Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Diyanet İşleri = (18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, “Bize gelin” diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler. Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler. İşte onlar iman etmediler. Allah da onların amellerini boşa çıkardı. Bu, Allah’a kolaydır.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gerçekten de sizden geri kalanları ve kardeşlerine de bize gelin diyenleri bilir ve bunların pek azı savaşa gelir ancak.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Abdullah Parlıyan = Allah içinizden savaştan geri bırakmaya çalışan münafık ve Yahudilerden kendi kardeşlerine: “Bize gelin, onlarla savaşmayın diyenleri” bilir. Zaten onlardan pek azı, savaşın sıkıntı ve şiddetine göğüs gererek katılırlar.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Adem Uğur = Allah, içinizden (savaştan) alıkoyanları ve yandaşlarına: "Bize katılın" diyenleri gerçekten biliyor. Zaten bunların pek azı savaşa gelir.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Ahmed Hulusi = Sizden bu işi savsaklayıp ve cemaatine de: "(Rasûlullah'ı bırakın) bize gelin!" diyenleri Allâh gerçekten bilir! Zaten onlar savaşa pek az gelirler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Ahmet Tekin = Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve akrabalarına:'Bize katıl' diyenleri biliyor. Zaten bunların pek azı kısa bir süre savaşa katılır.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Ahmet Varol = Allah içinizden (savaştan) [1] alıkoyanları ve kardeşlerine: 'Bize gelin' diyenleri bilmektedir. Çok azı dışında onlar savaşa da gelmezler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Ali Bulaç = Gerçekten Allah, içinizden alıkoyanları ve kardeşlerine: "Bize gelin" diyenleri bilir. Bunlar, pek azı dışında zorlu savaşlara gelmezler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Ali Fikri Yavuz = Muhakkak ki Allah, içinizden peygambere yardımdan alıkoyan münafıkları ve kardeşlerine: “- Bize gelin, peygamberi bırakın” diyenleri biliyor. Bunlardan ancak pek azı harbe geliyorlardı.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Ali Ünal = Allah, içinizden başkalarını savaştan alıkoymaya çalışanları ve kardeşlerine, “Hayatınızı tehlikeye atmayı bırakın da, hadi bize katılın!” deyip duranları elbette biliyor. Onlar zaten savaşa pek az iştirak etmekteydiler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah, sizden savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine “Bize katılın!” diyenleri, kesin olarak bilmektedir. Zaten bunların pek azı savaşa gelir.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Bekir Sadak = (18-19) Allah, icinizden sizi alikoyanlari, size Allah'in yardimini kiskanarak, kardeslerine «Bize gelin, zorlanmadikca savasa gitmeyin» diyenleri bilir. Kalblerine korku gelince olum bayginligi geciren kimse gibi gozleri donerek, sana baktiklarini gorursun. Korkulari gidince iyiliginize olani cekemeyip sivri dilleriyle sizi incitirler. Bunlar inanmamislardir, Allah, bu sebeple islerini bosa icikarmistir; bu, Allah icin kolaydir.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Celal Yıldırım = Allah gerçekten içinizden (başkalarını) alıkoyup ağır davrananları ve kardeşlerine, «kalkın bize gelin !» diyenleri bilir. Zaten onlardan ancak pek azı savaşın sıkıntı ve şiddetine (göğüs gerip) gelirler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Cemal Külünkoğlu = (18-19) Allah içinizden bozgunculuğa meyledip savaştan alıkoyan (münafık)ları ve kardeşlerine de: “Bize gelin (savaşa gidip ölmeyin)” diyenleri elbette biliyor. Zaten bunlardan pek azı dışındakiler savaşa gelmezler. (Savaşa gelseler bile) size karşı pek yardım etmek istemezler ve sizi kıskanırlar. Şayet korku gelecek olsa, ölümden dolayı üstüne baygınlık çökmüş kimseler gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince, hayra karşı cimrilik eden kimseler olarak sizi keskin dilleriyle (eleştirip) incitirler. İşte onlar (gönülden) iman etmemişlerdir. Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu, Allah'a göre pek kolaydır.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Diyanet İşleri (eski) = (18-19) Allah, içinizden sizi alıkoyanları, size Allah'ın yardımını kıskanarak, kardeşlerine 'Bize gelin, zorlanmadıkça savaşa gitmeyin' diyenleri bilir. Kalblerine korku gelince ölüm baygınlığı geçiren kimse gibi gözleri dönerek, sana baktıklarını görürsün. Korkuları gidince iyiliğinize olanı çekemeyip sivri dilleriyle sizi incitirler. Bunlar inanmamışlardır, Allah, bu sebeple işlerini boşa çıkarmıştır; bu, Allah için kolaydır.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Diyanet Vakfi = Allah, içinizden (savaştan) alıkoyanları ve yandaşlarına: «Bize katılın» diyenleri gerçekten biliyor. Zaten bunların pek azı savaşa gelir.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Edip Yüksel = ALLAH, içinizden alıkoyanları ve kardeşlerine, 'Bize gelin,' diyenleri bilmektedir. Onlar ender olarak savunmaya katılırlar.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Allah şübhesiz biliyor, içinizden o savsaklıyanları ve ihvanlarına «bize gelin» diyenleri ki harbe pek az geliyorlardı

