Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Diyanet İşleri = Allah’ı bırakıp tapındıklarınızın hepsi sizin gibi (yaratılmış) kullardır. Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi hemen onları çağırın da size cevap versinler (duanıza icabet etsinler).

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'tan başka çağırdıklarınızın hepsi de sizin gibi kuldur. Sözünüz gerçekse çağırın da cevap versinler size.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Abdullah Parlıyan = Allah'tan başka yalvarıp yakardığınız şeylerin hepsi hiç şüphe yok ki, tıpkı sizler gibi yaratılmış varlıklardır. Eğer doğru sözlü kimseler iseniz, haydi onları çağırın da dualarınıza cevap versinler.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Adem Uğur = (Ey kâfirler!) Allah'ı bırakıp da taptıklarınız sizler gibi kullardır. (Onların tanrılığı hakkında iddianızda) doğru iseniz, onları çağırın da size cevap versinler!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Ahmed Hulusi = Allâh dûnunda yöneldikleriniz, muhakkak sizin benzerleriniz kullardır! Eğer (inancınızda) ısrarlıysanız hadi çağırın onları da, size icabet etsinler!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Ahmet Tekin = Allah’ı bırakıp, kulları durumundaki taptıklarınız, yalvardıklarınız da sizin gibi kullardır. Eğer iddianızda doğru iseniz, onlara dua edin de, duanızı kabul edip yerine getirsinler.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Ahmet Varol = Allah'tan başka taptıklarınız da sizin gibi kullardır. Eğer doğru sözlü iseniz çağırın onları da size cevap versinler.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Ali Bulaç = Allah'tan başka taptıklarınız sizler gibi kullardır. Eğer doğru iseniz, hemen onları çağırın da size icabet etsinler.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Ali Fikri Yavuz = Çünkü Allah’dan başka taptıklarınız, sizin gibi kullardır. Eğer dâvanızda sadık iseniz; onları çağırın da size cevap versinler, (ihtiyaçlarınızı karşılasınlar bakalım)

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Ali Ünal = Allah’tan başka kendilerine yönelip yalvardığınız, dua ve ibadet ettiğiniz ne ve kim varsa hepsi sizin gibi yaratılmış kullardır. Siz (başka türlü düşünüyor, başka türlü itikad ediyorsanız ve bu düşünce ve itikadınızda) samimi iseniz, haydi onlara yalvarıp dua edin de, size cevap versinler!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah'tan başka yalvardıklarınız, sizin gibi kullardır. Eğer doğru sözlü iseniz, onları çağırın da size cevap versinler.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Bekir Sadak = Allah'tan baska taptiklariniz putlar da, sizin gibi yaratiklardir. Eger dogru sozlu iseniz, onlari cagirin da size cevap versinler bakalim.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Celal Yıldırım = (Ey Allah'a ortak koşanlar!) Doğrusu Allah'ı bırakıp tapındığınız şeyler, sizin gibi kullardır. Eğer iddianızda doğru iseniz, haydi onları çağırın da size cevap versinler, görelim.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah'tan başka çağırıp, sığındığınız şeylerin hepsi, hiç şüphe yok ki sizler gibi yaratılmış varlıklardır. Eğer doğru sözlü kimselerdenseniz, haydi onları çağırın da dualarınıza icabet etsinler!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah'tan başka taptıklarınız putlar da, sizin gibi yaratıklardır. Eğer doğru sözlü iseniz, onları çağırın da size cevap versinler bakalım.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Diyanet Vakfi = (Ey kâfirler!) Allah'ı bırakıp da taptıklarınız sizler gibi kullardır. (Onların tanrılığı hakkında iddianızda) doğru iseniz, onları çağırın da size cevap versinler!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Edip Yüksel = ALLAH'ın dışında çağırdıklarınız, sizin gibi kullardır. Haydi onları çağırın da size cevap versinler, sözünüzde doğru iseniz!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Çünkü Allahtan başka taptıklarınızın hepsi sizin gibi kullardır, eğer da'vanızda sadıksanız haydi onlara çağırın da size icabet etsinler

