Önceki Ayet Sonraki Ayet  
Mü’minûn . Ayet Kelime Karşılaştırması

 بَلْ أَتَيْنَاهُم بِالْحَقِّ وَإِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ

  Bel eteynâhum bil hakkı ve innehum le kâzibûn(kâzibûne).

Kelime Karşılaştırma
bel : hayır, bilâkis
eteynâ-hum : biz onlara getirdik
bi el hakkı : hakkı
ve inne-hum : ve muhakkak onlar
le : elbette, gerekten, mutlaka
kâzibûne : tekzip edenler, yalanlayanlar
Meal Yazanlar
Ayet Mealleri

 İbni Kesir = Hayır, Biz, onlara gerçeği getirdik. Ama onlar muhakkak yalancılardır.

 Kadri Çelik = Hayır, biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancılardır.

 Muhammed Esed = Hayır, Biz onlara hakkı ulaştırdık; buna rağmen onlar yine de yalanı tercih ediyorlar!

 Mustafa İslamoğlu = Yoo! Aksine Biz onlara saf gerçeği sunmuştuk, ama onlar ısrarla yalana sarıldılar.

 Ömer Nasuhi Bilmen = Hayır... Biz onlara hakkı getirdik. Onlar ise şüphe yok ki, elbette yalancılardır.

 Ömer Öngüt = Hayır! Biz onlara gerçeği getirdik. Amma onlar yalancıdırlar.

 Şaban Piriş = Doğrusu onlara gerçeği getirdik, fakat onlar yalancıdırlar.

 Sadık Türkmen = Doğrusu, biz onlara gerçeği getirdik. Onlar ise, şüphesiz yalancıdırlar.

 Seyyid Kutub = Aslında biz onlara gerçeği sunduk, fakat onlar yalan söylüyorlar.

 Suat Yıldırım = Hayır, Biz onlara gerçeği getirdik; fakat buna rağmen onlar yalanı tercih ediyorlar. İşte gerçek:

 Hayrat Neşriyat = Hayır! (Biz) onlara hakkı getirdik; fakat şübhesiz ki onlar, gerçekten yalancıdırlar!

 Hasan Basri Çantay = Hayır, biz onlara hakıykatı getirdik. Onlarsa muhakkak yalancıdırlar.

 Harun Yıldırım = Doğrusu biz onlara gerçeği getirdik; onlar ise hakikaten yalancılardır.

 Gültekin Onan = Hayır, biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancıdırlar.

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Doğrusu biz onlara hakkı getirdik; onlar ise cidden yalancıdırlar.

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Doğrusu Biz onlara gerçeği getirdik; onlar ise şüphesiz yalancılar.

 Elmalılı Hamdi Yazır = Doğrusu biz onlara hakkı getirdik ve şüphesiz onlar yalancılar

 Edip Yüksel = Kendilerine gerçeği getirmemize rağmen onlar yalanlamaktadırlar.

 Diyanet Vakfi = Doğrusu biz onlara gerçeği getirdik; onlar ise hakikaten yalancılardır.

 Diyanet İşleri (eski) = Hayır; Biz onlara gerçeği getirdik ama, onlar yalancıdırlar.

 Cemal Külünkoğlu = Aslında biz onlara gerçeği sunduk, fakat onlar hala yalan söylüyorlar.

 Celal Yıldırım = Evet, biz onlara hakkı (doğruyu ve gerçeği) getirdik ve onlar cidden yalancıdırlar.

 Bekir Sadak = Hayir; Biz onlara gercegi getirdik ama, onlar yalancidirlar.

 Bayraktar Bayraklı = Doğrusu biz onlara hakkı getirdik; onlar ise yalancılardır.

 Ali Ünal = Oysa Biz, onlara gerçeğin ta kendisini getirdik; fakat onlar (iddialarında da, bu gerçeğe karşı çıkışlarında ve kendilerine karşı da) hep yalancıdırlar.

 Ali Fikri Yavuz = Doğrusu biz, onlara, hakkı (tevhîdi) getirdik. Şüphesiz onlar, (Allah çocuk edindi, melekler kızlarıdır sözlerinde) yalancıdırlar.

 Ali Bulaç = Hayır, biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancıdırlar.

 Ahmet Varol = Hayır, biz onlara hakkı getirdik. Ancak onlar yalancıdırlar.

 Ahmet Tekin = Doğrusu biz onlara gerekçeli, hikmete dayalı toplumlarında hakça düzen gerçekleştirmeye esas olacak hak bir kitap getirdik. Onlar kesinlikle, hâlâ yalanlarına yalan katmaya devam ediyorlar.

 Ahmed Hulusi = Hayır, biz onlara Hak olarak geldik. . . Onlarsa kesinlikle yalancılardır.

 Adem Uğur = Doğrusu biz onlara gerçeği getirdik; onlar ise hakikaten yalancılardır.

 Abdullah Parlıyan = Biz onlara, gerçek olan Kur'ân'ı getirdik, ama onlar devamlı olarak yalanlıyorlar.

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hayır, biz onlara gerçeği getirdik ve şüphe yok ki onlar, yalan söylemedeler elbette.

 Diyanet İşleri = Hayır, biz onlara gerçeği getirdik, fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar.

 Süleyman Ateş = Doğrusu biz, onlara hakkı getirdik, (bizim söylediklerimiz gerçektir), onlarsa yalancıdırlar.

 Tefhim-ul Kuran = Hayır, biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancıdırlar.

 Ümit Şimşek = Biz onlara hakkı getirdik. Onlar ise yalancıdırlar.

 Yaşar Nuri Öztürk = Hayır, hayır! Biz onlara hakkı getirdik ama onlar tam anlamıyla yalancıdırlar.

 İskender Ali Mihr = Hayır, onlara hakkı getirdik. Ve muhakkak ki onlar, gerçekten tekzip edenlerdir (yalanlayanlardır).

 İlyas Yorulmaz = Biz onlara hakkı (Kur’an’ı) verdiğimiz halde, onlar hakkı yalanladılar.