Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

a’radû

  Kasas / 55 -

 Diyanet İşleri = Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selâm olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz” derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve onlar, kötü ve çirkin söz duyunca yüz çevirirler ve bizim yaptıklarımız derler, bize âit, sizin yaptıklarınız size, esenlik size, biz bilgisizleri dilemez, sevmeyiz.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar ki, boş ve anlamsız söz işittikleri zaman, ondan hemen yüz çevirip, bizim işlediklerimizin hesabı bize, sizin yapıp ettiklerinizin cezası da size ait derler. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri arkadaş edinmek istemeyiz.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Adem Uğur = Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz, derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Ahmed Hulusi = Boş laf, dedi-kodu işittiklerinde ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "Bizim yaptıklarımız bizim, sizin fiillerinizin sonucu da sizindir! Selâmu aleyküm! Cahilleri istemeyiz! (Hakikati kavramayanlarla konuşacak bir şeyimiz yoktur!)

a’radû

  Kasas / 55 -

 Ahmet Tekin = Onlar, ilâhî hükümlerde tahrifat ve dine hakaret duydukları zaman engelleme tedbirleri alarak yüz çevirirler ve :'Bizim amellerimizin karşılığı, mükâfatı bize ait, sizin amellerinizin sorumluluğu ve cezası da size aittir. Bizden uzak durun. Biz, bilgiden muhakemeden yoksun, ihtiraslı, tutarsız davranan, kendini bilmezlerle bir arada bulunmak istemeyiz.' derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Ahmet Varol = Onlar boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve: 'Bizim yaptıklarımız bize sizin yaptıklarınız sizedir. Size selam olsun. [4] Biz cahilleri benimsemeyiz' derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Ali Bulaç = 'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz" derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Ali Fikri Yavuz = Çirkin söz işittikleri zaman da ondan yüz çevirirler ve şöyle derler: “- Bizim amellerimiz (Allah’a ibadetlerimiz) bize ve sizin amelleriniz (putlara ibadetleriniz) size aiddir. Bizden emin olabilirsiniz, size sövmeyiz. Biz cahilleri arayıb onlarla arkadaş olmayız.”

a’radû

  Kasas / 55 -

 Ali Ünal = Boş, manâsız ve çirkin sözlere maruz kaldıklarında aynıyla mukabeleden uzak durur ve o sözleri sarfedenlere şöyle derler: “Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size. Biz, sizin için de ancak iyilik ve selâmet dileriz. Ama, (Allah’tan uzak, doğrudan gafil) cahillerle yakın münasebetimiz olsun da istemeyiz.”

a’radû

  Kasas / 55 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlar boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler. “Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size. Size selâm olsun. Biz câhillerle arkadaş olmayız” derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Bekir Sadak = Onlar, bos soz isittikleri vakit ondan yuz cevirirler. «Bizim isledigimiz bize, sizin islediginiz sizedir. Size selam olsun, cahillerle ilgilenmeyiz» derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Celal Yıldırım = Boş ve anlamsız bir söz işittiklerinde (vakar ile) ondan yüzçevirirler ve «bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir; selâm size olsun ; biz kendini bilmezleri (o gibilerin dostluk ve arkadaşlığını) arzu etmeyiz !» derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlar ki, boş ve anlamsız sözler işittikleri zaman ondan hemen yüz çevirip: “Bizim yaptıklarımızın hesabını biz vereceğiz, sizin yaptıklarınızın hesabını da siz vereceksiniz. Size selam olsun. Biz, (doğru ile yanlışı ayırt edemeyen) cahillerle arkadaşlık etmeyiz” derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onlar, boş söz işittikleri vakit ondan yüz çevirirler. 'Bizim işlediğimiz bize, sizin işlediğiniz sizedir. Size selam olsun, cahillerle ilgilenmeyiz' derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Diyanet Vakfi = Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz, derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Edip Yüksel = Boş sözleri işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve, 'Bizim işimiz bize, sizin işiniz size. Size selam (barış) olsun. Biz cahillerle uğraşmak istemeyiz,' derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve lâğiv işittikleri zaman ondan yüzlerini çevirirler de «bize kendi amellerimiz size de kendi amelleriniz, selâmün aleyküm Allaha ısmarladık biz cahillik edenleri aramayız» derler

a’radû

  Kasas / 55 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlar, boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve: «Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size; selam size! Allah'a ısmarladık! Biz, cahillik edenleri aramayız.» derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar, boş söz işittikleri zaman, ondan yüz çevirirler ve «Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri istemeyiz» derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Gültekin Onan = 'Boş ve yararsız olan sözü' işittikteri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz" derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Harun Yıldırım = Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz, derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Hasan Basri Çantay = Bunlar yaramaz lâkırdı (lar) işitdikleri zaman ondan yüz çevirdiler ve: «Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aaiddir. Size selâm (olsun). Biz câhilleri aramayız» dediler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Hayrat Neşriyat = Boş söz işittikleri zaman ise, ondan yüz çevirirler ve: 'Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de sizedir; size selâm olsun; (biz) câhilleri (arkadaş edinmek) istemeyiz' derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 İbni Kesir = Ve boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirdiler. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Selam olsun size, biz cahilleri aramayız derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Kadri Çelik = Boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve “Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir. Size esenlik olsun, biz cahilleri istemeyiz” derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Muhammed Esed = onlar ki, boş ve anlamsız sözler işittikleri zaman ondan hemen yüz çevirip, "Bizim yapıp ettiklerimizin hesabını biz vereceğiz, sizin yapıp ettiklerinizin hesabını da siz vereceksiniz. Size selam olsun; bizim, (doğru ile yanlışın anlamından) habersiz kimselerle işimiz yok" derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Mustafa İslamoğlu = İşte onlar, düşüncesizce söylenmiş bir söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve "Bizim yaptıklarımızın sorumluluğu da size aittir; yolunuz açık olsun; biz kendini bilmezlerle bir arada bulunmak istemeyiz" derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve onlar, lüzumsuz bir söz işitince ondan yüz çevirirler ve derler ki: «Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Üzerinize selâm. Biz cahilleri aramayız.»

