Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

a’rid

  Hûd / 76 -

 Diyanet İşleri = Elçilerimiz, “Ey İbrahim bundan vazgeç! Çünkü Rabbinin emri kesin olarak gelmiştir. Şüphesiz onlara geri döndürülemeyecek bir azap gelecektir” dediler.

a’rid

  Hûd / 76 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey İbrâhim dediler, vazgeç bundan, şüphe yok ki Rabbinin emri gelip çatmıştır ve şüphe yok ki onlar reddine imkân olmayan bir belâya uğrayacaklar.

a’rid

  Hûd / 76 -

 Abdullah Parlıyan = Melekler dediler ki, “Ey İbrahim! Bu tartışmadan vazgeç, çünkü Lût kavmine, Rabbinin azap emri gelmiştir ve onlara geri çevrilmez bir azap mutlaka gelecektir.”

a’rid

  Hûd / 76 -

 Adem Uğur = (Melekler dediler ki): Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabbinin (azap) emri gelmiştir. Ve onlara, geri çevrilmez bir azap mutlaka gelecektir!

a’rid

  Hûd / 76 -

 Ahmed Hulusi = (Melekler): "Yâ İbrahim! Tartışmaktan vazgeç! Rabbinin hükmü kesin gelmiştir! Muhakkak ki onlara reddolunmayacak bir azap ulaşacaktır!"

a’rid

  Hûd / 76 -

 Ahmet Tekin = Melekler:'Ey İbrâhim, bu tartışmadan vazgeç. Kesinlikle Rabbinin planı icra edilecektir. Onlara geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap mutlaka geliyor.' dediler.

a’rid

  Hûd / 76 -

 Ahmet Varol = 'Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Doğrusu Rabbinin emri gelmiştir. Onlara geri çevrilmeyecek bir azap gelmektedir.'

a’rid

  Hûd / 76 -

 Ali Bulaç = "Ey İbrahim, bundan vazgeç. Çünkü gerçek şu ki, Rabbinin emri gelmiştir ve gerçekten onlara geri çevrilmeyecek bir azab gelmiştir."

a’rid

  Hûd / 76 -

 Ali Fikri Yavuz = Melekler: -Ey İbrahîm! Bu mücadeleden vazgeç; çünkü Rabbinin emri geldi. Muhakkak surette onlara, geri çevrilmesi imkânsız bir azab gelecektir.” dediler.

a’rid

  Hûd / 76 -

 Ali Ünal = (Elçilerimiz olan melekler) dediler: “Ey İbrahim! Bu tartışmadan vazgeç! Artık Rabbinin hükmü verilmiş ve hattâ icraya konmuş bulunuyor. Onların başına geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azabın gelmesi artık kesindir.”

a’rid

  Hûd / 76 -

 Bayraktar Bayraklı = “Ey İbrâhim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabbinin emri gelmiştir. Onlara, geri çevrilemeyecek bir azap kesinlikle gelecektir!”

a’rid

  Hûd / 76 -

 Bekir Sadak = Elcilerimiz, «Ey Ibrahim! Bundan vazgec, dogrusu Rabbinin emri gelmistir. Onlara, suphesiz, geri cevrilemeyecek bir azap gelmektedir» dediler.

a’rid

  Hûd / 76 -

 Celal Yıldırım = Ey İbrahim, bu (tartışman)dan vazgeç. Çünkü gerçekten Rabbin em ri gelmiştir ve onlara reddi mümkün olmayan azâb gelecektir.

a’rid

  Hûd / 76 -

 Cemal Külünkoğlu = (Elçilerimiz) ona dediler ki: “Ey İbrahim! Bu tartışma işinden vazgeç; çünkü Rabbinin (azap) emri gelmiştir. Onların başlarına geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap gelecektir.”

a’rid

  Hûd / 76 -

 Diyanet İşleri (eski) = Elçilerimiz, 'Ey İbrahim! Bundan vazgeç, doğrusu Rabbinin emri gelmiştir. Onlara, şüphesiz, geri çevrilemeyecek bir azab gelmektedir' dediler.

