Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Diyanet İşleri = Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım.”

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İblis, beni azdıran sensin dedi, onun için ben de andolsun ki onları senin doğru yolundan çıkarmak için pusu kurup oturacağım.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Abdullah Parlıyan = «Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım.»

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Adem Uğur = İblis dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Ahmed Hulusi = Dedi ki: “O halde beni azdırdığından dolayı onlar için mutlaka senin dosdoğru yolunda oturacağım.”

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Ahmet Tekin = «(İblîs) öyleyse, dedi, (madem ki) Sen beni azgınlığa mahkûm etdin, ben de bu sebeble, andolsun ki, onlar (ı sapdırmak) için senin doğru yolunda (pusu kurub) oturacağım».

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Ahmet Varol = (İblis de) şöyle dedi: 'Beni azgınlığa düşürmene karşılık onlara karşı senin doğru yolunun üstünde oturacağım.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Ali Bulaç = Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım."

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Ali Fikri Yavuz = İblis: “-Öyle ise, beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, insanoğullarını saptırmak için, muhakkak senin doğru yoluna oturacağım, vesvese verip pusu kuracağım.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Ali Ünal = Şeytan, devam etti: “Öyleyse, madem Sen beni azdırıp saptırdın, ben de andolsun, o insanları saptırmak için Sen’in dosdoğru yolunun üzerine oturacağım.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Bayraktar Bayraklı = İblîs, “Öyle ise beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım” dedi.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Bekir Sadak = (16-17) «eni azdirdigin icin, and olsun ki, Senin dogru yolun uzerinde onlara karsi duracagim; sonra onlerinden, ardlarindan, sag ve sollarindan onlara sokulacagim; cogunu Sana sukreder bulamiyacaksin» dedi.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Celal Yıldırım = (16-17) (İblîs): «Beni azgınlığa itmene karşılık, and olsun ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerinde oturacağım, sonra da onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından (yaklaşıp) geleceğim ve Sen, onların çoğunu şükreder bulamıyacaksın» dedi.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Cemal Külünkoğlu = (Bunun üzerine İblis:) “Mademki beni (yaptıklarım yüzünden rahmetinden uzaklaştırarak) azgın bıraktın, o halde ben de, gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar(ı saptırmak) için pusuya yatacağım” dedi.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Diyanet İşleri (eski) = (16-17) 'Beni azdırdığın için, and olsun ki, Senin doğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım; sonra önlerinden, ardlarından, sağ ve sollarından onlara sokulacağım; çoğunu Sana şükreder bulamayacaksın' dedi.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Diyanet Vakfi = İblis dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Edip Yüksel = 'Beni saptırmana karşılık, onlar için senin dosdoğru yolun üzerine sinsice oturacağım.'

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Öyle ise dedi beni azdırmana karşılık yemin ederim ki ben de onları saptırmak için her halde senin doğru yoluna oturacağım,

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İblis: «Öyle ise andolsun ki, beni azdırmana karşılık ben de onları saptırmak için her halde Senin doğru yoluna oturacağım.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım.»

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Gültekin Onan = Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı, insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım."

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Harun Yıldırım = Dedi ki: “O halde beni azdırdığından dolayı onlar için mutlaka senin dosdoğru yolunda oturacağım.”

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Hasan Basri Çantay = «(İblîs) öyleyse, dedi, (madem ki) Sen beni azgınlığa mahkûm etdin, ben de bu sebeble, andolsun ki, onlar (ı sapdırmak) için senin doğru yolunda (pusu kurub) oturacağım».

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Hayrat Neşriyat = (İblis) dedi: 'Öyle ise beni azdırmandan dolayı (ben de) mutlaka onlar(ı saptırmak) için, senin dosdoğru yoluna oturacağım!'

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 İbni Kesir = Dedi ki: Öyleyse beni azgınlığa mahkum ettiğin için ben de andolsun ki; Senin dosdoğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Kadri Çelik = (İblis,) “Beni azdırdığın için, mutlaka onlar için (sapsınlar diye) senin doğru yolunun üstüne oturacağım” dedi.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Muhammed Esed = (Bunun üzerine İblis): "Madem ki, benim yoldan çıkmamı istedin" dedi, "ben de, gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar için pusuya yatacağım,

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Mustafa İslamoğlu = (Ve İblis) şöyle dedi: "Madem ki sen beni saptırdın, yemin olsun ki ben de senin dosdoğru yolunun üzerine onlar için pusu kuracağım;

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Dedi ki: «Sen beni azgınlığa uğrattığından dolayı ben de yemin ederim ki elbette onlar için senin dosdoğru yolun üzerinde oturacağım.»

