Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
yudillu
Diyanet İşleri = İnkâr edenler diyorlar ki: “Ona (Muhammed’e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” De ki: “Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir.”
yudillu
Abdulbaki Gölpınarlı = Kâfir olanlar derler ki: Ona Rabbinden bir mûcize indirilseydi ya. De ki: Şüphe yok ki Allah, dilediğini sapıklığa ve gönlüyle ona, onun tapısına dönenleriyse doğru yola sevk eder.
yudillu
Abdullah Parlıyan = Peygamberin getirdiği mesajın doğruluğunu örtbas edenler, O'na Rabbinden mucizevî bir alamet indirilmeli değil miydi? diyorlar. Sen de şöyle söyle: “Bilin ki, sapmayı dileyeni saptıran da, O'na yöneleni, kendisine yaklaştıran da şüphesiz Allah'tır.”
yudillu
Adem Uğur = Kâfir olanlar diyorlar ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? De ki: Kuşkusuz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de hidayete erdirir.
yudillu
Ahmed Hulusi = O hakikat bilgisini inkâr edenler: "O'na Rabbinden bir mucize inzâl edilseydi ya?" derler. . . De ki: "Muhakkak ki Allâh dilediğini saptırır, kendisine dönüp yöneleni de hakikate erdirir. "
yudillu
Ahmet Tekin = Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler:'Ona, hak peygamber olduğunun delili olarak Rabbinden maddî bir mûcize indirilmeli değil miydi?' diyorlar.'Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıkların hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti tercihine özgürlük tanır, kendisine gönül vereni, boyun eğeni de doğru yola iletir' de.
yudillu
Ahmet Varol = İnkâr edenler diyorlar ki: 'Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?' De ki: 'Doğrusu Allah dilediğini saptırır ve gönülden boyun eğeni de kendine yöneltir.
yudillu
Ali Bulaç = İnkâr edenler: "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, dilediğini şaşırtıp saptırır, kendisine katıksızca yöneleni de dosdoğru yola yöneltip iletir."
yudillu
Ali Fikri Yavuz = Yine o küfredenler diyorlar ki: “- Peygambere Rabbinden bir mûcize indirilseydi ya! De ki, Allah dilediği kimseyi şaşırtır ve kendisine kalbi ile yöneleni hidayete erdirir.
yudillu
Ali Ünal = Küfür içinde bulunan o kimseler, “(Peygamberlik iddia eden) şu kişiye Rabbisinden açık bir delil (bir mucize) indirilmeli değil mi?” diyorlar. De ki: “Şurası bir gerçek ki Allah, kimi dilerse onu saptırır ve bütün kalbiyle O’na yöneleni de hidayete erdirir.”
yudillu
Bayraktar Bayraklı = İnkâr edenler, “Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?” derler. De ki: “Doğrusu, Allah dileyeni saptırır, bütün benliğiyle kendisine yöneleni de doğru yola iletir.”
yudillu
Bekir Sadak = Inkar edenler: «Rabbinden ona bir mucize indirilmeli degil miydi?» derler. De ki: «Dogrusu Allah dileyeni saptirir ve Kendisine yoneleni dogru yola eristirir.»
yudillu
Celal Yıldırım = O inkâr edenler derler ki: «Ona Rabbinden bir mu'cize indirilseydi ya». De ki: Şüphesiz Allah dilediğini saptırır ve kendisine gönül verip yöneleni de doğru yola eriştirir.
yudillu
Cemal Külünkoğlu = İnkârcılar: “Ona (Muhammed'e), Rabbi tarafından somut bir mucize, indirilseydi ya!” derler. Onlara de ki: “Allah, dilediğini (arzu ve yaşantılarına bakarak) sapıklıkta bırakır ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.”
yudillu
Diyanet İşleri (eski) = İnkar edenler: 'Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?' derler. De ki: 'Doğrusu Allah dileyeni saptırır ve Kendisine yöneleni doğru yola eriştirir.'
yudillu
Diyanet Vakfi = Kâfir olanlar diyorlar ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? De ki: Kuşkusuz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de hidayete erdirir.
yudillu
Edip Yüksel = İnkar edenler, 'Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi,' diyorlar. De ki: 'ALLAH dileyeni saptırır ve yöneleni doğruya ulaştırır.'
