Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ yuhıbbu
Diyanet İşleri = Şüphesiz, Allah inananları savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez.
lâ yuhıbbu
Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki Allah, inananlardan müşriklerin şerrini defedecek; şüphe yok ki Allah, hâinlikte ileri giden nankörlerin hiçbirini sevmez.
lâ yuhıbbu
Abdullah Parlıyan = ki, Allah inananları bütün kötülüklere karşı savunup koruyacaktır. Çünkü Allah, hangi türden olursa olsun, hainliği sanat edinip, nankörlüğü benimseyen hiç kimseyi asla sevmez.
lâ yuhıbbu
Adem Uğur = Allah, iman edenleri korur. Şu da muhakkak ki Allah, hain ve nankör olan herkesi sevgisinden mahrum eder.
lâ yuhıbbu
Ahmed Hulusi = Muhakkak ki Allâh iman edenlere sahip çıkar! Muhakkak ki Allâh hiçbir hain (emanete ihanet eden) ve nankörü (verileni değerlendirmeyeni) sevmez!
lâ yuhıbbu
Ahmet Tekin = Allah iman edenleri savunur, korur. Hainlerin, nankörlerin, azgın kâfirlerin hiçbirini sevmez.
lâ yuhıbbu
Ahmet Varol = Şüphesiz Allah iman edenleri savunur. Allah hiçbir hain ve nankörü sevmez.
lâ yuhıbbu
Ali Bulaç = Şüphesiz Allah, (müşriklerin saldırı ve sinsi tuzaklarını) iman edenlerden uzaklaştırmaktadır. Gerçekten Allah, hain ve nankör olan kimseyi sevmez.
lâ yuhıbbu
Ali Fikri Yavuz = Muhakkak ki Allah, müşriklerin saldırılarını müminlerden savacaktır. Çünkü Allah her hâini ve nankörü sevmez.
lâ yuhıbbu
Ali Ünal = Allah, iman edenleri daima koruyup müdafaa eder. Allah, her hain ve nankörü ise hiç sevmez.
lâ yuhıbbu
Bayraktar Bayraklı = Şüphesiz, Allah inananları korur. Allah hainleri ve nankörleri hiç sevmez.
lâ yuhıbbu
Bekir Sadak = Allah suphesiz inananlari savunur, cunku hainleri ve nankorleri hic sevmez. *
lâ yuhıbbu
Celal Yıldırım = Şüphesiz ki Allah, imân edenlerden (azgın müşriklerin gaile ve saldırısını) savar; şüphesiz ki Allah hainliği sanat edinip nankörlüğü benimseyen hiç kimseyi sevmez.
lâ yuhıbbu
Cemal Külünkoğlu = Şüphesiz, Allah (inkârcıların saldırı ve sinsi tuzaklarına karşı) inananları savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez.
lâ yuhıbbu
Diyanet İşleri (eski) = Allah şüphesiz inananları savunur, çünkü hainleri ve nankörleri hiç sevmez.
lâ yuhıbbu
Diyanet Vakfi = Allah, iman edenleri korur. Şu da muhakkak ki Allah, hain ve nankör olan herkesi sevgisinden mahrum eder.
lâ yuhıbbu
Elmalılı Hamdi Yazır = Haberiniz olsun ki Allah iyman edenler tarafından müdafaa edecektir, çünkü Allah her hangi bir hâini, nankörü sevmez
lâ yuhıbbu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Biliniz ki, Allah, iman edenleri koruyacaktır; çünkü Allah, hain ve nankör olanları sevmez.
lâ yuhıbbu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şüphesiz Allah inananları savunur. Çünkü Allah hâin ve nankörlerin hiçbirini sevmez.
lâ yuhıbbu
Gültekin Onan = Şüphesiz Tanrı, (müşriklerin saldırı ve sinsi tuzaklarını) inananlardan uzaklaştırmaktadır. Gerçekten Tanrı hain ve (pek) kafir olan kimseyi sevmez.