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Çünkü Allah'tan başka taptıklarınızın hepsi sizin gibi kullardır. Eğer davanızda doğru iseniz haydi, onları çağırın da size cevap versinler!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'ı bırakıp taptıklarınız da tıpkı sizin gibi kullardır. Eğer iddianızda doğru iseniz haydi onları çağırın da size cevap versinler.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Gültekin Onan = Tanrı'dan başka taptıklarınız sizin gibi kullardır. Haydi onları çağırın da size cevap versinler, sözünüzde doğru iseniz.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Harun Yıldırım = Allah’tan başka ibadet ettikleriniz elbette ki sizin gibi kullardır. Eğer doğru kimselerseniz onları çağırın da size karşılık versinler.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Hasan Basri Çantay = (Ey kâfirler) Allâhı bırakıp tapdığınız (putlar) da sizin gibi kullardır. Eğer (davanızda) doğrucu iseniz haydi onları çağırın da size icabet etsinler!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Hayrat Neşriyat = Allah’dan başka tapmakta olduklarınız da sizin gibi kullardır; eğer (iddiânızda)doğru kimseler iseniz, haydi onları çağırın da size cevab versinler!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 İbni Kesir = Allah'tan başka taptıklarınız da sizin gibi kullardır. Eğer sadıklardan iseniz; haydi onları çağırın da size karşılık versinler.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Kadri Çelik = Allah'tan başka yakardıklarınız da sizin gibi yaratıklardır. Eğer doğru sözlü iseniz, onları çağırın da size cevap versinler bakalım!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Muhammed Esed = Allahtan başka çağırıp, sığındığınız şeylerin hepsi, hiç şüphe yok ki tıpkı sizler gibi yaratılmış varlıklardır: eğer doğru sözlü kimselerdenseniz, haydi onları çağırın da dualarınıza icabet etsinler!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Mustafa İslamoğlu = İyi bilin ki, Allah'tan başka yalvarıp yakardığınız kimseler de sizin gibi yaratılmış varlıklardır. Nitekim eğer doğruluğunuzdan eminseniz, haydi yakarın da duanıza icabet etsinler!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Allah Teâlâ'dan başka taptığınız şeylerde şüphe yok ki, sizler gibi kullardır. Haydi onları çağırınız da size icabet etsinler, eğer siz sâdık kimseler iseniz.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Ömer Öngüt = Doğrusu Allah'ı bırakıp da taptığınız şeyler sizin gibi kullardır. Eğer doğru sözlü iseniz, onları çağırın da size cevap versinler!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Şaban Piriş = Allah’ı bırakıp da dua ettikleriniz sizin gibi kullardır. Eğer doğru söyleyenlerseniz onlara yalvarın da size cevap versinler!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Sadık Türkmen = Allah’tan başka yakardıklarınız sizin gibi kullardır. Haydi onları çağırın size cevap versinler. Eğer doğrulardan iseniz!

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Seyyid Kutub = Allah'ın dışındaki yalvardıklarınız tıpkı sizin gibi birer kul, birer yaratıkdırlar. Eğer onlara ilişkin düşünceniz doğru ise, çağırın onları da, size karşılık versinler bakalım.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Suat Yıldırım = (194-195) Allah’tan başka dua ve ibadet ettiğiniz bütün putlar, sizin gibi kullardır. Onların tanrılığı hakkındaki iddianız yerinde ise, haydi bakalım onları çağırın da size cevap versinler bakalım! Nasıl icabet edecekler ki, onların yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yahut işitecek kulakları mı var, neleri var? De ki: "Haydi bütün şeriklerinizi çağırın, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun, haydi elinizden geliyorsa bir an bile göz açtırmayın!"

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Süleyman Ateş = Allah'tan başka yalvardıklarınız da sizler gibi kullardır, (onların tanrı olduğu hakkındaki iddiânızda) doğru iseniz, çağırın onları da size cevap versinler.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Tefhim-ul Kuran = Allah'tan başka taptıklarınız sizler gibi kullardır. Eğer doğru sözlüler iseniz, hemen onları çağırın da size icabet etsinler.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Ümit Şimşek = Sizin Allah'tan başka yalvardıklarınız da sizin gibi kullardır. Eğer doğru söylüyorsanız, haydi, onlara dua edin de size cevap versinler.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah dışında yakardıklarınız sizin gibi kullardır. Eğer iddianızda haklıysanız, hadi çağırın onları da size cevap versinler.

