Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve ya’lemûne
Diyanet İşleri = O gün Allah, onlara kesinleşmiş cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah’ın apaçık bir gerçek olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Abdulbaki Gölpınarlı = O gün Allah, onların gerçek cezâlarını tam olarak verir ve bilirler ki Allah, şüphesiz olarak apaçık gerçek mâbuttur.
ve ya’lemûne
Abdullah Parlıyan = O gün Allah, onların hakettikleri cezaları tam olarak verecektir ve onlar, Allah'ın gerçekten bütün hak ve hukukun, gerçek takipçisi olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Adem Uğur = O gün Allah onlara gerçek cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah'ın apaçık gerçek olduğunu anlayacaklardır.
ve ya’lemûne
Ahmed Hulusi = O süreçte Allâh kendilerine (Sünnetullah gereği) yaptıklarının sonucunu tamamıyla yaşatacaktır; bilecekler ki Allâh, apaçık Hakk'ın ta kendisidir.
ve ya’lemûne
Ahmet Tekin = O gün, Allah onların hesaplarının, hayırlı amellerinin ve itaatlerinin, günahlarının ve isyanlarının karşılığını adâletle hakkaniyetle tamı tamına verecektir. Onlar da, Allah’ın bizâtihî varlığında şüphe olmayan, apaçık Hak, gerçek ve âdil bir ilâh olduğunu anlayacaklar.
ve ya’lemûne
Ahmet Varol = O gün Allah onlara hak olan cezalarını eksiksiz verir ve onlar da Allah'ın apaçık hak olduğunu bilirler.
ve ya’lemûne
Ali Bulaç = O gün, Allah hak ettikleri cezayı eksiksiz verecektir ve onlar da Allah'ın hiç şüphesiz hak olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Ali Fikri Yavuz = O gün Allah, onlara, cezalarını adaletle tastamam verecek ve Allah’ın aşikâr Hak olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Ali Ünal = O gün Allah, hak ettikleri karşılığı kendilerine eksiksiz verir ve Allah’ın, hakkı, adaleti tam sağlayan ve Kendisi’nden hiçbir şeyin gizlenemeyeceği mutlak Hak olduğunu anlarlar.
ve ya’lemûne
Bayraktar Bayraklı = O gün, Allah onların hak ettikleri cezalarını eksiksiz verecektir. Onlar kesin olarak, Allah'ın apaçık gerçek olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Bekir Sadak = O gun, Allah onlara kesinlesmis cezalarini verecektir. Allah'in apacik hak oldugunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Celal Yıldırım = O gün Allah, onlara hakkettikleri hesap ve cezayı tastamam verecek ve onlar da Allah'ın apaçık hakk olduğunu (her şeyi açıklayıp ortaya koyduğunu) bilecekler.
ve ya’lemûne
Cemal Külünkoğlu = O gün Allah, onlara kesinleşmiş cezalarını tastamam verecek ve nihai gerçeğin yalnızca Allah olduğunu (böylece) bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Diyanet İşleri (eski) = O gün, Allah onlara kesinleşmiş cezalarını verecektir. Allah'ın apaçık hak olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Diyanet Vakfi = O gün Allah onlara gerçek cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah'ın apaçık gerçek olduğunu anlayacaklardır.
ve ya’lemûne
Edip Yüksel = ALLAH o gün, hakettiklerini tam olarak ödeyecek ve ALLAH'ın apaçık bir gerçek olduğunu öğreneceklerdir.
ve ya’lemûne
Elmalılı Hamdi Yazır = O gün Allah, onlara hak cezalarını temamen verecek ve Allahın aşikâr hakk olduğunu bileceklerdir
ve ya’lemûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O gün Allah, onlara gerçek cezalarını tamamen verecek ve onlar, Allah'ın apaçık Hak olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O gün Allah onlara gerçek cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah'ın gerçek olduğunu anlayacaklar.
ve ya’lemûne
Gültekin Onan = O gün, Tanrı hak ettikleri cezayı eksiksiz verecektir ve onlar da Tanrı'nın hiç şüphesiz hak olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Harun Yıldırım = O gün Allah onlara gerçek cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah'ın apaçık gerçek olduğunu anlayacaklardır.
ve ya’lemûne
Hasan Basri Çantay = O gün Allah onlara hak olan cezalarını tastamam verecek, şübhesiz onlar da Allahın apâşikâr Hakkın ta kendisi olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Hayrat Neşriyat = O gün, Allah onlara hak ettikleri cezâlarını tam olarak verecektir ve (onlar)mutlaka Allah’ın apaçık hak olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
İbni Kesir = O gün; Allah onlara hak olan cezalarını verecektir. Şüphesiz onlar da Allah'ın apaçık hakkın ta kendisi olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Kadri Çelik = O gün, Allah onlara hak ettikleri cezayı eksiksiz verecektir ve onlar da Allah'ın hiç şüphesiz hak olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Muhammed Esed = O Gün Allah, onlara hak ettikleri karşılığı tam olarak ödeyecek ve onlar da (yapılıp edilenlerin gerçek mahiyetini) açığa vuran apaçık ve Nihai Gerçek'in yalnızca Allah olduğunu (böylece) öğrenecekler.
ve ya’lemûne
Mustafa İslamoğlu = O gün geldiğinde, Allah onlara hak ettikleri karşılığı tastamam ödeyecek; sonunda onlar da, Allah'ın, evet yalnızca O'dur (her şeyi) apaçık ortaya çıkaran, mutlak hakikat olduğunu öğrenecekler.