lâ yuhıbbu
Harun Yıldırım = Allah, iman edenleri korur. Şu da muhakkak ki Allah, hain ve nankör olan herkesi sevgisinden mahrum eder.
lâ yuhıbbu
Hasan Basri Çantay = Şübhesiz ki Allah (müşriklerin ezasını) îman edenlerden defedecekdir. Çünkü Allah hıyânetkâr ve nankör olan herkesi sevmez.
lâ yuhıbbu
Hayrat Neşriyat = Şübhesiz Allah, îmân edenleri müdâfaa eder. Muhakkak ki Allah, hiçbir hâini, hiçbir nankörü sevmez.
lâ yuhıbbu
İbni Kesir = Muhakkak ki Allah; iman edenleri savunur. Muhakkak ki Allah; hainleri ve nankörleri sevmez.
lâ yuhıbbu
Kadri Çelik = Hiç şüphesiz Allah, iman edenleri savunur. Gerçekten Allah, hain ve nankör olan kimseyi sevmez.
lâ yuhıbbu
Muhammed Esed = ki, Allah inananları (bütün kötülüklere karşı) mutlaka koruyacaktır; çünkü, Allah, hangi türden olursa olsun, hainleri ve nankörleri asla sevmez.
lâ yuhıbbu
Mustafa İslamoğlu = Hiç kuşku yok ki Allah inanıp güvenenleri savunacaktır; çünkü Allah ihaneti tabiyat edinen hiç bir nankörü sevmez.
lâ yuhıbbu
Ömer Nasuhi Bilmen = Şüphe yok ki, Allah Teâlâ imân eden kimselerden kâfirlerin eziyetlerini def'eder. Muhakkak ki, Allah Teâlâ herhangi bir haini, nankörü sevmez.
lâ yuhıbbu
Ömer Öngüt = Şüphesiz ki Allah iman edenleri müdafaa eder. Allah, hâin ve nankör hiç kimseyi sevmez.
lâ yuhıbbu
Şaban Piriş = Şüphesiz Allah, iman edenleri savunur ve hiç bir hain kafiri sevmez.
lâ yuhıbbu
Sadık Türkmen = Şüphesiz, Allah inananları savunur. Doğrusu Allah; hiçbir haini, nankörü sevmez/savunmaz.
lâ yuhıbbu
Seyyid Kutub = Hiç kuşkusuz Allah mü'minleri destekler, savunur; yine hiç şüphesiz Allah hiçbir emanetine hıyanet edeni ve nankörü sevmez.
lâ yuhıbbu
Suat Yıldırım = Muhakkak ki Allah iman edenleri koruyup müdafaa eder. Çünkü Allah hain ve nankör olan hiçbir kimseyi sevmez.
lâ yuhıbbu
Tefhim-ul Kuran = Hiç şüphe yok ki Allah, (müşriklerin saldırı ve sinsi tuzaklarını) iman edenlerden uzaklaştırmaktadır. Gerçekten Allah, hain ve nankör olan kimseyi sevmez.
lâ yuhıbbu
Ümit Şimşek = Hiç şüphesiz, Allah iman edenleri esirger. Çünkü Allah hainlerin ve nankörlerin hiçbirini sevmez.
lâ yuhıbbu
Yaşar Nuri Öztürk = Allah, iman edenleri savunur. Şu da kuşkusuz ki, Allah hiçbir haini, hiçbir nankörü sevmez.
lâ yuhıbbu
İskender Ali Mihr = Muhakkak ki Allah, âmenû olanlardan (Allah’a ulaşmayı dileyenlerden) (belâları) defeder (uzaklaştırır). Muhakkak ki Allah, hain ve kâfirlerin hiçbirini sevmez.
lâ yuhıbbu
İlyas Yorulmaz = Allah da (güzel davranan) iman edenleri elbetteki koruyacaktır. Allah inkarcı haince davrananları sevmez.
lâ yuhıbbu
Diyanet İşleri = Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.
