Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Diyanet İşleri = Demek sen, bu söze (Kur’an’a) inanmazlarsa, arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin!

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şu Kur'ân'a inanmadıkları ve senden yüz çevirdikleri için üzülüp hayıflanarak kendini helâk mi edeceksin?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Abdullah Parlıyan = Şu Kur'ân'a inanmadıkları ve senden yüz çevirdikleri için üzülüp hayıflanarak, neredeyse kendini harap edeceksin öyle mi?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Adem Uğur = Bu yeni Kitab'a inanmazlarsa (ve bu yüzden helâk olurlarsa) arkalarından üzüntüyle neredeyse kendini harap edeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Ahmed Hulusi = Şimdi bu olaya iman etmezlerse, arkalarından, kendini harap edercesine üzecek misin?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Ahmet Tekin = Onlar bu söze, Kur’ân’a inanmazlarsa, onların peşinde, üzüntüden kendini mi harap edeceksin?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Ahmet Varol = Demek bu söze inanmayacak olurlarsa, arkalarından üzülerek neredeyse kendini mahvedeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Ali Bulaç = Şimdi onlar bu söze (Kur'an'a) inanmayacak olurlarsa sen, onların peşi sıra esef ederek kendini kahredeceksin (öyle mi)?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Ali Fikri Yavuz = Şimdi bu Kur’ân’a iman etmezlerse, belki arkalarından esef ederek kendini üzeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Ali Ünal = Öyle görünüyor ki (ey Rasûlüm), o müşriklerin peşinde, bu Söz’e (Kur’ân) inanmazlarsa diye duyduğun üzüntüden dolayı kendini neredeyse helâk edeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Bayraktar Bayraklı = Herhalde sen, onlar bu söze inanmıyorlar diye üzüntüden kendini helâk edeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Bekir Sadak = Bu soze inanmayanlarin ardindan uzulerek nerdeyse kendini mahvedeceksin!

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Celal Yıldırım = Bu söze (Kur'ân'a) inanmıyacak olurlarsa, arkalarından üzüntü duyup hayıflanarak kendini yoksa tüketecek misin ?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Cemal Külünkoğlu = Şimdi onlar bu söze (Kur'an'a) inanmayacak olurlarsa arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin! (öyle mi)?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bu söze inanmayanların ardından üzülerek nerdeyse kendini mahvedeceksin!

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Diyanet Vakfi = Bu yeni Kitab'a inanmazlarsa (ve bu yüzden helâk olurlarsa) arkalarından üzüntüyle neredeyse kendini harap edeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Edip Yüksel = Bu söze inanmazlarsa onların ardından kendini sorumlu tutarak suçlayacaksın, üzüleceksin (öyle mi)?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Şimdi bu söze inanmazlarsa belki arkalarından esef ile kendini üzeceksin

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Demek ki bu söze inanmayanların ardından üzülerek neredeyse kendini mahvedeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Ey Muhammed!) Demek onlar, bu söze (kitaba) inanmazlarsa, onların peşinde üzüle üzüle kendini helak edeceksin!

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Gültekin Onan = Şimdi onlar bu söze (Kuran'a) inanmayacak olurlarsa, sen onların peşi sıra esef ederek kendini kahredeceksin (öyle mi)?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Harun Yıldırım = Bu yeni Kitab'a inanmazlarsa (ve bu yüzden helâk olurlarsa) arkalarından üzüntüyle neredeyse kendini harap edeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Hasan Basri Çantay = Peki ama, onlar bu mesaja inanmak istemiyorlarsa, (inansınlar diye) kendini mi paralayacaksın?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Hayrat Neşriyat = Şimdi bu söze (Kur’ân’a) îmân etmezlerse, belki sen arkalarından üzülerek kendini harâb edeceksin!

