Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Diyanet İşleri = Bu, Allah’ı gazaplandıran şeylere uydukları ve O’nun hoşnut olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bu, böyledir, çünkü onlar, Allah'ın gazap ettiği şeylere uymuşlar ve râzılığından hoşlanmamışlardır da o da, yaptıklarını mahvetmektedir.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Abdullah Parlıyan = Bu böyledir; çünkü onlar, Allah'ın gazabına sebep olan şeylere uydular, O'nu razı edecek şeyden hoşlanmadılar. Allah da onların bütün yaptıklarını boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Adem Uğur = Bunun sebebi, onların Allah'ı gazaplandıran şeylerin ardınca gitmeleri ve O'nu razı edecek şeylerden hoşlanmamalarıdır. Bu yüzden Allah onların işlerini boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Ahmed Hulusi = İşte budur! Onlar Allâh'ı öfkelendiren şeylere tâbi oldular; O'nun rıdvanını beğenmediler de, (Allâh) onların yaptıklarının karşılığını hiç etti!

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Ahmet Tekin = Bu, onların, Allah’ı gazaba getiren şeylerin ardınca gitmeleri ve onu râzı edecek şeylerden hoşlanmamaları sebebiyledir. Bu yüzden Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Ahmet Varol = Bu, onların Allah'ı kızdıran şeylere uymaları ve O'nun rızasından hoşlanmamaları yüzündendir. Bu yüzden (Allah) amellerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Ali Bulaç = İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Allah'ı gazablandıran şeye uydular ve O'nu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar; bundan dolayı (Allah,) amellerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Ali Fikri Yavuz = Böyledir, çünkü onlar Allah’ı gazablandıracak (küfür gibi) şeylere tâbi oldular da O’nun rızasını istemediler. Allah da onların bütün amellerini boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Ali Ünal = Canları böyle çıkacak, çünkü onlar Allah’ın gazabını çeken (bâtıl yollara) tâbi oldular, O’nun rızasını (kazanmaya vesile olacak itikat ve davranışları) ise beğenmediler. Allah da (daha önce yapmış oldukları bütün güzel) işlerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Bayraktar Bayraklı = Bunun sebebi şudur: Onlar, Allah'ı kızdıran şeylerin ardından gittiler ve O'nun razı olduğu şeylerden hoşlanmadılar. Böylece Allah da onların yaptıklarını boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Bekir Sadak = Bu, Allah'i gazablandiran seye uymalari ve O'nun rizasindan hosnut olmamalarindan oturudur. Allah da onlarin islerini bosa cikarmistir. *

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Celal Yıldırım = Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah'ın gazabına sebep olan şeylere uydular. O'nu razı edecek şeyden hoşlanmadılar. Bu yüzden amelleri boşa çıkmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Cemal Külünkoğlu = Bu, Allah'ı gazaplandıran şeylere uydukları ve O'nun hoşnut olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bu, Allah'ı gazablandıran şeye uymaları ve O'nun rızasından hoşnut olmamalarından ötürüdür. Allah da onların işlerini boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Diyanet Vakfi = Bunun sebebi, onların Allah'ı gazaplandıran şeylerin ardınca gitmeleri ve O'nu razı edecek şeylerden hoşlanmamalarıdır. Bu yüzden Allah onların işlerini boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Edip Yüksel = Çünkü onlar, ALLAH'ı kızdıran şeye uydular, O'nun hoşnut edecek şeyleri beğenmediler ve sonunda yaptıklarını geçersiz hale getirdiler.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Öyle, çünkü onlar Allahın hışmına sebeb olan şeylerin ardına düştüler de onun rıdvanını istemediler, o da onların bütün amellerini heder etmiştir

