Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
se yahşuru-hum
Diyanet İşleri = Mesih de, Allah’a yakın melekler de, Allah’a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim Allah’a kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O, onların hepsini huzuruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Ne Mesîh, Allah'a kul olmaktan çekinir, ne de Tanrının kendisine yakınlaştırdığı melekler ve ona kulluktan çekinen ve ululanmak isteyenleri o, tapısında toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Abdullah Parlıyan = Ne İsa Allah'ın kulu olmaktan kaçınacak kadar gurura kapıldı, ne de O'na yakın olan melekler. O'na kulluk yapmaktan vazgeçecek kadar gurura kapılanlar ve küstahça böbürlenenler bilsinler ki, hesap günü Allah hepsini kendi katında toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Adem Uğur = Ne Mesîh ve ne de Allah'a yakın melekler, Allah'ın kulu olmaktan geri dururlar. O'na kulluktan geri durup büyüklenen kimselerin hepsini (Allah) yakında huzuruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Ahmed Hulusi = Ne Mesih (İsa) ve ne de mukarreb melâike Allâh'a kulluktan asla gocunmazlar! Kim O'nun ibadetinden kaçınır ve kibirlenirse, hepsini kendine haşr edecektir.
se yahşuru-hum
Ahmet Tekin = Ne Mesih, ne de Allah’a yakın, gözde Melekler asla Allah’ı ilâh tanımaktan, candan müslümanlar olarak Allah’a teslim olmaktan, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet etmekten, O’nun şeriatına bağlanmaktan, O’na boyun eğmekten yüksünerek, burun kıvırarak kaçınmazlar. Kimler Allah’ı ilâh tanımaktan, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanmaktan, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet etmekten yüksünerek, burun kıvırarak kaçınır, büyüklük taslayarak serkeşlik ederlerse, bilsinler ki, Allah onların hepsini huzuruna toplayıp, hesaba çekecektir.
se yahşuru-hum
Ahmet Varol = Mesih Allah'a kul olmaktan çekinmez; Allah'a yaklaştırılmış melekler de çekinmezler. [28] Kim O'na kul olmaktan çekinir de büyüklenirse (bilsin ki) O, onların tümünü kendi huzuruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Ali Bulaç = Mesih ve yakınlaştırılmış (yüksek derece sahibi) melekler, Allah'a kul olmaktan kesinlikle çekimser kalmazlar. Kim O'na ibadet etmeye 'karşı çekimser' davranırsa ve büyüklenme gösterirse (bilmeli ki,) onların tümünü huzurunda toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Ali Fikri Yavuz = Mesih (Hz. İsa), hiç bir zaman Allah’ın bir kulu olmaktan çekinmez. Mukarrebûn Melekler (Allah’a yakın melekler) de çekinmezler. Kim Allah’a kulluktan, ona ibadetten çekinir ve büyüklenirse, bilsin ki, o, kıyâmette hepsini huzurunda toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Ali Ünal = Mesih, Allah’a herkes gibi sadece bir kul olup ibadet etmekten asla kaçınmaz; Allah’a en yakın melekler de kaçınmaz; (şu halde, melekler içinde de asla bir ilâh bulunamaz). Kim Allah’a kul olup ibadet etmekten kaçınır ve bunu kibirine yediremezse, bilsin ki Allah, öylelerinin hepsini huzuruna toplayacak (ve hesaba çekecektir).
se yahşuru-hum
Bayraktar Bayraklı = Ne Mesih, Allah'a kul olmaktan çekinir, ne de Allah'a yaklaştırılmış melekler. Kim Allah'a kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki Allah onların hepsini kendi huzurunda toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Bekir Sadak = Mesih de, gozde melekler de Allah'a kul olmaktan asla cekinmezler. kim O'na kulluktan cekinir ve buyukluk taslarsa, bilsin ki, O, hepsini huzuruna toplayacaktir.
