Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve zerû
Diyanet İşleri = Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.
ve zerû
Abdulbaki Gölpınarlı = Günahın açığa vurulanından da vazgeçin, gizli kalanından da. Günah kazananlar, kazançlarına karşılık cezâlanacaklardır.
ve zerû
Abdullah Parlıyan = Gizli açık her türlü günahı işlemekten sakının; zira unutmayın ki, günah işleyenler, işledikleri günahlar yüzünden ceza göreceklerdir.
ve zerû
Adem Uğur = Günahın açığını da gizlisini de bırakın! Çünkü günah işleyenler, yaptıklarının cezasını mutlaka çekeceklerdir.
ve zerû
Ahmed Hulusi = Allâh yasakları konusunda, suçun açık olanını da düşünsel olanını da bırakın. . . Muhakkak ki suç işleyenler, yaptıklarının sonuçlarını yaşayacaklardır!
ve zerû
Ahmet Tekin = Bilerek işlediğiniz günahın açığını da, gizlisini de bırakın. Çünkü bilerek günah işleyenler, işlemeye devam ettikleri günahların cezasını mutlaka çekecekler.
ve zerû
Ahmet Varol = Günahın gizli olanını da açık olanını da bırakın. Günah kazananlar yaptıklarının karşılığını göreceklerdir.
ve zerû
Ali Bulaç = Günahın açıkta olanını da, gizlisini de terkedin. Çünkü günahı kazananlar, yüklenegeldikleri nedeniyle karşılık göreceklerdir.
ve zerû
Ali Fikri Yavuz = Gizli ve aşikâr olan günahı bırakın. Çünkü günah kazananlar, kıyamette kazandıklarının cezasını muhakkak çekeceklerdir.
ve zerû
Ali Ünal = İşlenmesi yasaklanmış fiillerin (şirk, bozgunculuk ve zulüm gibi etki ve âkıbetleri itibariyle) açığa çıkanlarını da, (haram kılınmış ölü, kan, domuz eti yeme gibi) gizlenebilir olanlarını da terkedin. Şurası bir gerçek ki, sürekli günah kazananlar, elbette işledikleri günahların karşılığını göreceklerdir.
ve zerû
Bayraktar Bayraklı = Günahın açığını da gizlisini de bırakınız! Çünkü günah işleyenler yaptıklarının cezasını mutlaka çekeceklerdir.
ve zerû
Bekir Sadak = Gunahin acigini da gizlisini de birakin. Gunah kazananlar, kazandiklarina karsilik suphesiz ceza goreceklerdir.
ve zerû
Celal Yıldırım = Artık günahın açığını da, gizlisini de bırakın! Doğrusu onlar ki günah kazanırlar, kazandıklarının karşılığını göreceklerdir.
ve zerû
Cemal Külünkoğlu = Günahın aşikâre olanını da gizlisini de bırakın. Çünkü günah işleyenler; kazandıkları (günahlar) yüzünden cezalandırılacaklardır.
ve zerû
Diyanet İşleri (eski) = Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Günah kazananlar, kazandıklarına karşılık şüphesiz ceza göreceklerdir.
ve zerû
Diyanet Vakfi = Günahın açığını da gizlisini de bırakın! Çünkü günah işleyenler, yaptıklarının cezasını mutlaka çekeceklerdir.
ve zerû
Edip Yüksel = Günahların açığını da gizlisini de bırakın. Günah kazananlar işlediklerinin karşılığını alacaklardır
ve zerû
Elmalılı Hamdi Yazır = Günahın açığını da bırakın gizlisini de, çünkü günah kazananlar yarın kazandıklarının cezasını muhakkak çekecekler
ve zerû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Günahın açığını da gizlisini de bırakın, çünkü günah kazananlar, yarın kazandıkları günahın cezasını kesinlikle çekeceklerdir.
ve zerû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Günahın açığını da, gizlisini de bırakın! Günah kazananlar, yaptıklarının cezasını çekecekler.
ve zerû
Gültekin Onan = Günahın açıkta olanını da, gizlisini de terkedin. Çünkü günahı kazananlar, yüklenegeldikleri nedeniyle karşılık göreceklerdir.
ve zerû
Harun Yıldırım = Günahın açığını da gizlisini de bırakın! Muhakkak günah kazananlar yüklendikleri sebebiyle cezalandırılacaklardır.
ve zerû
Hasan Basri Çantay = Günâhın açığa çıkanını da, gizli kalanını da bırakın. Çünkü günâhı irtikâb edenler kazanmakda oldukları (o günâh) yüzünden cezalandırılacaklardır.
ve zerû
Hayrat Neşriyat = Günâhın açığını da gizlisini de bırakın! Şübhe yok ki günah kazananlar, işlemekte oldukları (günahlar) sebebiyle yakında cezâlandırılacaklardır!
ve zerû
İbni Kesir = Günahın açığını da, gizlisini de bırakın. Çünkü günah kazananlar; kazanmakta oldukları yüzünden cezalandırılacaklardır.
ve zerû
Kadri Çelik = Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Günah kazananlar, kazandıklarına karşılık şüphesiz ceza göreceklerdir.
ve zerû
Muhammed Esed = Ama, ister açık ister gizli, günah işlemekten kaçının. Zira unutmayın ki, günah işleyenler kazandıkları yüzünden ceza göreceklerdir.
ve zerû
Mustafa İslamoğlu = Ve günahın açığını da gizlisini de bırakın! Unutmayın ki, günahkar kimseler işledikleri yüzünden cezalandırılacaktır.