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Öyle, çünkü onlar Allah'ın hışmına sebep olan şeylerin ardına düştüler de onun hoşnutluğunu istemediler. O da onların bütün amellerini boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bu onların Allah'ı gazablandıran şeylere uymaları ve O'nun rızasına sebep olacak şeyleri beğenmemelerinden dolayıdır. Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Gültekin Onan = İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Tanrı'yı gazablandıran şeye uydular ve O'nu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar; bundan dolayı (Tanrı,) amellerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Harun Yıldırım = İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Allah’ı gazablandıran şeye uydular ve O’nu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar; bundan dolayı amellerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Hasan Basri Çantay = Bu akıbetin sebebi şudur: Çünkü hakıykaten onlar Allâhı gazablandıran şeylere tâbi' oldular, onun rızaasından hoşlanmadılar da O da amel (ve hareket) lerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Hayrat Neşriyat = Bunun sebebi şudur: Şübhesiz onlar, Allah’ı gazablandıran şeylere uydular ve O’nun râzı olduğu şeyleri hoş görmediler. Bunun üzerine (O da) onların amellerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 İbni Kesir = İşte böyle. Çünkü onlar, gerçekten Allah'ı gazaplandıran şeye uydular ve O'nu hoşnud edecek şeyleri çirkin karşıladılar. Bunun için O da onların amellerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Kadri Çelik = Bu, Allah'ı gazaplandıran şeye uymaları ve O'nun rızasından hoşnut olmamalarından ötürüdür. Allah da onların işlerini boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Muhammed Esed = Böyle olacaktır, çünkü onlar Allah'ın kınadığı şeylere uydular ve O'nun hoşnutluk(la karşılayacağı her şey)den nefret ettiler; böylece Allah, onların bütün (güzel) fiillerini değersiz kılmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Mustafa İslamoğlu = Böyle olacak; çünkü onlar Allah'ın lanetlediği her şeye sarıldılar ve O'nun hoşnutluğundan nefret ettiler: ve böylece (Allah) onların emeklerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (Bunun sebebi de) Şüphe yok ki, onlar Allah'ın gazabını celbeden şeye tâbi oldular ve onun râzı olduğu şeyi kerih gördüler. Artık onların amellerini mahvediverdi.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Ömer Öngüt = Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah'ı kızdıracak şeylerin ardınca gittiler ve O'nu râzı edecek şeylerden hoşlanmadılar. Bu yüzden Allah onların işlerini boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Şaban Piriş = Bu, onların Allah’ı gazaplandıran şeylere uymaları ve onun rızasından hoşnut olmamalarındandır. Dolayısıyla çalışmaları boşa gitmiştir.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Sadık Türkmen = Bu, Allah’ı gazaplandıran şeylere uydukları ve onun hoşnut olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. Allah da onların işlerini boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Seyyid Kutub = Bu, Allah'ı gazaplandıran şeye uymaları ve O'nun rızasından hoşnut olmamalarından ötürüdür. Allah ta onların işlerini boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Suat Yıldırım = Bu böyledir: Çünkü onlar Allah’ın gazabına sebeb olan şeylerin peşine düştüler, O’nu razı edecek şeyleri ise beğenmediler. Bu yüzden Allah da onların bütün işlerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Süleyman Ateş = Bu böyledir. Çünkü onlar, Allâh'ı kızdıran şeylerin ardınca gittiler. O'nu râzı edecek şeylerden hoşlanmadılar. Allâh da onların amellerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Tefhim-ul Kuran = İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Allah'ı gazablandıran şeye uydular ve O'nu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar, bundan dolayı (Allah,) onların amellerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Ümit Şimşek = İşte bu, onların Allah'ı gazaplandıracak şeyin peşine düşmeleri ve Onun razı olduğu şeyden de hoşlanmamaları yüzündendir. Onun için, Allah da onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Olacak olan budur! Çünkü onlar, Allah'ı öfkelendiren şeylerin peşine düştüler, O'nun hoşnutluğundan tiksindiler; sonunda Allah bütün amellerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 İskender Ali Mihr = İşte bu, onların, Allah’ı öfkelendiren şeylere tâbî olmaları ve O’nun (Allah’ın) rızasını kerih görmeleri sebebiyledir. Böylece onların amellerini boşa çıkardı.

bi ennehum

  Muhammed / 28 -

 İlyas Yorulmaz = Bu onların Allah’ı öfkelendirecek yanlış şeylere tabi olmaları ve onun rızasını kazanmayı amaç edinmediklerindendir. Yaptıklarının hepsi boşa gitmiştir.

bi ennehum

  Âl-iİmrân / 75 -

 Diyanet İşleri = "Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, “Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.

bi ennehum

  Âl-iİmrân / 75 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kitap ehlinin içinde öylesi vardır ki ona bir kantar altın emânet etsen onu, olduğu gibi öder. Öylesi de vardır ki bir altın emânet etsen ayak direyip ısrar etmedikçe geri vermez. Bu da, okuma-yazma bilmeyenlerin mallarını almada bir vebal yok bize demelerindendir. Bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.

