Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve zurriyyeten
Diyanet İşleri = Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır.
ve zurriyyeten
Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun ki senden önce de peygamberler gönderdik, onlara eşler ve soy sop verdik. Hiçbir peygamber yoktur ki Allah'ın izni olmadıkça bir mûcizeyle gelsin. Her mukadder zaman, tespît edilmiştir.
ve zurriyyeten
Abdullah Parlıyan = Hiç şüphesiz senden önce de peygamberler gönderdik, onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadıkça, hiçbir peygamberin bir ayet veya mucize getirmesi düşünülemez. Her çağın, ihtiyacı için vahye dayanan bir yazgı vardır.
ve zurriyyeten
Adem Uğur = Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber için mucize getirme imkânı yoktur. Her müddetin (yazıldığı) bir kitap vardır.
ve zurriyyeten
Ahmed Hulusi = Andolsun, biz senden önce de Rasûller irsâl ettik ve onlara eşler ve zürriyet verdik. . . Bir Rasûlün, Allâh'ın izni (Bi-iznillah) dışında, delil olarak gelmesi mümkün değildir. . . Her hükmün oluşması için takdir edilmiş bir süre vardır!
ve zurriyyeten
Ahmet Tekin = Andolsun, senden önce de özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasuller görevlendirip gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamberin maddî bir mûcize getirmesi mümkün değildir. Her olayın gerçekleşme zamanının kaydı, her sonuçlanacak işin, her ömrün yazılı bir vâdesi vardır.
ve zurriyyeten
Ahmet Varol = Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin yazılı bir kaydı vardır.
ve zurriyyeten
Ali Bulaç = Andolsun, senden önce de elçiler gönderdik, onlara eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmaksızın (hiç) bir elçiye herhangi bir ayeti (mucizeyi) getirmek olacak iş değildi. Her ecel (tesbit edilmiş süre) için bir kitap (yazı, hüküm, son) vardır.
ve zurriyyeten
Ali Fikri Yavuz = And olsun ki, biz, hakikaten senden önce de Peygamberler gönderdik; onlara da zevceler ve evlâd verdik. Allah’ın izni olmadıkça hiç bir Peygamberin bir âyet (mûcize) getirmeğe kudreti yoktur ve her vakit için, Allah’ın hikmeti icabı, kullar üzerine farz kılınan hüküm vardır.
ve zurriyyeten
Ali Ünal = Senden önce de pek çok rasûl gönderdik; (onlar da melek değil, birer insandı) ve onlar için de eşler ve evlâtlar takdir ettik. Ayrıca, Allah izin vermedikçe herhangi bir Rasûl’ün mucize göstermesi söz konusu olmamıştır. Her dönem için bir takdir, her işin bir vadesi, her vadenin bir hükmü vardır.
ve zurriyyeten
Bayraktar Bayraklı = Andolsun, biz senden önce de peygamberler gönderdik; onlara da eşler ve çocuklar verdik. Hiçbir peygamber Allah'ın izni olmadıkça herhangi bir mucize getiremez. Her ecel için bir yazı/belirlenmiş bir vakit vardır.
ve zurriyyeten
Bekir Sadak = And olsun ki, senden once nice peygamberler gonderdik; onlara esler ve cocuklar verdik. Allah'in izni olmadan hicbir peygamber bir ayet getiremez. Her seyin vakti ve suresi yazilidir.
ve zurriyyeten
Celal Yıldırım = And olsun ki, senden önce de peygamberler gönderdik; onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan herhangi bir peygamberin bir âyet getirmesi (mümkün) değildir, olamaz da. Her vakit için bir yazı; yazılı her emir için de belirlenmiş bir vakit vardır.
ve zurriyyeten
Cemal Külünkoğlu = Andolsun ki, (biz) senden önce birçok peygamber göndermiş, onlara da (peygamberliğe mani olmayan) eşler ve evlatlar vermiştik. Allah'ın izni olmadıkça hiçbir peygamberin bir mucize göstermesi mümkün değildir. Her şeyin vakti ve süresi yazılıdır (her olayın gerçekleşme zamanı ve her ömrün yazılı bir vadesi vardır).
ve zurriyyeten
Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki, senden önce nice peygamberler gönderdik; onlara eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber bir ayet getiremez. Her şeyin vakti ve süresi yazılıdır.
ve zurriyyeten
Diyanet Vakfi = Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber için mucize getirme imkânı yoktur. Her müddetin (yazıldığı) bir kitap vardır.
ve zurriyyeten
Edip Yüksel = Senden önce elçiler gönderdik ve onlara eşler ve çocuklar verdik. ALLAH'ın izni olmadan hiç bir elçi bir mucize getiremez. Her dönemin bir yazgısı vardır.
ve zurriyyeten
Elmalılı Hamdi Yazır = Kasem olsun ki biz senden evvel de Resuller gönderdik, onlara da hem zevceleri verdik hem zürriyyet, hiç bir Resulün ise Allahın iznine iktiran etmedikçe bir âyet getirmek haddi değildir, her ecel için bir yazı vardır
ve zurriyyeten
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Andolsun ki, Biz senden önce de peygamberler gönderdik; onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadıkça bir mucize getirmek, hiçbir peygamberin haddi değildir. Her ecel için bir yazı vardır.
ve zurriyyeten
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Andolsun ki, biz senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan herhangi bir âyet getirmek ise hiçbir peygamberin haddi değildir. Her ecel için bir yazı vardır.
