Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Diyanet İşleri = Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Çünkü Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlardır Allah'ın bağışlayacağı umulanlar ve Allah bağışlayıcıdır, suçları örtücüdür.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Abdullah Parlıyan = Allah onların günahlarını silebilir. Çünkü Allah günahları silendir ve çok bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Adem Uğur = İşte bunları, umulur ki Allah affeder; Allah çok affedicidir, bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Ahmed Hulusi = İşte Allâh'ın onların suçlarını affetmesi beklenir. Allâh Afüvv'dür, Ğafûr'dur.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Ahmet Tekin = İşte bunları, Allah’ın affetmesi umulur. Allah çok affedicidir, kullarını daima koruma kalkanına alır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Ahmet Varol = İşte bunları Allah'ın bağışlaması umulur. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Ali Bulaç = Umulur ki Allah bunları affeder. Allah affedicidir, bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Ali Fikri Yavuz = Çünkü Allah’ın bunlardan o günahı afvetmesi umulur. Allah çok afvedici, çok bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Ali Ünal = (Aynı şartların devam etmesi durumunda) Allah’ın bunları sorumlu tutmayacağı umulur. Şüphesiz Allah, zorlukları hafifletip kullarına hep kolaylık gösteren ve onların hata ve günahlarını pek çok bağışlayandır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Bayraktar Bayraklı = İşte, umulur ki Allah bunları affeder; Allah çok affedicidir; bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Bekir Sadak = Iste Allah'in bunlari affetmesi umulur. Allah Affedendir, Bagislayan'dir.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Celal Yıldırım = İşte bunları Allah'ın affetmesi umulur. Allah hem çok affedendir, hem çok mağfirette bulunandır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Cemal Külünkoğlu = Umulur ki Allah o kimseleri affeder. Çünkü Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Diyanet İşleri (eski) = İşte Allah'ın bunları affetmesi umulur. Allah Affedendir, Bağışlayan'dır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Diyanet Vakfi = İşte bunları, umulur ki Allah affeder; Allah çok affedicidir, bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Edip Yüksel = Böylelerinin ALLAH tarafından affedilmesi umulur. ALLAH Affedicidir, Bağışlayandır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Çünkü bunlardan Allahın o günahı afiv buyurması memuldür, Allah afvi çok bir gafur bulunuyor

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Çünkü bunlardan Allah'ın o günahı af buyurması ümit edilir, Allah çok affeden ve bağışlayandır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Allah çok affedici, çok bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Gültekin Onan = Umulur ki Tanrı bunları affeder. Tanrı affedicidir, bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Harun Yıldırım = İşte onlar ki Allah’ın onlardan affetmesi umulur. Şüphesiz Allah Afuv ve Ğafur olandır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Hasan Basri Çantay = Çünkü bunlardan Allah'ın o günahı af buyurması ümit edilir, Allah çok affeden ve bağışlayandır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Hayrat Neşriyat = İşte onlar var ya, umulur ki Allah onları affeder. Çünki Allah, Afüvv (çok affedici)dir, Gafûr (çok bağışlayıcı)dır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 İbni Kesir = Umulur ki Tanrı bunları affeder. Tanrı affedicidir, bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Kadri Çelik = İşte Allah'ın bunları affetmesi umulur. Allah affedendir, bağışlayandır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Muhammed Esed = Allah onların günahlarını silebilir. Çünkü Allah günahları silendir, çok bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Mustafa İslamoğlu = İşte bunları da Allah'ın affetmesi umulur; zira Allah tarifsiz bir affedicidir, eşsiz bir bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Umulur ki Allah, onları affetsin. Ve Allah; Afüvv, Gafur olandır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Ömer Öngüt = İşte onları umulur ki Allah affeder. Allah affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Şaban Piriş = Allah’ın onları affetmesi beklenir. Allah, affedendir, bağışlayandır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Sadık Türkmen = Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Çünkü Allah; çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Seyyid Kutub = Böylelerini umulur ki, Allah affeder. Hiç şüphesiz Allah bağışlayıcıdır, affedicidir.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Suat Yıldırım = İşte onları umulur ki Allah affeder. Allah affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Süleyman Ateş = Çünkü Allâh'ın onları affetmesi umulur. Allâh, çok affeden, çok bağışlayandır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Tefhim-ul Kuran = Umulur ki Allah bunları affeder. Allah affedicidir, bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Ümit Şimşek = Öylelerini Allah'ın affetmesi umulur. Çünkü Allah çok affedici, çok bağışlayıcıdır.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 Yaşar Nuri Öztürk = (98-99) Ancak, her türlü imkândan mahrum ve hicret için yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar. Çünkü bunları Allah’ın affedeceği umulur. Allah gerçekten afüv ve gafurdur (affı ve mağfireti boldur).

