Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Söyleyin bakalım, O’nun azabı size geceleyin veya gündüzün (ansızın) gelecek olsa, suçlular bunun hangisini acele isterler?!” (Bunların hiçbiri istenecek bir şey değildir.)

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Azâbı geceleyin, yahut gündüzün birdenbire gelip çatarsa ne yaparsınız, söyleyin bakalım. Suçlular, azâbın çabucak gelmesini ne diye isterler ki?

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: Ya bir gece vakti, ya da güpegündüz eğer O'nun azabı başınıza koparsa, ne yapacaksınız hiç düşündünüz mü? Günaha gömülüp gitmiş bir toplumun, bu azabı acele istemesinin sebebi ne olabilir ki?

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Adem Uğur = De ki: (Ey müşrikler!) Ne dersiniz? Allah'ın azabı size geceleyin veya gündüzün gelirse (ne yaparsınız?). Suçlular ondan hangisini istemekte acele ediyorlar!

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Gördünüz mü (düşünün bakalım), şayet O'nun azabı gece veya gündüzün bir anında gelmiş olsa, (söyleyin) suçlular neyi acele isterler?"

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Ahmet Tekin = 'Hiç düşündünüz mü? Allah’ın azâbının size geceleyin, uykuda veya güpe-gündüz gelmesi kesinse eğer, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların, bu cezayı alelacele istemelerini gerektirecek ne gibi sebepleri olabilir?' de.

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Ahmet Varol = De ki: 'O'nun azabı size gece vakti veya gündüz gelirse (ne yapabilirsiniz ki?). Ne diye suçlular onun acele olarak gelmesini istiyorlar?'

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Ali Bulaç = De ki: "Düşündünüz mü hiç, eğer O'nun azabı size gece veya gündüz geliverirse, suçlu günahkarlar, bunu ne diye erkene almak istiyorlar?"

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Ali Fikri Yavuz = De ki: “- Bana haber verin: Allah’ın azabı, geceleyin yatarken veya gündüzün meşguliyetinde size gelip çatarsa (ne yaparsınız?) artık onu, günahkârların acele olarak istemelerine sebep nedir?

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Ali Ünal = De ki: “Allah’ın cezası size gece veya gündüz gelip sizi yakalayıverse ne yapabilirsiniz, hiç düşündünüz mü?” Böyle iken, hayatları günah hasadından ibaret olan inkârcı suçlular neye güvenerek bu cezanın hemen gelivermesini istiyorlar?

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Bayraktar Bayraklı = De ki: “Ne dersiniz? Allah'ın azabı size geceleyin veya gündüz vaktinde gelirse ne yaparsınız? Suçlular ondan hangisini istemekte acele ediyorlar?”

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Bekir Sadak = De ki: «Allah'in azabi size gece veya gunduz gelirse, ne yaparsiniz? Suclular neye bunda acele ediyorlar?»

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Celal Yıldırım = De ki: Allah'ın azabı ya gecelerken, ya da gündüzleyin gelecek olursa, suçlu günahkârlar bundan (hangisini) acele istiyorlar?

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Cemal Külünkoğlu = De ki: “Söyleyin bakalım, eğer size O'nun azabı bir gece vakti, ya da gündüzün gelecek olursa ne yaparsınız? Günahkârlar onu aceleyle niye istiyor?”

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Diyanet İşleri (eski) = De ki: 'Allah'ın azabı size gece veya gündüz gelirse, ne yaparsınız? Suçlular neye bunda acele ediyorlar?'

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Diyanet Vakfi = De ki: (Ey müşrikler!) Ne dersiniz? Allah’ın azabı size geceleyin veya gündüzün gelirse (ne yaparsınız?). Suçlular ondan hangisini istemekte acele ediyorlar!

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Edip Yüksel = De ki: 'O'nun azabı ister gece veya gündüz gelsin, ama neden suçlular o konuda acele içindedirler?'

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = De ki: söyleyin bakayım şayed size onun azâbı yatarken veya gündüzün gelecekse mücrimler bunun hangisini isti'cal ediyorlar?

