz) sözü hatırlayın ve Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, kalblerin içindekini bilmektedir.
bi zâti es sudûri
Ahmed Hulusi = Üzerinizdeki Allâh nimetini ve sizi onunla bağladığı sözleşmeyi hatırlayın; hani "İşittik ve itaat ettik" demiştiniz. . . Allâh'tan korunun! Muhakkak ki Allâh içinizdekilere, onların Esmâ'sıyla hakikati olarak Aliym'dir.
bi zâti es sudûri
Ahmet Tekin = Allah’ın üzerinizdeki nimetini size tevdi ettiği ilâhî değerleri, şeriatı, 'Sözünü, tebliğini, emirlerini dinliyoruz. Kur’ân’a, sünnetine ve devletine itaat ediyoruz' dediğinizde, sizden aldığı taahhüdü, sizinle yaptığı ahdini koruyup kollayarak zayi etmeyin, şükredin. Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun, Allah gönüllerdeki sırları bilir.
bi zâti es sudûri
Ahmet Varol = Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve 'işittik ve itaat ettik' dediğiniz zaman onunla sizi kendisine bağladığı andınızı hatırlayın ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah gönüllerde olanı bilir.
bi zâti es sudûri
Ali Bulaç = Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve: "İşittik ve itaat ettik" dediğinizde sizi, kendisiyle bağladığı sözünü (misakını) anın. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde olanı bilendir.
bi zâti es sudûri
Ali Fikri Yavuz = Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve sizi “-Dinledik, itaat ettik” dediğiniz zaman, bağladığı mîsakını unutmayın, hatırlayın. Allah’dan korkun. Şüphesiz ki Allah, bütün göğüslerin (kalblerin) esrarını tamamiyle bilir.
bi zâti es sudûri
Ali Ünal = Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve “İşittik, itaat ettik, baş üstüne!” diyerek yerine getirmeyi üzerinize aldığınız ve böylece sizi onunla bağlı hale getirdiği ahdini hiç hatırınızdan çıkarmayın. Allah’a karşı saygıyla dopdolu olun ve O’na itaatsizlikten sakının. Şüphesiz Allah, sinelerin özünü, onlarda saklı tutulan bütün sırları hakkıyla bilir.
bi zâti es sudûri
Bayraktar Bayraklı = Allah'ın size olan nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğiniz zaman Allah'a karşı altına girdiğiniz taahhüdü hatırlayınız ve Allah'tan sakınınız. Şüphesiz Allah sinelerdekini çok iyi bilir.
bi zâti es sudûri
Bekir Sadak = Allah'in size olan nimetini ve «Isittik, itaat ettik» dediginizde sizi andina bagladigi sozunu anin. Allah'tan sakinin, Allah icinizde olani elbette bilir.
bi zâti es sudûri
Celal Yıldırım = Allah'ın size olan nîmetini ve «İşittik, itaat ettik» dediğiniz zaman sizi bağladığı mîsakını hatırlayın. Allah'tan korkup (ahdi ve andı bozmaktan) sakının. Şüphesiz ki Allah göğüslerdekini gereği gibi bilir.
bi zâti es sudûri
Cemal Külünkoğlu = Allah'ın üzerinizdeki (İslam) nimetini ve “İşittik ve itaat ettik” dediğinizde sizi, kendisiyle bağladığı sözünü (misakını) hatırlayın! Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde olanı hakkıyla bilendir.
bi zâti es sudûri
Diyanet İşleri (eski) = Allah'ın size olan nimetini ve 'İşittik, itaat ettik' dediğinizde sizi andına bağladığı sözünü anın. Allah'tan sakının, Allah içinizde olanı elbette bilir.
bi zâti es sudûri
Diyanet Vakfi = Allah'ın size olan nimetini, «Duyduk ve kabul ettik» dediğiniz zaman sizi bununla bağladığı (O'na verdiğiniz) sözü hatırlayın ve Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, kalblerin içindekini bilmektedir.
bi zâti es sudûri
Edip Yüksel = ALLAH'ın üzerinizdeki nimetini ve O'nunla yaptığınız sözleşmeyi hatırlayın: 'İşittik ve itaat ettik,' demiştiniz. ALLAH'ı dinleyin; ALLAH içinizde olanları biliyor.
bi zâti es sudûri
Elmalılı Hamdi Yazır = Allahın üzerinizdeki ni'metini ve sizi «işittik, itaat ettik» dediğiniz vakit bağladığı misakını unutmayın, Allahdan korkun, çünkü Allah bütün sinelerin künhünü bilir.
bi zâti es sudûri
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve «İşittik ve itaat ettik.» dediğiniz zaman sizden aldığı sözü unutmayın, Allah'tan korkun; çünkü Allah, bütün sinelerin özünü bilir.
bi zâti es sudûri
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve «İşittik, itaat ettik» dediğinizde sizden aldığı ve kendisiyle sizi bağladığı ahdini hatırlayın. Allah'tan korkun, çünkü Allah göğüslerin özünü çok iyi bilir.