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şüphesiz Allah içinizden o savsaklayanları ve kardeşlerine: «Bize gelin!» diyenleri biliyor. (Onlar) harbe pek az geliyorlardı.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şüphesiz Allah, içinizden o savsaklayanları ve kardeşlerine: «Bize gelin» diyenleri biliyor. Onlar harbe pek az geliyorlardı.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Gültekin Onan = Gerçekten Tanrı, içinizden alıkoyanları ve kardeşlerine: "Bize gelin" diyenleri bilir. Bunlar, pek azı dışında zorlu savaşlara gelmezler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Harun Yıldırım = Allah, içinizden (savaştan) alıkoyanları ve yandaşlarına: "Bize katılın" diyenleri gerçekten biliyor. Zaten bunların pek azı savaşa gelir.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Hasan Basri Çantay = Allah, içinizden (insanları Resulüllahdan) geri bırakanları, kardeşlerine (yaranına): «Bize gelin» diyenleri muhakkak biliyor. Bunların pek azından başkası harbe gelmezler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Hayrat Neşriyat = Allah, içinizden (savaştan) alıkoyanları ve kardeşlerine: 'Bize gelin!' diyenleri şübhesiz ki biliyor. Zâten (onlar) savaşa ancak pek az gelirler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 İbni Kesir = Doğrusu Allah; içinizden sizi alıkoyanları ve kardeşlerine; bize gelin, diyenleri bilir. Bunlar harbe pek az iştirak ediyorlardı.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Kadri Çelik = Gerçekten Allah, içinizden (cihattan) alıkoyanları ve kardeşlerine, “Bize gelin” diyenleri bilmektedir. Bunlar, pek azı dışında zorlu savaşlara gelmezler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Muhammed Esed = Allah, içinizden başkalarını (O'nun yolunda savaşmaktan) alıkoyanları da; kendileri savaşa pek az katıldıkları halde kardeşlerine, "Bizimle gelin (ve düşmana karşı koyun)!" diyenleri de iyi bilir,

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Mustafa İslamoğlu = Doğrusu Allah içinizden (başkalarını savaştan) caydıranları da, kendileri muharebeye çok az katıldıkları halde "Haydi, katılın bize!" diyenleri de çok iyi bilir.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Muhakkak ki, Allah içinizden (sizi) geri bırakanları ve kardeşlerine, «Bize gelin,» diyenleri bilir. Halbuki onlar savaşa gelmezler; birazı müstesna!