lâ yuhıbbu
Abdulbaki Gölpınarlı = İbâdet edin Allah'a ve ona hiçbir şeyi eş etmeyin. Anaya, babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşulara, uzak komşulara, yolda kalmışlara ve sahibi olduğunuz köle ve cariyelere iyilik edin, çünkü Allah, kendini beğenip övenleri sevmez.
lâ yuhıbbu
Abdullah Parlıyan = Yalnızca Allah'a kulluk edin ve O'ndan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayın. Ana babaya, yakın akrabanıza, yetimlere, muhtaçlara, kendi çevrenizden olan komşulara, uzak komşulara, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve elinizin altındaki hizmetçi ve işçilere iyilik yapın, iyi davranın. Doğrusu Allah, kendini beğenen ve böbürleneni sevmez.
lâ yuhıbbu
Adem Uğur = Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlar (köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez.
lâ yuhıbbu
Ahmed Hulusi = Allâh'a kulluk edin ve hakikatiniz olana hiçbir şeyi şirk koşmayın (hiçbir varlığa tanrılık pâyesi vermeyin)! Ana-babanıza, yakınlarınıza, yetimlere, yoksullara, yakın komşulara ve uzak komşulara, yol arkadaşınıza, yolda kalmışlara ve eliniz altındakilere ihsanda bulunun. Muhakkak Allâh kibirlenip övünenleri sevmez.
lâ yuhıbbu
Ahmet Tekin = Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, Allah’a kulluk ve ibadet edin, O’nun şeriatına bağlanın, O’na boyun eğin. İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, gizli şirke düşmeyin.Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, dullara, çevresi, çaresi olmayan yoksullara, yakınlığı olan müslüman komşulara, yabancı, gayrimüslim komşulara, yanında bulunan arkadaşlara (eşine, hizmetkârlara ve arkadaşlarına), yolda kalan muhtaç yolcuya, meşrû şekilde sahip olduğunuz, üzerlerinde meşrû haklarınız ve otoriteniz ve kendileriyle düzgün insanî münasebetleriniz olan köle, câriye ve hizmetkârlara ve sözleşmeli işçilerinize devamlı iyi davranın, ihsan ile muamelede bulunun. Allah kibirlenen ve övünen hiç kimseyi sevmez.
lâ yuhıbbu
Ahmet Varol = Allah'a kulluk edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anne babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yakındaki arkadaşa, yolcuya ve sahibi olduğunuz köle ve cariyelere iyilik edin. Allah kendini beğenip böbürlenenleri sevmez.
lâ yuhıbbu
Ali Bulaç = Allah'a ibadet edin ve O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına güzellikle davranın. Çünkü, Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.
lâ yuhıbbu
Ali Fikri Yavuz = Allah’a ibadet edin ve ona hiç bir şeyi ortak koşmayın. Sonra anaya ve babaya iyilik edin; akrabaya da, öksüzlere de, yoksallara da, yakın komşuya da, yakın arkadaşa da, yolda kalmışa da, ellerinizdeki kölelere de... Allah, kurumlu ve böbürlenen kimseleri sevmez.
lâ yuhıbbu
Ali Ünal = (Bu arada fert, aile ve toplum hayatındaki gerçek saadetin esasları olarak) Allah’a ibadet edin ve hiçbir şeyi hiçbir şekilde O’na ortak koşmayın; annebabaya en güzel şekilde davranın ve iyilikte bulunun; aynı şekilde akrabaya, yetimlere, yeterli geçimlikten gerçekten mahrum düşkünlere, (mekân, Din bağı, kan bağı açısından) yakın komşulara, uzak komşulara; yol, meslek veya iş arkadaşlarınıza; memleketinden ayrı düşmüşlere, yolculara, misafire; ve elinizin altında bulunan (köle, cariye ve hizmetçilere) de (güzel muamele ve iyilikte bulunun. Böyle davranın ve kendinizi bu yönde eğitin); çünkü Allah, kendini beğenen ve övünüp duran hiç kimseyi sevmez.