Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

قَالَ بَلْ فَعَلَهُ كَبِيرُهُمْ هَذَا فَاسْأَلُوهُمْ إِن كَانُوا يَنطِقُونَ

 Enbiyâ / 63-

 Diyanet Vakfi = Belki de bu işi şu büyükleri yapmıştır. Hadi onlara sorun; eğer konuşuyorlarsa! dedi.

ثُمَّ نُكِسُوا عَلَى رُؤُوسِهِمْ لَقَدْ عَلِمْتَ مَا هَؤُلَاء يَنطِقُونَ

 Enbiyâ / 65-

 Diyanet Vakfi = Sonra tekrar eski inanç ve tartışmalarına döndüler: Sen bunların konuşmadığını pek âlâ biliyorsun, dediler.

وَوَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِم بِمَا ظَلَمُوا فَهُمْ لَا يَنطِقُونَ

 Neml / 85-

 Diyanet Vakfi = Yaptıkları haksızlıktan ötürü, (azaba uğrayacaklarını bildiren) o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.

هَذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ

 Mürselât / 35-

 Diyanet Vakfi = Bu, (kâfirlerin) konuşamayacağı bir gündür.