a’rid

  Hûd / 76 -

 Diyanet Vakfi = (Melekler dediler ki): Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabbinin (azap) emri gelmiştir. Ve onlara, geri çevrilmez bir azap mutlaka gelecektir!

a’rid

  Hûd / 76 -

 Edip Yüksel = 'Bundan vazgeç İbrahim. Rabbinin emri gelmiş bulunuyor; onlar önlenemez bir azaba mahkum olmuşlardır.'

a’rid

  Hûd / 76 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ya İbrâhim, bundan vazgeç, çünkü rabbının emri geldi ve her halde onlara reddi gayri kabil bir azâb gelecektir

a’rid

  Hûd / 76 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Elçiler: «Ey İbrahim, vazgeç bundan, çünkü Rabbinin buyruğu geldi ve kesinlikle onlara geri döndürülemeyecek bir azap gelecektir.

a’rid

  Hûd / 76 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Melekler: «Ey İbrahim! Bu konuda bizimle tartışmaktan vazgeç. Çünkü Rabbinin emri kesin olarak geldi ve onlara geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap gelecektir.

a’rid

  Hûd / 76 -

 Gültekin Onan = "Ey İbrahim, bundan vazgeç. Çünkü gerçek şu ki, rabbinin buyruğu gelmiştir ve gerçekten onlara geri çevrilmeyecek bir azab gelmiştir."

a’rid

  Hûd / 76 -

 Harun Yıldırım = “Ey İbrahim, bundan vazgeç. Çünkü gerçek şu ki, Rabbinin emri gelmiştir ve gerçekten onlara geri çevrilmeyecek bir azab gelmiştir.”

a’rid

  Hûd / 76 -

 Hasan Basri Çantay = «Ey İbrâhîm, (dediler), bundan (bu mücâdeleden) vaz geç. Zîrâ hakıykat şudur: Rabbinin emri gelmişdir. Onlara muhakkak reddolunamıyacak bir azâb gelib çatıcıdır»,

a’rid

  Hûd / 76 -

 Hayrat Neşriyat = (Melekler dediler ki:) 'Ey İbrâhîm! Bundan vazgeç! Şu muhakkak ki, gerçekten Rabbinin emri gelmiştir. Çünki onlara aslâ geri çevrilmez bir azab gelecektir.'

a’rid

  Hûd / 76 -

 İbni Kesir = Ey İbrahim; bundan vazgeç, zira Rabbının fermanı gelmiştir. Onlara muhakkak geri çevirilmeyecek bir azab gelmektedir.

a’rid

  Hûd / 76 -

 Kadri Çelik = Elçilerimiz, “Ey İbrahim! Bundan vazgeç, doğrusu Rabbinin emri gelmiştir. Şüphesiz onlara artık geri çevrilemeyecek bir azap gelmiştir” dediler.

a’rid

  Hûd / 76 -

 Muhammed Esed = (Elçiler:) "Ey İbrahim, vazgeç bu yakarıdan!" dediler, "Rabbinin hükmü bir kere gelmiş bulunuyor: artık onlara geri çevrilmez bir azap vaki olacak!"

a’rid

  Hûd / 76 -

 Mustafa İslamoğlu = (Elçilerimiz): "Ey İbrahim, bundan vazgeç! Gerçek şu ki, Rabbinin kesin talimatı gelmiştir: artık onlar geri dönülmez bir cezaya çarptırıldılar!" dedi.

a’rid

  Hûd / 76 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ey İbrahim! Bu mücadeleden vazgeç. Şüphe yok ki, artık Rabbin emri gelmiştir. Ve muhakkak ki, onlara reddedilmemiş olan bir azap gelivermektedir.»

a’rid

  Hûd / 76 -

 Ömer Öngüt = “Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Zira Rabbinin emri gelmiştir. Onlara geri çevrilmez bir azap mutlaka gelecektir. ”

a’rid

  Hûd / 76 -

 Şaban Piriş = -Ey İbrahim, bundan vazgeç. Şüphesiz Rabbinin emri gelmiştir. Ve onlara kesinlikle geri çevrilemeyecek bir azap gelmektedir, dediler.

