Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Diyanet İşleri = Allah’a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar için elem dolu bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun Allah'a ki senden önce de ümmetlere peygamberler göndermiştik de Şeytan, onların yaptıkları şeyleri bezemiş, hoş göstermişti onlara ve o, bugün de dostudur onların ve onlara elemli bir azap var.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Abdullah Parlıyan = Andolsun O Allah'a ki, senden önce de diğer ümmetlere peygamberler göndermişti de, şeytan onların yaptıklarını onlara süslü göstermişti, mesajlarımızı hep reddettiler. Zaten şeytan, bugün de onların dostudur. Bu yüzden onlara can yakıcı bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Adem Uğur = Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere de (peygamberler) göndermişizdir. Fakat şeytan onlara işlerini süslü gösterdi de (iman etmediler). işte o, bugün onların velisidir. Ve onlar için elem verici bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Ahmed Hulusi = Tallahi. . . Andolsun ki, senden önceki ümmetlere de irsâl ettik de, şeytan onlara yaptıklarını süsledi (Rasûllerin bildirdiklerini inkâr ettiler)! O (şeytan - vehim) bugün (de) onların velîsidir. . . Onlar için acı bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Ahmet Tekin = Allah’a andolsun, senden önceki milletlere de özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamberler gönderdik. Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler onlara, amellerini süsleyip güzel gösterdi de, iman etmediler. İşte o, bugün kâfirlerin velisidir, dostudur. Onlara can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Ahmet Varol = Allah'a andolsun ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik. Ancak şeytan onlara yaptıklarını süslü gösterdi. Bugün de onların dostu odur ve onlara acıklı bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Ali Bulaç = Andolsun Allah'a, senden önceki ümmetlere de (elçiler) gönderdik, fakat şeytan onlara yapıp ettiklerini süslü göstermiştir; bugün de onların velisi odur ve onlar için acı bir azab vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah’a yemin olsun ki, biz, senden önce bir çok ümmetlere Peygamberler gönderdik de Şeytan, onlara, amellerini bezeyip güzel gösterdi. Bugün de o Şeytan, kâfirlerin dostudur (senden önceki peygamberler tekzip edildikleri gibi, şimdi seni de tekzip ediyorlar.) Onlara çok acıklı bir azap var.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Ali Ünal = Allah’a andolsun ki (ey Rasûlüm), senden önce pek çok müşrik topluma da (kendilerini irşad için) rasûller gönderdik; fakat şeytan, onlara bâtıl amellerini süslüpüslü gösterdi (de, rasûlleri yalanladılar). (Senin rasûl bulunduğun ve Kur’ân’ın indirildiği) bugün de şeytan yine müşriklere yakındır ve onlar, onu yine dost edinip peşisıra gitmektedirler. (Öncekiler için olduğu gibi) onlar için de çok acı bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah'a andolsun ki, senden önceki topluluklara da peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini süslü gösterdi. Bugün de onların dostudur. Onlar için elem verici bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Bekir Sadak = Allah'a and olsun ki, senden onceki ummetlere peygamberler gonderdik. seytan yaptiklarini onlara hep guzel gosterdi. Bugun de dostlari odur. Onlara can yakici azap vardir.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Celal Yıldırım = Şanıma and olsun ki, biz senden önce ümmetlere peygamberler gönderdik. Şeytan ise onların (o bâtıl ve yaramaz) işlerini onlara süslü ve çekici gösterdi. Bugün de şeytan, onların sahibi ve dostudur ve onlar için elem verici bir azâb vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah'a andolsun ki, senden önce de çeşitli ümmetlere peygamberler gönderdik. Şeytan onlara yaptıkları kötülükleri güzel gösterdi. O, bugün de onların (inkârcıların) dostudur. Onlar için acıklı bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah'a and olsun ki, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Şeytan yaptıklarını onlara hep güzel gösterdi. Bugün de dostları odur. Onlara can yakıcı azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Diyanet Vakfi = Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere de (peygamberler) göndermişizdir. Fakat şeytan onlara işlerini süslü gösterdi de (iman etmediler). işte o, bugün onların velisidir. Ve onlar için elem verici bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Edip Yüksel = ALLAH'a andolsun ki senden önceki toplumlara da elçiler gönderdiğimizde şeytan işlerini onlara güzel gösterdi. Nitekim onların velisi (yakın arkadaşı) bugün odur. Onlar acı bir azaba mahkum olmuşlardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Tallahi biz senden evvel bir çok ümmetlere Resuller gönderdik, buna karşı Şeytan onlara amellerini tezyin etti, bu gün de o onların veliysidir ve onlara elîm bir azâb var

