Önceki Ayet Sonraki Ayet  
Lokman . Ayet Kelime Karşılaştırması

 خَالِدِينَ فِيهَا وَعْدَ اللَّهِ حَقًّا وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

  Hâlidîne fîhâ, va’dallâhi hakkâ(hakkan), ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).

Kelime Karşılaştırma
hâlidîne : kalıcı olanlar
fî-hâ : orada
va’de allâhi : Allah’ın vaadi
hakkan : hak
ve huve : ve o
el azîzu : azîz, yüce, güçlü ve üstün olan
el hakîmu : hakîm, hüküm ve hikmet sahibi
Meal Yazanlar
Ayet Mealleri

 Diyanet İşleri = (8-9) Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedî kalacakları Naîm cennetleri vardır. Allah, (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ebedî kalırlar orada; Allah'ın vaadi gerçektir ve odur üstün, hüküm ve hikmet sâhibi.

 Abdullah Parlıyan = Orada ebedi olarak kalacaklardır; bu Allah'ın gerçek va'didir. O üstündür, güçlüdür, yaptığı herşeyi yerli yerince yapar.

 Adem Uğur = Orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allah'ın verdiği gerçek sözdür. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.

 Ahmed Hulusi = Orada sonsuza dek yaşarlar. . . Allâh'ın Hak vaadidir! "HÛ"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.

 Ahmet Tekin = Orada ebedî yaşarlar. Bu Allah’ın kesinlikle gerçekleştireceği bir va’didir. Kudretli, hikmet sahibi ve hükümran olan O’dur.

 Ahmet Varol = Orada sonsuza kadar kalacaklardır. (Bu) Allah'ın hak olan vaadidir. O güçlüdür, hikmet sahibidir.

 Ali Bulaç = Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah'ın va'di haktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

 Ali Fikri Yavuz = O cennetlerde, onlar ebedî olarak kalmak üzere...Allah’ın (müminlere bu cennet) vaadi hakdır. O, Azîz’dir= her şeye galibdir, Hakîm’dir= hükmünde hikmet sahibidir.

 Ali Ünal = Sonsuzca kalacaklardır o cennetlerde. Bu, Allah’ın doğru ve gerçekleşmesi kesin va’ didir. O, Azîz (izzet ve ululuk sahibi, her işte üstün ve mutlak galip)tir; Hakîm (her hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunan) dır.

 Bayraktar Bayraklı = (8-9) İnanıp yararlı iş yapanları ise nimetlerle dolu, süreli olarak kalacakları cennetler bekliyor. Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir. O'nun gücü her şeye yeter; her işinde hikmet vardır.

 Bekir Sadak = (8-9) Inanip yararli is isleyenler icin, Allah'in vadi geregince temelli kalacaklari nimet cennetleri vardir. O; gucludur, hakim'dir.

 Celal Yıldırım = Orada ebedî kalıcılardır. Allah'ın va'di haktır, (elbette gerçekleşecektir). O, çok güçlüdür, çok üstündür; yegâne hikmet sahibidir.

 Cemal Külünkoğlu = Orada Allah'ın şaşmaz vaadine uygun olarak temelli kalacaklar. O, mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.

 Diyanet İşleri (eski) = (8-9) İnanıp yararlı iş işleyenler için, Allah'ın vadi gereğince temelli kalacakları nimet cennetleri vardır. O; güçlüdür, hakim'dir.

 Diyanet Vakfi = (8-9) Şüphesiz, iman edip de güzel davranışlarda bulunanlar için, içinde devamlı kalacakları ve nimetleri bol cennetler vardır. Bu, Allah'ın verdiği gerçek sözdür. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.

 Edip Yüksel = Orada ebedi kalırlar. ALLAH'ın sözü gerçektir. O Üstündür, Bilgedir.

 Elmalılı Hamdi Yazır = İçlerinde muhalled olmak üzere onlar, hakkâ Allahın va'di bu ve azîz odur hakîm o

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah'ın hak sözü olarak içlerinde ebedi kalmak üzere! O, pek güçlü ve hakimdir.

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

 Gültekin Onan = Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Tanrı'nın vaadi haktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

 Harun Yıldırım = Orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allah'ın verdiği gerçek sözdür. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.

 Hasan Basri Çantay = (8-9) Hakıykat, îman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (yok mu?) Naıym cennetleri — kendileri içlerinde ebedî kalıcı olmak üzere — onlarındır. Bu, Allahın gerçek va'didir. O, yegâne gaalib, yegâne hüküm ve hikmet saahibidir.

 Hayrat Neşriyat = Orada ebedî olarak kalıcıdırlar. (Bu,) Allah’ın hak bir va'didir. Çünki O, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

 İbni Kesir = Orada devamlı kalırlar. Bu, Allah'ın hak vaadidir. Ve O; Aziz'dir, Hakim'dir.

 Kadri Çelik = Onda temelli kalıcılardır. Allah'ın vaadi haktır. O üstün güç sahibidir, hikmet sahibidir.

 Muhammed Esed = Orada Allah'ın şaşmaz vaadine uygun olarak temelli kalacaklar; çünkü O, kudret ve hikmet sahibidir.

 Mustafa İslamoğlu = Onlar orada Allah'ın mutlaka gerçekleşecek olan vaadi uyarınca ebedi kalacak. Zira O her işinde mükemmel olandır, her hükmünde tam isabet edendir.

 Ömer Nasuhi Bilmen = Oralarda ebedîyyen kalıcılardır. Allah bihakkın vaad buyurmuştur. Ve O azîzdir, hakîmdir.

 Ömer Öngüt = Onlar orada ebedî kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. O, Azîz'dir, hükmünde hikmet sahibidir.

 Şaban Piriş = Orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allah’ın gerçek vaadidir. O, güçlüdür, hakimdir.

 Sadık Türkmen = Orada devamlı kalırlar. Allah’ın sözü gerçektir. O; üstün ve güçlüdür, doğru hüküm/karar verendir.

 Seyyid Kutub = Orada ebedi olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. O güçlüdür, hakimdir.

 Suat Yıldırım = Ebedî kalmak üzere oralara girerler; Allah’ın vâdi haktır, gerçektir. O, azîz ve hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).

 Süleyman Ateş = Orada ebedi kalacaklardır. (Bu,) Allâh'ın gerçek va'didir. O üstündür, hüküm ve hikmet sâhibidir.

 Tefhim-ul Kuran = Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah'ın va'di haktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

 Ümit Şimşek = Orada ebediyen kalırlar. Bu Allah'ın gerçek vaadidir. O herşeyin mutlak galibi ve sonsuz hikmet sahibidir.

 Yaşar Nuri Öztürk = Sürekli kalacaklardır orada. Allah'ın hak vaadidir bu. Azîz'dir, Hakîm'dir O.

 İskender Ali Mihr = (Onlar) orada ebediyyen kalacak olanlardır. Allah’ın vaadi haktır. Ve O; Azîz’dir (yüce), Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibi).

 İlyas Yorulmaz = İçinde sürekli kalacaklardır. Allah’ın vaadi gerçek olup, mutlaka yerine gelecektir. Allah güçlü ve her şeyin hükmünü verendir.