Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Diyanet İşleri = Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Nihâyet kardeşini öldürme hususunda nefsine uydu da öldürdü onu ve ziyankârlardan oluverdi.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Abdullah Parlıyan = Sonunda benliği o'nu, kardeşini öldürmeye itti de, O'nu öldürdü, Bu yüzden de kaybedenlerden oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Adem Uğur = Nihayet nefsi onu, kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü: bu yüzden de kaybedenlerden oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Ahmed Hulusi = Nihayet benliğindeki hırs ve haset ona kardeşini öldürmeyi kolaylaştırdı, böylece onu öldürdü. . . Bu yüzden hüsrana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Ahmet Tekin = Nihayet, nefsi onu, kardeşini öldürmeye teşvik ederek, ikna etti ve onu öldürdü. Bu yüzden de, hüsrana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Ahmet Varol = Nefsi ona kardeşini öldürmeyi hoş gösterdi, böylece onu öldürdü ve zarara uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Ali Bulaç = Sonunda nefsi ona kardeşini öldürmeyi (tahrik edip zevkli göstererek) kolaylaştırdı; böylece onu öldürdü, bu yüzden hüsrana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Ali Fikri Yavuz = Nihayet Kâbil nefsine uyarak kardeşini (Hâbil’i) öldürmeğe kalkışmış ve sonra onu öldürmüştü. Böylece ziyana uğrayanlardan olmuştu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Ali Ünal = (Bu sözler, berikinin ders almak yerine hırsını kamçıladı da,) nefsi onu kardeşini öldürmeye sevketti ve nihayet o da kalktı kardeşini öldürdü; böyle yapmakla kaybedip gidenlerden oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Bayraktar Bayraklı = Nefsi onu, kardeşini öldürmeye itti; o da nefsine uyarak onu öldürdü, ziyana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Bekir Sadak = Bunun uzerine, kardesini oldurmekte nefsine uydu ve onu oldurerek, zarara ugrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Celal Yıldırım = Kardeşini öldürmek için nefsi ona baş eğdirdi, o da tutup öldürdü ve zarara uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Cemal Külünkoğlu = Sonunda (Kabil) nefsine uyarak kardeşini (Habil'i) öldürmeğe kalktı ve onu öldürdü. Böylece ziyana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bunun üzerine, kardeşini öldürmekte nefsine uydu ve onu öldürerek, zarara uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Diyanet Vakfi = Nihayet nefsi onu, kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü: bu yüzden de kaybedenlerden oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Edip Yüksel = Egosu onu, kardeşini öldürmeye kışkırttı. Onu öldürdü ve böylece kaybetti.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bunun üzerine nefsi kendine kardeşini öldürmeyi kolay gösterdi, tuttu onu öldürdü, artık husrana düşenlerden olmuştu

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Nefsi ona kardeşini öldürmeyi hoş gösterdi, böylece onu öldürdü ve zarara uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisini, kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Gültekin Onan = Sonunda nefsi ona kardeşini öldürmeyi kolaylaştırdı; böylece onu öldürdü, bu yüzden hüsrana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Harun Yıldırım = Nihayet nefsi ona kardeşini öldürmeyi kolaylaştırdı da onu öldürdü. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Hasan Basri Çantay = Nihayet nefsi, kardeşini öldürmiye (isteyerek) uymuş da onu öldürmüşdü, bu yüzden (maddî, manevî) ziyana uğrayanlardan olmuşdu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Hayrat Neşriyat = Nihâyet nefsi ona kardeşini öldürmeyi hoş (ve kolay) gösterdi de onu öldürdü; bu yüzden hüsrâna uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 İbni Kesir = Bunun üzerine kardeşini öldürmekte nefsine uydu ve onu öldürdü de hüsrana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Kadri Çelik = Bunun üzerine nefsi kendine kardeşini öldürmeyi kolay gösterdi ve onu öldürerek, hüsrana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Muhammed Esed = Fakat diğerinin ihtirası onu kardeşini öldürmeye sürükledi ve onu öldürdü: Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Mustafa İslamoğlu = Fakat diğerinin benlik davası, onu kardeşini öldürmeye sevk etti; sonunda onu öldürdü, böylece kaybedenlerden oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Artık kardeşini öldürmeyi kendisine nefsi kolaylaştırdı da onu öldürdü. Sonra da ziyana uğramışlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Ömer Öngüt = Nihayet nefsi onu kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü. Bu yüzden de kaybedenlerden oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Şaban Piriş = Bunun üzerine kardeşini öldürmek hususunda nefsi ona boyun eğdi. Ve onu öldürerek hüsrana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Sadık Türkmen = Derken nefsi onu, kardeşini öldürmeye sevketti de onu öldürdü ve böylece kaybedenlerden oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Seyyid Kutub = Buna rağmen öbür kardeş ihtiraslarına boyun eğerek kardeşini öldürdü ve böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Suat Yıldırım = Nefsi, onu kardeşini öldürmeye itti. O da onu öldürüp ziyan edenlerden oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Süleyman Ateş = Nefsi, onu kardeşini öldürmeye çağırdı, (o da nefsine uyarak) onu öldürdü, ziyana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Tefhim-ul Kuran = Sonunda nefsi ona kardeşini öldürmeyi (tahrik edip zevkli göstererek) kolaylaştırdı; böylece onu öldürdü, bu yüzden hüsrana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Ümit Şimşek = Böylece, nefsi ona kardeşini öldürmeyi hoş gösterdi; o da onu öldürüp hüsrana düştü.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Nihayet nefsi onu kardeşini öldürmeye ısındırdı, o da onu öldürdü. Böylece hüsrana uğramışlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 İskender Ali Mihr = Bunun üzerine nefsi, onu, kardeşini öldürmeye kandırdı (kolay ve zevkli gösterdi). Böylece onu öldürdü, sonra hüsrana uğrayanlardan oldu.