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah'a andolsun ki, senden önce birçok ümmetlere peygamberler gönderdik, ne var ki, şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi. Bugün de onların dostudur. Onlar için acı bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'a yemin olsun ki, biz senden önce bir çok ümmetlere peygamberler gönderdik. Ne var ki şeytan, onlara amellerini bezeyip süslü gösterdi. Bugün de o şeytan, kâfirlerin dostudur. Onlar için acı bir azab vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Gültekin Onan = Andolsun Tanrı'ya, senden önceki ümmetlere de (elçiler) gönderdik, fakat şeytan onlara yapıp ettiklerini süslü göstermiştir; bugün de onların velisi odur ve onlar için acı bir azab vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Harun Yıldırım = Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere de göndermişizdir. Fakat şeytan onlara işlerini süslü gösterdi de (iman etmediler). işte o, bugün onların velisidir. Ve onlar için elem verici bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Hasan Basri Çantay = Allaha andolsun ki biz senden evvelki ümmetlere de peygamberler göndermişizdir de şeytan onların yapdıklarını kendilerine süsleyib hoş göstermişdir. İşte o, bu gün de onların velîsidir. (Bütün) onlara en acıklı bir azâb vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Hayrat Neşriyat = Allah’a yemîn olsun ki, senden evvelki ümmetlere de muhakkak (peygamber)gönderdik; fakat şeytan onlara (kötü) amellerini süsledi; işte o, bugün (dünyada) onların dostudur; fakat (âhirette) onlar için (pek) elemli bir azab vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 İbni Kesir = Allah'a andolsun ki; senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik. Şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi. Bugün de onların dostu odur. Ve onlar için elim bir azab vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Kadri Çelik = Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere de (peygamberler) gönderdik. Fakat şeytan onlara yapıp ettiklerini süslü göstermiştir. Bugün de onların velisi odur ve onlar için elim bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Muhammed Esed = Allah tanıktır ki, (ey Peygamber,) senden önceki çağlarda da (muhtelif) toplumlara elçiler gönderdik: fakat Şeytan onlara (da) yapıp ettiklerini güzel gösterdi(ği için hakkı inkara şartlanmış olanlar mesajlarımızı dinlemeyi hep reddettiler); Şeytan (geçmişte olduğu gibi) bugün de onlarla sıkı fıkı; bu yüzden de onları zorlu bir azap bekliyor.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Mustafa İslamoğlu = Allah şahittir ki, senden önceki toplumlara da nice elçiler göndermişizdir: fakat Şeytan onlara eylemlerini güzel göstermiştir. Bakın işte o bugün onların kılavuzudur, fakat (yarın) onları yürek yakan bir ceza beklemektedir.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Allah'a kasem olsun ki senden evvel de ümmetlere peygamberler gönderdik. Şeytan ise onlara amellerini süsleyiverdi. Artık o, bugün onların velîsidir ve onlar için pek acıklı bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Ömer Öngüt = Resulüm! Allah'a andolsun ki senden önceki ümmetlere de peygamberler göndermişizdir. Fakat şeytan onlara yaptıkları işlerini hep güzel gösterdi. Bugün de dostları odur ve onlar için elem verici bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Şaban Piriş = -Allah’a andolsun ki, senden önceki ümmetlere de (peygamberler) gönderdik. Fakat, şeytan onlara yaptıklarını süslü gösterdi. Bugün de o, onların velisidir ve onlara can yakıcı bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Sadık Türkmen = Allah’a ant olsun, senden önceki toplumlara da elçi gönderdik. Şeytan, yaptıkları işleri kendilerine süslü gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlara can yakıcı bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Seyyid Kutub = Allah'a andolsun ki, senden önce de çeşitli ümmetlere de peygamberler gönderdik. Şeytan onlara yaptıkları kötülükleri güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur. Onları acıklı bir azap bekliyor.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Suat Yıldırım = Allah şahittir ki, Biz senden önce bir çok ümmete kendilerini irşad etmeleri için resuller gönderdik, fakat şeytan onların batıl işlerini kendilerine güzel gösterdi. Bu yüzden peygamberlerini yalancı saydılar. İşte şeytan dünyada olduğu gibi, bu gün de onların dostudur. Onlara gayet acı bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Süleyman Ateş = Allah'a andolsun ki senden önceki milletlere de elçi gönderdik; şeytân onlara yaptıkları işleri süsledi. (Bu yüzden peygamberleri yalanladılar). O, bugün de onların dostudur. Onlar için acı bir azâb vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Tefhim-ul Kuran = Andolsun Allah'a, senden önceki ümmetlere de (peygamberler) gönderdik, fakat şeytan onlara yapıp ettiklerini süslü göstermiştir; bugün de onların velisi odur ve onlar için acıklı bir azab vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Ümit Şimşek = Allah'a and olsun, senden önceki ümmetlere de Biz peygamberler gönderdik; şeytan ise yaptıklarını kendilerine hoş gösterdi. Artık o gün onların dostu şeytandır; onlar için acı bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun Allah'a ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik de şeytan onlara amellerini süslü gösterdi. O, bugün de onların dostudur/ o gün de onların dostu idi. Onlar için acıklı bir azap var.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 İskender Ali Mihr = Allah’a yemin olsun ki; senden önceki ümmetlere (resûller) göndermiştik. Fakat şeytan, onlara amellerini süslü gösterdi. Artık o gün, onların dostu, o (şeytan) olacaktır. Onlar için elîm azap vardır.