ve zerû
Ömer Nasuhi Bilmen = Günahın âşikâr olanını da, gizlicesini de bırakınız. Şüphesiz o kimseler ki günahı kazanırlar, elbette irtikab ettikleri şeyden dolayı cezalanacaklardır.
ve zerû
Ömer Öngüt = Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Çünkü günah kazananlar yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.
ve zerû
Şaban Piriş = Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Günah işleyenler kazandıkları ile cezalandırılacaklardır.
ve zerû
Sadık Türkmen = Günahın açığını da gizlisini de bırakın! Günah kazanan kimseler, yüklenmiş oldukları günahlarıyla cezalandırılacaklardır.
ve zerû
Seyyid Kutub = Günahın açığından da gizlisinden de sakınınız. Günah işleyenler yaptıkları günahın cezasını çekeceklerdir.
ve zerû
Suat Yıldırım = Günahın açığını da bırakın, gizlisini de: Çünkü günah işleyenler elbette yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.
ve zerû
Süleyman Ateş = Günâhın açığını da, gizlisini de bırakın! Günâh kazananlar, yaptıklarının cezâsını çekeceklerdir.
ve zerû
Tefhim-ul Kuran = Günahın açıkta olanını da, gizlisini de terkedin. Çünkü günahı kazananlar, yüklenegeldikleri nedeniyle karşılık göreceklerdir.
ve zerû
Ümit Şimşek = Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Zira günah kazananlar, işleyip durdukları şeyin karşılığını göreceklerdir.
ve zerû
Yaşar Nuri Öztürk = Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Günah kazananlar yapıp ettiklerinin karşılığını yakında göreceklerdir.
ve zerû
İskender Ali Mihr = Ve günahın açıkta olanını da, gizli olanını da terkedin. Muhakkak ki; günah işleyenler (kazananlar), kazandıklarından dolayı yakında cezalandırılacaklar.
ve zerû
İlyas Yorulmaz = Günahı açıkça veya gizlice yapanları bırak. Elbette ki günahları işleyenler, kazandıklarının karşılığı ile cezalandırılacaklar.
ve zerû ellezîne
Diyanet İşleri = En güzel isimler Allah’ındır. O’na o güzel isimleriyle dua edin ve O’nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır.
ve zerû ellezîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Güzel adlar, Allah'ındır, o adlarla duâ edin ona ve onun adlarını başka anlamlara çekenleri, o adları başkalarına verenleri, onu, ona lâyık olmayan adlarla çağıranları bırakın, onlar, yaptıklarının cezâsını görecekler.
ve zerû ellezîne
Abdullah Parlıyan = En güzel isimler Allah'ındır. O halde Allah'a o güzel isimleriyle dua edin. O'nun isimlerinin anlamını, eğip büken kimselerden uzak durun. Böyleleri yapıp ettiklerinden dolayı, er geç cezalandırılacaklardır.
ve zerû ellezîne
Adem Uğur = En güzel isimler (el-esmâü'l-hüsnâ) Allah'ındır. O halde O'na o güzel isimlerle dua edin. Onun isimleri hakkında eğri yola gidenleri bırakın. Onlar yapmakta olduklarının cezasına çarptırılacaklardır.
ve zerû ellezîne
Ahmed Hulusi = Esmâ ül Hüsnâ Allâh'ındır (o isimlerin işaret ettiği özellikler, TEK, SAMED Allâh'a işaret eder. . . Dolayısıyla bu isimler ve bu isimlerin işaret ettiği anlamlar sadece O'nundur; beşer anlayışıyla kayıt altına girmez. Nitekim Mu'minûn: 91'de: SubhanAllahi amma yasıfun = onların vasıflamalarından Allâh münezzehtir, buyurulur)! O'na isimlerin mânâlarıyla yönelin. . . O'nun Esmâ'sında ilhada sapanları (şirke düşenleri) terk edin! Yapmakta olduklarının karşılığını göreceklerdir.
ve zerû ellezîne
Ahmet Tekin = Esmâü’l-hüsna, en güzel isimler Allah’ındır. O’na, o güzel isimlerle zikir ve dua edin, O’nun isimlerine, dil uzatan Allahsızları, mülhidleri terkedin. Onlar işlemekte oldukları amellerin cezasına çarptırılacaklar.
ve zerû ellezîne
Ahmet Varol = En güzel isimler Allah'ındır. O'na onlarla dua edin ve O'nun isimleri hakkında aykırılığa sapanları bırakın [13]. Onlar yaptıklarının cezasını göreceklerdir.
ve zerû ellezîne
Ali Bulaç = İsimlerin en güzeli Allah'ındır. Öyleyse O'na bunlarla dua edin. O'nun isimlerinde 'aykırılığa (ve inkâra) sapanları' bırakın. Yapmakta oldukları dolayısıyla yakında cezalandırılacaklardır.
ve zerû ellezîne
Ali Fikri Yavuz = En güzel isimler (Esmâ-i Hüsna), Allah’ındır. O halde Allah’a bu isimlerle dua edin. Onun isimlerinde (Aziz’den, putları için Uzza kelimesini çıkararak) sapıklık edenleri terk edin. Yarın kıyamette onlar, yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.
ve zerû ellezîne
Ali Ünal = Mutlak manâda ve kusursuz derecede güzel isimler Allah’ındır; O’nu bu isimlerle çağırın ve O’na onlarla dua edin. O’nun isimleri konusunda haktan saparak, (O’nu O’na ait olmayan isimlerle, buna mukabil, edindikleri sahte ilâhları ise O’nun isimleriyle çağıranları) terkedin ve onlara hiç önem vermeyin. Onlar, her ne yapıyorlarsa onun karşılığını göreceklerdir.