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Ömer Öngüt = İblis: “Öyle ise beni azdırdığın için andolsun ki, ben de onları saptırmak için, senin doğru yolun üzerinde tuzak kuracağım. ”

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Şaban Piriş = İblis: -Beni azdırmana karşılık, Ben de onlar için senin dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Sadık Türkmen = (iblis) dedi ki: “Görürsün, ben de gidip onları/kullarını saptırmak/azdırmak için, doğru yolunun üzerine oturacağım/pusuya yatacağım.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Seyyid Kutub = İblis dedi ki; «Beni kışkırtıp sapıklığa düşürdüğün için, andolsun ki, doğru yolun üzerinde pusu kurup insanların yolunu keseceğim.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Suat Yıldırım = (16-17) "Öyle ise" dedi, "Sen beni azgınlığa mahkûm ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım." "Sonra onların gâh önlerinden, gâh arkalarından, gâh sağlarından, gâh sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın."

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Süleyman Ateş = "Öyle ise, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım."

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Tefhim-ul Kuran = De ki: «Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım.»

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Ümit Şimşek = İblis dedi ki: 'Beni azdırmana karşılık, ben de Senin doğru yolun üzerinde onların önüne oturacağım.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Dedi: "Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerine kurulacağım."

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 İskender Ali Mihr = (İblis): “Bundan sonra, beni azdırman sebebiyle, mutlaka Senin Sıratı Mustakîmin’e onlara karşı (mani olmak için) oturacağım.” dedi.

agveyte-nî

  A’râf / 16 -

 İlyas Yorulmaz = O da “Beni azdırmanın karşılığında, onları engellemek için, senin dosdoğru yoluna oturacağım. ”

agveyte-nî

  Hicr / 39 -

 Diyanet İşleri = (39-40) İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım” dedi.

agveyte-nî

  Hicr / 39 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Rabbim dedi, beni rahmetinden mahrûm ettiğin gibi bende kötülükleri, yeryüzünde onlara bezeyecek, onları isyân ettirerek hepsini de rahmetinden mahrûm edeceğim.

agveyte-nî

  Hicr / 39 -

 Abdullah Parlıyan = Bunun üzerine İblis: “Benim ona secde etmiyeceğimi bildiğin halde ona secde etmemi isteyerek, rahmetinden uzaklaştırarak sapıtmama sebep olduğun için ben de, o kullarına yeryüzünde kötülükleri süsleyip, bezeyeceğim ve muhakkak ki, o kullarının hepsini rahmetinden mahrum edip, ayartıp yoldan çıkaracağım.

agveyte-nî

  Hicr / 39 -

 Adem Uğur = (İblis) dedi ki: Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!

agveyte-nî

  Hicr / 39 -

 Ahmed Hulusi = (İblis) dedi ki: "Rabbim! Bende açığa çıkan Esmâ'n sonucu azdırman yüzünden, yemin ederim ki, arzda (bedenli yaşamlarında) onlara (suçları; Sünnetullah'a göre perdelilik oluşturan fiilleri) süsleyeceğim ve onları toptan azdıracağım. "

agveyte-nî

  Hicr / 39 -

 Ahmet Tekin = İblis:'Rabbim, azgınlığımdan ötürü aleyhimde hüküm vermene mukabil, ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyip güzel göstereceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım' dedi.

agveyte-nî

  Hicr / 39 -

 Ahmet Varol = Dedi ki: 'Rabbim! Andolsun beni saptırdığın için onlara yeryüzünde (kötülükleri) süslü göstereceğim ve onların tümünü muhakkak saptıracağım.

agveyte-nî

  Hicr / 39 -

 Ali Bulaç = Dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp saptıracağım."

agveyte-nî

  Hicr / 39 -

 Ali Fikri Yavuz = İblîs şöyle dedi: “- Rabbim! Beni azdırmana yemin ederim ki, muhakkak surette ben, yeryüzünde kullara, (fenalıkları) süsleyeceğim; elbette onların hepsini azdıracağım.

agveyte-nî

  Hicr / 39 -

 Ali Ünal = İblis, “Rabbim,” diye ekledi: “Madem beni azdırıp saptırdın, ben de andolsun, yeryüzünde (dünya hayatını ve günahları) onlara çok güzel gösterecek ve andolsun, onların hepsini azdırıp saptıracağım;