se yahşuru-hum
Celal Yıldırım = Mesîh de, en yakın melekler de Allah'a kul olmaktan çekinmezler. Kim O'na kulluktan çekinir de büyüklük taslarsa, (unutmasın ki) Allah hepsini (kabirlerinden kaldırıp) huzurunda biraraya getirerek toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Cemal Külünkoğlu = Mesih (İsa) da, (Allah'a) en yakın olan melekler de Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim O'na kulluk etmekten kaçınır ve büyüklük taslarsa (bilsin ki hesap günü, Allah) hepsini kendi yanında toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Diyanet İşleri (eski) = Mesih de, gözde melekler de Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim O'na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O, hepsini huzuruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Diyanet Vakfi = Ne Mesîh ve ne de Allah'a yakın melekler, Allah'ın kulu olmaktan geri dururlar. O'na kulluktan geri durup büyüklenen kimselerin hepsini (Allah) yakında huzuruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Edip Yüksel = Ne Mesih, ne de yakın melekler ALLAH'ın kulu olmayı küçüklük saymaz. Kim O'na kulluğu küçük görür de büyüklük taslarsa, bilsin ki O, onların hepsini huzuruna toplayacak.
se yahşuru-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = Hiç bir zaman Mesih de Allahın bir kulu olmaktan çekinmez, Melâikei mukarrebîn de, ve her kim ona ibadetten çekinir ve kibirlenirse bilsin ki o yarın hepsini toplayıb huzuruna haşredecek
se yahşuru-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Mesih de Allah'a bir kul olmaktan asla çekinmez en yakın melekler de. Her kim O'na ibadetten çekinir ve kibirlenirse, bilsin ki, O, yarın hepsini huzurunda toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hiçbir zaman Mesih de Allah'ın bir kulu olmaktan çekinmez, Allah'a yakın melekler de. Kim O'na kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa bilsin ki O, onların hepsini huzuruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Gültekin Onan = Mesih ve yakınlaştırılmış (yüksek derece sahibi) melekler, Tanrı'ya kul olmaktan kesinlikle çekimser kalmazlar. Kim O'na ibadet etmeye 'karşı çekimser' davranırsa ve büyüklenme gösterirse (bilmeli ki,) onların tümünü huzurunda toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Harun Yıldırım = Mesih de mukarreb melekler de Allah’a kulluk etmekten asla çekinmezler. Her kim O’na kulluk etmekten çekinir ve kibirlenirse, onların hepsini kendisine toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Hasan Basri Çantay = Ne Mesîh, ne en yakın melekler Allahın kulu olmakdan asla çekinmez. Kim Ona kullukdan çekinir ve kibirlenmek isterse (düşünsün ki Allah) onların hepsini huzurunda toplayacakdır.
se yahşuru-hum
Hayrat Neşriyat = (Sizin bâtıl i'tikadınıza rağmen) Mesîh (Îsâ), Allah’a kul olmaktan aslâ çekinmez, Allah’a yakın melekler de (çekinmezler). O hâlde kim O’na (Allah’a) kulluktan çekinip büyüklük taslarsa, artık (bilsin ki Allah, hesâbını sormak üzere) onları hep berâber huzûruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
İbni Kesir = Mesih, Allah'a kul olmaktan asla çekinmez. Gözde melekler de. Kim, O'na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa; bilsin ki, O hepsini huzuruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Kadri Çelik = Mesih de, yakınlaştırılmış melekler de Allah'a kul olmaktan asla çekinmez. Kim O'na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa (bilsin ki), O, hepsini huzuruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Muhammed Esed = Ne İsa, Allahın kulu olmaktan kaçınacak kadar gurura kapıldı, ne de Ona yakın olan melekler. Ona kulluk etmeyi gururlarına yediremeyenler ve küstahça böbürlenenler (bilsinler ki hesap günü) Allah hepsini kendi katında toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Mustafa İslamoğlu = Ne İsa Allah'a kul olmaktan kaçınacak kadar gurura kapılır, ne de kendisine yakın melekler. Ve Allah, kendisine kul olmaktan kaçınacak kadar küstahça bir gurura kapılan herkesi, Hesap Günü kendi katında toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Mesih de Allah Teâlâ için kul olmaktan asla çekinmez, mukarrebin olan melekler de. Her kim O'nun ibadetinden çekinir ve kibirlenirse elbette onları umumen huzuruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Ömer Öngüt = Mesih de, Allah'a yaklaştırılmış mukarreb melekler de, Allah'a kul olmaktan aslâ çekinmezler. Kim O'na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki O, hepsini huzuruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Şaban Piriş = Mesih, Allah’a kul olmaktan asla çekinmemiştir. Yakın Melekler de (kulluktan çekinmezler). Kim Allah’a kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa; Allah, herkesi huzurunda toplayacak.