bi zâti es sudûri
Gültekin Onan = Tanrı'nın üzerinizdeki nimetini ve: "İşittik ve itaat ettik" dediğinizde sizi kendisiyle bağladığı misakını anın/anımsayın. Tanrı'dan korkup sakının. Kuşkusuz Tanrı sinelerin özünde olanı bilendir.
bi zâti es sudûri
Harun Yıldırım = Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve “İşittik ve itaat ettik.” dediğiniz zaman sizi onunla bağladığı kesin sözü hatırlayın ve Allah’tan sakının! Muhakkak Allah sinelerin özünde olanı hakkıyla bilendir.
bi zâti es sudûri
Hasan Basri Çantay = Allahın, üzerinizdeki ni'metini ve: «Dinledik, itaat etdik» dediğiniz zaman ona andınızı — ki O, sizi onunla bağlamışdır — (unutmayıb) hatırlayın. Allahdan korkun. Şübhe yok ki Allah göğüslerde olan sırrı dahi bilicidir.
bi zâti es sudûri
Hayrat Neşriyat = Allah’ın size olan (İslâm) ni'metini ve 'İşittik ve itâat ettik!' dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı mîsâkını hatırlayın ve Allah’dan sakının! Şübhe yok ki Allah, sînelerin içinde olanı hakkıyla bilendir.
bi zâti es sudûri
İbni Kesir = Ve Allah'ın üzerinizdeki nimetini; işittik, itaat ettik, dediğinizde sizi onunla bağlamış olduğu misakını anın. Allah'tan sakının. Muhakkak ki Allah; kalblerdekini bilir.
bi zâti es sudûri
Kadri Çelik = Allah'ın size verdiği nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğiniz vakit, sizinle yaptığı sözleşmesini hatırlayın. Allah'tan sakının, Allah içinizde olanı bilendir.
bi zâti es sudûri
Muhammed Esed = (Daima) hatırlayın, Allahın size bahşettiği nimetleri ve "Duyduk ve itaat ettik!" dediğinizde Allaha karşı altına girdiğiniz kesin taahhüdü. O halde, Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: şüphe yok ki Allah, (insanların) kalpler(in)de olanı kesinlikle bilir.
bi zâti es sudûri
Mustafa İslamoğlu = Ve hatırlayın Allah'ın size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik" dediğiniz zaman Allah'a karşı kendinizi bağladığınız taahhüdü; Allah'a karşı da sorumluluğunuzun bilincinde olun: Kuşku yok ki Allah kalplerin içini bilir.
bi zâti es sudûri
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Allah Teâlâ'nın üzerinizde bulunan nîmetini ve «İşittik ve itaat ettik,» dediğiniz vakit Cenâb-ı Hakk'ın sizi onunla bağladığı ahdini yâd ediniz ve Allah Teâlâ'dan korkunuz. Şüphe yok ki Allah Teâlâ bütün sinelerde olanı bilir.
bi zâti es sudûri
Ömer Öngüt = Allah'ın size olan nimetini ve: “İşittik, itaat ettik!” dediğinizde sizden aldığı sağlam sözü hatırlayın. Allah'tan korkun. Şüphesiz ki Allah göğüslerin özünü bilendir.
bi zâti es sudûri
Şaban Piriş = Allah’ın size olan nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğinizde sizi bağladığı sözünü düşünün, Allah’tan korkun, Allah, içinizde olanı bilir.
bi zâti es sudûri
Sadık Türkmen = Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve: “İşittik, itaat ettik” dediğinizde O’na verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (niyetleri/düşünceleri) hakkıyla bilendir.
bi zâti es sudûri
Seyyid Kutub = Allah'ın size yönelik nimeti ile «Duyduk ve uyduk» dediğiniz zaman, O'na verdiğiniz bağlayıcı sözü hatırlayınız. Allah'tan korkunuz. Hiç kuşkusuz Allah, kalplerinizin özünü bilir.
bi zâti es sudûri
Suat Yıldırım = Allah’ın size lütfettiği nimeti ve sizin "duyduk ve itaat ettik, baş üstüne!" dediğiniz vakit, sizden aldığı sözünüzü hatırlayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah sinelerde saklı bütün sırları bilir.
bi zâti es sudûri
Süleyman Ateş = Allâh'ın size olan ni'metini ve O'na verdiğiniz sözü hatırlayın: Hani "İşittik ve itâ'at ettik!" demiştiniz. Allah'tan korkun; çünkü Allâh, göğüslerin özünü bilir.
bi zâti es sudûri
Tefhim-ul Kuran = Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve: «İşittik ve itaat ettik» dediğinizde sizi, kendisiyle bağladığı sözünü (misakını) anın. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde olanı bilendir.
