Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

âminen

  İbrahim / 35 -

 Diyanet İşleri = Hani İbrahim demişti ki: “Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.”

âminen

  İbrahim / 35 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = An o zamanı ki İbrahîm, Rabbim demişti, bu şehri emîn et, beni de, oğlumu da putlara tapmaktan uzaklaştır.

âminen

  İbrahim / 35 -

 Abdullah Parlıyan = Hani İbrahim: “Ey Rabbim!” demişti. Bu Mekke şehrini güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan ebediyyen uzak tut.

âminen

  İbrahim / 35 -

 Adem Uğur = Hatırla ki İbrahim şöyle demişti: "Rabbim! Bu şehri (Mekke'yi) emniyetli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!"

âminen

  İbrahim / 35 -

 Ahmed Hulusi = Hani İbrahim şöyle dedi: "Rabbim, şu beldeyi emniyetli kıl. . . Beni de oğullarımı da tanrı edinilenlere tapınmaktan koru. "

âminen

  İbrahim / 35 -

 Ahmet Tekin = Hani İbrâhim:'Rabbim, bu şehri, Mekke’yi, emniyetli ve güvenli hale getir. Beni ve oğullarımı, ağaçtan yontularak, metalden dökülerek yapılan heykellere, putlara tapmaktan uzak tut.' diye dua etmişti.

âminen

  İbrahim / 35 -

 Ahmet Varol = Hani İbrahim şöyle demişti: 'Ey Rabbim! Bu şehri güvenli kıl. Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.

âminen

  İbrahim / 35 -

 Ali Bulaç = Hani İbrahim şöyle demişti: "Bu şehri güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara kulluk etmekten uzak tut."

âminen

  İbrahim / 35 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir de İbrahîm’in şöyle dediği vakti hatırla: “- Rabbim! Bu Mekke diyarını korkulardan emin kıl. Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.

âminen

  İbrahim / 35 -

 Ali Ünal = Bir zaman İbrahim, “Rabbim” diye dua etti: “Bu beldeyi (Mekke) emniyetli kıl ve beni de, evlâtlarımı da putlara tapmaktan koru.

âminen

  İbrahim / 35 -

 Bayraktar Bayraklı = Hani İbrâhim şöyle demişti: “Ey Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!”[245]

âminen

  İbrahim / 35 -

 Bekir Sadak = Ibrahim soyle demisti: «Rabbim! Bu sehri guvenli kil; beni ve ogullarimi putlara tapmaktan uzak tut.»

âminen

  İbrahim / 35 -

 Celal Yıldırım = Bir zaman İbrahim demişti ki: «Rabbim ! Bu şehri (Mekke'yi) güvenli eyle ; beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak bulundur.»

âminen

  İbrahim / 35 -

 Cemal Külünkoğlu = Bir zamanlar İbrahim demişti ki: “Rabbim, bu beldeyi güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan koru.”

âminen

  İbrahim / 35 -

 Diyanet İşleri (eski) = İbrahim şöyle demişti: 'Rabbim! Bu şehri güvenli kıl; beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.'

âminen

  İbrahim / 35 -

 Diyanet Vakfi = Hatırla ki İbrahim şöyle demişti: «Rabbim! Bu şehri (Mekke'yi) emniyetli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!»

âminen

  İbrahim / 35 -

 Edip Yüksel = Bir zamanlar İbrahim demişti ki: 'Rabbim, bu beldeyi güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan koru.'

âminen

  İbrahim / 35 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bir de İbrahimin dediği vakti an: rabbım! Bu beldeyi emin kıl, beni ve oğullarımı putlara uzak bulundur

âminen

  İbrahim / 35 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir de İbrahim'in şöyle dediği vakti hatırla: «Rabbim, bu şehri güvenli kıl! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!

âminen

  İbrahim / 35 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hatırla ki; Bir zaman İbrahim şöyle demişti: «Rabbim! Bu şehri güvenli kıl! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!

âminen

  İbrahim / 35 -

 Gültekin Onan = Hani İbrahim şöyle demişti: "Bu şehri güvenli (aminen) kıl, beni ve çocuklarımı putlara kulluk etmekten uzak tut."