se yahşuru-hum
Sadık Türkmen = Mesih de Allah’a yakın melekler de, Allah’a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim Allah’a kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki ‘O’, onların hepsini huzuruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Seyyid Kutub = Ne Mesih Allah'a kul olmaktan kaçınır ve nede Allah'a yakın melekler. Kim ona kul olmaktan kaçınır, büyüklük taslarsa, bilsin ki, Allah hepsini huzurunda bir araya getirecektir.
se yahşuru-hum
Suat Yıldırım = Ne Mesih, ne de Allah’a en yakın büyük melekler, Allah’a kul olmaktan kaçınmazlar. Kim O’na kulluktan kaçınır ve kibirlenirse bilsin ki Allah, yarın hepsini huzuruna toplayıp hesaba çekecektir.
se yahşuru-hum
Süleyman Ateş = Ne Mesih, Allah'a kul olmaktan çekinir, ne de (Allah'a) yaklaştırılmış melekler. Kim O'na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa bilsin ki O, onların hepsini kendi huzûruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Tefhim-ul Kuran = Mesih de, yakınlaştırılmış (yüksek derece sahibi) melekler de, Allah'a kul olmaktan kesinlikle çekimser kalmazlar. Kim O'na ibadet etmeğe karşı çekimser davranırsa ve büyüklenme gösterirse (bilmeli ki,) onların tümünü huzurunda toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Ümit Şimşek = Ne Mesih, ne de meleklerin Allah'a en yakın olanları, Allah'a kul olmaktan çekinmez. Kim Allah'a kul olmayı kibrine yediremez de bundan kaçınırsa, Allah onların hepsini huzuruna toplayacaktır.
se yahşuru-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Ne Mesih Allah'ın bir kulu olmaktan çekinir ne de Allah'a yakınlaştırılmış melekler. Allah'a kulluk ve ibadetten çekinerek kibre saplanan bilsin ki, Allah onların tümünü huzurunda haşredecekir.
se yahşuru-hum
İskender Ali Mihr = Mesih, Allah’a kul olmaktan asla çekinmez ve mukarrebin (Allah’a yakın) olan melekler de (Allah’a kul olmaktan çekinmezler). Ve kim, O’na kul olmaktan çekinir ve kibirlenirse, elbette onların hepsini (Allah) kendi huzurunda toplayacak.
se yahşuru-hum
İlyas Yorulmaz = İsa Mesih, Allah’a kulluk etmekten asla kaçınmaz ve Allah’a yakın olan meleklerde. Kim Allah’a kulluk etmekten kaçınır ve kibirlenirse, şu muhakkak ki, O’nun huzurunda hepsi toplanacak (büyüklenmenin hesabını verecekler) dır.
yahşuru-hum
Diyanet İşleri = Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları, “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedî kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
yahşuru-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = O gün hepsini toplar da ey cin topluluğu, insanların birçoğunu baştan mı çıkardınız der. İnsanlardan, onlara dost olanlar, Rabbimiz derler, biz, birbirimizden faydalandık ve bize takdîr ettiğin vakte de eriştik işte. Tanrı, ateştir yurdunuz der, orada Allah'ın dilediği hariç, ebedî olarak kalırsınız. Şüphe yok ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi bilir.
yahşuru-hum
Abdullah Parlıyan = Allah onların tümünü bir araya topladığı gün: “Ey cin ve insanlar topluluğu! Siz aldatmak için insanlarla çok uğraştınız” der. Onların insanlardan olan dostları ise: “Ey Rabbimiz! Biz birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna, kıyamet gününe ulaştık ve yolumuzun yanlış olduğunu görüyoruz” diyecekler. Allah da buyurur ki: “Allah'ın diledikleri, yani affettikleri hariç, içinde ebedi kalmak üzere kalacağınız yer ateştir. Şüphesiz Rabbin herşeyi yerli yerince yapandır ve herşeyi bilendir.”
yahşuru-hum
Adem Uğur = Allah, onların hepsini bir araya topladığı gün, "Ey cinler (şeytanlar) topluluğu! Siz insanlarla çok uğraştınız" der. Onların, insanlardan olan dostları ise: "Ey Rabbimiz! (Biz) birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık" derler. Allah da buyurur ki: Allah'ın dilediği hariç, içinde ebedî kalacağınız yer ateştir. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, bilendir.