a’mâle-hum

  Nahl / 63 -

 İlyas Yorulmaz = Allah’a yemin olsun ki senden önceki toplumlara da elçiler gönderdik. Şeytan (aldatıcı güçler) onlara yaptıklarını süslü gösterdi. Bu gün (hesap günü) onların sığındıkları şeytandır ve onlar için acıklı bir azap vardır.

a’mâle-hum

  Enfâl / 48 -

 Diyanet İşleri = Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.

a’mâle-hum

  Enfâl / 48 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hani o zaman Şeytan, onların yaptıklarını, kendilerine süslü ve hoş göstermişti de bugün insanlardan size üstün olacak yoktur, ben de şüphe yok ki size yardımcıyım demişti. Fakat iki ordu da görününce geri dönüp ben demişti, şüphe yok, sizden uzağım, çünkü ben, sizin görmediklerinizi görmedeyim ve Allah'tan korkmadayım ve Allah'ın cezâsı pek çetindir.

a’mâle-hum

  Enfâl / 48 -

 Abdullah Parlıyan = Güya şeytan o zaman, onlara tüm yapıp ettiklerini güzel ve yerinde gösterip: “Bu gün, kimse sizinle baş edemez; çünkü ben de sizin arkanızdayım” demişti. Fakat iki ordu birbirinin görüş alanına girer girmez, topukları üzerinde geri dönüp; “Yoo” dedi “Ben sizden sorumlu değilim. Çünkü bakın sizin görmediğiniz bir şeyi görüyorum ben ve doğrusu Allah'tan korkuyorum. Çünkü Allah gerçekten azabında çok çetin ve çok şiddetlidir.”

