Önceki Ayet Sonraki Ayet  
Mü’minûn . Ayet Kelime Karşılaştırması

 وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ أَفَلَا تَتَّقُونَ

  Ve lekad erselnâ nûhan ilâ kavmihî fe kâle yâ kavmi’budullâhe mâ lekum min ilâhin gayruhu, e fe lâ tettekûn(tettekûne).

Kelime Karşılaştırma
ve lekad : ve andolsun
ersel-nâ : biz gönderdik
nûhan : Nuh
ilâ kavmi-hi : onun (kendi) kavmine
fe : böylece
kâle : dedi
yâ kavmi : ey kavmim
u’budullâhe (u’budu allâhe) : Allah’a kul olun
mâ lekum : sizin için yoktur
min : den
ilâhin : ilâh
gayru-hu : ondan başka
e fe lâ tettekûne : hâlâ takva sahibi olmayacak mısınız (Allah’a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)
Meal Yazanlar
Ayet Mealleri

 Diyanet İşleri = Andolsun biz, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Allah’a karşı gelmekten hâlâ sakınmaz mısınız?” dedi.

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve andolsun ki Nûh'u kavmine gönderdik de ey kavmim dedi, kulluk edin Allah'a, size yoktur ondan başka bir mâbut, hâlâ mı çekinmeyeceksiniz?

 Abdullah Parlıyan = Ve yine gerçek şu ki, Nuh'u kendi kavmine gönderdik, onlara: “Ey kavmim!” dedi. “Yalnızca Allah'a kulluk edin. Çünkü sizin ondan başka gerçek ilahınız yok. Hâlâ günahlardan küfür ve şirkten sakınıp müslüman olmayacak mısınız?”

 Adem Uğur = Andolsun ki, Nuh'u kavmine gönderdik ve o: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir tanrı yoktur. Hâla sakınmaz mısınız? dedi.

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki Nuh'u kavmine irsâl ettik de (o kavmine) dedi ki: "Ey kavmim! Allâh'a kulluk edin (bunu fark edin)! "HÛ"nun gayrı olarak bir tanrınız olamaz! Hâlâ ittika etmiyor musunuz = korkup korunmuyor musunuz?"

 Ahmet Tekin = Nûh’u kavmine özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. Nûh: 'Ey kavmim, Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin. Sizin ondan başka ilâhınız yoktur. Hâlâ Allah’a sığınıp, emirlerine yapışmayacak, günahlardan arınıp, azaptan korunmayacak, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmayacak, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayacak mısınız?' dedi.

 Ahmet Varol = Andolsun biz Nuh'u kavmine elçi olarak gönderdik. O da şöyle dedi: 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilâh yoktur. Artık sakınmaz mısınız?'

 Ali Bulaç = Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik. Böylece kavmine dedi ki: "Ey Kavmim, Allah'a kulluk edin. Onun dışında sizin başka ilahınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız?"

 Ali Fikri Yavuz = Yemin olsun ki, biz Nuh’u kavmine Peygamber gönderdik de (onlara) şöyle dedi: “- Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. O’ndan başka bir İlâhınız yoktur. Artık azabından korkmaz mısınız?”

 Ali Ünal = Bir zaman, Nuh’u kavmine elçimiz olarak gönderdik de, “Ey halkım,” dedi, “yalnızca Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka ilâhınız yoktur. Şu halde, halâ O’na gönülden saygı duymayacak ve O’na karşı gelmekten, dolayısıyla O’nun azabından sakınmayacak mısınız?”

 Bayraktar Bayraklı = Andolsun ki, Nûh'u kavmine gönderdik ve o, “Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz. Sizin için O'ndan başka bir tanrı yoktur. Hâlâ sakınmaz mısınız?” dedi.[353]

 Bekir Sadak = And olsun ki Nuh'u milletine gonderdik; onlara: «Ey milletim! Allah'a kulluk edin; O'ndan baska tanriniz yoktur; sakinmaz misiniz?» dedi.

 Celal Yıldırım = And olsun ki, biz Nuh'u kavmine gönderdik. O, «ey kavmim!» dedi, «Allah'a ibâdet edin, O'ndan başka sizin hiçbir (hakiki) tanrınız yoktur. Artık (putlara tapmaktan, azgınlıktan ve kötülüklerden) sakınmaz mısınız ?»

 Cemal Külünkoğlu = Andolsun biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, onlara dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Allah'a karşı gelmekten hâlâ sakınmaz mısınız?”

 Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki Nuh'u milletine gönderdik; onlara: 'Ey milletim! Allah'a kulluk edin; O'ndan başka tanrınız yoktur; sakınmaz mısınız?' dedi.

 Diyanet Vakfi = Andolsun ki, Nuh'u kavmine gönderdik ve o: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir tanrı yoktur. Hâla sakınmaz mısınız? dedi.

 Edip Yüksel = Nuh'u halkına göndermiştik de, 'Halkım, ALLAH'a kulluk ediniz. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Saygı duyup erdemli davranmaz mısınız,' demişti.

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve andolsun ki Nuh (A.S)’ı kendi kavmine gönderdik. O zaman (onlara): “Ey kavmim! Allah’a kul olun. Sizin için O’ndan başka İlâh yoktur. Hâlâ takva sahibi olmayacak mısınız (Allah’a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” dedi.