yahşuru-hum
Ahmed Hulusi = (Allâh) onları topluca haşrettiği gün: "Ey cinn topluluğu, gerçekten insanların çoğunluğunu hükmünüz altına aldınız (hakikatten uzaklaştırdınız)!" (der). . . İnsan (türünden) dostları olanlar şöyle der: "Rabbimiz, birbirimizden karşılıklı yararlandık. . . İşte bizim için belirlediğin ecelimiz bize ulaştı". . . Şöyle der: "Ateş sizin mekânınızdır; Allâh dilemedikçe, orada ebedî kalıcılarsınız". . . Muhakkak ki Rabbin Hakiym'dir, Aliym'dir.
yahşuru-hum
Ahmet Tekin = Allah onların hepsini mahşerde topladığı gün cinlere:'Ey cin topluluğu, siz insanlarla uğraşarak, çoklarını baştan çıkardınız' der. Onların, şeytanların insan cinsinden olan dostları ise:'Ey Rabbimiz, biz birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık' derler. Allah da:'Allah’ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan hal, daha ağır cezalar hariç, içinde ebedî kalacağınız, devamlı ikametgâhınız ateştir' buyurur. Rabbin hikmet sahibi ve hükümrandır. İlmi her şeyi kucaklar.
yahşuru-hum
Ahmet Varol = Onların hepsini biraraya getirdiği gün: 'Ey cin topluluğu! Siz insanlardan birçoğunu aldatarak kendinize çektiniz' (der). Onların insanlardan olan dostları da: 'Ey Rabbimiz! Biz birbirimizden yararlandık. Sonra bizim için belirlemiş olduğun ecelimize erdik' derler. 'Allah'ın diledikleri dışında, sizin sonsuza kadar kalmak üzere yerleşeceğiniz yer cehennemdir.' Şüphesiz Rabbin hakimdir, alimdir.
yahşuru-hum
Ali Bulaç = Onların tümünü toplayacağı gün: "Ey cin topluluğu insanlardan çoğunu (ayartıp kendinize kullar) edindiniz" (diyecek). İnsanlardan onların dostları derler ki: "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tesbit ettiğin süreye ulaştık." (Allah) Diyecek ki: "Allah'ın dilediği dışta olmak üzere, ateş sizin içinde süresiz kalacağınız konaklama yerinizdir." Şüphesiz Rabbin, hüküm ve hikmet sahibi olandır, bilendir.
yahşuru-hum
Ali Fikri Yavuz = Allah insan ve cinlerin hepsini bir araya topladığı günde, şeytanlara şöyle denilecek: “- Ey şeytanlar topluluğu! İnsanlardan bir çoğunu aldatarak kendinize bağladınız!...” Cinlerin (şeytanların) dostları olan insanlar da şöyle diyecektir: “-Ey Rabbimiz, biz birbirimizden faydalandık ve bizim için takdir etmiş olduğun ecele (kıyamet gününe) kavuştuk.” Allah, onlara: “- Öyle ise, ateş yerinizdir. Allah’ın dilediği zamanlardan başka hepiniz ebedî olarak oradasınız.” diye buyuracaktır. Gerçekten Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
yahşuru-hum
Ali Ünal = Gün gelecek Allah, (inkârda direten insanların ve cinlerin) hepsini huzurunda toplayacak (ve onlara şöyle seslenecektir): “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çok dostlar edindiniz ve onları yoldan çıkarıp kendi sürünüze kattınız.” İnsanlardan onlara uymuş ve onlarla iyice yakınlık peyda etmiş olanlar ise, şöyle itirafta bulunurlar: “Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlandık; (biz, dünyaya ve cazibelerine kapılmada onların vesvese ve telkinlerine uyduk; onlar da bizi kandırmakla lezzet aldılar) ve bu şekilde, bizim için takdir buyurduğun sürenin sonuna geldik.” Allah, buyurur: “Ateş, daimî ikametgâhınızdır; Allah elbette başka türlü de dileyebilir (ve nasıl dilerse öyle yapar) ama, artık o Ateş’te sonsuzca kalacaksınız.” (Ey Rasûlüm,) şüphesiz senin Rabbin, bütün hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunandır; her şeyi hakkıyla bilendir.