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Ne dersiniz, şayet O'nun azabı size yatarken veya gündüzün gelecek olsa, suçlular bunlardan hangisinin hemen gelmesini isterler?»

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = De ki: «O'nun azabı size geceleyin uykuda veya güpe gündüz gelecek olsa, ne dersiniz? Günahkârların onu alelacele istemeleri için ne sebep vardır?»

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Gültekin Onan = De ki: "Düşündünüz mü hiç, eğer O'nun azabı size gece veya gündüz geliverirse, suçlu günahkarlar (cürüm ehli), bunu ne diye erkene almak istiyorlar?"

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Harun Yıldırım = De ki: “Ya O’nun azabı geceleyin veya gündüzün size gelip çatarsa; söyleyin bana o suçlugünahkârlar onun nesini acele isterler?”

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Hasan Basri Çantay = De ki: «Ya Onun (Allahın) azabı geceleyin, yahud gündüzün size gelib çatarsa (ne yapacaksınız?) söyleyin bana. Günahkârların ona olan isti'câli (ne sebeb) nedir»?

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Hayrat Neşriyat = De ki: 'Söyleyin bakalım! Ya O’nun azâbı geceleyin veya gündüzün size gelirse! O günahkârlar bundan hangisini acele istiyor(lar)?'

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 İbni Kesir = De ki: Görmüyor musunuz, ya Allah'ın azabı size gece veya gündüz gelirse? Suçlular neden bunu acele istiyorlar?

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Kadri Çelik = De ki: “Allah'ın azabı size gece veya gündüz gelirse, suçlular bunlardan hangisini acele ile isterler?”

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Muhammed Esed = De ki: "Ya bir gece vakti, ya da güpegündüz, eğer O'nun azabı başınızda koparsa, (neler hissedebileceğinizi) hiç düşündünüz mü? Günaha gömülüp gitmiş bir toplumun bunu tezlikle istemesini gerektirecek nasıl bir umudu olabilir ki?

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Mustafa İslamoğlu = De ki: "Baksanıza! Tutun ki O'nun azabı bir gece ya da bir gündüz çıkageldi; günaha batmış olanlar ne (elde edeceklerini umarak) onu çabuklaştırmak istiyorlar?"

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Bana haber veriniz! Eğer size onun azabı geceleyin veya gündüzün gelirse günahkârlar ondan neyi isti'câl ediveriyorlar?»

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Ömer Öngüt = De ki: “Allah'ın azabı size geceleyin veya gündüzün gelirse ne yaparsınız? Söyleyin! Suçlular ondan hangisini istemekte acele ediyorlar?”

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Şaban Piriş = De ki: -Allah’ın azabı size gece veya gündüz gelirse ne yaparsınız? Suçlular onu ne acele istiyorlar?!

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Sadık Türkmen = De ki: “Düşündünüz mü hiç? Eğer O’nun azabı; size, geceleyin veya gündüzün geliverirse!..” Suçlu günahkarlar bunu ne diye acele istiyorlar ki?

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Seyyid Kutub = De ki; «Allah'ın azabı diyelim ki; gündüz ya da gece başınıza geldi. Suçlular bunun bir an önce gerçekleşmesini niye isterler ki?

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Suat Yıldırım = De ki: "Ne dersiniz, şayet O’nun azabı size ha yatarken gelmiş, ha gündüzün! Mücrimlerin, bunlardan birini çarçabuk istemelerine ne sebep var ki!

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Süleyman Ateş = De ki: "Bakın, eğer O'nun azâbı size geceleyin, ya da gündüzün gelirse... Suçlular bun(lar)dan hangisini acele istiyor?"

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Tefhim-ul Kuran = De ki: «Düşündünüz mü hiç, eğer O'nun azabı size gece veya gündüz geliverirse, suçlu günahkâr olanlar, bunu ne diye erkene almak istiyorlar?»

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Ümit Şimşek = De ki: Söyleyin bana, Allah'ın azabı gece uyurken veya gündüz vakti size gelecek olsa-bu mudur mücrimlerin çabuklaştırılmasını istedikleri şey?