yudillu
Elmalılı Hamdi Yazır = Yine o küfredenler diyorlar ki: Ona Rabbından bir âyet indirilseydi ya!.. De ki, hakikat Allah dilediği kimseyi şaşırtıyor, kim de gönül verirse kendini hidayet buyuruyor
yudillu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yine o küfredenler diyorlar ki: «Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! De ki: «Gerçekten Allah dilediği kimseyi şaşırtıyor, kendisine gönül vereni de hidayete eriştiriyor.
yudillu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yine o iman etmeyenler diyorlar ki: «Ona Rabbinden bir âyet indirilseydi ya.» De ki: «Hakikaten Allah, dilediğini şaşırtır ve kendisine gönül vereni de hidayete erdirir.»
yudillu
Gültekin Onan = Küfredenler: "Ona rabbinden bir ayet indirilseydi ya!" derler. De ki: "Şüphesiz Tanrı dilediğini şaşırtıp saptırır, kendisine katıksızca yöneleni de dosdoğru yola yöneltip iletir."
yudillu
Harun Yıldırım = Kâfir olanlar diyorlar ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? De ki: Kuşkusuz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de hidayete erdirir.
yudillu
Hasan Basri Çantay = O küfredenler: «Ona (peygambere) Rabbinden bir (azâb) mu'cize (si) indirilmeli değil miydi»? derler. De ki: «Şübhesiz Allah kimi dilerse onu dalâlete götürür, gönlünü kendine çevirdiklerini ise doğru yola iletir».
yudillu
Hayrat Neşriyat = Hem inkâr edenler: 'Ona (Muhammed’e) Rabbinden (bizim istediğimiz) bir mu'cize indirilmeli değil miydi?' diyor. De ki: 'Şübhesiz ki Allah, dilediğini (kendi isyânı sebebiyle) dalâlete atar; (rızâsına) yöneleni ise kendi (dîni)ne hidâyet eder.'
yudillu
İbni Kesir = Küfredenler dediler ki: Rabbından kendisine bir ayet inidirilmeli değil miydi? De ki: Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir.
yudillu
Kadri Çelik = Küfre sapanlar, “Neden ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilmiyor!” derler. De ki: “Şüphesiz Allah, dilediğini saptırır, kendisine gerçekten yöneleni de hidayete eriştirir.”
yudillu
Muhammed Esed = İmdi, (Peygamber'in getirdiği mesajın) doğruluğunu inkar edenler, "Ona Rabbinden mucizevi bir alamet indirilmeli değil miydi?" diyorlar. Sen de şöyle de: "Bilin ki, (sapmayı) dileyeni saptıran da, O'na yöneleni Kendisine yaklaştıran da, şüphesiz Allah'tır;
yudillu
Mustafa İslamoğlu = Yine inkarda direnenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilmesi gerekmez miydi?" derler. De ki: "Allah dileyen kimsenin sapmasını diler, kendisine yönelen kimseyi ise doğru yola yönlendirir";
yudillu
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve kâfir olanlar derler ki: «Ona Rabbinden bir âyet indirilmiş olmalı değil mi idi?» De ki: «Muhakkak Allah Teâlâ dilediğini sapıklığa düşürür ve Hakk'a yöneleni de kendisine hidâyet eder.»
yudillu
Ömer Öngüt = Kâfirler: “Ona Rabbinden bir âyet (mucize) indirilmeli değil miydi?” dediler. De ki: “Şüphesiz ki Allah dilediğini dalâlete düşürür ve Hakk'a inabe edene de hidayet eder. ”
yudillu
Şaban Piriş = İnkar edenler: -O’na Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? derler. De ki: -Kuşkusuz Allah dileyeni saptırır ve Kendisine yöneleni doğru yola eriştirir.
yudillu
Sadık Türkmen = Inkâr edenler diyorlar ki: “Ona (Muhammed’e), Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” De ki: “Şüphesiz Allah, sapıklığında kalmak isteyeni sapıklığında bırakır, kendisine yönelip gereğini yapanı da doğru yola eriştirir.”
yudillu
Seyyid Kutub = Kâfirler «Muhammed'e, Rabbi tarafından somut bir mucize, indirilseydi ya» derler. Onlara de ki; «Allah, dilediğini saptırır ve kendisine yöneleni doğru yola iletir.»