bi ennehum

  Âl-iİmrân / 75 -

 Abdullah Parlıyan = Allah bize de kitap verdi diyenlerin hepsi bir değildir. Onlardan öyleleri var ki onlara yüklerle emanet bıraksan, onu sana eksiksiz öder. Yine onlardan öylesi de vardır ki bir ufak altın emanet etsen, başına dikilmedikçe sana geri vermez. Bu da onların “Ümmilere karşı yani anasından doğduğu hal üzere kalmış fıtratı bozulmamış kimselere veya Yahudi olmayan, hesap kitap bilmeyen araplara karşı veya Ümmü'lKurâ denilen Mekkeli'lere karşı yaptıklarımızdan dolayı bize bir suç yüklenemez” demelerindendir.Böylece onlar Allah'a karşı bile bile yalan söylerler.

bi ennehum

  Âl-iİmrân / 75 -

 Adem Uğur = Ehl-i kitaptan öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet bıraksan, onu sana noksansız iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet bıraksan, tepesine dikilip durmazsan onu sana iade etmez. Bu da onların, "Ümmîlere karşı yaptıklarımızdan dolayı bize vebal yoktur" demelerindendir. Allah adına bile bile yalan söylüyorlar.

bi ennehum

  Âl-iİmrân / 75 -

 Ahmed Hulusi = Kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanlardan öyleleri vardır ki, kantar (dolusu) emanet bıraksan, onu sana aynen iade eder. Öyleleri de vardır ki, tek bir dinar (altın) emanet etsen, tepesine dikilip zorlamadıkça sana geri vermez. Bu onların, "Bize karşı olan ümmîlerin (hakikati bilmeyenlerin) hiçbir hakkı yoktur" diye (düşünmelerinden kaynaklanır). Onlar bile bile Allâh üzerine yalan söylüyorlar.

bi ennehum

  Âl-iİmrân / 75 -

 Ahmet Tekin = Ehl-i kitaptan öyleleri vardır ki, onlara yüklerle altın ve gümüşü emanet bıraksan, onu sana noksansız iade ederler. Yine onların öyleleri vardır ki, ona bir dinar emanet bıraksan tepesine dikilip ısrarla istemedikçe onu sana iâde etmez. Bu da, onların:'Ümmîlere, Mekke ve civarındaki belli kabilelere, okuyup yazması olmayan, hesap bilmeyenlere karşı yaptıklarımızdan bize vebal yoktur' demeleri sebebiyledir. Onlar bile bile Allah adına yalan uyduruyorlar.

bi ennehum

  Âl-iİmrân / 75 -

 Ahmet Varol = Kitap ehlinden öylesi vardır ki, kendisine bir kantar mal emanet etsen, onu sana geri verir. Ama öylesi de vardır ki, kendisine bir dinar emanet etsen başına dikilip durmadığın sürece onu sana geri vermez. Bu onların: 'Bilgisizlere karşı bizim üzerimizde bir sorumluluk yoktur' demelerinden dolayıdır. Onlar bile bile Allah hakkında yalan söylemektedirler. [13]

bi ennehum

  Âl-iİmrân / 75 -

 Ali Bulaç = Kitap Ehlinden öylesi vardır ki, bir kantar emanet bıraksan onu sana geri verir; öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet bıraksan, sen, onun tepesine dikilip durmadıkça onu sana ödemez. Bu onların "ümmiler (zayıf ve bilgisizler veya Ehl-i Kitap olmayanlar) konusunda üzerinizde bir yol (sorumluluk) yoktur" demiş olmalarındandır. Oysa kendileri (gerçeği) bildikleri halde Allah'a karşı yalan söylemektedirler.

bi ennehum

  Âl-iİmrân / 75 -

 Ali Fikri Yavuz = Kitap ehlinden öylesi vardır ki, kendisine bir yük altın emanet etsen onu (noksansız olarak) sana öder. Öylesi de vardır ki, ona emanet olarak bir altın versen, sen üzerine ayak direyip ısrar etmedikçe onu sana geri vermez. Bunun sebebi şudur: Onlar derler ki, câhil Arapların malını almakta bize günah ve sorumluluk yoktur. Onlar bile bile Allah’a karaşı yalan söylerler.

bi ennehum

  Âl-iİmrân / 75 -

 Ali Ünal = Kitap Ehli içinde öylesi vardır ki, kendisine yük yük emanet bıraksan onu sana eksiksiz iade eder. Fakat öylesi de vardır ki, ona tek bir dinar para emanet etsen, üzerine varıp da başında dikilip durmadıkça onu sana iade edecek değildir. (Bu ikincilerin tavrı şundandır): Onlar, “Dinimizden olmayan, hele bizim gibi bir kitaba sahip bulunmayanlar hakkında ne yapsak mübahtır; bundan dolayı sorumlu olmayız.” iddiasındadırlar. Halbuki, (bu iddialarının hiçbir temele dayanmadığını) bile bile Allah hakkında yalan uydurmaktadırlar.