Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Diyanet İşleri = Medyen’e de kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber olarak gönderdik. Şu’ayb, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın” dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Medyen'e de kardeşleri Şuayb'i göndermiştik de ey kavmim demişti, kulluk edin Allah'a ve umun âhiret gününü ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışmayın.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Abdullah Parlıyan = Medyen halkına da, kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O da toplumuna: “Ey halkım!” diye seslendi. “Yalnız Allah'a kulluk edin ve ahiret günündeki mutluluğa umut bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak kötülük işlemeyin.”

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Adem Uğur = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik ve Şuayb: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe umut bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın! dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Ahmed Hulusi = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı. . . Dedi ki: "Ey yurttaşlarım. . . Allâh'a ibadet edin, sonsuz geleceğe iman edin ve bozguncular olarak yeryüzünde taşkınlık yapmayın. "

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Ahmet Tekin = Medyen’e de özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, kardeşleri Şuayb’ı peygamber olarak gönderdik. Şuayb:'Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin. Âhiret gününe, ilâhî himayeye mazhar olma ümidiyle hazırlık yapın. Ülkede, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmakta, küfürde ileri gitmeyin.' dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Ahmet Varol = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Dedi ki: 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin ve ahiret gününe umut bağlayın. Yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.'

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Ali Bulaç = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik) Böylece dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin ve ahiret gününü umud edin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Ali Fikri Yavuz = Medyen’e de kardeşleri Şuayb’i peygamber olarak gönderdik de şöyle dedi: “- Ey kavmim! Allah’a ibadet edin ve ahiret gününe ümid besleyin (sevabını umduğunuz işleri yapın). Yeryüzünde fesadçılar olarak isyan etmeyin.”

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Ali Ünal = Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Onlara dedi ki: “Ey halkım! Yalnızca Allah’a ibadet edin; (dünyada yaptıklarınız karşılığında sorguya çekileceğinizin şuuru içinde) Âhiret Günü’ne hazırlıklı bulunun ve ülkede birer bozguncu kesilip, taşkınlık yapmayın.”

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Bayraktar Bayraklı = Medyen'e de kardeşleri Şu‘ayb'ı gönderdik ve Şu‘ayb şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz, âhiret gününe umut besleyiniz, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayınız!”[410]

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Bekir Sadak = Medyen halkina kardesleri suayb'i gonderdek. O, «Ey milletim! Allah'a kulluk edin, ahiret gunune umut besleyin. Yeryuzunde bozgunculuk yaparak karisiklik cikarmayin» dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Celal Yıldırım = Medyen'e de kardeşleri Şuâyb'ı (uyarıcı peygamber) gönderdik ; «ey kavmim» dedi, «Allah'a tapın, Âhiret gününe (oradaki mutluluğa) umut bağlayın ve sakın yeryüzünde fesâd çıkararak ortalığı karıştırmayın.»

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Cemal Külünkoğlu = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şuayb: “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Ahiret günü(nün mükafatına) umut bağlayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!” dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Diyanet İşleri (eski) = Medyen halkına kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O, 'Ey milletim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe umut besleyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın' dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Diyanet Vakfi = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik ve Şuayb: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe umut bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın! dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Edip Yüksel = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı... 'Halkım, ALLAH'a kulluk edin, ahiret gününü arayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın,'demişti.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Medyene de kardeşleri Şuayb'ı, vardı dedi ki: ey kavmim, Allaha ıbadet edin de son güne ümid besleyin; müfsidlikle yeryüzünü berbad etmeyin

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı (gönderdik); vardı dedi ki: «Ey kavmim, Allah'a ibadet edin de son güne ümit besleyin; bozgunculukla yeryüzünü berbat etmeyin!»

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik ve Şuayb, «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe ümit bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!» dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Gültekin Onan = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Böylece dedi ki: "Ey kavmim, Tanrı'ya kulluk edin ve ahiret gününü umud edin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Harun Yıldırım = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik ve Şuayb: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe umut bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın! dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Hasan Basri Çantay = «Medyen» e de biraderleri Şuaybı (gönderdik) de dedi ki: «Ey kavmim, Allaha ibâdet edin. Âhiret gününe umud bağlayın. Yer yüzünde fesadcılar olarak bozgunculuk yapmayın».

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Hayrat Neşriyat = Medyen (halkın)a da kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). Böylece (onlara): 'Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; âhiret gününe ümid bağlayın ve yeryüzünde fesad çıkaran kimseler olarak bozgunculuk yapmayın!' dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 İbni Kesir = Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı: Ey kavmim; Allah'a ibadet edin, ahiret gününe ümid bağlayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayım, dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Kadri Çelik = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Böylece, “Ey kavmim, Allah'a kulluk edin ve ahiret gününe ümit bağlayın ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın” dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Muhammed Esed = Medyen (halkına) da kardeşleri Şuayb(ı gönderdik). O, "Ey halkım!" diye seslendi, "(Yalnız) Allah'a kulluk edin, Ahiret Günü'nü bekleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak kötülük işlemeyin!"