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 İskender Ali Mihr = İşte onları, Allah’ın affetmesi umulur. Ve Allah affedendir, mağfiret edendir.

en ya’fuve an

  Nisâ / 99 -

 İlyas Yorulmaz = Böylelerini Allah’ın affetmesi umulur. Allah affeden ve bağışlayandır.

ya’fuve

  Bakara / 237 -

 Diyanet İşleri = Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikâh bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah’a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

ya’fuve

  Bakara / 237 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara dokunmadan boşarsanız nikâh parası kesmiş olduğunuz takdîrde kabul ettiğiniz paranın yarısını vermeniz gerek. Ancak kadın, hakkını bağışlar, yahut nikâhın düğümü kimin elindeyse o, bu hakkı bahşederse bu ayrı. Sizin bağışlamanız, takvaya daha yakındır. Aranızdaki üstünlüğü unutmayın. Şüphe yok ki Allah, yaptıklarınızı görür.

ya’fuve

  Bakara / 237 -

 Abdullah Parlıyan = Nikahtan sonra mehrini kararlaştırıp, dokunmadan önce onları boşamışsanız, mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadınlar bundan vazgeçer, ya da nikah bağı elinde bulunan erkek, mehrin yarısını ve daha fazlasını bağışlarsa o başka… Ey erkekler! Sizin bağışlamanız, Allah'a karşı sorumluluk bilincine daha uygundur. Ve birbirinize karşı iyilikle davranmanız gerektiğini unutmayın. Doğrusu Allah bütün yaptıklarınızı görür.

ya’fuve

  Bakara / 237 -

 Adem Uğur = Kendilerine mehir tayin ederek evlendiğiniz kadınları, temas etmeden boşarsanız, tayin ettiğiniz mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadınların vazgeçmesi veya nikâh bağı elinde bulunanın (velinin) vazgeçmesi hali müstesna, affetmeniz (mehirden vazgeçmeniz), takvâya daha uygundur. Aranızda iyilik ve ihsanı unutmayın. Şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görür.

ya’fuve

  Bakara / 237 -

 Ahmed Hulusi = Kendilerine bir mehr tayin ettikten sonra, onlarla yatmadan önce boşamışsanız, karar verdiğiniz mehrin yarısını kendilerine verin. Ancak kendileri veya nikâh akdi vekîlleri vazgeçerse bu haktan, o başka. Sizin (mehrin tümünü ona) bağışlamanız ise takvaya daha uygundur. Birbirinize faziletli davranmayı unutmayın. Muhakkak Allâh yaptıklarınızı Basıyr'dir (değerlendirmektedir).

ya’fuve

  Bakara / 237 -

 Ahmet Tekin = Kendilerine mehir tayin ederek evlendiğiniz hanımları zifafa girmeden önce boşar, boşanma kararı alırsanız, kadınların veya nikâh akdi sırasında, boşanma hakkını uhdesine alan kimsenin vazgeçmesi dışında, tayin ettiğiniz mehrin yarısını vermeniz gerekir. Bağışlamanız, mehirden vazgeçmeniz, takvâ esaslarını-Kur’ân esaslarını hayata geçirmenize, günahlardan arınıp azaptan korunmanıza daha yakındır. Aranızda birbirinize lütuf ve ihsanı, izzet ve ikramı unutmayın. Allah işlediğiniz amelleri, biliyor, görüyor.

ya’fuve

  Bakara / 237 -

 Ahmet Varol = Eğer onları mehirlerini belirledikten sonra, henüz kendilerine el sürmeden boşarsanız belirlemiş olduğunuz mehrin yarısını vermeniz gerekir. Ancak kadınlar vazgeçer veya nikah bağı elinde olan erkek tamamını bağışlarsa başka. [52] Bağışlamanız takvaya daha yakındır. Aranızda fazileti unutmayın. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı görür.

ya’fuve

  Bakara / 237 -

 Ali Bulaç = Eğer onlara mehir tesbit eder de, el sürmeden boşarsanız, bu durumda -kendileri veya nikah bağı elinde olanın bağışlaması hariç- tesbit ettiğiniz (mehr)in yarısı onlarındır. Sizin (tümünü veya fazlasını) bağışlamanız takvaya daha yakındır. Aranızdaki üstünlüğü (derece farkını) unutmayın. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı görendir.

ya’fuve

  Bakara / 237 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer siz, onları, kendilerine dokunmadan önce boşamış da, daha evvel onlara mehir tayin etmişseniz, o vakit tayin ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Meğer ki, kendileri veya nikâh bağı elinde olan veli, mehri bağışlamış olsun. Ey erkekler, sizin bağışta bulunmanız takvaya daha yakındır. Aranızdaki fazileti (ve birbirinize iyi muamele etmeyi) de unutmayın. Şüphesiz ki Allah, her ne yaparsanız onu hakkıyla görücüdür.

ya’fuve

  Bakara / 237 -

 Ali Ünal = (Kendileriyle nikâh akdi yaptığınız) kadınları, daha henüz onlara el sürmeden, fakat borç olan mehri belirledikten sonra boşarsanız, bu takdirde mehrin yarısını vermeniz gerekir. Ancak o kadınlar gözütok davranırlar da istemezlerse vermeyebilir veya nikâh akdi elinde bulunan koca cömertçe davranırsa, (o mehrin yarısını değil de) tamamını verebilir. (Ey erkekler,) sizin cimrilik yapmayıp mihrin tamamını vermeniz takvaya daha yakındır. Aranızda mürüvveti ve lütufkâr davranmayı unutmayın. Şüphesiz ki Allah, yaptınız her şeyi çok iyi görmektedir.