âminen

  İbrahim / 35 -

 Harun Yıldırım = Hani İbrahim şöyle demişti: “Rabbim, şu şehri emniyetli kıl. Beni de oğullarımı da putlara kulluk etmekten uzak tut.”

âminen

  İbrahim / 35 -

 Hasan Basri Çantay = Hatırla o zamanı ki İbrâhîm: «Rabbim, demişdi, bu şehri emniyyetli kıl. Beni de, oğullarımı da putlara tapmakdan uzak tut».

âminen

  İbrahim / 35 -

 Hayrat Neşriyat = Bir zaman da İbrâhîm şöyle demişti: 'Rabbim! Bu beldeyi (Mekke’yi) emniyetli kıl! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!'

âminen

  İbrahim / 35 -

 İbni Kesir = Hani İbrahim demişti ki: Rabbım; bu şehri emniyetli kıl. Beni de, oğullarımı da puta tapmaktan uzak tut.

âminen

  İbrahim / 35 -

 Kadri Çelik = Hani İbrahim şöyle demişti: “Bu şehri güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara kulluk etmekten uzak tut.”

âminen

  İbrahim / 35 -

 Muhammed Esed = Hani, İbrahim: "Ey Rabbim!" demişti, "Bu beldeyi emin kıl; beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan ebediyyen uzak tut!

âminen

  İbrahim / 35 -

 Mustafa İslamoğlu = Bir zaman da İbrahim "Rabbim!" demişti, "Bu beldeyi güvenlikli kıl; ben ve çocuklarımla birlikte hepimizi putlara tapmaktan uzak tut!

âminen

  İbrahim / 35 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve yâd et o zamanı ki, İbrahim demişti: «Yarabbi! Bu şehri emin kıl, ve beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak bulundur.»

âminen

  İbrahim / 35 -

 Ömer Öngüt = İbrahim şöyle demişti: “Ey Rabbim! Bu şehri emniyetli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut. ”

âminen

  İbrahim / 35 -

 Şaban Piriş = İbrahim şöyle demişti: -Rabbim! Bu şehri güvenli kıl; beni ve oğullarımı putlara kulluktan uzak tut!

âminen

  İbrahim / 35 -

 Sadık Türkmen = Hani bir ZAMAN, İbrahim demişti ki: “Rabbim, bu bölgeyi güvenli bir yer kıl! Beni ve çocuklarımı putlara kul olmaktan uzak tut!

âminen

  İbrahim / 35 -

 Seyyid Kutub = Hani İbrahim dedi ki; «Ey Rabbim, bu beldeyi güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan uzak tut.»

âminen

  İbrahim / 35 -

 Suat Yıldırım = Bir de, İbrâhim, bir vakitler şöyle demişti: "Ya Rabbî! Burayı emin bir belde kıl, beni de evlatlarımı da putlara tapmaktan uzak tut."

âminen

  İbrahim / 35 -

 Süleyman Ateş = Bir zaman İbrâhim, şöyle demişti: "Rabbim, bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!"

âminen

  İbrahim / 35 -

 Tefhim-ul Kuran = Hani İbrahim şöyle demişti: «Bu şehri güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara kulluk etmekten uzak tut.»

âminen

  İbrahim / 35 -

 Ümit Şimşek = Hani vaktiyle İbrahim 'Yâ Rabbi,' demişti, 'bu beldeyi güvenli bir belde yap; beni ve evlâtlarımı putlara tapmaktan uzak tut.

âminen

  İbrahim / 35 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Bir zaman, İbrahim şöyle demişti: "Rabbim, bu beldeyi güvenli kıl. Beni ve oğullarımı putlara kulluktan uzak tut!"

âminen

  İbrahim / 35 -

 İskender Ali Mihr = İbrahim (a.s) şöyle demişti: “Rabbim, bu beldeyi emin kıl. Beni ve oğullarımı, putlara tapmaktan içtinap ettir (uzaklaştır).”