a’rid

  Hûd / 76 -

 Sadık Türkmen = “ey ibrahim” dediler. “Bundan vazgeç! Çünkü, Rabbinin emri gelmiştir. Gerçekten onlara, geri çevrilmez bir azap gelmiştir!”

a’rid

  Hûd / 76 -

 Seyyid Kutub = Konuk melekler ona dediler ki; «Ey İbrahim, bu işten vazgeç; çünkü Rabbinin emri gelmiştir. Onların başlarına geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap gelecektir.»

a’rid

  Hûd / 76 -

 Suat Yıldırım = "İbrâhim! Vazgeç sen bu işten. İşte Rabbinin helâk emri gelip çattı ve hiç şüphe yok ki onlara, geri çeviremeyecekleri bir azap geliyor."

a’rid

  Hûd / 76 -

 Süleyman Ateş = (Melekler): "Ey İbrâhim, dediler, bundan vazgeç (boşuna uğraşma). Zira Rabbinin emri gelmiştir. Mutlaka onlara, geri çevrilmez azâb gelecektir!"

a’rid

  Hûd / 76 -

 Tefhim-ul Kuran = «Ey İbrahim, bundan vazgeç. Çünkü gerçek şu ki, Rabbinin emri gelmiştir ve gerçekten onlara geri çevrilmeyecek bir azab gelmiştir.»

a’rid

  Hûd / 76 -

 Ümit Şimşek = 'Vazgeç bu işten, ey İbrahim,' dediler. 'Artık Rabbinin emri gelmiştir. Onlara, geri çevrilemeyecek bir azap ulaşmak üzere.'

a’rid

  Hûd / 76 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Ey İbrahim! Bu halinden vazgeç. Rabbinin emri gelmiştir. Geri çevrilemez bir azap onların enselerine binecektir."

a’rid

  Hûd / 76 -

 İskender Ali Mihr = Ey İbrâhîm, bundan vazgeç! Çünkü senin Rabbinin emri gelmiştir. Ve muhakkak ki onlara, geri çevrilemez bir azap gelecek (verilecek).

a’rid

  Hûd / 76 -

 İlyas Yorulmaz = Melekler “Ey İbrahim! Bu mücadeleden vazgeç, Lut kavmini helak emri, senin Rabbindendir. Artık, kesinlikle geri çevrilemeyecek bir azap onlara gelmiştir” dediler.

a’rid

  Necm / 29 -

 Diyanet İşleri = Öyle ise bizim zikrimizden (Kur’an’dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir.

a’rid

  Necm / 29 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Artık yüz çevir, bizi anmadan yüz çevirenden ve ancak dünyâ yaşayışını isteyenden.

a’rid

  Necm / 29 -

 Abdullah Parlıyan = O halde bizi anmaktan yüz çevirip, dünya hayatından başka birşey istemeyenden, sen de yüzünü çevir.

a’rid

  Necm / 29 -

 Adem Uğur = Onun için sen bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme.

a’rid

  Necm / 29 -

 Ahmed Hulusi = Bizim zikrimize (hatırlattığımız hakikate) sırtını dönen ve dünya hayatının zevklerinden başka bir şey istemeyenden yüz çevir!

a’rid

  Necm / 29 -

 Ahmet Tekin = Sen, bizi anmaktan, bizi zikirden, bizim övünç kaynağımız Kur’ân’dan, şeriatımızdan, bize şükürden uzak duran, dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme, onlara karşı tedbir al.

a’rid

  Necm / 29 -

 Ahmet Varol = Sen bizim zikrimizden (kitabımızdan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenden yüz çevir.

a’rid

  Necm / 29 -

 Ali Bulaç = Şu halde sen, Bizim zikrimize sırt çeviren ve dünya hayatından başkasını istemeyenden yüz çevir.

a’rid

  Necm / 29 -

 Ali Fikri Yavuz = Onun için (Ey Rasûlüm), sen, o bizim Kur’anımızdan yüz çevirib de yalnız dünya hayatını istiyen kimselere bakma.

a’rid

  Necm / 29 -

 Ali Ünal = O halde, Bizi anmaya ve Kitabımıza sırt dönen ve dünya hayatını yegâne gaye edinenleri sen de bir tarafa bırak.