katle ahî-hi

  Mâide / 30 -

 İlyas Yorulmaz = Sonra diğeri, nefsinin kardeşini öldürme arzusuna uydu ve onu öldürdü. Sonra kendisine yazık edenlerden oldu.

sev’ete ahî-hi

  Mâide / 31 -

 Diyanet İşleri = Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten âciz miyim ben?” dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.

sev’ete ahî-hi

  Mâide / 31 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sonra, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini göstermek için Allah, bir karga gönderdi. Bu karga, yeri eşmedeydi. Yazıklar olsun bana dedi, kardeşimin cesedini gömmede şu karga kadar bile olamadım ha? Ve o, artık nedamet edenlere katılmıştı zâten.

sev’ete ahî-hi

  Mâide / 31 -

 Abdullah Parlıyan = Derken Allah, o'na kardeşinin cesedini, nasıl gizleyeceğini göstermek için, yeri eşeleyen bir karga gönderdi. Bunu gören Kâbil: “Eyvah!” diye haykırdı. “Yazıklar olsun bana! Ben bu karganın yaptığını yapamayacak ve kardeşimin cesedini gizleyemeyecek kadar aciz miyim?” Ve bunun üzerine vicdan azabı duyanlardan oldu.

sev’ete ahî-hi

  Mâide / 31 -

 Adem Uğur = Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Katil kardeş) "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar da olamadım mı ki, kardeşimin cesedini gömeyim" dedi ve ettiğine yananlardan oldu.

sev’ete ahî-hi

  Mâide / 31 -

 Ahmed Hulusi = Bunun üzerine Allâh, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için, toprağı eşeleyen bir karga bâ'setti. . . (Kabil) kendi kendine söylendi: "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olmaktan âcizim ki kardeşimin cesedini toprağa gömmeyi düşünemedim!" Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.

sev’ete ahî-hi

  Mâide / 31 -

 Ahmet Tekin = Derken Allah, gözünün önünde durdukça kendisine acı çektiren kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. Katil kardeş:'Yazıklar olsun bana, şu karga kadar bile olamadım. Gözümün önünde durdukça bana acı çektirmeye devam eden kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyim ben?' dedi. Ve yaptığına pişmanlık duyanlardan oldu.

sev’ete ahî-hi

  Mâide / 31 -

 Ahmet Varol = Allah, ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek yeri eşeleyen bir karga gönderdi. Bunun üzerine: 'Yazık bana! Kardeşimin cesedini gömmek için şu karga kadar olmaktan bile aciz mi kaldım!' dedi ve yaptığına pişman olanlardan oldu.

sev’ete ahî-hi

  Mâide / 31 -

 Ali Bulaç = Derken, Allah, ona, yeri eşiyerek kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini gösteren bir karga gönderdi. "Bana yazıklar olsun" dedi. "Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyim?" Artık o, pişman olmuştu.

sev’ete ahî-hi

  Mâide / 31 -

 Ali Fikri Yavuz = Sonra Allah bir karga gönderdi. Kâbil’e kardeşinin ölü cesedini nasıl örteceğini göstermek için o karga, yeri eşeliyordu. Kâbil: “- Bana yazıklar olsun! Ben şu karga gibi olup da kardeşimin cesedini örtemedim.” dedi. Artık o pişmanlığa düşenlerden olmuştu.

sev’ete ahî-hi

  Mâide / 31 -

 Ali Ünal = Allah, (ne yapacağını bilemediği) kardeşinin cesedini nasıl ortadan kaldıracağını göstermek için bir karga gönderdi: onun yeri eşip de (oraya bir şey gömüp üstünü örttüğünü görünce), “Vah bana, ben şu kargadan daha bilgisiz, daha mı âcizim ki, kardeşimin cesedini nasıl ortadan kaldıracağımı bilemedim?!” diye dövündü; hüsran ve haybete düştü.