bi zâti es sudûri
Ümit Şimşek = Allah'ın size olan nimetini ve 'İşittik ve itaat ettik' diyerek Ona verdiğiniz sözü hatırlayın. Allah'tan sakının. Çünkü Allah gönüllerde saklı olanı bilir.
bi zâti es sudûri
Yaşar Nuri Öztürk = Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve sizi bağladığı mîsakını unutmayın. Hani, "İşittik, boyun eğdik!" demiştiniz. Allah'tan korkun. Allah, göğüslerin içindekini çok iyi bilir.
bi zâti es sudûri
İskender Ali Mihr = Allah’ın, sizin üzerinizdeki nimetini ve: “İşittik ve itaat ettik” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misâkınızı hatırlayın. Allah’a karşı takvâ sahibi olun, Muhakkak ki Allah göğüslerde (sinelerde) olanı en iyi bilir.
bi zâti es sudûri
İlyas Yorulmaz = Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve işittik itaat ettik dediğinizde, sizden sağlam bir şekilde aldığı sözleşmeyi hatırlayın, (sözleşmeyi bozmaktan dolayı) Allah dan sakının. Allah göğüslerin ne sakladığını en iyi bilendir.
bi zâti es sudûri
Diyanet İşleri = Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
bi zâti es sudûri
Abdulbaki Gölpınarlı = Hani Allah, rüyanda sana onların az olduğunu göstermişti; çok gösterseydi ürker, gevşerdiniz ve iş hususunda da çekişe kalkışırdınız. Fakat Allah sizi bundan kurtardı ve şüphe yok ki o, gönüllerdekini bilir.
bi zâti es sudûri
Abdullah Parlıyan = Hatırla o vakti ki, Allah rüyanda onları sana az gösteriyordu. Eğer onları çok gösterseydi, muhakkak ki, yılgınlık duyacak ve tutulacak yol hakkında anlaşmazlığa düşecektiniz. Ama Allah sizi böyle bir duruma düşmekten kurtardı. Çünkü O, insanların kalplerinde ne varsa, onun hakkında mutlak bilgi sahibidir.
bi zâti es sudûri
Adem Uğur = Hatırla ki, Allah, uykunda sana onları az gösterdi. Eğer onları sana çok gösterseydi, elbette çekinecek ve bu iş hakkında münakaşaya girişecektiniz. Fakat Allah (sizi bundan) kurtardı. Şüphesiz O, kalplerin özünü bilir.
bi zâti es sudûri
Ahmed Hulusi = Allâh uykunda onları sana az gösteriyor(du). . . Eğer sana onları çok gösterseydi, elbette korkuya kapılırdınız ve iş hakkında anlaşmazlığa düşerdiniz. . . Ne var ki Allâh (sizi) selâmete çıkardı. . . Muhakkak ki O, sadırların ("DÜNYAN"ın) zâtı (varlığınızın El ESMÂ'sıyla hakikati) olarak Aliym'dir.
bi zâti es sudûri
Ahmet Tekin = Hani Allah uykunda sana onları az gösteriyordu. Eğer onları kalabalık, çok göstermiş olsaydı, korkacaktınız, savaşıp savaşmama ve savaş planı konusunda anlaşmazlığa düşecektiniz. Fakat Allah, sizi bundan kurtardı. Çünkü o gönüllerdeki sırları bilir.
bi zâti es sudûri
Ahmet Varol = Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer çok gösterseydi yılgınlığa düşer ve işte (savaş konusunda) tartışmaya girerdiniz. Ancak Allah kurtardı. O, kalplerde olanı bilmektedir.
bi zâti es sudûri
Ali Bulaç = Hani Allah, onları sana uykunda az gösteriyordu; eğer sana çok gösterseydi, gerçekten yılgınlığa kapılacaktınız ve iş konusunda gerçekten çekişmeye düşecektiniz. Ancak Allah esenlik (kurtuluş) bağışladı. Çünkü O, elbette sinelerin özünde saklı duranı bilendir.
bi zâti es sudûri
Ali Fikri Yavuz = O vakit Allah sana, onları, rüyanda az gösteriyordu. Eğer sana, o düşmanları çok gösterseydi korkacaktınız ve savaş hususunda ihtilâfa düşecektiniz. Fakat Allah bundan sizi kurtardı. Çünkü O, bütün kalblerdekini hakkıyla bilendir.
bi zâti es sudûri
Ali Ünal = (Ey Rasûlüm,) hani Allah, (savaştan önce) müşrik ordusunu sana rüyanda olduklarından çok daha az gösteriyordu. Böyle değil de, eğer (gerçek sayılarıyla) çok gösterseydi, mutlaka cesaretiniz kırılır ve neyi nasıl yapmak gerektiği konusunda ihtilâfa düşerdiniz. Fakat Allah, sizi böyle bir duruma düşmekten kurtardı ve esenliğe çıkardı. Şüphesiz Allah, sinelerin özünü, onlarda saklı tutulan bütün sırları hakkıyla bilir.