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yüceliğime andolsun ki, Biz Nuh'u kavmine peygamber gönderdik de Nuh dedi ki: «Ey kavmim, Allah'a kulluk edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Hala sakınmayacak mısınız?

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = And olsun biz, Nûh'u kavmine gönderdik. «Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin. O'ndan başka tanrınız yoktur. Hâlâ sakınmaz mısınız?»

 Gültekin Onan = Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik. Böylece kavmine dedi ki: "Ey Kavmim, Tanrı'ya kulluk edin. Onun dışında sizin başka tanrınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız?"

 Harun Yıldırım = Andolsun ki, Nuh'u kavmine gönderdik ve o: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur. Hâla sakınmaz mısınız? dedi.

 Hasan Basri Çantay = Andolsun biz Nuuhu kavmine (peygamber olarak) gönderdik de dedi ki: «Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiçbir Tanrınız yokdur. (Haalâ Onun ıkaabından) sakınmayacak mısınız»?

 Hayrat Neşriyat = And olsun ki, Nûh’u kavmine (peygamber olarak) gönderdik de (onlara) dedi ki: 'Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. (O’nun azâbından) hiç sakınmaz mısınız?'

 İbni Kesir = Andolsun ki; Nuh'u kavmine gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim, Allah'a kulluk edin. O'ndan başka tanrınız yoktur, sakınmaz mısınız?

 Kadri Çelik = Şüphesiz biz Nuh'u kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik. Böylece kavmine dedi ki: “Ey Kavmim! Allah'a kulluk edin. Onun dışında sizin başka bir ilahınız yoktur; yine de sakınmayacak mısınız?”

 Muhammed Esed = Ve yine, gerçek şu ki, Nuh'u kendi kavmine gönderdik; onlara: "Ey kavmim!" dedi, "(yalnızca) Allah'a kulluk edin, çünkü sizin O'ndan başka tanrınız yok! Hal böyleyken, yine de, O'na karşı sorumluluk duymayacak mısınız?"

 Mustafa İslamoğlu = Doğrusu Nuh'u kendi kavmine gönderen de yine Bizdik. Nitekim, onlara demiştik ki: "Ey kavmim! Yalnız Allah'a kulluk edin! Sizin O'ndan başka bir ilahınız bulunmamaktadır: hala sorumluluk bilinciyle hareket etmeyecek misiniz?"

 Ömer Nasuhi Bilmen = Andolsun ki, Nûh'u kavmine gönderdik de dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a ibadet edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Artık ittikada bulunmaz mısınız?»

 Ömer Öngüt = Andolsun ki biz, Nuh'u kavmine gönderdik. Onlara: “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Hâlâ O'ndan korkmayacak mısınız?” dedi.

 Şaban Piriş = Nuh’u kavmine (elçi olarak) göndermiştik. Dedi ki: -Ey kavmim, Allah’a kulluk ediniz. O’ndan başka bir ilahınız yoktur. O halde korunmaz mısınız?

 Sadık Türkmen = Ve yine, gerçek şu ki; Nuh’u kavmine gönderdik, dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kul olun. Sizin için, O’ndan başka bir İlâh yoktur! Artık korunup sakınmaz mısınız?”

 Seyyid Kutub = Biz Nuh'u soydaşlarına peygamber olarak gönderdik. O dedi ki; «Ey soydaşlarım, Allah'a kulluk ediniz, O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Allah'dan korkmaz mısınız?»

 Suat Yıldırım = Bir zaman, halkını irşad etmesi gayesiyle Nûh’u gönderdik de: "Ey halkım, dedi, yalnız Allah’a ibadet ediniz. Zira sizin Ondan başka ilahınız yoktur. Gerçek bu iken hâlâ şirkten sakınmaz mısınız?"

 Süleyman Ateş = Andolsun biz, Nûh'u kavmine gönderdik: "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur, korunmaz mısınız?"

 Tefhim-ul Kuran = Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik. Böylece kavmine dedi ki: «Ey Kavmim, Allah'a kulluk edin. Onun dışında sizin başka ilahınız yoktur, yine de korkup sakınmayacak mısınız?»

 Ümit Şimşek = Biz Nuh'u da kavmine peygamber olarak göndermiştik. O da 'Ey kavmim, yalnız Allah'a kulluk edin,' demişti. 'Sizin Ondan başka tanrınız yoktur. Hiç sakınmaz mısınız?'

 Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun, Nûh'u toplumuna resul olarak gönderdik de o şöyle dedi: "Ey toplumum! Allah'a kulluk/ibadet edin! O'ndan başka tanrınız yok sizin. Hâlâ sakınmayacak mısınız?"

 İskender Ali Mihr = Ve andolsun ki Nuh (A.S)’ı kendi kavmine gönderdik. O zaman (onlara): “Ey kavmim! Allah’a kul olun. Sizin için O’ndan başka İlâh yoktur. Hâlâ takva sahibi olmayacak mısınız (Allah’a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” dedi.

 İlyas Yorulmaz = Nuh’u kavmine elçi olarak göndermiştik. Kavmine “Ey kavmim! Sizin için ondan başka hiçbir ilahın olmadığı, Allah’a kulluk edin. Artık sakınıp korunmaz mısınız?” dedi.