a’mâle-hum

  Enfâl / 48 -

 Adem Uğur = Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de: Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur, şüphesiz ben de sizin yardımcınızım, dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve: Ben sizden uzağım, ben sizin göremediklerinizi (melekleri) görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum; Allah'ın azabı şiddetlidir, dedi.

a’mâle-hum

  Enfâl / 48 -

 Ahmed Hulusi = Hani şeytan onlara davranışlarını süsledi ve (şöyle) dedi: "Bugün sizi kimse yenemez! Ben de muhakkak sizin yanınızdayım". . . İki grup birbirini görünce iki topuğunun üzerine gerisin geri çarketti ve: "Muhakkak ben sizden ayrıyım! Gerçekten ben sizin göremediğiniz şeyleri görüyorum. . . Muhakkak ben Allâh'tan korkarım. . . Allâh Şediyd ül 'Ikab'dır (suçların sonuçlarını en şiddetli şekilde yaşatan)!" dedi.

a’mâle-hum

  Enfâl / 48 -

 Ahmet Tekin = Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler onlara amellerini süsleyip güzel gösterdiği zaman:'Bugün dünyada sizi yenecek hiçbir millet yok, ben de sizi himaye edeceğim' demişti. Fakat iki taraf karşı karşıya gelip birbirlerini gördüklerinde arkasını dönüp kaçtı.'Ben sizden kesinlikle uzağım. Ben sizin göremiyeceğiniz şeyleri görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, emirlerine âsi olma ve davetine icabeti geciktirme suçuna denk, size âdil ceza verme gücüne sahiptir.' dedi.

a’mâle-hum

  Enfâl / 48 -

 Ahmet Varol = Şeytan onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve: 'Bugün insanlar içinde size üstün gelecek yoktur, ben de sizin yanınızdayım' demişti. İki grup karşı karşıya geldiğinde ise ökçelerinin üstüne geri dönüp: 'Ben sizden uzağım, ben sizin göremediğinizi görüyorum; ben Allah'tan korkuyorum. Allah, azabı çetin olandır' dedi.

a’mâle-hum

  Enfâl / 48 -

 Ali Bulaç = O zaman şeytan onlara amellerini çekici göstermiş ve onlara: "Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım" demişti. Ne zaman ki, iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde geri döndü ve: "Şüphesiz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan da korkuyorum" dedi. Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

a’mâle-hum

  Enfâl / 48 -

 Ali Fikri Yavuz = O zaman (Bedir savaşı için) Şeytan, onların yaptıklarını allayıp-pullayıp şöyle demişti: “- Bugün insanlardan size galip gelecek hiç bir kimse yoktur. Ben de size muhakkak yardımcıyım.” Fakat iki ordu karşı karşıya görününce, arkasını dönüp kaçarak şöyle dedi: “- Ben, sizden kesin olarak uzağım. Ben sizin göremiyeceğiniz şeyleri (melekleri) görüyorum. Ben gerçekten Allah’dan korkarım. Allah’ın azabı çok şiddetlidir.”

a’mâle-hum

  Enfâl / 48 -

 Ali Ünal = O zaman, şeytan onlara yaptıklarını süsleyip, “Bugün, insanlar arasında size galip gelebilecek hiçbir kuvvet yoktur; ben de yanınızdayım!” demişti. Ama ne zaman ki iki ordu savaş düzeninde karşı karşıya geldi, o zaman topukları üzerinde gerisin geriye dönüp kaçmaya durdu ve “Benim sizinle bir alâkam yoktur. Şurası bir gerçek ki ben, sizin görmediğinizi görüyorum; hem ben, Allah’tan korkarım da!” deyip sıvışıverdi. Allah, cezalandırması pek çetin olandır.