yudillu
Suat Yıldırım = (27-28) Yine o inkâr edenler diyorlar ki: "Peygambere Rabbi tarafından bir mûcize verilmeli değil miydi?" De ki: "Allah dilediğini bu tür iddiaları sebebiyle saptırır. Kendisine yöneleni de hidâyete erdirir. İşte onlar iman edip gönülleri Allah’ı zikretmekle, O’nu anmakla huzur bulan kimselerdir. İyi bilin ki gönüller ancak Allah’ı anmakla huzur bulur."
yudillu
Süleyman Ateş = İnkâr edenler: "Ona Rabbinden bir âyet indirilmeli değil miydi?" diyorlar. De ki: "Allâh, dilediğini (bu tür sözlerle) saptırır. Yöneleni de kendisine iletir."
yudillu
Tefhim-ul Kuran = Küfre sapanlar: «Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!» derler. De ki: «Şüphesiz Allah, dilediğini şaşırtıp saptırır, kendisine katıksızca yöneleni de dosdoğru yola yöneltip iletir.»
yudillu
Ümit Şimşek = İnkâr edenler, 'Rabbinden ona bir âyet indirilse ya' dediler. De ki: Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola iletir.
yudillu
Yaşar Nuri Öztürk = Küfre sapanlar derler ki: "Rabbinden ona bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Allah dilediğini/dileyeni saptırır. Doğruya yöneleni de kendisine iletir."
yudillu
İskender Ali Mihr = Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).”
yudillu
İlyas Yorulmaz = Gerçekleri inkâr edenler “Ona Rabbinden (bizi ikna edecek) bir mucize indirilmesi gerekmez miydi?” derler. Böylece Allah dileyeni saptırır ve kendisine yönelmek isteyeni de doğru yola iletir.
yudillu allâhu
Diyanet İşleri = Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın emirlerini) iyice açıklasın. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
yudillu allâhu
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara iyice anlatabilmesi için kendi kavminin dilinden başka bir dille hiçbir peygamber göndermedik. Gerçekten de Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola sevk eder ve odur üstün ve hüküm ve hikmet sâhibi.
yudillu allâhu
Abdullah Parlıyan = Allah'ın emirlerini onlara iyice açıklasın diye, her peygamberi kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık bundan sonra, Allah sapmayı dileyeni, sapıklık içerisinde bırakır. Doğru yolu tutmayı dileyeni de, doğru yola yöneltir. O güçlüdür, O'nun gücüne hiçbir güç ulaşamaz, yine O yaptığı herşeyi, yerli yerince yapar.
yudillu allâhu
Adem Uğur = (Allah'ın emirlerini) onlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir.
yudillu allâhu
Ahmed Hulusi = Biz her Rasûlü kendi toplumunun lisanı ile irsâl ettik ki, onlara en anlaşılır şekilde açıklasın. . . (Artık) Allâh dilediğini saptırır ve dilediğine de hidâyet eder. . . O, Aziyz'dir, Hakiym'dir.
yudillu allâhu
Ahmet Tekin = Allah’ın emirlerini iyice açıklasın diye, her Rasulü, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, yalnız kendi milletinin diliyle gönderdik. Bu sebeple Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselerin hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti tercihlerine özgürlük tanır. Sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri doğru yola da sevkeder. O kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.
yudillu allâhu
Ahmet Varol = Biz her peygamberi ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki onlara açıklasın. Artık Allah dilediğini sapıklığa düşürür dilediğini de doğru yola eriştirir. O, yücedir, hakimdir.
yudillu allâhu
Ali Bulaç = Biz hiç bir elçiyi, kendi kavminin dilinden başkasıyla göndermedik ki, onlara apaçık anlatsın. Böylece Allah, dilediğini şaşırtıp saptırır, dilediğini hidayete erdirir. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
yudillu allâhu
Ali Fikri Yavuz = Biz, her gönderdiğimiz Peygamberi, ancak bulunduğu kavminin diliyle gönderdik ki, onlara apaçık anlatsın. Artık, Allah dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini de hidayete erdirir. O, her şeye galibdir, hükmünde hikmet sahibidir.
yudillu allâhu
Ali Ünal = Biz her bir rasûlü, onlara gerçeği bütün açıklığıyla anlatsın diye ancak kendi halkının dilini konuşan biri olarak gönderdik. Allah, her kimi dilerse saptırır ve dilediğini de hidayet eder. O, Azîz (izzet ve ululuk sahibi, her işte üstün ve mutlak galip), Hakîm (her hüküm ve işinde pek çok hikmetler bulunan)’dır.