Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Diyanet İşleri = Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki, uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, mâhiyetlerini bilmedikleri putlara bir hisse ayırırlar; andolsun Allah'a ki iftirâ ettikleri şeyler yüzünden sorguya çekilecek onlar.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Abdullah Parlıyan = Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, mahiyetlerini bilmedikleri putlara, bir hisse ayırır onlar. Andolsun Allah'a iftira ettikleri şeyler yüzünden, sorguya çekilecek onlar.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Adem Uğur = Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Ahmed Hulusi = Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden hayalî tanrılarına bir pay ayırırlar. . . Tallahi (hayret ihtiva eden yemin türü), yaptığınız uydurmalardan elbette sorgulanacaksınız!

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Ahmet Tekin = Müşrikler kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, mahiyetini bilmedikleri putlara pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki, siz bu yaptığınız iftiralardan, uydurduğunuz şeylerden mutlaka hesaba çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Ahmet Varol = Kendilerine rızık olarak verdiğimizden o (hiçbir şey) bilmeyenlere pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, bu uydurup durduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Ali Bulaç = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiç bir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Andolsun Allah'a karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir de müşrikler, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (hayvanat ve ekinlerden) tutuyorlar da, hiç bir şey bilmiyen putlara hisse ayırıyorlar. Allah’a yemin olsun ki, siz, bu yaptığınız iftiralardan (putlar ilâhımızdır ve onların da bir hissesi vardır sözünden) mutlaka sorumlu tutulacaksınız.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Ali Ünal = Bir de, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gerçek yüzleri ve mahiyetleri itibariyle kendilerinin de bilmediği şeylere pay ayırıyorlar. Allah hakkı için, yapageldiğiniz bütün bu iftiraların hesabı mutlaka sorulacaktır.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Bayraktar Bayraklı = Kendilerine verdiğimiz rızıktan, ne olduğunu bilmedikleri tanrılarına pay ayırırlar. Allah'a yemin olsun ki, uydurup durduğunuz şeylerden, mutlaka sorguya çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Bekir Sadak = Kendilerine verdigimiz riziktan, onlarin ne oldugunu bilmeyen putlara pay ayirirlar. Allah'a and olsun ki, uydurup durdugunuz seylerden elbette sorguya cekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Celal Yıldırım = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (gerçek yüzünü) bilmedikleri şeylere (putlara ve benzeri şeylere) pay ayırırlar. Allah'a and olsun ki, bu uydurduğunuz şeylerden mutlaka sorulacaksınız.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Cemal Külünkoğlu = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Diyanet İşleri (eski) = Kendilerine verdiğimiz rızıktan, onların ne olduğunu bilmeyen putlara pay ayırırlar. Allah'a and olsun ki, uydurup durduğunuz şeylerden elbette sorguya çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Diyanet Vakfi = Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Edip Yüksel = Kendilerine verdiğimiz rızıklardan bilinçsizlere bir pay ayırırlar. ALLAH'a andosun ki siz bu uydurduğunuz şeylerden sorulacaksınız.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bir de bizim kendilerine merzuk kıldığımız şeylerden tutuyorlar ılim şanından olmıyan nesnelere bir nasîb ayırıyorlar, tallahi siz bu yaptığınız iftiralardan mutlak mes'ul olacaksınız

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir de onlar kendilerine verdiğimiz rızıklardan tutup o hiçbir şey bilmeyen nesnelere bir pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, siz yaptığınız iftiralardan mutlaka hesaba çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bir de müşrikler kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden tutuyorlar mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, siz bu yaptığınız iftiralardan mutlaka hesaba çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Gültekin Onan = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiç bir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Andolsun Tanrı'ya karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Harun Yıldırım = Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri şeylere pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Hasan Basri Çantay = Kendilerine rızk olarak verdiğimizden onlar, o bilmezler, (o putlar) için hisse ayırırlar. Allaha andolsun ki düzmekde olduğunuz (bu iftiralar) dan elbette mes'ul olacaksınız.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Hayrat Neşriyat = Hem kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, hiçbir şey bilmeyenlere (putlara) bir hisse ayırıyorlar. Allah’a yemîn olsun ki, bu iftirâ etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorulacaksınız.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 İbni Kesir = Kendilerine verdiğimiz rızıktan, bilmediklerine pay ayırırlar. Allah'a andolsun ki; uydurup durduğunuz şeylerden muhakkak sorguya çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Kadri Çelik = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiç bir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Şüphesiz Allah'a karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Muhammed Esed = Üstelik bir de, kendilerine verdiğimiz rızıktan, hakkında hiçbir şey bilmedikleri şeylere de bir pay ayırırlar. Allah tanıktır ki, bütün o uydurup durduğunuz şeylerden ötürü mutlaka sorguya çekileceksiniz!

