Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Diyanet İşleri = (45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kaynakları meydanda, akıp duran şarap ırmaklarından taslar sunulur onlara.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Abdullah Parlıyan = Aralarında tertemiz pınarlardan içeceklerle doldurulmuş kadehler dolaştırılacak.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Adem Uğur = Onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Ahmed Hulusi = Kaynaktan (Esmâ hakikatinden) doldurulmuş kâseleri (kuvveleri) gezdirilir.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Ahmet Tekin = Önlerinde meşrubat pınarlarından, ırmaklarından doldurulmuş kadehler dolaştırılacak.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Ahmet Varol = Kaynaktan doldurulmuş kadehlerle etraflarında dolaşılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Ali Bulaç = Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Ali Fikri Yavuz = Göze şarabından dolu bir kadehle, (hizmet için) etraflarında dolaşılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Ali Ünal = Bir kâse dolaştırılır etraflarında, çağıldayan tertemiz bir kaynaktan doldurulmuş,

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Bayraktar Bayraklı = (45-46) Aralarında bembeyaz, içenlerin lezzet aldığı kaynaklardan doldurulmuş kadehler dolaştırılacaktır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Bekir Sadak = (45-47) Basagrisi vermeyen, sarhos etmeyen, icenlere zevk bahseden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmus kadehler sunulur.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Celal Yıldırım = Pınardan dolu kâseler ile etraflarında dolaşılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Cemal Külünkoğlu = (45-47) Aralarında bembeyaz, içenlere pek hoş gelen dupduru pınardan (doldurulmuş) bir kâse dolaştırılır. Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Diyanet İşleri (eski) = (45-47) Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Diyanet Vakfi = Onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Edip Yüksel = Onlara pınarlardan doldurulmuş kadehler sunulur.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Maînden bir ke's ile üzerlerine pırlanılır

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Akan kaynaktan dolu kadehlerle kendilerine pırlanılır (sunulur).

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (45-46) İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Gültekin Onan = Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Harun Yıldırım = Onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Hasan Basri Çantay = Onların her biri (şerâb-ı) maıynden türlü kadehlerle tavaf (ve ziyaret edilir (ler).

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Hayrat Neşriyat = Pınardan (doldurulmuş) kadehlerle, (onların) etraflarında dolaşılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 İbni Kesir = Kendilerine kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur,

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Kadri Çelik = Onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Muhammed Esed = Aralarında dupduru pınarlardan (içecekle doldurulmuş) bir kase dolaştırılacak,

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Mustafa İslamoğlu = Aralarında kaynağından doldurulmuş kadehlerle kendilerine servis yapılacak;

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (43-46) Naîm cennetlerde. Birbirleriyle karşı karşıya tahtlar üzerinde. Onların üzerlerine ırmaktan bir bardak ile dolaşılır. Bembeyaz, içenler için lezzetli.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Ömer Öngüt = Kendilerine kaynaktan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Şaban Piriş = (45-46) Etraflarında berrak bir kaynaktan, içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Sadık Türkmen = Üzerlerinde kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır;

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Seyyid Kutub = Önlerinden akan kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Suat Yıldırım = (43-47) Naim cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde otururlar. Kaynağından taze doldurulmuş, berrak mı berrak, içenlere pek hoş gelen, içinde zararlı ve sersemletici şey olmayan, sarhoş da etmeyen içecekler, dolu dolu kadehlerle etraflarında fır dönen hizmetçiler tarafından ikram edilir.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Süleyman Ateş = Önlerinde akan kaynaktan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Tefhim-ul Kuran = Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerine dolaşılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Ümit Şimşek = Çevrelerinde pınarlardan doldurulmuş kadehler dolaştırılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Kaynaktan doldurulmuş kadehler dolandırılır çevrelerinde.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 İskender Ali Mihr = Onların etrafında akan sudan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

yutâfu

  Sâffât / 45 -

 İlyas Yorulmaz = Leziz kaynaklardan doldurulmuş bardaklarla etraflarında dolaşılır.

yutâfu(yutâfu ... bi )

  Zuhruf / 71 -

 Diyanet İşleri = Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedî olarak kalacaksınız.

yutâfu(yutâfu ... bi )

  Zuhruf / 71 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara altından yapılmış tabaklar ve testiler sunulacak ve orada nefsin istediği ve gözün hoşlandığı her şey var ve siz, orada ebedî olarak kalırsınız.

yutâfu(yutâfu ... bi )

  Zuhruf / 71 -

 Abdullah Parlıyan = Orada altın tepsiler ve kadehlerle onların etrafında dolaşılır. Orada canlarının çektiği, gözlerinin hoşlandığı herşey var. Ve sizler orada ebedi kalacaksınız.

yutâfu(yutâfu ... bi )

  Zuhruf / 71 -

 Adem Uğur = Onlara altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Orada canlarının istediği, gözlerinin hoşlandığı her şey vardır. Ve siz, orada ebedî kalacaksınız.

yutâfu(yutâfu ... bi )

  Zuhruf / 71 -

 Ahmed Hulusi = Altından tabaklar ve testiler döndürülür üstlerinde. . . Onda nefslerin (bilinç boyutunun yaşamayı arzuladığı) iştah duyduğu ve gözlerin (basîretin zevkle seyretmek istediği kuvveler) keyif aldığı şeyler vardır! Sizler onda ebedî yaşarsınız!

yutâfu(yutâfu ... bi )

  Zuhruf / 71 -

 Ahmet Tekin = Onların etrafında altın tepsiler ve altın kadehler dolaştırılır. Orada, canlarının çektiği ve gözlerin hoşlandığı her şey vardır.'Siz orada ebedî yaşayacaksınız.'

yutâfu(yutâfu ... bi )

  Zuhruf / 71 -

 Ahmet Varol = Onların önlerinde altın tepsiler ve testilerle dolaşılır. Orada canların çektiği ve gözlerin hoşlandığı her şey var. Ve siz orada sonsuza kadar kalacaksınız.

yutâfu(yutâfu ... bi )

  Zuhruf / 71 -

 Ali Bulaç = "Onların etrafında altın tepsiler ve testilerle dolaşılır; orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet (zevk) aldığı her şey var. Ve siz orada süresiz kalacaksınız."

yutâfu(yutâfu ... bi )

  Zuhruf / 71 -

 Ali Fikri Yavuz = Onların etrafında, altından tabaklar ve bardaklarla (kendilerine cennette hizmet için) dolaşılır. Canların istiyeceği ve gözlerin hoşlanacağı ne varsa, hepsi oradadır. Siz de orada devamlı olarak kalacaksınız.

yutâfu(yutâfu ... bi )

  Zuhruf / 71 -

 Ali Ünal = Altın tepsiler ve (içleri dolu dolu) kâseler etraflarında fır döndürülür. Orada canların çektiği ve gözlere zevk veren her şey vardır. Ve siz, orada sonsuzca kalacaksınız.