Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
alâ et tarîkati
Diyanet İşleri = (16-17) Yine de ki: “Bana şöyle de vahyedildi: ‘Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.”
alâ et tarîkati
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve eğer yolda dosdoğru yürüselerdi onları bol bol suvarırdık elbette.
alâ et tarîkati
Abdullah Parlıyan = Şayet o insanlar ve cinler doğru yolda gitmiş olsalardı, onlara bol bol rızık ve nimetler verirdik.
alâ et tarîkati
Ahmed Hulusi = Gerçek şu ki, onlar tarikat (hakikatine giden yol) doğrultusunda yürüselerdi, elbette onlara bol bir su (marifet ve ilimle) suvarırdık.
alâ et tarîkati
Ahmet Tekin = Şayet doğru, muhkem, güvenli yolda, İslâmî hayat tarzında, itaatte daim olsalardı, elbette onlara, gökten bol su indirir, yeryüzündeki kaynaklardan çağlayan sular akıtır, onları servete sâmâna boğardık.
alâ et tarîkati
Ahmet Varol = Gerçek şu ki onlar yolda dosdoğru gitselerdi onlara bolca su verirdik.
alâ et tarîkati
Ali Bulaç = Eğer onlar (insanlar ve cinler), yol üzerinde 'dosdoğru bir istikamet tuttursalardı', mutlaka Biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik.
alâ et tarîkati
Ali Fikri Yavuz = Eğer insanlar ve cinler, İslâm ve iman yolunda hep dosdoğru gitselerdi. Elbette biz onların hepsine bol bol su (rızık) verirdik.
alâ et tarîkati
Ali Ünal = Eğer insanlar ve cinler Allah’ın yolu üzerinde dosdoğru yürüselerdi, hiç şüphesiz onlara bol yağmur verir, rızklarını bollaştırırdık.
alâ et tarîkati
Bayraktar Bayraklı = (16-17) “Eğer doğru yolda yürüselerdi, onları onun içinde imtihan edelim diye bol su ile suvarırdık. Kim Rabbinin öğüdünden yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.”
alâ et tarîkati
Bekir Sadak = (16-17) Ama dogru yola girmis olsalardi, onlari bu hususta denememiz icin onlara bol su icirirdik; kim Rabbini anmaktan yuz cevirirse, Rabbi onu gittikce artan bir azaba ugratir.
alâ et tarîkati
Celal Yıldırım = (16-17) Eğer onlar o yolda dosdoğru gitselerdi, bununla denememiz için kendilerine bol su içirirdik. Kim Rabbini anmaktan yüzçevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sevkeder.
alâ et tarîkati
Cemal Külünkoğlu = Eğer insanlar ve cinler, İslâm ve iman yolunda hep dosdoğru gitselerdi. Elbette biz onların hepsine bolca su (bereket ve rızık) verirdik.
alâ et tarîkati
Diyanet İşleri (eski) = (16-17) Ama doğru yola girmiş olsalardı, onları bu hususta denememiz için onlara bol su içirirdik; kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe artan bir azaba uğratır.
alâ et tarîkati
Diyanet Vakfi = (16-17) Şayet doğru yolda gitselerdi, bu hususta kendilerini denememiz için onlara bol su verirdik. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır.
alâ et tarîkati
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve hakıkat o tarikat üzere istikametle gitselerdi elbette kendilerini bol bir su ile suvarırdık
alâ et tarîkati
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerini bol bir su ile suvarırdık.
alâ et tarîkati
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerine bol bir su verirdik.
alâ et tarîkati
Gültekin Onan = Eğer onlar (insanlar ve cinler) yol üzerinde 'dosdoğru bir istikamet tuttursalardı', mutlaka biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik.
alâ et tarîkati
Harun Yıldırım = Eğer o yol üzere dosdoğru gitselerdi elbette onlara bol bol su içirirdik,
alâ et tarîkati
Hasan Basri Çantay = (Bana) şu hakıykat da (vahyedildi:) Eğer onlar o yol üzerinde dosdoğru gitselerdi elbette onlara bol su içirirdik.
alâ et tarîkati
Hayrat Neşriyat = (Ey Habîbim!) Eğer (o kâfirler) o yolda (İslâm yolunda) dosdoğru gitselerdi, elbette onlara bol su verirdik (rızıklarını bollaştırırdık).
alâ et tarîkati
İbni Kesir = Şayet onlar, yol üzerinde istikameti bulmuş olsalardı; onlara bol bol su içirirdik.
alâ et tarîkati
Kadri Çelik = Eğer onlar (insanlar ve cinler hak) yol üzerinde dosdoğru bir istikamet tuttursalardı, mutlaka biz onları bol miktarda su ile suvarırdık.
alâ et tarîkati
Muhammed Esed = Öyleyse, (bilin ki) onlar, (çağrımızı duyanlar,) şaşmadan (doğru) yoldan gidecek olurlarsa kendilerine sınırsız nimetler yağdıracağız,
alâ et tarîkati
Mustafa İslamoğlu = İmdi, eğer onlar yolda doğru dürüst giderlerse, elbet Biz de onları bitimsiz bir suyla sularız;
alâ et tarîkati
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve eğer onlar, o yol üzerinde dosdoğru gitse idiler, elbette kendilerine bol bol su içirirdik.
alâ et tarîkati
Ömer Öngüt = Resulüm! Eğer onlar yolda dosdoğru gitselerdi, onlara bol bol su verirdik.
alâ et tarîkati
Şaban Piriş = Eğer doğru yolda yürüselerdi, onlara bol bol yağmur verirdik.
alâ et tarîkati
Sadık Türkmen = “eğer onlar, doğru yol üzerinde şaşmadan gidecek olurlarsa, elbette onlara bol su/rızık vereceğiz”.
alâ et tarîkati
Seyyid Kutub = Eğer onlar doğru yola girselerdi kendilerine gürül gürül su sunardık.
alâ et tarîkati
Suat Yıldırım = Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Eğer insanlar ve cinler, Allah’ın yolunda dosdoğru yürüselerdi, onlara bol yağmur verir, rızıklarını bollaştırırdık.
alâ et tarîkati
Süleyman Ateş = Şâyet yolda doğru gitselerdi onlara bol su verirdik (rızıklarını bollaştırırdık).
alâ et tarîkati
Tefhim-ul Kuran = Eğer onlar (insanlar ve cinler), yol üzerinde 'dosdoğru bir istikamet tuttursalardı', mutlaka biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik.
alâ et tarîkati
Ümit Şimşek = Eğer insanlar ve cinler doğru yolda gitselerdi, Biz onları bol bol yağmurla rızıklandırırdık.
alâ et tarîkati
Yaşar Nuri Öztürk = Eğer yolda, kıvamında yürüselerdi, onları bol bir su ile suvarırdık,
alâ et tarîkati
İskender Ali Mihr = Ve eğer onlar, tarikat üzere olarak (Allah’a) yönelselerdi, onları mutlaka bol su (rahmet) ile sulardık (bol bol rahmet ulaştırırdık) ki.
alâ et tarîkati
İlyas Yorulmaz = Onlar dosdoğru bir yol takip etselerdi, o zaman onlara bol sulardan içirirdik.