Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
zekâten
Diyanet İşleri = “Böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik.”
zekâten
Abdulbaki Gölpınarlı = Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine temizlikte daha ileri, merhametçe daha duygulu bir çocuğu vermesini diledik.
zekâten
Abdullah Parlıyan = Rablerinin onlara bu çocuğun yerine, ondan daha temiz, daha merhametli, ana babasına iyilik eden bir çocuk vermesini istedik.
zekâten
Adem Uğur = (Devam etti:) "Böylece istedik ki, Rableri onun yerine kendilerine, ondan daha temiz ve daha merhametlisini versin."
zekâten
Ahmed Hulusi = "Böylece istedik ki, Rableri onlara, o çocuktan daha hayırlı, temiz; rahmetine daha yakınını açığa çıkarsın. "
zekâten
Ahmet Tekin = 'İstedik ki, Rableri, bunun yerine onlara, daha temiz daha merhametli birini versin.' dedi.
zekâten
Ahmet Varol = Böylece Rablerinin onun yerine kendilerine temizlikte daha hayırlı ve merhamette daha yakın birini vermesini istedik.
zekâten
Ali Bulaç = Böylece, onlara Rablerinin ondan temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından da daha yakın olanını vermesini diledik."
zekâten
Ali Fikri Yavuz = İstedik ki, onların Rabbi bu oğlanın yerine, kendilerine temizlikçe daha hayırlısını, merhametçe daha yakınını versin.
zekâten
Ali Ünal = “Bu sebeple, o ebeveynin Rabbilerinin, o çocuğa bedel kendilerine daha temiz, daha hayırlı, onlara karşı daha merhametli ve daha itaatkâr bir çocuk vermesini diledik.
zekâten
Bayraktar Bayraklı = “Rabblerinin onlara, ondan daha iyisini ve kendilerine karşı daha merhametli bir çocuk vermesini istedik.”
zekâten
Bekir Sadak = Rablerinin o cocuktan daha temiz ve onlara daha cok merhamet eden birini vermesini istedik.»
zekâten
Celal Yıldırım = Rablarının onun yerine onlara temizlikçe daha hayırlısını, merhametçe de daha yakınını vermesini diledik.
zekâten
Cemal Külünkoğlu = (80-81) “Oğlan çocuğa gelince; onun anne ve babası mü'min kimselerdi. (Bu çocuğun) onları ileride azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk. Ve böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik.”
zekâten
Diyanet İşleri (eski) = Rablerinin o çocuktan daha temiz ve onlara daha çok merhamet eden birini vermesini istedik.'
zekâten
Diyanet Vakfi = (Devam etti:) «Böylece istedik ki, Rableri onun yerine kendilerine, ondan daha temiz ve daha merhametlisini versin.»
zekâten
Edip Yüksel = 'İstedik ki Rab'leri onun yerine kendilerine ondan daha temiz ve merhametli birini versin.'
zekâten
Elmalılı Hamdi Yazır = istedik ki kendilerinin rabbı ona bedel bunlara temizlikçe daha hayırlısını ve merhametce daha yakınını versin
zekâten
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İstedik ki, Rableri onun yerine kendilerine temizlikçe daha hayırlı ve merhamet bakımından daha yakınını versin.
zekâten
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «İstedik ki Rabbleri onun yerine kendilerine ondan temizlikçe daha hayırlı ve daha çok merhamet eden birini versin.»
zekâten
Gültekin Onan = "Böylece, onlara rablerinin ondan temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından da daha yakın olanını vermesini diledik."
zekâten
Harun Yıldırım = (Devam etti:) "Böylece istedik ki, Rableri onun yerine kendilerine, ondan daha temiz ve daha merhametlisini versin."
zekâten
Hasan Basri Çantay = Diledik ki bunun yerine Rableri kendilerine temizlikçe daha hayırlısını, merhametçe daha yakınını versin».
zekâten
Hayrat Neşriyat = 'Böylece Rablerinin kendilerine, (günahlardan) temiz olma cihetiyle ondan hayırlısını ve (onlara) merhametçe daha yakınını (o çocuğa) bedel olarak vermesini istedik!'
zekâten
İbni Kesir = Rabblarının o çocuktan daha temiz ve daha çok merhametli birini vermesini istedik.