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Mustafa İslamoğlu = Medyen'e de, soydaşları Şuayb'i (göndermiştik); ve o "Ey kavmim!" demişti, "Allah'a kulluk edin ki Ahiret Günü'ne umutla bakabilesiniz; dahası, kötülüğü yaygınlaştırarak yeryüzünde ahlaki çürümeye meydan vermeyin!"

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a ibadet ediniz, son güne ümitvar olunuz. Ve yeryüzünde müfsitler olarak fesat çıkarmayınız.»

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Ömer Öngüt = Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Dedi ki: “Ey Kavmim! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününe umut bağlayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. ”

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Şaban Piriş = Medyen’e de kardeşleri Şuayb’i gönderdik: -Ey kavmim, dedi. Allah’a kulluk edin ve ahiret gününü bekleyin, Yeryüzünde bozgunculuk yapıp, kargaşa çıkarmayın!

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Sadık Türkmen = Ve medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin ve ahiret gününü umun! Bozgunculuk ederek yeryüzünde terör yapmayın.”

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Seyyid Kutub = Medyenliler'e de kardeşleri Şuayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şuayb dedi ki; «Ey soydaşlarım, Allah'a kulluk sununuz, ahiret gününü hiç aklınızdan çıkarmayınız, yeryüzünde kargaşa çıkarıp dirliği bozmayınız.»

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Suat Yıldırım = Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı gönderdik, onlara dedi ki: "Ey benim halkım! Yalnız Allah’a ibadet edin, âhiret gününü bekleyin ve ülkede fesatçılık yaparak düzeni bozmayın!"

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Süleyman Ateş = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'i (gönderdik): "Ey kavmim, dedi, Allah'a kuluk edin, âhiret gününü umun, yeryüzünde karışıklık çıkarıp bozgunculuk yapmayın!"

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Tefhim-ul Kuran = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Böylece dedi ki: «Ey kavmim, Allah'a kulluk edin ve ahiret gününü umud edin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.»

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Ümit Şimşek = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdiğimizde, 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin,' dedi. 'Âhiret gününü bekleyin; fesat çıkarıp da memleketi birbirine katmayın.'

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şöyle dedi: "Ey toplumum, Allah'a kulluk/ibadet edin. Âhiret gününe umut bağlayın. Bozgunculuk yaparak ülkenin huzurunu kaçırmayın."

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 İskender Ali Mihr = Ve Medyen (halkına), onların kardeşi Şuayb’ı (gönderdik). O zaman onlara: "Ey kavmim! Allah’a kul olun ve ahiret gününü (Allah’a ulaşma gününü) dileyin. Yeryüzünde fesat çıkaranlar olarak azgınlık etmeyin (Allah’a ulaşmaya mani olmayın)." dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 36 -

 İlyas Yorulmaz = Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı elçi olarak gönderdik. Onlara “Ey Kavmim! Yalnızca Allah’a kulluk edin. Ahiret gününü aklınızdan çıkarmayın, yer yüzünde bozgunculuk yaparak taşkınlık yapmayın” dedi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 16 -

 Diyanet İşleri = İbrahim’i de peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: “Allah’a kulluk edin, O’na karşı gelmekten sakının. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.”

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 16 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve İbrahîm de hani kavmine demişti ki: Allah'a kulluk edin ve çekinin ondan; bilseniz bu, size daha hayırlıdır.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 16 -

 Abdullah Parlıyan = İbrahim de bizden aldığı vahiy gereği, kavmine dönerek: “Allah'a kulluk edin ve hayatınızı Allah'ın kitabına göre yaşayın. Bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır!” diye seslendi.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 16 -

 Adem Uğur = İbrahim'i de gönderdik. O kavmine şöyle demişti: Allah'a kulluk edin. O'na karşı gelmekten sakının. Eğer bilmiş olsanız bu sizin için daha hayırlıdır.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 16 -

 Ahmed Hulusi = İbrâhim’i de, kavmine peygamber olarak gönderdik. Hani kavmine:'Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin, O’na sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Eğer bilmiş olsanız, bu sizin için daha hayırlıdır.' demişti.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 16 -

 Ahmet Tekin = İbrâhim’i de, kavmine peygamber olarak gönderdik. Hani kavmine:'Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin, O’na sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Eğer bilmiş olsanız, bu sizin için daha hayırlıdır.' demişti.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 16 -

 Ahmet Varol = İbrahim de; hani kavmine şöyle demişti: 'Allah'a kulluk edin ve O'ndan sakının. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 16 -

 Ali Bulaç = İbrahim de; hani kavmine demişti ki: "Allah'a kulluk edin ve O'ndan sakının, eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır."

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 16 -

 Ali Fikri Yavuz = İbrahîm’i de kavmine peygamber gönderdik. Hani kavmine şöyle demişti: “- Allah’a ibadet edin; ve O’ndan korkun. Bu sizin için daha hayırlıdır, eğer bilirseniz.

a’budûllâhe (a’budû allâhe)

  Ankebût / 16 -

 Ali Ünal = İbrahim’i de (rasûl olarak görevlendirdik). O, halkına şöyle dedi: “Yalnızca Allah’a ibadet edin ve O’na gönülden saygı besleyin, O’na isyandan ve dolayısıyla azabından sakının. Eğer bilirseniz, hakkınızda hayırlı olan budur.