Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Diyanet İşleri = (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve uzayıp giden bir gölgelik.

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Abdullah Parlıyan = uzayıp giden gölgeler,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Adem Uğur = Uzamış gölgeler,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Ahmed Hulusi = Yayılmış (sonsuz) gölgede,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Ahmet Tekin = Uzun, koyu gölgelerdedirler.

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Ahmet Varol = Uzayıp giden gölge,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Ali Bulaç = Yayılıp uzanmış gölgeler,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Ali Fikri Yavuz = Ve yaygın bir gölgede,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Ali Ünal = Uzayıp giden gölgelerde,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Bayraktar Bayraklı = (28-33) Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Bekir Sadak = (28-34) Onlar dikensiz sedir agaclari, salkimlari sarkmis muz agaclari, uzamis golge altinda, caglayarak akan sular kenarlarinda; bitip tukenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasinda; yuksek dosekler uzerindedirler.

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Celal Yıldırım = Yaygın gölgeler,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Cemal Külünkoğlu = (28-34) (Onlar cennette) dikensiz ağaçlar, meyveleri sarkmış muz ağaçları, (kesintisiz) uzayan gölgeler, çağlayarak akan sular, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler (sedirler) üzerindedirler.

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Diyanet İşleri (eski) = (27-34) Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Diyanet Vakfi = Uzamış gölgeler,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Edip Yüksel = Uzamış gölgeler,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Memdud bir saye

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = uzamış bir gölge,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Uzamış gölgeler,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Gültekin Onan = Yayılıp uzanmış gölgeler,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Harun Yıldırım = Yayılıpuzanmış gölgelerde,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Hasan Basri Çantay = yayılmış (daimî) gölge (ler),

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Hayrat Neşriyat = (28-34) (Onlar,) dikensiz sedir ağaçları ve (salkımları) dizili muz ağaçları içinde, yayılmış bir gölgede, çağlayan su (kenarların)da, tükenmeyen ve yasaklanmayan pek çok meyveler arasında ve yükseltilmiş döşeklerdedirler!

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 İbni Kesir = Yayılmış gölge,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Kadri Çelik = Yayılıp uzanmış gölgelerde.

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Muhammed Esed = genişçe yayılmış gölgeler,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Mustafa İslamoğlu = ve uzayıp giden serin gölgeler

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve yayılmış gölgededirler.

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Ömer Öngüt = Uzamış gölgeler altındadırlar.

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Şaban Piriş = Yayılmış gölgede..

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Sadık Türkmen = Yayılıp uzamış gölgeler altında,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Seyyid Kutub = Kesintisiz gölgeler altında,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Suat Yıldırım = Yayılmış gölgeler...

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Süleyman Ateş = Uzamış gölge(ler),

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Tefhim-ul Kuran = Yayılıp uzanmış gölgeler,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Ümit Şimşek = Sürekli gölgeler altında,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Uzayan gölgeler,

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 İskender Ali Mihr = Ve uzayan gölgeler (içinde).

ve zıllin

  Vâkı’a / 30 -

 İlyas Yorulmaz = Uzatılmış gölgeler.

ve zıllin

  Vâkı’a / 43 -

 Diyanet İşleri = (42-44) Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifirî bir gölge içinde!.

ve zıllin

  Vâkı’a / 43 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve karardıkça kararan bir dumanın gölgesindeler.

ve zıllin

  Vâkı’a / 43 -

 Abdullah Parlıyan = ve karardıkça kararan bir dumanın gölgesindedirler.

ve zıllin

  Vâkı’a / 43 -

 Adem Uğur = Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;

ve zıllin

  Vâkı’a / 43 -

 Ahmed Hulusi = Simsiyah dumandan bir gölge (Hakikatindeki kuvveleri göremez, yaşayamaz bir hâl) içinde,

ve zıllin

  Vâkı’a / 43 -

 Ahmet Tekin = Yüksek hararetli kapkara dumandan bir gölgededirler.

ve zıllin

  Vâkı’a / 43 -

 Ahmet Varol = Ve kapkara dumandan bir gölge altında.

ve zıllin

  Vâkı’a / 43 -

 Ali Bulaç = Ve kapkara dumandan bir gölge içindedirler.

ve zıllin

  Vâkı’a / 43 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir de üzerlerinde cehennemin kapkara dumanı olan bir gölge var...

ve zıllin

  Vâkı’a / 43 -

 Ali Ünal = Ve kopkoyu bir duman tabakası altında,