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 İbni Kesir = Demek ki bu söze inanmayanların ardından üzülerek neredeyse kendini mahvedeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Kadri Çelik = Şimdi onlar bu söze (Kur'an'a) inanmayacak olurlarsa sen, onların peşinde eseflenerek kendini helak mi edeceksin?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Muhammed Esed = Peki ama, onlar bu mesaja inanmak istemiyorlarsa, (inansınlar diye) kendini mi paralayacaksın?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Mustafa İslamoğlu = Hal böyleyken demek sen kalkıp, -bu hitaba inanmamaları durumunda- onların verdiği tepkiler üzerine kızıp kendini helake sürükleyeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Demek ki, onlar bu Kur'an'a inanmazlarsa arkalarından bir şiddetli hüzün ile kendini tüketeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Ömer Öngüt = Demek bu söze inanmazlarsa arkalarından üzülerek neredeyse kendini tüketeceksin Resulüm!

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Şaban Piriş = -Belki de sen, bu söze iman etmiyorlar diye onların arkasından üzüntüden kendini helak edeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Sadık Türkmen = Belki de sen onların arkalarından, bu söze inanmazlarsa kendini harap edeceksin!

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Seyyid Kutub = Ey Muhammed, eğer onlar bu yeni mesaja (Kur'ana) inanmazlarsa, arkalarından duyacağın üzüntü sebebi ile neredeyse kendini mahvedeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Suat Yıldırım = Şimdi, bu söze inanmazlarsa, demek sen onların ardına düşüp nerdeyse kendi kendini yiyip tüketeceksin!

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Süleyman Ateş = Herhalde sen, onlar bu söze inanmıyorlar diye, peşlerinde üzüntüden kendini helâk edeceksin!

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Tefhim-ul Kuran = Şimdi onlar bu söze (Kur'an'a) inanmayacak olurlarsa sen, onların peşi sıra esef ederek kendini kahredeceksin (öyle mi) ?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Ümit Şimşek = Onlar bu Kur'ân'a inanmıyorlar diye onların arkalarından eseflenmekle neredeyse kendini tüketeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Şimdi onlar bu söze (Kur'an'a) inanmayacak olurlarsa sen, onların peşi sıra esef ederek kendini kahredeceksin (öyle mi) ?

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 İskender Ali Mihr = Bu durumda eğer onlar, (Kur’ân-ı Kerim’deki) bu sözlere inanmazlarsa, onların arkalarından üzülerek neredeyse kendini helâk edeceksin.

bi hâzâ el hadîsi

  Kehf / 6 -

 İlyas Yorulmaz = Allah’ın sözlerine (Kur’an’a) inanmıyorlar diye, onların izledikleri yola üzülerek, neredeyse kendi kendini parçalayacaksın.

bi hâzâ el hadîsi

  Vâkı’a / 81 -

 Diyanet İşleri = (81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah’ın verdiği rızka O’nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?

bi hâzâ el hadîsi

  Vâkı’a / 81 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Artık siz, bu sözü mü yalanlayacaksınız?

bi hâzâ el hadîsi

  Vâkı’a / 81 -

 Abdullah Parlıyan = Siz bu sözü küçümseyip, değersiz mi görüyorsunuz?

bi hâzâ el hadîsi

  Vâkı’a / 81 -

 Adem Uğur = Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

bi hâzâ el hadîsi

  Vâkı’a / 81 -

 Ahmed Hulusi = Şimdi siz bu olayımızı mı hafife alıp, önemsemiyorsunuz!

bi hâzâ el hadîsi

  Vâkı’a / 81 -

 Ahmet Tekin = Şimdi siz bu sözle, bu kelâmla mı, göstermelik, gayr-i ciddi, küçümseyerek ilgileniyorsunuz?

bi hâzâ el hadîsi

  Vâkı’a / 81 -

 Ahmet Varol = Şimdi siz bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

bi hâzâ el hadîsi

  Vâkı’a / 81 -

 Ali Bulaç = Şimdi siz bu sözü mü hor görüp küçümsüyorsunuz?

bi hâzâ el hadîsi

  Vâkı’a / 81 -

 Ali Fikri Yavuz = Şimdi siz, bu (İlâhi) kelâma mı yağ (leke) süreceksiniz?

bi hâzâ el hadîsi

  Vâkı’a / 81 -

 Ali Ünal = Öyleyken siz, bu Söz’ü mü küçümsüyorsunuz?