Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ahlâmin
Diyanet İşleri = Dediler ki: “Bunlar karma karışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilmiyoruz.”
ahlâmin
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar, karmakarışık ve aslı olmayan bir düş; biz bu çeşit boş rüyaları yormayı bilmeyiz dediler.
ahlâmin
Abdullah Parlıyan = Kralın başına toplanmış ünlü rüya tabircileri dediler ki: “Anlaşılması zor, karmaşık rüyalardan biri bu. Biz böyle karışık rüyaların yorumunu bilen kimseler değiliz.”
ahlâmin
Adem Uğur = (Yorumcular) dediler ki: Bunlar karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenlerden değiliz.
ahlâmin
Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Bir yığın hayalî kurgu bunlar. . . Biz, rüyaların tevili konusunda bilgili de değiliz üstelik!"
ahlâmin
Ahmet Tekin = İleri gelenler:'Bunlar karmakarışık düşler. Biz böyle karmakarışık düşlerin yorumunu bilmiyoruz.' dediler.
ahlâmin
Ahmet Varol = '(Bunlar) karmakarışık rüyalar. Biz ise (böyle) rüyaların yorumunu bilemeyiz' dediler.
ahlâmin
Ali Bulaç = Dediler ki: "(Bunlar) Karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenler değiliz."
ahlâmin
Ali Fikri Yavuz = Onlar: “- Bu gördüklerin karma karışık rüyalardır. Biz böyle karışık rüyaların tâbirini bilmeyiz” dediler.
ahlâmin
Ali Ünal = “Bunlar, karmakarışık düşler; biz böyle düşlerin manâsını bilmeyiz.” diye cevap verdiler.
ahlâmin
Bayraktar Bayraklı = Dediler ki: “Bunlar karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenlerden değiliz.”
ahlâmin
Bekir Sadak = Etrafindakiler: «Bir takim karisik ruyalar; biz boyle ruyalarin yorumunu bilmeyiz» dediler.
ahlâmin
Celal Yıldırım = Onlar, «bunlar birbirine karışmış neyin nesi olduğu bilinmiyen karmaşık rüyalardır. Biz böyle karışık rüyaların yorumunu bilen kimseler değiliz» dediler.
ahlâmin
Cemal Külünkoğlu = (Ünlü tabirciler) dediler ki: “(Bunlar) karmakarışık rüyalardır. Biz böyle rüyaların yorumunu bilemeyiz.”
ahlâmin
Diyanet İşleri (eski) = Etrafındakiler: 'Bir takım karışık rüyalar; biz böyle rüyaların yorumunu bilmeyiz' dediler.
ahlâmin
Diyanet Vakfi = (Yorumcular) dediler ki: Bunlar karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenlerden değiliz.
ahlâmin
Edip Yüksel = 'Karmakarışık rüyalardır bunlar. Biz böyle rüyaların yorumunu bilmeyiz,' dediler.
ahlâmin
Elmalılı Hamdi Yazır = Dediler ki ru'ya dediğin «edgâsü ahlâm» demet demet hayalâttır, biz ise hayalâtın te'vilini bilmiyoruz
ahlâmin
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Dediler ki: «Rüya dediğin, demet demet hayallerdir, biz ise hayallerin tabirini bilmiyoruz.»
ahlâmin
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Dediler ki: «Rüya dediğin şey karmakarışık hayallerdir. Biz ise böyle karışık hayallerin yorumunu bilemeyiz.»
ahlâmin
Gültekin Onan = Dediler ki: "(Bunlar) Karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenler değiliz."
ahlâmin
Harun Yıldırım = Dediler ki: “Karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenler değiliz.”
ahlâmin
Hasan Basri Çantay = Onlar da dediler ki: «(Bunlar) karma karışık (ve yalancı) düşlerdir. Biz böyle düşlerin ta'bîrini bilici (kimse) ler değiliz».
ahlâmin
Hayrat Neşriyat = Dediler ki: '(Bunlar) karmakarışık rüyâlardır. Biz ise, o rüyâların ta'bîrini bilen kimseler değiliz.'
ahlâmin
İbni Kesir = Dediler ki: Karmakarışık rüyalar bunlar. Biz böyle rüyaların yorumunu bilenler değiliz.
ahlâmin
Kadri Çelik = “Bu gördükleriniz karışık düşlerdir. Biz böyle karışık düşlerin yorumunu bilemeyiz” dediler.
ahlâmin
Muhammed Esed = "Anlaşılması zor, karmaşık rüyalardan biri bu" dediler, "hem, rüyaların işaret ettiği gerçek anlama dair derin ve sağlam bir bilgiden de biz yoksunuz".
ahlâmin
Mustafa İslamoğlu = "Bir tuhaf, karma karışık düşler bunlar" dediler, "üstelik biz rüyaların altında yatan gerçek anlamı bilmekten de aciziz."
ahlâmin
Ömer Nasuhi Bilmen = Dediler ki: «Karmakarışık bir rüya ve biz karışık rüyaları yormaya bilgi sahipleri değiliz.»
ahlâmin
Ömer Öngüt = “Bunlar karmakarışık rüyâlardır, biz böyle rüyâların yorumunu bilemeyiz. ” dediler.
ahlâmin
Şaban Piriş = -Bunlar, karışık rüyalardır. Bunları yorumlamasını bilemeyiz, dediler.
