Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Diyanet İşleri = Allah, geceyi ve gündüzü döndürüp duruyor. Şüphesiz bunda basiret sahibi olanlar için bir ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Allah, geceyle gündüzü, uzatıp kısaltmada, getirip götürmededir. Şüphe yok bunda, can gözü açık olanlara ibret var.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Abdullah Parlıyan = Allah, geceyle gündüzü evirip çeviriyor ve bunda da, görmesini bilenler için, şüphesiz çıkarılacak bir ders vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Adem Uğur = Allah, gece ile gündüzü birbirine çeviriyor. Şüphesiz bunda basiret sahipleri için mutlak bir ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Ahmed Hulusi = Allâh geceyi ve gündüzü birbirine dönüştürüyor (müşahede, içsellikle {enfüsî} dışsallık {âfakî} arasında yer değiştirmede)! Muhakkak ki bunda basîret sahipleri için bir ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Ahmet Tekin = Allah gece ile gündüzü uzatarak kısaltarak, sıcaklık derecelerini yükselterek, düşürerek, aralıksız değiştiriyor. Akıl ve basiret sahipleri için bunda yaratıcının varlığı, yüce kudreti, ilmi, iradesi, düzeni konusunda açık deliller, ibretler vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Ahmet Varol = Allah gece ile gündüzü çevirir [6]. Bunda gözleri olanlar için ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Ali Bulaç = Allah, gece ile gündüzü evirip çevirir. Gerçekten bunda basiret sahipleri için birer ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, gece ile gündüzü arka arkaya çevirerek uzatıb kısaltıyor. Şüphe yok ki, bütün bunlarda akıl sahibleri için birer ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Ali Ünal = Allah, gece ile gündüzü birbirine çevirir, birinin yerine diğerini getirir. Elbette bunda görebilen ve idrak edebilenler için bir ders vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah geceyi ve gündüzü birbiri ardından getirir. Doğrusu, gözlem yapanlar için bunda dersler vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Bekir Sadak = Allah geceyi gunduze, gunduzu geceye cevirir. Dogrusu, gorebilenler icin bunda ibretler vardir.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Celal Yıldırım = Allah gece ile gündüzü (birbiri ardınca) devrettirir. Şüphesiz ki bunda kalb gözü, kafa gözü (açık) olanlar için ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah, (uzatıp kısaltarak) geceyi gündüze ve gündüzü geceye dönüştürür. Hiç kuşkusuz dikkatli gözlemcilerin bu olaydan alacakları dersler vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah geceyi gündüze, gündüzü geceye çevirir. Doğrusu, görebilenler için bunda ibretler vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Diyanet Vakfi = Allah, gece ile gündüzü birbirine çeviriyor. Şüphesiz bunda basiret sahipleri için mutlak bir ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Edip Yüksel = ALLAH gece ile gündüzü çevirip kontrol eder. Gözleri olanlar için elbette bunda bir ders vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Allah, geceyi gündüzü taklib ediyor, şübhe yok ki bunlarda gözü olanlar için muhakkak bir ıbret vardır

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah gece ile gündüzü ardarda çeviriyor. Şüphe yok ki, bunlarda gözü olanlar için kesin bir ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah gece ile gündüzü evirip çeviriyor. Şüphesiz bunda (hakikatı gören) gözlere sahip olanlar için mutlak bir ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Gültekin Onan = Tanrı, gece ile gündüzü evirip çevirir (kallibu). Gerçekten bunda basiret sahipleri için birer ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Harun Yıldırım = Allah, gece ile gündüzü birbirine çeviriyor. Şüphesiz bunda basiret sahipleri için mutlak bir ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Hasan Basri Çantay = Allah gece ile gündüzü evirib çeviriyor. (Bütün) bunlarda (görür) gözlere mâlik olanlar için elbette birer ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Hayrat Neşriyat = Allah, gece ile gündüzü (ard arda) evirip çevirir. Şübhesiz ki bunda, basîret sâhibleri için elbette bir ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 İbni Kesir = Allah; gece ile gündüzü evirip çevirir. Doğrusu, görebilenler için bunda ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Kadri Çelik = Allah, gece ile gündüzü evirip çevirir. Hiç şüphesiz bunda basiret sahipleri için birer ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Muhammed Esed = Geceyle gündüze yer değiştiren Allah'tır; ve bunda da görmesini bilenler için, şüphesiz, (çıkarılacak) bir ders vardır!