zekâten
Kadri Çelik = “Buna karşılık rablerinin onlara temizlikçe ondan daha hayırlısını, merhametçe de daha yakın olanını vermesini diledik.”
zekâten
Muhammed Esed = (onu öldürürken) Rablerinin o ana babaya onun yerine ondan daha temiz seciyeli ve merhamette ondan daha ileri (başka bir çocuk) vermesini istedik."
zekâten
Mustafa İslamoğlu = İşte bu yüzden istedik ki, Rableri onun yerine o ana-babaya karakter temizliği açısından ondan daha hayırlısını ve daha merhametlisini versin."
zekâten
Ömer Nasuhi Bilmen = «Artık biz istedik ki, Rableri onlara ondan temizlikçe daha hayırlısını ve merhametçe daha yakınını bedel olarak versin.»
zekâten
Ömer Öngüt = “İstedik ki Rableri onlara o çocuktan daha temiz ve daha çok merhametli bir evlât versin. ”
zekâten
Şaban Piriş = Rab’lerinin ondan daha temiz ve daha merhamete yakın, hayırlı bir evlat vermesini istedik.
zekâten
Sadık Türkmen = Böylece rableri onlara, onun yerine temizlik yönünden ondan daha hayırlısını ve daha merhametlisini versin.
zekâten
Seyyid Kutub = İstedik ki, Rabb'leri onlara o delikanlıdan daha temiz ve daha iyiliksever bir evlat bağışlasın.
zekâten
Suat Yıldırım = Onların Rabbinin, kendilerine, onun yerine daha temiz, daha hayırlı, merhamette ondan daha hisli bir çocuk ihsan etmesini diledik.
zekâten
Süleyman Ateş = "İstedik ki Rableri onun yerine onlara ondan daha temiz, daha merhametli (ana babasına iyilik eden) birini versin."
zekâten
Tefhim-ul Kuran = Böylece, onlara Rablerinin ondan temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından da daha yakın olanını vermesini diledik.»
zekâten
Ümit Şimşek = 'İstedik ki, o çocuğun yerine, Rableri onlara huyu suyu temiz ve merhametli bir evlât versin.
zekâten
Yaşar Nuri Öztürk = "Diledik ki, Rableri onlara o çocuktan temizlikçe daha üstün, merhametçe daha gelişmişini versin."
zekâten
İskender Ali Mihr = Böylece onların Rabbinin, onu (öldürülen genci) ondan daha hayırlı, temiz ve merhamete daha yakın olanla değiştirmesini istedik.
zekâten
İlyas Yorulmaz = “Sonra biz, Rableri ikisine, o çocuktan daha temiz ve ana babasına daha merhametli bir çocukla değiştirmesini diledik. ”
ve zekâten
Diyanet İşleri = (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
ve zekâten
Abdulbaki Gölpınarlı = Katımızdan ona bir kalb yumuşaklığı, bir temizlik ihsân ettik ve o, mabûdundan çekinirdi.
ve zekâten
Abdullah Parlıyan = Tarafımızdan O'na, kalp yumuşaklığı ve arınmışlık… da vermiştik de, o günah ve fenalıkların tümünden sakınırdı.
ve zekâten
Adem Uğur = Tarafımızdan ona kalp yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O, çok sakınan bir kimse idi.
ve zekâten
Ahmed Hulusi = Ve ledünnümüzden bir ruhanî hayat ve bir sâfiye (zekât) verdik. . . Korunma konusunda çok hassastı!
ve zekâten
Ahmet Tekin = Ona yüce katımızdan sevgi ve merhamet, ruh temizliği verdik. O takvâ sahibi, itaatkâr, samimi, günahlardan arınan, azaptan korunan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan biri idi.
ve zekâten
Ahmet Varol = Tarafımızdan ona bir gönül yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O sakınan biriydi.
ve zekâten
Ali Bulaç = Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.
ve zekâten
Ali Fikri Yavuz = Hem de tarafımızdan bir merhamet ve günahlardan bir pâklik verdik. O çok takvâ sahibi idi.
ve zekâten
Ali Ünal = Yine O’na, tarafımızdan büyük şefkat ve merhametle birlikte saffet, samimiyet ve tertemiz bir gönül ihsan ettik. O, günahlardan çok sakınan bir insandı.