a’radû

  Kasas / 55 -

 Ömer Öngüt = Onlar ki boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve derler ki: “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz sizedir. Selâm size! Biz câhilleri aramayız. ”

a’radû

  Kasas / 55 -

 Şaban Piriş = Boş söz işittiklerinde, ondan yüz çevirirler. -Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size... Size selam olsun, bizim cahillerle işimiz yoktur, derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Sadık Türkmen = Boş ve saçma bir söz işittikleri zaman ondan yüzçevirirler. “Sizin işleriniz size bizim işlerimiz bize.” “Size selâm olsun/bizden size saldırmak yok! Biz öğrenmek istemeyenlere ne yapabiliriz” derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Seyyid Kutub = Boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler. «Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz sizedir. Size selâm olsun, biz cahillerle sohbet etmeyi istemeyiz.» derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Suat Yıldırım = Anlamsız, çirkin sözler işitince yüzlerini çevirip uzak durur ve şöyle derler: "Bizim işlerimiz bize, sizinkiler de size aittir. Selâm olsun size, hoşça kalın! Cahillerle arkadaşlık etmeyi arzulamayız biz"

a’radû

  Kasas / 55 -

 Süleyman Ateş = Boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selâm olsun (haydi hoşça kalın), biz câhiller(le sohbet etmey)i istemeyiz" derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Tefhim-ul Kuran = 'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: «Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz» derler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 Ümit Şimşek = Boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve 'Bizim işimiz bize, sizin işiniz size,' derler. 'Size selâm olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz.'

a’radû

  Kasas / 55 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Boş lakırdıyı duyduklarında, ondan yüz çevirir şöyle derler: "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size. Selam olsun hepinize. Biz cahilleri önemsemeyiz."

a’radû

  Kasas / 55 -

 İskender Ali Mihr = Ve onlar, boş lâf işittikleri zaman yüz çevirdiler ve: "Bizim amelimiz bize, sizin ameliniz sizedir. Selâm sizin üzerinize olsun. Biz cahillerle (beraber olmak) istemeyiz (ilgilenmeyiz)." dediler.

a’radû

  Kasas / 55 -

 İlyas Yorulmaz = Boş laf işittiklerinde, ondan yüzlerini çevirirler ve “Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Cahillerle (bir arada olmayı) istemeyiz” derler.

a’radû

  Sebe’ / 16 -

 Diyanet İşleri = Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.

a’radû

  Sebe’ / 16 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken yüz çevirdiler de onlara selin suyunu gönderdik ve bahçelerini, ancak böğürtlen, ılgın ve birazcık da köknar yetiştiren iki çorak tarlaya çevirdik.

a’radû

  Sebe’ / 16 -

 Abdullah Parlıyan = Ama onlar bizden yüz çevirip uzaklaştılar. Biz de üzerlerine, barajlarını yıkıp geçen bir sel gönderdik de, verimli iki bahçeleri sadece böğürtlen, ılgın ve köknar ağacından ibaret, virane bir bahçe şekline geliverdi.

a’radû

  Sebe’ / 16 -

 Adem Uğur = Ama onlar yüz çevirdiler. Bu yüzden üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların iki bahçesini, buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki (harap) bahçeye çevirdik.

a’radû

  Sebe’ / 16 -

 Ahmed Hulusi = Onlar yüz çevirdiler. . . Bu yüzden onlara Arım Seli'ni irsâl ettik ve (baraj yıkılmasıyla oluşan bu sel ile) onların iki bahçesini, acı meyveli ağaçlar ve birkaç sedir ağacından ibaret hâle dönüştürdük.

a’radû

  Sebe’ / 16 -

 Ahmet Tekin = Ama onlar bu nimetlere şükürden yüz çevirdiler. Bu yüzden, bendi tahrip edilerek yıkılan barajlarının sularını, Arim Sellerini onlara musallat ettik. Onların iki bahçesini, acı buruk yemişli ılgın ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki harap bahçeye çevirdik.

a’radû

  Sebe’ / 16 -

 Ahmet Varol = Ancak onlar yüz çevirdiler. Bu yüzden biz de üzerlerine Arim selini gönderdik ve onların iki bahçelerini, buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde az sayıda Sedir ağacı bulunan iki bahçeye dönüştürdük.

a’radû

  Sebe’ / 16 -

 Ali Bulaç = Ancak onlar yüz çevirdiler, böylece biz de onlara Arim selini gönderdik. Ve onların iki bahçesini, buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde az bir şey de sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük.

a’radû

  Sebe’ / 16 -

 Ali Fikri Yavuz = Fakat onlar, (peygamberlerin davetini kabulden) yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim vadisinin selini salıverdik ve o güzelim iki taraflı bahçelerini, buruk yemişli, acı meyvalı, dikeni çok ve meyvası az ağaçlardan ibaret iki harab bahçeye çevirdik.

a’radû

  Sebe’ / 16 -

 Ali Ünal = Fakat onlar bu davetten hoşlanmadılar ve yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine (yıkılan) barajlardan boşanmış bir sel gönderdik ve onların sağdan–soldan uzanıp giden o güzelim bahçelerini içinde sadece acı–buruk yemişli bitkiler, ılgınlık ve meyvesi az, dikeni çok ağaçlar biten bahçelere çevirdik.