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Mustafa İslamoğlu = (işte böyle), gece ve gündüzü de Allah evirip çevirmektedir. Bakın, bütün bunlarda görecek gözü olanlar için mutlaka alınacak ibretler vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Allah geceyi ve gündüzü çeviriyor. Şüphe yok ki, bunda gözleri olanlar için elbette bir ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Ömer Öngüt = Allah gece ile gündüzü çevirir. Şüphesiz ki bunda basiret sahipleri için ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Şaban Piriş = Allah, gece ve gündüzü ters çevirir. Doğrusu gözleri olanlar için bunda ibretler vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Sadık Türkmen = Allah geceyi ve gündüzü (peşpeşe) döndürüp duruyor. Şüphesiz bunda basiret sahibi olanlar için bir ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Seyyid Kutub = Allah, geceyi gündüze ve gündüzü geceye dönüştürür. Hiç kuşkusuz dikkatli gözlemcilerin bu olaydan alacakları dersler vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Suat Yıldırım = Allah gece ile gündüzü birbirine çeviriyor, geceyi gündüze, gündüzü geceye dönüştürüyor, sürelerini uzatıp kısaltıyor. Elbette bunda görebilenler için alınacak bir ders vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Süleyman Ateş = Allâh gece ile gündüzü çevirir. Kuşkusuz gözleri olanlar için bunda bir ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Tefhim-ul Kuran = Allah, gece ile gündüzü evirip çevirir. Hiç şüphesiz, bunda basiret sahipleri için birer ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Ümit Şimşek = Allah gece ile gündüzü birbirine çevirir. Görecek gözü olanlar için işte bunda bir ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah, gece ile gündüzü evirip çeviriyor. Gözleri olanlar için bunda elbette bir ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 İskender Ali Mihr = Allah, geceyi ve gündüzü (birbirine) çevirir. Muhakkak ki bunda basiret sahipleri için elbette ibret vardır.

yukallibu allâhu

  Nûr / 44 -

 İlyas Yorulmaz = Allah geceyi ve gündüzü çeviriyor. Elbette ki görebilenler için bunda alınacak ibretler var.

yukallibu

  Kehf / 42 -

 Diyanet İşleri = Derken bütün serveti helâk edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş hâldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: “Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım..”

yukallibu

  Kehf / 42 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken serveti mahvoldu da çardakları çökmüş, yerle bir olmuş bağında ellerini uğuşturarak keşke Rabbime hiçbir varlığı eş, ortak olarak tanımasaydım demeye başladı.

yukallibu

  Kehf / 42 -

 Abdullah Parlıyan = Derken o inkârcı kişinin bütün ürünleri yok edildi de, çardakları üzerine yıkılmış durumda olan bağın karşısında, boşa giden emek ve sarfettiklerine içi yanarak, ellerini oğuştura oğuştura: “Ah ne olurdu, Rabbimden başkasına tanrısal nitelikler yakıştırmamış olsaydım” demeye başladı.

yukallibu

  Kehf / 42 -

 Adem Uğur = Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi. Böylece, bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini oğuşturup kaldı. Bağın çardakları yere çökmüştü. "Ah, diyordu, keşke ben Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!"

yukallibu

  Kehf / 42 -

 Ahmed Hulusi = Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi! Sonunda, çardakları üzerine yıkılıp kalmış bağına yaptığı harcamaları dolayısıyla, (hüsranla) ellerini ovuşturarak şöyle diyordu: "Keşke Rabbime (hiç) bir şeyi ortak koşmasaydım. "

yukallibu

  Kehf / 42 -

 Ahmet Tekin = Derken onun serveti yok edildi. Böylece bağı uğruna yaptığı masraflardan dolayı ellerini ovuşturarak sabahı sabah etti. Bağın çardakları yere çökmüştü.'Ah, keşke ben ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım.' diyordu.

yukallibu

  Kehf / 42 -

 Ahmet Varol = Derken ürünleri kuşatıldı ve onun için harcadıklarına (içi giderek) avuçlarını oğuşturmaya başladı. (Bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı. Kendisi de: 'Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım' diyordu.

yukallibu

  Kehf / 42 -

 Ali Bulaç = (Derken) Onun ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) oğuşturuyordu. O (bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı, kendisi de şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım."

yukallibu

  Kehf / 42 -

 Ali Fikri Yavuz = Nihayet o kâfirin bütün serveti helâk edildi. Bunun üzerine bağına yaptığı masrafa karşı, avuçlarını oğuşturmaya durdu. Bağ, çardakları üzerine yıkılmış kalmıştı. “Ah ne olaydım! Rabbime hiç bir ortak koşmamış olaydım.” diyordu.

yukallibu

  Kehf / 42 -

 Ali Ünal = Ve çok geçmeden o kişinin bütün bağı, bahçesi, ekinleri kül oldu. Çökmüş asma çardaklarının başında, yaptığı onca masrafa yanıp ellerini oğuşturuyor ve “Keşke” diyordu, “Rabbime (hükmünde, iradesinde, kudretinde, Rab oluşunda, malikiyetinde) hiçbir ortak tanımasaydım!”