ahlâmin
Sadık Türkmen = Dediler ki: “Bunlar, karışık hayallerdir. Biz, böyle hayallerin yorumunu bilenlerden değiliz.”
ahlâmin
Seyyid Kutub = Kralın adamları dediler ki; «Bu gördükleriniz birtakım karmaşık, birbirinden kopuk hayallerdir. Biz karmaşık hayallerin yorumunu bilemeyiz.»
ahlâmin
Suat Yıldırım = Dediler ki: "Bunlar, demet demet hayallerden ibarettir. Biz, hayal ve kuruntuların yorumunu bilenler değiliz."
ahlâmin
Süleyman Ateş = (Yorumcular) dediler ki: "Bu, karışık düşlerden ibârettir. Biz, karışık düşlerin yorumunu bilmeyiz."
ahlâmin
Tefhim-ul Kuran = Dediler ki: «(Bunlar) Karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenler değiliz.»
ahlâmin
Ümit Şimşek = 'Bu karmakarışık bir rüyadır,' dediler. 'Biz böyle karışık rüyaların tabirini bilmeyiz.'
ahlâmin
Yaşar Nuri Öztürk = Dediler ki: "Bunlar, demet demet hayallerden ibarettir. Biz, hayal ve kuruntuların yorumunu bilenler değiliz."
ahlâmin
İskender Ali Mihr = “Karmakarışık rüyalar, biz böyle rüyaların yorumunu bilenler değiliz.” dediler.
ahlâmin
İlyas Yorulmaz = Azizin adamları “Bunlar karışık rüyalar. Bu rüyalardan sonuç çıkarmayı bilmemiz bizim için mümkün değil” dediler.
ahlâmin (hulmun)
Diyanet İşleri = Onlar, “Hayır, bunlar karma karışık yalancı düşlerdir. Hayır, onu kendisi uydurdu; hayır, o bir şairdir. Eğer böyle değilse, önceki peygamberlerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin” dediler.
ahlâmin (hulmun)
Abdulbaki Gölpınarlı = Hattâ derler ki: Bu sözler, saçma sapan rüyadan ibâret, belki de kendisi uyduruyor bunları, hattâ o, bir şâir. Değilse neden evvelkilere gönderildiği gibi bize bir mûcize gösteremiyor?
ahlâmin (hulmun)
Abdullah Parlıyan = Onlar diyorlar ki: “Muhammed'in bu söyledikleri karmakarışık rüyalardır, belki de bütün bunları kendisi uyduruyor. Hayır O sadece bir şairdir. Öyle değilse önceki peygamberlerin getirdikleri mucizeler gibi bir mucize getirsin!”
ahlâmin (hulmun)
Adem Uğur = Hayır, dediler, (bunlar) saçma sapan rüyalardır; bilakis onu kendisi uydurmuştur; belki de o, şairdir. (Eğer öyle değilse) bize hemen, öncekilere gönderilenin benzeri bir âyet getirsin.
ahlâmin (hulmun)
Ahmed Hulusi = Şöyle de dediler: "Konuştukları kuruntulardan oluşan rüyalarıdır! Muhtemelen uyduruyor. . . Hayır, O bir şairdir! (Eğer böyle değilse) geçmişte yaşamış Rasûllerdeki gibi mucizesini göstersin!"
ahlâmin (hulmun)
Ahmet Tekin = Onlar:' Hayır, bunlar saçma sapan hayallerdir... Yok canım, o sözleri uydurmuştur... Hayır, hayır, o bir şâirdir... Böyle değilse eğer, özgürce sorumluluklarını yerine getiren önceki peygamberler gibi, o da bize hak peygamber olduğuna dair bir delil, maddî bir mûcize getirsin.' dediler.
ahlâmin (hulmun)
Ahmet Varol = 'Hayır; bu ancak karışık rüyalardan ibarettir. Hayır, bunu o kendisi uydurmuştur. Hayır o bir şairdir. Öyle değilse öncekilere gönderildiği gibi bize bir ayet (mucize) getirsin' dediler.
ahlâmin (hulmun)
Ali Bulaç = "Hayır" dediler. (Bunlar) Karmakarışık düşlerdir; hayır, onu kendisi uydurmuştur; hayır o bir şairdir. Böyle değilse, öncekilere gönderildiği gibi bize de bir ayet (mucize) getirsin."
ahlâmin (hulmun)
Ali Fikri Yavuz = (Müşriklerden bir kısmı şöyle) dediler: “- Hz. Muhammed’in (a.s.) getirdiği bu ayetler, rüya saçmalarıdır, yok onu kendisi uydurdu, yok o bir şairdir. Böyle değilse, evvelki peygamberlerin getirdiği mucizeler gibi, o da bize bir mucize getirsin.”
ahlâmin (hulmun)
Ali Ünal = (Kur’ân’ı nasıl bir kaynağa atfedecekleri konusunda kafaları iyice karışmışlık içinde,) “Yok yok,” dediler, “(bu bir büyü değil;) bu, olsa olsa karmakarışık rüyalardan ibaret bir şey. Hayır hayır, peygamberlik iddia eden o zat, onu kendisi uyduruyor. Hayır, öyle de değil, o zat, galiba bir şair. Şair de değil diyelim, eğer gerçekten peygamberse, daha önce gönderilmiş olan peygamberler gibi o da bir mucize gösterse ya!”