Önceki Ayet Sonraki Ayet  
Necm . Ayet Kelime Karşılaştırması

 فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَى

  Fe kâne kâbe kavseyni ev ednâ.

Kelime Karşılaştırma
fe kâne : böylece oldu
kâbe : uzaklık, mesafe
kavseyni : iki yay (bir yaydaki kabza ile uç arası)
ev : veya, yahut, hatta
ednâ : daha yakın
Meal Yazanlar
Ayet Mealleri

 Diyanet İşleri = (Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.

 Abdulbaki Gölpınarlı = İki yay kadar kaldı araları, yahut daha da yakın.

 Abdullah Parlıyan = aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına kadar.

 Adem Uğur = O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.

 Ahmed Hulusi = İki yayın birleşimi (kab-ı kavseyn) veya Edna (daha da yakın) oldu!

 Ahmet Tekin = İlâhî planın gerçekleşmesi için, Allah’ın Rasulü Muhammed’le söz ve işbirliği yapan Cibril, eşit iki makamda olandan biri veya (bazı konularda) bir ast rütbeli elçisidir.

 Ahmet Varol = Böylece (aradaki mesafe) iki yay boyu veya daha yakın oldu.

 Ali Bulaç = Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.

 Ali Fikri Yavuz = (Böylece Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahud daha az oldu.

 Ali Ünal = Öyle ki, arada (yan yana konmuş) iki yay aralığı kadar bir mesafe kaldı, hattâ daha da az.

 Bayraktar Bayraklı = (5-10) Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğini vahyetti.[590]

 Bekir Sadak = Aralari iki yay araligi kadar belki daha da yakin oldu.

 Celal Yıldırım = O kadar ki (aralarında) iki yay boyu veya daha az bir mesafe kaldı.

 Cemal Külünkoğlu = (8-10) Sonra (Cebrail, Hz. Peygambere) yaklaştı ve sarktı. Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha da yakınlaştı. Böylece (Allah'ın) vahyettiği şeyi kuluna vahyetti.

 Diyanet İşleri (eski) = Araları iki yay aralığı kadar veya daha da yakın oldu.

 Diyanet Vakfi = (8-9) Sonra (Muhammed'e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.

 Edip Yüksel = Mesafe iki yay kadar veya daha yakın oldu.

 Elmalılı Hamdi Yazır = «kabe kavseyni ev edna» oldu da

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Aradaki mesafe iki yay boyu oldu, hatta daha yakın;

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.

 Gültekin Onan = Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.

 Harun Yıldırım = Nitekim iki yay kadar veya daha yakınlaştı.

 Hasan Basri Çantay = (Bu suretle o, peygamberlere) iki yay kadar, yahud daha yakın oldu da,

 Hayrat Neşriyat = (8-9) Sonra (çok perdeler geçerek Rabbine) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki, kab-ı kavseyn (iki yay) kadar veya daha da yakın oldu!

 İbni Kesir = İki yay kadar yahut daha da yakın oldu.

 Kadri Çelik = Nitekim (ikisi arasında uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha da yakınlaştı.

 Muhammed Esed = aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına.

 Mustafa İslamoğlu = öyle ki, iki yay aralığı, hatta daha az bir mesafe kaldı:

 Ömer Nasuhi Bilmen = (8-9) Sonra yaklaştı da aşağıya iniverdi. Derken iki yay kadar veya daha yakın oluverdi.

 Ömer Öngüt = İki yay kadar, yahut daha da yakın oldu.

 Şaban Piriş = Araları iki yay kadar veya daha yakın idi.

 Sadık Türkmen = (peygamber’e) iki yay aralığı kadar mesafede idi, hatta daha da yakın.

 Seyyid Kutub = Öyle ki, Peygamberle araları iki yay aralığı ya da daha yakın oldu.

 Suat Yıldırım = (8-9) Sonra yaklaştı ve iyice sarktı. Öyle ki araları yayın iki ucu arası kadar veya daha az kaldı.

 Süleyman Ateş = (Muhammed ile arasındaki mesafe) İki yay uzunluğu kadar, yahut daha az kaldı.

 Tefhim-ul Kuran = Nitekim (ikisi arasında uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha da yakınlaştı.

 Ümit Şimşek = İki yay kadar oldu, hattâ daha da yakın.

 Yaşar Nuri Öztürk = İki yayın beraberliği gibi, belki ondan da yakındı.

 İskender Ali Mihr = Böylece iki yay mesafesi kadar, (hatta) daha yakın oldu.

 İlyas Yorulmaz = İki yay uzaklığı kadar. Hatta daha yakın.