âminen

  İbrahim / 35 -

 İlyas Yorulmaz = İbrahim Rabbine “Rabbim! Bu beldeyi güvenli kıl. Beni ve evlatlarımı putlara tapmaktan uzak tut. ”

âminen

  Kasas / 57 -

 Diyanet İşleri = Onlar, “Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız” dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü meyve ve mahsullerin kendisinde toplandığı, saygın ve güvenlikli bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.

âminen

  Kasas / 57 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve dediler ki: Seninle berâber doğru yola uyarsak yerimizden, yurdumuzdan oluruz, bizi çıkarıverirler buradan. Biz onları, her çeşit yiyeceklerin, meyvelerin getirilip toplandığı emin bir haremde yerleştirmedik mi, onlara katımızdan rızık olarak vermedik mi bunları ve fakat çoğu bilmez.

âminen

  Kasas / 57 -

 Abdullah Parlıyan = “Seninle beraber doğru yolu tutacak olsak, bizi ülkemizden koparıp atarlar” diyorlar. Oysa biz onları, katımızdan rızık olarak, her türlü ürünün getirilip toplandığı mukaddes Harem'de yerleştirmedik mi? Ne var ki, çokları bunun farkında değil.

âminen

  Kasas / 57 -

 Adem Uğur = Biz seninle beraber doğru yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız dediler. Biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke-i Mükerreme'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.

âminen

  Kasas / 57 -

 Ahmed Hulusi = 'Seninle birlikte doğru yolu tutacak olursak yerimizden, yurdumuzdan oluruz' dediler. Her çeşit ürünün tarafımızdan bir rızık olarak gelip toplandığı güvenli ve hürmetli bir beldeye onları yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu, bunların Allah'tan geldiğini bilmiyor.

âminen

  Kasas / 57 -

 Ahmet Tekin = Onlar:'Biz, seninle beraber, doğru, hak yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız.' dediler. Biz onları, dokunulmazlığı olan kutsal, güvenli bir yere, Mekke-i Mükerreme’ye yerleştirmedik mi? Onları itibarlı hale, iktidara getirmedik mi? Kendi katımızdan rızık olarak, her ülkenin ürünleri toplanıp oraya getirilmiyor mu? Fakat onların çoğu bunu bilmezler.

âminen

  Kasas / 57 -

 Ahmet Varol = Dediler ki: 'Seninle birlikte doğru yola girersek yurdumuzdan atılırız.' Onları, tarafımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplandığı güvenli bir Harem'e [5] yerleştirmedik mi? Ancak onların çoğu bilmiyorlar.

âminen

  Kasas / 57 -

 Ali Bulaç = Dediler ki: "Eğer seninle birlikte hidayete uyacak olursak, yerimizden (yurdumuzdan ve konumumuzdan) çekilip kopartılırız." Oysa biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürününün aktarılıp toplandığı, güvenli bir harem'de yerleşik kılmadık mı? Fakat onların çoğu bilmiyorlar.

âminen

  Kasas / 57 -

 Ali Fikri Yavuz = (Kureyş’liler) dediler ki: “- (Doğrusun amma), eğer biz doğru yola (dinine) uyar, seninle beraber olursak yerimizden (Mekke’den) kovuluruz.” Tarafımızdan bir rızık olarak, onları, çeşitli bir çok mahsüllerin gelib toplanacağı emin bir Harem’de (içinde Beytullah olan hürmete değer bir yerde) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu (bunların Allah katından bir rızık olduğunu) bilmezler.

âminen

  Kasas / 57 -

 Ali Ünal = “İyi de” diyorlar, “biz sana tâbi olup söylediğin yolda gidecek olursak, (diğer Arap kabileleri tarafından) yerimizden yurdumuzdan edilir, burada barındırılmayız.” Oysa Biz onları, bir ihsanımız olarak her türlü ürünün kendisine taşındığı güvenli ve dokunulmaz bir yere (Mekkei Mükerreme’ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu, (kendilerini koruyan ve rızıklandıranın Biz olduğunu) bilmiyor (ve putlara tapmalarının çevre kabileleri ticaret için Mekke’ye çektiğini ve kendilerini onların saldırılarından koruduğunu sanıyorlar).