Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
yubînu
Diyanet İşleri = “Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?”
yubînu
Abdulbaki Gölpınarlı = Ben, şu aşağılık ve doğrudüzen söz bile söyliyemeyen adamdan daha hayırlı değil miyim?
yubînu
Abdullah Parlıyan = Ben ne demek istediğini bile, doğru düzgün anlatamayan şu zavallı Musa denilen adamdan daha hayırlı değil miyim?
yubînu
Adem Uğur = Yoksa ben, kendisi zayıf ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu adamdan daha hayırlı değil miyim?
yubînu
Ahmed Hulusi = "Yoksa şu basit ve ne demek istediğini açıklayamayandan daha hayırlı değil miyim?"
yubînu
Ahmet Tekin = 'Yoksa ben, şu zavallıdan, neredeyse meramını anlatamayan şu adamdan, daha hayırlı değil miyim?'
yubînu
Ahmet Varol = Ya da ben şu zavallı, neredeyse söz anlatamayacak durumda olan kişiden daha iyi değil miyim?
yubînu
Ali Bulaç = "Yoksa ben, şundan daha hayırlı değil miyim ki o, aşağı (sınıftan) bir zavallı ve neredeyse (sözü) açıklamadan yoksun olan (biri)dir."
yubînu
Ali Fikri Yavuz = Yoksa ben nerde ise meramını anlatamıyacak, hakîr ve zayıf durumda olan bu Mûsa’dan daha hayırlı değil miyim?
yubînu
Ali Ünal = “Yoksa ben, şu basit ve meramını bile neredeyse anlatamayan adamdan daha üstün değil miyim?
yubînu
Bayraktar Bayraklı = “Yoksa ben, kendisi zayıf ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu adamdan daha üstün değil miyim?”
yubînu
Bekir Sadak = «Yahut, ben zavalli ve nerdeyse konusamayan bu kimseden daha ustun degil miyim?»
yubînu
Celal Yıldırım = Yoksa ben, şu zavallı ve neredeyse açık şekilde meramını anlatamıyan kimseden daha hayırlı değil miyim ?»
yubînu
Cemal Külünkoğlu = (51-53) Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz? Ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan adamdan daha hayırlı değil miyim? Eğer o dediği gibi ise, üstüne gökten altın bilezikler atılmalı yahut beraberinde melekler gelmeli değil miydi?”
yubînu
Diyanet İşleri (eski) = 'Yahut, ben zavallı ve nerdeyse konuşamayan bu kimseden daha üstün değil miyim?'
yubînu
Diyanet Vakfi = «Yoksa ben, kendisi zayıf ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu adamdan daha hayırlı değil miyim?»
yubînu
Edip Yüksel = 'Yahut ben, şu aşağılık ve konuşmaktan aciz olan adamdan daha üstün değil miyim?'
yubînu
Elmalılı Hamdi Yazır = Yoksa ben şundan daha hayırlı değil miyim ki o hem hakîr hem de meramını anlatamıyor
yubînu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yoksa ben şundan daha hayırlı değil miyim ki, o hem zavallı hem de meramını anlatamıyor.
yubînu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yoksa ben, nerede ise meramını anlatamayan şu zavallıdan daha hayırlı değil miyim?
yubînu
Gültekin Onan = "Yoksa ben şundan daha hayırlı değil miyim ki o, aşağı (sınıftan) bir zavallı ve neredeyse (sözü) açıklamadan yoksun olan (biri)dir."
yubînu
Harun Yıldırım = “Ben şu aşağılık olandan ve nerede ise açıklamadan yoksun olandan daha hayırlı değil miyim?”
yubînu
Hasan Basri Çantay = «Yoksa ben ondan hayırlı değil miyim? O ki hakirdir, (meramını) bile hemen hemen açıklayamıyor».
yubînu
Hayrat Neşriyat = 'Yoksa ben, kendisi değersiz ve nerede ise söz anlatamayacak durumda bulunan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?'
yubînu
İbni Kesir = Ben, açıkça söyleyemeyecek derecede zavallı olan şu adamdan daha hayırlı değil miyim?
yubînu
Kadri Çelik = “Yoksa ben, kendisi değersiz ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu adamdan daha hayırlı değil miyim?”
yubînu
Muhammed Esed = Ben, ne demek istediğini bile anlatamayan şu zavallı adamdan daha iyi değil miyim?"
yubînu
Mustafa İslamoğlu = Yoksa, ne demek istediğini bile açık seçik anlatamayan şu değersiz adamdan daha iyi değil miyim?
yubînu
Ömer Nasuhi Bilmen = «Yoksa ben o kimseden daha hayırlı değil miyim ki, o bir hakîrdir ve (maksadını) açıklamaya yaklaşamıyor.»
yubînu
Ömer Öngüt = "Yoksa ben, nerede ise meramını anlatamayacak durumda olan şu zavallı adamdan daha üstün değil miyim?"
yubînu
Şaban Piriş = Yoksa ben, şu hakir ve neredeyse konuşamayan adamdan daha iyi değil miyim?
yubînu
Sadık Türkmen = Ben şu zavallı ve neredeyse söz anlatamayacak olan kişiden üstün değil miyim?
yubînu
Seyyid Kutub = Yoksa ben, kendisi zayıf ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu adamdan daha hayırlı değil miyim?
yubînu
Suat Yıldırım = (51-53) Firavun halkına duyuru yapıp dedi ki: "Ey benim halkım! Mısır’ın yönetimi benim elimde değil mi? Ayaklarımın altından akan şu nehirler, kanallar benim değil mi? Görmüyor musunuz? Yoksa ben, şu aşağılık, meramını bile neredeyse anlatamayan adamdan daha üstün değil miyim? Eğer o dediği gibi ise, üstüne gökten altın bilezikler atılmalı, yahut beraberinde melaikeler gelmeli değil miydi?"
yubînu
Süleyman Ateş = "Yahut ben, şu aşağılık, nerdeyse söz anlatamayacak durumda olan adamdan daha iyi değil miyim?"
yubînu
Tefhim-ul Kuran = Yoksa ben, kendisi zayıf ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu adamdan daha hayırlı değil miyim?
yubînu
Ümit Şimşek = 'Ben neredeyse meramını anlatamayacak haldeki şu zavallıdan daha üstün değil miyim?
yubînu
Yaşar Nuri Öztürk = 'Yoksa ben, şu zavallıdan, neredeyse meramını anlatamayan şu adamdan, daha hayırlı değil miyim?'
yubînu
İskender Ali Mihr = Yoksa ben, o acizden daha hayırlı (değil miyim) ki, o neredeyse sözü açıklayamıyor (normal konuşamıyor).
yubînu
İlyas Yorulmaz = “Yoksa ben, ne istediğini açıkça söylemeyen, şu aşağılık basit birisi olandan (Musa dan) daha hayırlı değil miyim?”