Önceki Ayet Sonraki Ayet  
Lokman . Ayet Kelime Karşılaştırması

 أُوْلَئِكَ عَلَى هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

  Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Kelime Karşılaştırma
ulâike : işte onlar
alâ huden : hidayet üzerinde
min rabbi-him : Rab’lerinden
ve ulâike : ve işte onlar
hum : onlar
el muflihûne : felâha erenler
Meal Yazanlar
Ayet Mealleri

 Diyanet İşleri = İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlardır Rablerinden doğru yolu bulanlar, onlardır kurtulup muratlarına erenler.

 Abdullah Parlıyan = İşte onlardır Rablerinin doğru yolunu bulanlar, işte onlardır kurtulup muratlarına erenler.

 Adem Uğur = İşte onlar, Rableri tarafından gösterilmiş doğru yol üzeredirler ve onlar kurtuluşa erenlerdir.

 Ahmed Hulusi = İşte onlar Rablerinden gelen hakikat bilgisi üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

 Ahmet Tekin = Onlar, işte onlar, Rablerinin gösterdiği yolda yürüyen faaliyet gösteren erlerdir. Onlar, işte onlar kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.

 Ahmet Varol = İşte onlar Rab'lerinin göstermiş olduğu hidayet yolu üzerindedirler ve kurtuluşa erecek olanlar da onlardır.

 Ali Bulaç = İşte onlar, Rab'lerinden bir hidayet üzerindedirler ve felah bulanlar da onlardır.

 Ali Fikri Yavuz = İşte bunlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve (azabdan) kurtulacak olanlar da, işte bunlardır.

 Ali Ünal = O kutlu zatlar, (bu hikmet yüklü Kitap şeklinde tecelli eden hidayet kaynağına dayalı imanlarının neticesi olarak) Rabbilerinden gelen tam bir hidayet üzerinde (âdeta yükselebilecekleri son noktaya doğru seyahat ediyor gibi)dirler; ve onlardır gerçek mazhariyet sahipleri, gerçekten kurtuluşa ermiş olanlar.

 Bayraktar Bayraklı = İşte onlar, Rabblerinin göstermiş olduğu doğru yol üzerindedirler ve onlar mutluluğa ereceklerdir.

 Bekir Sadak = Iste onlar Rablerinin yolunda olanlardir, iste onlar saadete erenlerdir.

 Celal Yıldırım = İşte bunlar, Rablarından (belirlenip gösterilen) doğru yol üzeredirler ve işte bunlar kurtuluşa erenlerdir.

 Cemal Külünkoğlu = İşte onlar, Rab’lerinin doğru yolu üzerindedirler, dolayısıyla kurtuluşa ereceklerdir.

 Diyanet İşleri (eski) = İşte onlar Rablerinin yolunda olanlardır, işte onlar saadete erenlerdir.

 Diyanet Vakfi = İşte onlar, Rableri tarafından gösterilmiş doğru yol üzeredirler ve onlar kurtuluşa erenlerdir.

 Edip Yüksel = Rab'leri tarafından gösterilen bir yolu izleyenler ve kazananlar bunlardır.

 Elmalılı Hamdi Yazır = İşte bunlar rablarından bir hidayet üzeredir ve işte bunlardır o felâh bulanlar

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İşte bunlar, Rableri tarafından bir hidayet üzeredirler, o kurtuluşa erenler işte bunlardır.

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İşte bunlar, Rableri tarafından bir hidayet üzeredirler. Kurtuluşa erecek olanlar da işte onlardır.

 Gültekin Onan = İşte onlar, rablerinden bir hidayet üzerindedirler ve felah bulanlar da onlardır.

 Harun Yıldırım = İşte onlar, Rableri tarafından gösterilmiş doğru yol üzeredirler ve onlar kurtuluşa erenlerdir.

 Hasan Basri Çantay = İşte onlar Rablerinden bir hidâyet üzerindedirler ve işte onlar, (evet) onlar felaha erenlerdir.

 Hayrat Neşriyat = İşte onlar, Rablerinden bir hidâyet üzeredirler ve yine onlar, gerçekten kurtuluşa erenlerdir.

 İbni Kesir = İşte onlar; Rabblarından bir hidayet üzerindedirler. Ve işte onlar; felaha erenlerin kendileridir.

 Kadri Çelik = İşte onlar, rablerinden bir hidayet üzerindedirler ve kurtuluş bulanlar da onlardır.

 Muhammed Esed = İşte Rablerinin gösterdiği doğru yol üzerinde olan ve dolayısıyla nihai mutluluğa erişecek olanlar bunlardır.

 Mustafa İslamoğlu = İşte onlar, Rablerinden gelen kusursuz bir rehberliğe tabidirler; ve işte onlar, evet onlardır ebedi mutluluğa erenler.

 Ömer Nasuhi Bilmen = İşte onlar, Rablerinden bir hidâyet üzeredirler ve işte felâha erenler de onlardır.

 Ömer Öngüt = İşte onlar Rablerinin yolunda olanlardır. İşte onlar saâdete erenlerdir.

 Şaban Piriş = İşte onlar, Rab’lerinin doğru yolu üzerindedirler, dolayısıyla kurtuluşa ereceklerdir.

 Sadık Türkmen = Işte onlar, Rablerinden bir hidayet üzerindedirler. Ve onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridirler.

 Seyyid Kutub = İşte onlar Rabb'lerinin göstermiş olduğu doğru bir yol üzeredirler ve kurtuluşa erenlerdir.

 Suat Yıldırım = İşte onlardır Rab’lerinden bir hidâyet üzere olanlar ve işte onlardır felah bulanlar!

 Süleyman Ateş = İşte onlar, Rableri tarafından (gösterilen) doğru bir yol üzerindedirler ve onlar, umduklarına ereceklerdir.

 Tefhim-ul Kuran = İşte onlar, Rab'lerinden bir hidayet üzerindedirler ve felah bulanlar da onlardır.

 Ümit Şimşek = İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler. Ve onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendisidir.

 Yaşar Nuri Öztürk = İşte onlardır Rablerinden bir kılavuzlanma üzere olanlar; işte onlardır gerçek kurtuluşu bulanlar.

 İskender Ali Mihr = İşte onlar, Rab’lerinden bir hidayet üzerindedirler. Ve işte onlar; onlar felâha erenlerdir.

 İlyas Yorulmaz = Onlar Rablerinden bir doğru yol üzerinde olup, kurtuluşa erenlerde onlardır.