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Mustafa İslamoğlu = Bir de kendilerine verdiğimiz rızıktan (dolayı), hakkında bir şey bilmedikleri nesnelere bir pay ayırırlar. Allah şahittir ki, iftira ede geldikleri şeylerden dolayı, kesinlikle sorguya çekilecekler.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve kendilerini merzûk ettiğimiz şeylerden bilmez nesneler için bir hisse ayırırlar. Allah'a kasem olsun ki, iftira eder olduğunuz şeyden dolayı elbette mes'ul olacaksınız.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Ömer Öngüt = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden o bilmezlere (putlara) pay ayırırlar. Allah'a andolsun ki siz uydurup durduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Şaban Piriş = Onlara verdiğimiz rızıktan bilmedikleri şeylere pay ayırıyorlar. Allah adına andolsun ki, uydurmakta olduklarınızın hesabı sorulacaktır.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Sadık Türkmen = Verdiğimiz rızıktan hiçbir şey bilmeyenlere bir pay ayırıyorlar! Allah’a ant olsun, uydurmuş olduğunuz şeylerden sorgulanacaksınız!

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Seyyid Kutub = Kendilerine verdiğimiz rızıktan bilmediklerine hisse çıkarırlar. Allah’a andolsun ki uydurup durduğunuz şeylerden muhakkak suale çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Suat Yıldırım = Bir de kendilerine nasib ettiğimiz nimetlerimizden, tutuyor gerçek yüzünü kendilerinin de bilmedikleri o bilinçsiz putlara pay ayırıyorlar. Allah hakkı için, uydurduğunuz bu iftiraların mutlaka hesabı sorulacaktır!

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Süleyman Ateş = Kendilerine verdiğimiz rızıktan, (hiçbir şey) bilmeyen(tanrı)lar(ın)a pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki siz, bu uydurduğunuz şeylerden mutlaka sorulacaksınız.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Tefhim-ul Kuran = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiç bir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Andolsun Allah'a karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Ümit Şimşek = Bir de, kendilerine verdiğimiz rızıktan, bilmedikleri şeylere pay ayırıyorlar. Allah'a and olsun ki bu uydurduklarınızın hesabını vereceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Tutuyor, kendilerine verdiğimiz rızıklardan hiçbir şeyin farkında olmayanlara pay çıkarıyorlar. Allah'a yemin olsun ki, iftira edip durduğunuz şeylerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 İskender Ali Mihr = Onları rızıklandırdığımız şeylerden, bilmediklerine bir pay (nasip) ayırıyorlar. Allah’a yemin olsun ki; iftira etmiş olduğunuz şeylerden mutlaka sorgulanacaksınız.

ve yec’alûne

  Nahl / 56 -

 İlyas Yorulmaz = Bizim kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, (mahiyetlerini ve yetkilerini) bilmedikleri kimselere (şunlarda bize rızık veriyor diye) pay çıkartıyorlar. Allah’a yemin olsun ki uydurduğunuz her şey hakkında mutlaka sorguya çekileceksiniz.

ve yec’alûne

  Nahl / 57 -

 Diyanet İşleri = Onlar, kızları Allah’a nispet ediyorlar -ki O, bundan uzaktır- kendilerine ise, canlarının istediğini.

ve yec’alûne

  Nahl / 57 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hâşâ, münezzehtir o, kızları olduğunu söylerler Allah'ın, hoşlarına gidenlerse kendilerinindir onlarca.

ve yec’alûne

  Nahl / 57 -

 Abdullah Parlıyan = Bir de Allah'a kızlar yakıştırırlar. O böyle şeylerden münezzehtir. Kendilerine ise, canlarının istediği oğulları seçmek isterler.

ve yec’alûne

  Nahl / 57 -

 Adem Uğur = Onlar, kızların Allah'a ait olduğunu iddia ediyorlar. Hâşâ! Allah bundan münezzehtir. Beğendikleri de (erkek çocuklar) kendilerinin oluyor.

ve yec’alûne

  Nahl / 57 -

 Ahmed Hulusi = Kız çocuklarını da Allâh'a nispet ederler. . . Subhan'dır "HÛ"! ("HÛ", münezzehtir bu yakıştırmadan)! Hoşlarına gideni de (erkek çocukları) kendilerine. . .

ve yec’alûne

  Nahl / 57 -

 Ahmet Tekin = Onların, kızların Allah’a ait olduğunu iddia ediyorlar. Allah bundan münezzehtir. Beğendikleri de, erkek çocuklar da kendilerinin oluyormuş.

ve yec’alûne

  Nahl / 57 -

 Ahmet Varol = Şanı yüce olan Allah'a kızlar isnad ediyorlar; kendilerine de hoşlandıklarını

ve yec’alûne

  Nahl / 57 -

 Ali Bulaç = Ve Allah'a kızlar isnad ediyorlar, (haşa) O yücedir. Hoşlandıkları (erkek çocuklar) da kendilerinindir.

ve yec’alûne

  Nahl / 57 -

 Ali Fikri Yavuz = Hem Allah’a kızlar da isnad ediyorlar (Melekler Allah’ın kızlarıdır, diyorlar.) Haşâ, Allah bunlardan münezzehtir. Tuhaf şey! Halbuki kendilerinin istediği oğlan çocuktur.

ve yec’alûne

  Nahl / 57 -

 Ali Ünal = Ayrıca, Allah’a kızlar isnat ediyor –mutlak münezzehtir O çocuklar sahibi olmaktan– ve pek sevdikleri (erkek) çocukları ise kendilerine yakıştırıyorlar.