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Ömer Öngüt = Doğrusu Allah içinizden sizi alıkoyanları ve kardeşlerine: “Bize gelin!” diyenleri kesinlikle bilir. Onlardan pek azı (o da gösteriş olarak) savaşa gelir. (Çoğunluğu ise savaşa gelmezler).

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Şaban Piriş = Allah, aranızdan savaştan alıkoymaya çalışanları ve kardeşlerine “Bize gelin” diyenleri elbette bilir. Bunlar, pek azı hariç, zora gelemezler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Sadık Türkmen = Şüphesiz Allah, içinizden (insanları) engelleyenleri ve kardeşlerine: “Bize gelin” diyenleri biliyor. Onlar ülkelerini savunmak için savaşa ancak pek az gelirler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Seyyid Kutub = Allah içinizde savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine «Bize gelin zorlanmadıkça savaşmayın» diyenleri gerçekten bilir. Zaten bunlardan pek azı savaşa gelir.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Suat Yıldırım = Allah içinizden bozgunculuğa meyledip savaştan alıkoymak isteyenleri ve kardeşlerine: "Bize gelin" diyenleri elbet biliyor. Zaten bunlardan ancak pek az bir kısmı savaşa geliyorlardı.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Süleyman Ateş = Allâh içinizden (savaştan) alıkoyanları ve kardeşlerine: "Bize gelin!" diyenleri biliyor. Onlar savaşa pek az gelirler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Tefhim-ul Kuran = Gerçekten Allah, içinizden alıkoyanları ve kardeşlerine: «Bize gelin» diyenleri bilmektedir. Bunlar, pek azı dışında zorlu savaşlara gelmezler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Ümit Şimşek = İçinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine 'Bize gelin' diyenleri Allah biliyor. Onlardan pek azı savaşa gelir.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah, içinizden hem tembellik edip hem de başkalarını geri bırakanları ve kardeşlerine, "Hadi bize gelin!" diyenleri biliyor. Zaten onlar savaşa/zora çok az gelirler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 İskender Ali Mihr = Sizden muavvik olanları (Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e yardıma mani olanları) ve kardeşlerine: "Bize gelin." diyenleri, Allah kesinlikle biliyordu. Ve onlar, pek azı hariç, savaşa gelmezler.

ıhvâni-him

  Ahzâb / 18 -

 İlyas Yorulmaz = Allah, sizden savaş için size katılmayı önleyenleri, biliyor. Kardeşlerine “Bize gelin” diyorlar. Onlardan pek azı hariç sıkıntıya gelemiyorlar.

li ıhvâni-him

  Âl-iİmrân / 156 -

 Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, “Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi” diyen inkârcılar gibi olmayın. Allah, bunu (bu düşünceyi) onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, yaşatır ve öldürür. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

li ıhvâni-him

  Âl-iİmrân / 156 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, sakın kâfir olup da sefere çıkan, yahut savaşa giden kardeşlerine, bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi, öldürülmezlerdi diyenlere benzemeyin. Allah, bunu, onların yüreklerine bir hasret olarak yerleştirdi. Halbuki dirilten de Allah'tır, öldüren de ve Allah, bütün yaptıklarınızı görür.

li ıhvâni-him

  Âl-iİmrân / 156 -

 Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Uzak yerlere seyahate çıkan veya savaşa katıldıktan sonra ölen kardeşleri hakkında “Bizimle kalmış olsalardı ölmeyeceklerdi veya öldürülmemiş olacaklardı” diyen, gerçekleri örtbas eden kâfirler gibi olmayın. Zira Allah, bu gibi düşünceleri onların kalplerinde acı bir pişmanlık kaynağı yapacaktır. Çünkü hayat bağışlayan ve ölüme hükmeden yalnızca Allah'tır. Allah yaptığınız herşeyi görmektedir.

li ıhvâni-him

  Âl-iİmrân / 156 -

 Adem Uğur = Ey iman edenler! Sizler, inkâr edenler ve yeryüzünde sefere çıkan veya savaşan kardeşleri hakkında: "Eğer bizim yanımızda kalsalardı ölmezler, öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın. Allah bu kanaatı onların kalplerine (kaybettikleri yakınları için onulmaz) bir hasret (yarası) olarak koydu. Canı veren de alan da Allah'tır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görür.