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki; Allah’tan başka dua ettikleriniz sizler gibi kullardır. Öyleyse onları çağırın. Eğer doğru sözlü iseniz böylece size (sizin duanıza) icabet etsinler (duanızı yerine getirsinler).

ıbâdun

  A’râf / 194 -

 İlyas Yorulmaz = “Allah dan başka yardıma çağırdıklarınız, sizin gibi (Allah’ın) kullarıdır. Eğer doğru söylüyorsanız, onları (Allah’a ortak koştuklarınızı) yardıma çağırın da, sizin çağrınıza cevap versinler. ”

ıbâdun

  Enbiyâ / 26 -

 Diyanet İşleri = (Böyle iken) “Rahmân, çocuk edindi” dediler. O, böyle şeylerden uzaktır, yücedir. Hayır, (evlat diye niteledikleri) o melekler ikrama erdirilmiş kullardır.

ıbâdun

  Enbiyâ / 26 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derler ki: Rahman, kendisine evlât edinmiştir, hâşâ, yücedir, münezzehtir bundan, onlar, kadirleri yüceltilmiş kullardır.

ıbâdun

  Enbiyâ / 26 -

 Abdullah Parlıyan = Rahman olan Allah, melekleri kendisine evlat edindi dediler. Haşa O Allah, ölümlülere mahsus olan, evlat edinme eksikliğinden mutlak anlamda uzaktır. Bilakis o melekler, Allah'ın seçkin, şerefli kullarıdır.

ıbâdun

  Enbiyâ / 26 -

 Adem Uğur = Rahmân (olan Allah, melekleri) evlât edindi, dediler. Hâşâ! O, bundan münezzehtir. Bilakis (melekler), lütuf ve ihsana mazhar olmuş kullardır.

ıbâdun

  Enbiyâ / 26 -

 Ahmed Hulusi = "Rahman çocuk edindi" dediler! Subhan'dır O! Bilakis, ikrama nail olmuş kullardır (İsa ve Allâh'ın kızları diye vehmedilen melekler).

ıbâdun

  Enbiyâ / 26 -

 Ahmet Tekin = Onlar:'Sınırsız rahmeti ile hayat veren, yaşatan, koruyan, rahmetine, lütfuna, hayırlara mazhar eden Rahman olan Allah oğul edindi' dediler. Allah bundan münezzehtir. Melekler, Allah’ın kızları değil, bilâkis lütuf ve ihsana, ikrama mazhar olmuş kullardır.

ıbâdun

  Enbiyâ / 26 -

 Ahmet Varol = 'Rahman çocuk edindi' dediler. O münezzehtir. Hayır (melekler) şerefli kılınmış kullardır.

ıbâdun

  Enbiyâ / 26 -

 Ali Bulaç = "Rahman (olan Allah) çocuk edindi" dediler. O, (bu yakıştırmadan) yücedir. Hayır, onlar (melekler) ikrama layık görülmüş kullardır.

ıbâdun

  Enbiyâ / 26 -

 Ali Fikri Yavuz = Böyle iken (Mekke halkı) dediler ki: “- Rahmân (çok merhametli olan Allah) çocuk edindi. (Melekler Allah’ın kızlarıdır, dendi).” Allah bundan münezzehtir. Doğrusu melekler, (Allah’ın çocukları değil) ikram olunmuş kullardır.

ıbâdun

  Enbiyâ / 26 -

 Ali Ünal = Buna rağmen, bazıları da kalkıp “Rahmân bir çocuk edindi!” iddiasında bulunmaktadır. O, böyle bir şeyden mutlak manâda uzaktır. Onların evlât dedikleri melekler, O’nun ikram ve takdirine mazhar olmuş kullarıdır.