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Şöyle söyle: "Diyelim O'nun azabı size gündüzün veya geceleyin gelecektir. Suçlular bunlardan hangisini aceleyle ister?"

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 İskender Ali Mihr = De ki: “O’nun azabı şâyet gece veya gündüz size gelse (ne olur) düşündünüz mü (gördünüz mü)? Mücrimlerin (suçluların) O’ndan acele istediği nedir?”

yesta’cilu

  Yûnus / 50 -

 İlyas Yorulmaz = Deki “Bakın, gece veya gündüz Allah’ın azabı size gelse (ne yapabilirsiniz ki?), suçluların bu azabı acilen istemelerinin sebebi nedir?”

yesta’cilu

  Şûrâ / 18 -

 Diyanet İşleri = Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.

yesta’cilu

  Şûrâ / 18 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Buna inanmayanlar, çabuk gelmesini isterler ve inananlarsa gelip çatmasından korkarlar ve bilirler ki o, gerçektir; iyice bil ki kıyâmetten şüphe edip o hususta mücadeleye girişenler, elbette doğrudan pek uzak bir sapıklık içindedir.

yesta’cilu

  Şûrâ / 18 -

 Abdullah Parlıyan = İnkar edenler kıyametin çarçabuk gelmesini isterler. Ona inananlar ise, onun kopmasından korkarlar ve onun mutlaka meydana geleceğini bilirler. Dikkat edin! Kıyamet saati hakkında tartışanlar haktan uzak bir sapıklık içindedirler.

yesta’cilu

  Şûrâ / 18 -

 Adem Uğur = Ona inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.

yesta’cilu

  Şûrâ / 18 -

 Ahmed Hulusi = Onu yaşayacaklarına iman etmeyenler, onu acele isterler! İman edenler ise ondan korku ile ürperirler ve bilirler ki o kesinlikle Hak'tır! Dikkat edin, O Saat (ölümle yeni bir boyutta yaşayacakları) hakkında tartışanlar, kesinlikle işin hakikatinden çok büyük bir sapma içindedirler!

yesta’cilu

  Şûrâ / 18 -

 Ahmet Tekin = Kıyametin kopacağı âna inanmayacak olanlar, onun küstahça, çabucak kopmasını isterler. İman edenler ise, korkarak Allah’ın emirlerine itina gösterirler. Onun hak, doğru bir vaat olduğunu bilirler. Dikkat edin, Kıyamet ile ilgili tartışanlar, tamamen başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet, ahmaklık ve bozuk düzen içindedirler.

yesta’cilu

  Şûrâ / 18 -

 Ahmet Varol = Ona inanmayanlar onun çarçabuk gelmesini istiyorlar. İman edenler ise ondan korkar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki kıyamet hakkında tartışanlar uzak bir sapıklık içindedirler.

yesta’cilu

  Şûrâ / 18 -

 Ali Bulaç = Onda acele edenler, (gerçekte) ona inanmayanlardır. İman edenler ise, ona karşı bir korku içindedirler ve onun gerçekten hak olduğunu bilirler. Haberiniz olsun; kıyamet saati konusunda tartışanlar, gerçekte uzak bir sapıklık içindedirler.

yesta’cilu

  Şûrâ / 18 -

 Ali Fikri Yavuz = Kıyametin kopacağına inanmıyanlar, onu, acele isterler. İman edenler ise, hak olduğunu bilirler de ondan korkar, sakınırlar. İyi bilki, o kıyamet hakkında mücadele edib şübheye düşenler, doğrusu hakdan çok uzak bir sapıklık içindedirler.

yesta’cilu

  Şûrâ / 18 -

 Ali Ünal = Kıyamet’e inanmayanlar, (alaylı alaylı) onun bir an önce gelmesini istiyorlar. Buna karşılık iman edenler ise, ondan ürperir ve onun bir gerçek olup mutlaka geleceğini bilirler. Dikkat edin, Kıyamet hakkında bilgisizce konuşup tartışanlar, hiç şüphe yok ki tam bir şaşkınlık ve hakkın çok uzağında bir sapıklık içindedirler.