ve zurriyyeten
Gültekin Onan = Andolsun senden önce de elçiler gönderdik, onlara eşler ve çocuklar verdik. Tanrı'nın izni olmaksızın (hiç) bir elçiye herhangi bir ayet getirmek olacak iş değildi. Her ecel için bir kitap [yazı, hüküm, son] vardır.
ve zurriyyeten
Harun Yıldırım = Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber için mucize getirme imkânı yoktur. Her müddetin (yazıldığı) bir kitap vardır.
ve zurriyyeten
Hasan Basri Çantay = Andolsun ki biz senden önce de peygamberler göndermişiz, onlara da zevceler ve evlâdlar vermişizdir. Allahın izni olmadıkça her hangi bir âyeti (bir mu'cizeyi) getirmek hiçbir peygamberin haddi değildir. Her zamanın (kulların maslahatlarına göre) yazılmış hükmü vardır.
ve zurriyyeten
Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) Celâlim hakkı için, senden önce de nice peygamberler gönderdik; onlara da zevceler ve çocuklar verdik. Hâlbuki Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamberin bir mu'cize getirmesi mümkün değildir! Her zamânın yazılmış bir hükmü vardır.
ve zurriyyeten
İbni Kesir = Andolsun ki; senden önce nice peygamberler gönderdik. Onlara eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiç bir peygamber bir ayet getiremez. Herkesin süresi yazılıdır.
ve zurriyyeten
Kadri Çelik = Şüphesiz senden önce de biz peygamberler gönderdik, onlara eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmaksızın (hiç) bir peygambere herhangi bir ayeti getirmek olacak iş değil. Her ecel (tespit edilmiş süre) için bir kitab (yazılmış hüküm) vardır.
ve zurriyyeten
Muhammed Esed = Hiç şüphesiz, senden önce de elçiler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik; Allah'ın izni olmadıkça hiçbir peygamberin bir mucize göstermesi düşünülemez. Her çağa özgü vahyi bir mesaj vardır:
ve zurriyyeten
Mustafa İslamoğlu = Doğrusu, senden önce de elçiler göndermiş, onlara da eşler ve çocuklar vermiştik. Allah'ın izni olmaksızın bir peygamberin (kendiliğinden) bir mucize getirmesi olacak şey değildir; (kaldı ki) her dönemin, (kendine has) bir mesajı vardır.
ve zurriyyeten
Ömer Nasuhi Bilmen = Andolsun ki senden evvel de peygamberler gönderdik, onlara da zevceler ve zürriyet verdik ve Allah'ın izni olmadıkça hiçbir peygamber için bir âyet getirmek kabil değildir. Ve bir müddet için bir yazılış vardır.
ve zurriyyeten
Ömer Öngüt = Andolsun ki senden önce nice peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber bir âyet (mucize) getiremez. Her müddetin (yazıldığı) bir kitabı vardır.
ve zurriyyeten
Şaban Piriş = Senden önce de peygamberler göndermiştik; onları eş ve çocuk sahibi kılmıştık. Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamberin bir ayet getirmesi mümkün değildir. Her ecel bir yazgıdır.
ve zurriyyeten
Sadık Türkmen = Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah’ın izni olmadan, hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her dönemin kendine özgü bir mesajı vardır.
ve zurriyyeten
Seyyid Kutub = Biz senden önce de nice peygamberler gönderdik, onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadıkça hiçbir peygamber mucize göstermeye yetkili değildir. Her belirli sürenin, her dönemin ayrı bir kitabı vardır.
ve zurriyyeten
Suat Yıldırım = Senden önce birçok peygamber göndermiş, onlara da eşler ve evlatlar vermiştik. Bunlar peygamberliğe aykırı değil ki? Mûcize iddialarına gelince Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir resul mûcize gösteremezdi. Her devrin bir hükmü vardır. Her işin bir vâdesi vardır.
ve zurriyyeten
Süleyman Ateş = Andolsun, biz senden önce de elçiler gönderdik, onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allâh'ın izni olmadan hiçbir elçi, bir âyet (mu'cize) getiremezdi. Her sürenin bir yazısı vardır (herşeyin zamanı yazılıp tesbit edilmiştir).
ve zurriyyeten
Tefhim-ul Kuran = Andolsun, senden önce de biz peygamberler gönderdik, onlara eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmaksızın (hiç) bir peygambere herhangi bir ayeti (mucizeyi) getirmek olacak iş değildi. Her ecel (tesbit edilmiş süre) için bir kitab (yazı, hüküm, son) vardır.
ve zurriyyeten
Ümit Şimşek = Biz senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara eşler ve evlâtlar verdik. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Herşeyin yazılı bir vakti vardır.
ve zurriyyeten
Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun, biz senden önce de resuller gönderdik, onlara da eşler ve evlatlar verdik. Hiçbir resul, Allah'ın izni olmadıkça herhangi bir mucize getiremez. Her süre için bir yazı vardır.
ve zurriyyeten
İskender Ali Mihr = Andolsun, senden önce de resûller gönderdik. Onlara da eşler ve zürriyyet (çocuklar) kıldık. Bir resûl için, Allah’ın izni olmaksızın bir âyet getirmesi olmaz (mümkün değildir). Her zamanın, bir kitabı vardır.
ve zurriyyeten
İlyas Yorulmaz = Senden öncede elçiler gönderdik, onlara eşler ve zürriyetlerini devam ettirecek çocuklar verdik. Allah izin vermedikçe hiçbir elçi kendiliklerinden mucize getiremez. Her şeyin olacağı vaktin kayıdı, bir kitapta yazılıdır.