ve ya’lemûne
Ömer Nasuhi Bilmen = O gün Allah onlara müstahik oldukları cezalarını tamamen verecektir. Ve bileceklerdir ki, şüphe yok Allah, apaçık haktır.
ve ya’lemûne
Ömer Öngüt = Allah hak ettikleri cezayı o gün onlara tam olarak verir ve onlar Allah'ın apaçık bir hak olduğunu bilirler.
ve ya’lemûne
Şaban Piriş = O gün, Allah onlara hak ettikleri cezayı verir. Onlar, Allah’ın hakkın ta kendisi olduğunu bilecekler.
ve ya’lemûne
Sadık Türkmen = O gün Allah onlara, kesinleşmiş cezalarının tam karşılığını verecek ve onlar, Allah’ın apaçık bir gerçek olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Seyyid Kutub = O gün Allah onlara hakettikleri cezayı tam olarak verecek ve onlar Allah'ın, apaçık «gerçek» olduğunu anlayacaklardır.
ve ya’lemûne
Suat Yıldırım = O gün Allah onlara hak ettikleri karşılığı tam tamına verecek ve onlar da Allah’ın, gerçeği açıklayan, hakkın ta kendisi olduğunu anlayacaklardır.
ve ya’lemûne
Süleyman Ateş = O gün Allâh, onlara hak ettikleri cezâlarını tam verir ve onlar da bilirler ki Allâh, apaçık Hak'tır.
ve ya’lemûne
Tefhim-ul Kuran = O gün, Allah onlara hak ettikleri cezayı eksiksiz verecektir ve onlar da Allah'ın hiç şüphesiz hak olduğunu bileceklerdir.
ve ya’lemûne
Ümit Şimşek = O gün Allah onlara hak ettikleri cezayı tastamam verir; onlar da Allah'ın hakkı ortaya çıkaran ve adaletle hükmeden gerçek tanrı olduğunu anlarlar.
ve ya’lemûne
Yaşar Nuri Öztürk = O gün Allah, onlara hak ettikleri cezayı tam verecek ve Allah'ın apaçık Hak olduğunu bilecekler.
ve ya’lemûne
İskender Ali Mihr = İzin günü Allah onlara dînlerini (negatif ve pozitif derecelerin karşılığını) hakkıyla ödeyecektir. Ve Allah’ın, Hakk Mübin (hakkı açıklayan, yerine getiren) olduğunu bilecekler.
ve ya’lemûne
İlyas Yorulmaz = Allah hesap günü onlara, hak ettikleri cezayı adil olarak verecektir. Bundan sonra da onlar, kıyamet günü Allah’ın apaçık gerçek bir ilah olduğunu öğrenecekler.
ve ya’lemûne
Diyanet İşleri = Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.
ve ya’lemûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Buna inanmayanlar, çabuk gelmesini isterler ve inananlarsa gelip çatmasından korkarlar ve bilirler ki o, gerçektir; iyice bil ki kıyâmetten şüphe edip o hususta mücadeleye girişenler, elbette doğrudan pek uzak bir sapıklık içindedir.
ve ya’lemûne
Abdullah Parlıyan = İnkar edenler kıyametin çarçabuk gelmesini isterler. Ona inananlar ise, onun kopmasından korkarlar ve onun mutlaka meydana geleceğini bilirler. Dikkat edin! Kıyamet saati hakkında tartışanlar haktan uzak bir sapıklık içindedirler.
ve ya’lemûne
Adem Uğur = Ona inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.
ve ya’lemûne
Ahmed Hulusi = Onu yaşayacaklarına iman etmeyenler, onu acele isterler! İman edenler ise ondan korku ile ürperirler ve bilirler ki o kesinlikle Hak'tır! Dikkat edin, O Saat (ölümle yeni bir boyutta yaşayacakları) hakkında tartışanlar, kesinlikle işin hakikatinden çok büyük bir sapma içindedirler!
ve ya’lemûne
Ahmet Tekin = Kıyametin kopacağı âna inanmayacak olanlar, onun küstahça, çabucak kopmasını isterler. İman edenler ise, korkarak Allah’ın emirlerine itina gösterirler. Onun hak, doğru bir vaat olduğunu bilirler. Dikkat edin, Kıyamet ile ilgili tartışanlar, tamamen başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet, ahmaklık ve bozuk düzen içindedirler.
ve ya’lemûne
Ahmet Varol = Ona inanmayanlar onun çarçabuk gelmesini istiyorlar. İman edenler ise ondan korkar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki kıyamet hakkında tartışanlar uzak bir sapıklık içindedirler.
ve ya’lemûne
Ali Bulaç = Onda acele edenler, (gerçekte) ona inanmayanlardır. İman edenler ise, ona karşı bir korku içindedirler ve onun gerçekten hak olduğunu bilirler. Haberiniz olsun; kıyamet saati konusunda tartışanlar, gerçekte uzak bir sapıklık içindedirler.
ve ya’lemûne
Ali Fikri Yavuz = Kıyametin kopacağına inanmıyanlar, onu, acele isterler. İman edenler ise, hak olduğunu bilirler de ondan korkar, sakınırlar. İyi bilki, o kıyamet hakkında mücadele edib şübheye düşenler, doğrusu hakdan çok uzak bir sapıklık içindedirler.
ve ya’lemûne
Ali Ünal = Kıyamet’e inanmayanlar, (alaylı alaylı) onun bir an önce gelmesini istiyorlar. Buna karşılık iman edenler ise, ondan ürperir ve onun bir gerçek olup mutlaka geleceğini bilirler. Dikkat edin, Kıyamet hakkında bilgisizce konuşup tartışanlar, hiç şüphe yok ki tam bir şaşkınlık ve hakkın çok uzağında bir sapıklık içindedirler.