Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Diyanet İşleri = “Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik” dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Yazıklar olsun bize derler, gerçekten de zulmetmiştik biz.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Abdullah Parlıyan = ve yalnızca “Yazıklar olsun bize, doğrusu biz yaratılış gayesine aykırı davrananlardan olduk!” derler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Adem Uğur = Vay başımıza gelenlere! dediler; gerçekten biz zalim insanlarmışız.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Yazıklar olsun bize! Gerçekte zulmedenlerden olmuşuz!"

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Ahmet Tekin = 'Vay başımıza gelenlere! Gerçekten biz inkâr ile isyan ile baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riayet etmeyen zâlim kimselermişiz.' dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Ahmet Varol = 'Yazık bize! Gerçekten biz zalimlermişiz' dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Ali Bulaç = "Yazıklar bize" dediler. "Gerçekten biz, zalimmişiz."

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Ali Fikri Yavuz = (Onlar kurtuluştan ümid keserek): “- Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik.” dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Ali Ünal = “Eyvahlar olsun!” dediler, “Ne yaptık biz! Kendimize yazık ettik; biz gerçekten zalimlermişiz!”

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Bayraktar Bayraklı = “Vay başımıza gelenlere!” dediler. “Gerçekten biz zâlim insanlarmışız.”

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Bekir Sadak = «Vay basimiza gelenlere! Dogrusu biz haksizlik yapmis kimseleriz» dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Celal Yıldırım = (Kaçmakla kurtulamıyacaklarını anlayınca), vay yazık oldu bize! Doğrusu biz zâlimler idik, dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Cemal Külünkoğlu = (Kurtulamayacaklarını anlayınca onlar da:) “Yazıklar olsun bize! Biz gerçekten kendimize zulmetmişiz” dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Vay başımıza gelenlere! Doğrusu biz haksızlık yapmış kimseleriz' dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Diyanet Vakfi = «Vay başımıza gelenlere! dediler; gerçekten biz zalim insanlarmışız.»

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Edip Yüksel = 'Vay bize, biz gerçekten zulmedenlermişiz,' dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Vay bizlere: bizler cidden zalimler idik dediler

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (Onlar da): «Vay bizlere! Gerçekten bizler zalim insanlardık!» dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar da: «Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik» dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Gültekin Onan = "Yazıklar bize" dediler. "Gerçekten biz, zalimmişiz."

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Harun Yıldırım = "Vay başımıza gelenlere! dediler; gerçekten biz zalim insanlarmışız."

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Hasan Basri Çantay = Dediler: «Ne yazık bize! Biz hakıykaten zaalimler idik».

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Hayrat Neşriyat = (Onlar:) 'Eyvah başımıza gelenlere! Gerçekten biz zâlim kimselermişiz!' dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 İbni Kesir = Dediler ki: Vay başımıza gelenlere; doğrusu biz, zalimler idik.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Kadri Çelik = “Yazıklar olsun bize!” dediler. “Gerçekten biz, zalimlermişiz!”

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Muhammed Esed = Ve yalnızca: "Vah bize!" diye yanıp yakınırlardı, "Doğrusu, gerçekten zalim kimselerdik biz!"

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Mustafa İslamoğlu = Onlar "Vah bize!" diyecekler; "Şu kesin ki, bizler hep zulümde ısrar ettik!"

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Dediler ki: «Vay halimize! Muhakkak ki, biz zalimler olmuş idik.»

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Ömer Öngüt = Dediler ki: “Vay başımıza gelenlere! Biz gerçekten zâlimlermişiz. ”

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Şaban Piriş = -Eyvah bize, dediler. Biz haksızlık etmiştik.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Sadık Türkmen = Dediler ki: “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz zulmedenlerdendik.”

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Seyyid Kutub = Eyvahlar olsun! Biz gerçekten kendimize zulmetmişiz dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Suat Yıldırım = "Eyvah! dediler, gerçekten biz zalim kimselermişiz! (Eyvah! Eyvah!)"

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Süleyman Ateş = "Eyvah bize, dediler, gerçekten biz zâlimlermişiz!"

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Tefhim-ul Kuran = «Yazıklar bize» dediler. «Gerçekten biz, zalimmişiz.»

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Ümit Şimşek = 'Eyvah!' dediler. 'Biz gerçekten kendimize yazık etmişiz.'

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Dediler: "Eyvah bize! Biz gerçekten zalimlermişiz."

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 İskender Ali Mihr = “Yazıklar olsun bize! Muhakkak ki biz, zalimler olmuştuk.” dediler.

yâ veylenâ

  Enbiyâ / 14 -

 İlyas Yorulmaz = (Azap onları yakaladığında) “Yazıklar olsun bize, gerçekten biz haksızlık yapanlardan olduk” demişlerdi.

yâ veylenâ

  Sâffât / 20 -

 Diyanet İşleri = Şöyle diyecekler: “Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür.”

yâ veylenâ

  Sâffât / 20 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve yazıklar olsun bize derler, işte bugün, ceza günü.

yâ veylenâ

  Sâffât / 20 -

 Abdullah Parlıyan = Ve derler ki: “Yazıklar olsun bize. İşte hesap günü, bu gündür.”

yâ veylenâ

  Sâffât / 20 -

 Adem Uğur = (Durumu gören kâfirler:) Eyvah bize! Bu ceza günüdür, derler.

yâ veylenâ

  Sâffât / 20 -

 Ahmed Hulusi = "Vay bize! Bu, Din Günü'dür!" dediler.

yâ veylenâ

  Sâffât / 20 -

 Ahmet Tekin = 'Vâh! Eyvah bize! Bu gün herkesin, vahyedilen dinin, şeriatın, İslâmî sorumluluğunun hesabını vereceği, yalnız ilâhî mevzuatın yürürlükte olduğu gündür.' diyecekler.

yâ veylenâ

  Sâffât / 20 -

 Ahmet Varol = 'Eyvah bize! İşte bu, din günüdür' derler.

yâ veylenâ

  Sâffât / 20 -

 Ali Bulaç = Derler ki: "Eyvahlar bize; bu, din günüdür."

yâ veylenâ

  Sâffât / 20 -

 Ali Fikri Yavuz = Şöyle derler: “-Eyvah bizlere! Bu, hesab günüdür.”

yâ veylenâ

  Sâffât / 20 -

 Ali Ünal = “Vah bize, eyvah bize, Hesap Günü bu!”