li ıhvâni-him

  Âl-iİmrân / 156 -

 Ahmed Hulusi = Ey iman edenler. . . Dünyada gezip dolaşan ya da savaşa çıkan kardeşleri için "Eğer yanımızda kalsalardı ölmemiş veya öldürülmemiş olacaklardı" diyerek hakikati inkâr edenler gibi olmayın! Allâh bu fikri onların içinde bir hasretlik acısı olarak meydana getirdi. Allâh diriltir ve Allâh öldürür (sebepler değil)! Allâh yapmakta olduklarınızı (Esmâ'sı itibarıyla onların hakikati ve dahi yaratıcısı olması ile) Basıyr'dir (değerlendirendir).

li ıhvâni-him

  Âl-iİmrân / 156 -

 Ahmet Tekin = Ey iman nimetine kavuşanlar, sizler, yeryüzünde ticaret ve rızkını kazanmak için sefere çıkan veya savaşan kardeşlerine:'Eğer bizim yanımızda kalsalardı ölmezlerdi, öldürülmezlerdi' diyenler, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler gibi olmayın. Allah, bu düşünceyi, onların kalplerine dayanılmaz bir üzüntü ve pişmanlık olarak koydu. Hayat veren, yaşatan Allah’tır, eceller gelince ölümü gerçekleştirecek olan da Allah’tır. Allah işlediğiniz amellerin hepsini biliyor, görüyor.

li ıhvâni-him

  Âl-iİmrân / 156 -

 Ahmet Varol = Ey iman edenler! Kardeşleri yola çıktıklarında veya savaşa katıldıklarında onlar hakkında: 'Bizim yanımızda olsalardı ölmezler ve öldürülmezlerdi' diyen inkarcılar gibi olmayın. Allah bunu onların kalplerine bir hasret olarak yerleştirdi. Dirilten de öldüren de Allah'tır. Allah yaptıklarınızı görmektedir.

li ıhvâni-him

  Âl-iİmrân / 156 -

 Ali Bulaç = Ey iman edenler, inkâr edenler ile yeryüzünde gezip dolaşırken veya savaşta bulundukları sırada (ölen) kardeşleri için: "Yanımızda olsalardı, ölmezlerdi, öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın. Allah, bunu onların kalplerinde onulmaz bir hasret olarak kıldı. Dirilten ve öldüren Allah'tır. Allah, yaptıklarınızı görendir.

li ıhvâni-him

  Âl-iİmrân / 156 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Kardeşleri yeryüzünde dolaştığı veya bir savaşta bulundukları zaman, haklarında şöyle söyleyen kâfirler gibi olmayın: “- Bizim yanımızda olsalardı, ölmezler ve öldürülmezlerdi.” Allah onların bu söz ve inançlarını kalblerinde bir keder ve hasret olsun diye bıraktı. Halbuki Allah dilediğini yaşatır, dilediğini de öldürür. Allah, yapmakta olduğunuz şeyleri bilendir.

li ıhvâni-him

  Âl-iİmrân / 156 -

 Ali Ünal = Ey iman edenler! Bizzat küfre batmış ve (onlarla aynı halka mensup olmaları ve aynı coğrafyayı paylaşmaları sebebiyle) kardeşleri (konumunda bulunan insanlar) seferde veya herhangi bir gazada öldürüldükleri takdirde onlar hakkında, “Bizim yanımızda bulunsalardı ölmezler veya öldürülmezlerdi.” diyenler gibi olmayın. Allah, onların kalbinde bir hicran, bir yürek yarası bırakıyor. Oysa hayatı veren de, hayatı alan da Allah’tır. Allah, ne yapıp ediyorsanız hepsini hakkıyla görendir.