Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Diyanet İşleri = (95-96) Mü’minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, cihattan geri kalanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah (mü’minlerin) hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Ama mücahitleri büyük bir mükâfat ile kendi katından dereceler, bağışlanma ve rahmet ile cihattan geri kalanlara üstün kılmıştır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kendi katından ihsân ettiği derecelerle, yarlıgamayla ve rahmetle ve Allah suçları örtüp yarlıgayan rahîmdir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Abdullah Parlıyan = Kendi katından onlara büyük mertebeler bağış ve rahmet vermiştir. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Adem Uğur = Kendinden dereceler, bağışlama ve rahmet vermiştir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Ahmed Hulusi = Tarafından dereceler, mağfiret ve rahmet (bağışlamıştır). Allâh Ğafûr'dur, Rahıym'dir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Ahmet Tekin = Onlara rızasının gereği, cennette derece derece yüksek makamlar vererek, bağışlama ve rahmetiyle üstün kılmıştır. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Ahmet Varol = Kendi katından dereceler, bağışlama ve rahmet vardır. Allah çok bağışlayıcı, çok rahmet edicidir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Ali Bulaç = (Onlara) Kendinden dereceler, bağışlanma ve rahmet (vermiştir.) Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Ali Fikri Yavuz = Mücahidler için Allah katından dereceler, mağfiret ve rahmet vardır. Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Ali Ünal = (Her bir mücahide hizmeti ve ihlâsı ölçüsünde) Kendi tarafından derece derece rütbeler (ve sürpriz mükâfatlarla yüklü) hususî bir mağfiret ve rahmet (Lûtfetmiştir). Değil mi ki Allah günahları bağışlayıverendir, (bilhassa mü’min kullarına karşı) hususî rahmet ve merhameti pek bol olandır.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Bayraktar Bayraklı = (95-96) İnananlardan, özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz. Allah malları ve canlarıyla cihad edenleri derece bakımından oturanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah hepsine de güzellik vaad etmiştir; ama mücahitlerin ödülünü, kendi katından yüksek dereceler, bağış ve rahmet şeklinde, oturanlarınkinden üstün kılmıştır. Allah bağışlayandır; merhamet edendir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Bekir Sadak = (95-96) Inananlardan, ozursuz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlariyle cihad edenleri, mertebece, oturanlardan ustun kilmistir. Allah hepsine de cenneti vadetmistir, ama Allah, cihad edenleri oturanlara, buyuk ecirler, dereceler, magfiret ve rahmetle ustun kilmistir. Allah bagislar ve merhamet eder. *

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Celal Yıldırım = (95-96) Mü'minlerden —özür sahipleri dışında— (evlerinde) oturanlarla mallarıyla canlarıyla Allah yolunda cihâd edenler eşit değillerdir. Allah, mallarıyla canlarıyla cihâda katılanları derece bakımından, oturup kalanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah herbirine en güzel (yurt olan Cennet)i va'detmiştir. Allah cihâd edenleri oturup kalanlar üzerine büyük mükâfatlarla, kendi katından derecelerle, mağfiret ve rahmetle çok üstün kılmıştır. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Cemal Külünkoğlu = Cihat edenler için Allah katından dereceler, mağfiret ve rahmet vardır. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Diyanet İşleri (eski) = (95-96) İnananlardan, özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlariyle cihad edenleri, mertebece, oturanlardan üstün kılmıştır. Allah hepsine de cenneti vadetmiştir, ama Allah, cihad edenleri oturanlara, büyük ecirler, dereceler, mağfiret ve rahmetle üstün kılmıştır. Allah bağışlar ve merhamet eder.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Diyanet Vakfi = Kendinden dereceler, bağışlama ve rahmet vermiştir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Edip Yüksel = Kendi katından derecelerle, bağışlama ve rahmet ile... ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Tarafından derece derece rütbeler, ve bir mağfiret ve rahmet... Öyleya; Allah bir gafur, rahîm bulunuyor

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (95-96) Mü'minlerden özürleri olmaksızın oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşanlar eşit olamazlar. Allah mallarıyla ve canlarıyla savaşanları, oturanlardan mertebece üstün kılmıştır. Gerçi Allah her ikisine de cenneti va'd etmiştir. Bununla beraber Allah savaşanları, oturanlardan büyük bir mükafat, kendi tarafından derece derece verdiği rütbeler, mağfiret ve rahmetle üstün kılmıştır. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kendi katından derece derece rütbeler, bir mağfiret ve rahmet vermiştir. Öyle ya, O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Gültekin Onan = (Onlara) Kendinden dereceler, bağışlanma ve rahmet (vermiştir). Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Harun Yıldırım = O’ndan dereceler, mağfiret ve rahmet vardır. Şüphesiz ki Allah Ğafur ve Rahim olandır.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Hasan Basri Çantay = Kendi (canibi) nden dereceler, mağfiret ve esirgeme (vermîşdir). Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Hayrat Neşriyat = (Onlara Allah) tarafından yüksek dereceler, bir mağfiret ve bir rahmet vardır. Ve Allah, Gafûr (çok bağışlayıcı)dır, Rahîm (çok merhamet edici)dir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 İbni Kesir = Kendisinden dereceler, mağfiret ve rahmet. Ve Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Kadri Çelik = (Bu ecir) Kendinden (onlara) dereceler bağışlama ve rahmettir. Allah çok bağışlayıcıdır, esirgeyicidir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Muhammed Esed = (hesapsız) mertebelerle ve günahların bağışlanmasını ve rahmetini (vaat ederek); çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Mustafa İslamoğlu = Katından yüce mertebelerle, mağfiret ve rahmetle... Zaten Allah tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Târaf-ı ilâhî'den derecelerdir ve mağfiret ve rahmetir. Ve Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Ömer Öngüt = Kendi katından dereceler, mağfiret ve rahmet vermiştir. Allah çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Şaban Piriş = Mücahitler için Allah katından dereceler, mağfiret ve rahmet vardır. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Sadık Türkmen = Tarafından derece derece rütbeler, bir mağfiret ve rahmet vermiştir... Öyle ya, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Seyyid Kutub = (Cihad edenlere) kendi katından dereceler, bağışlama ve rahmet sunmuştur. Hiç kuşkusuz Allah bağışlayıcıdır, merhametlidir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Suat Yıldırım = (95-96) Özür sahibi olmaksızın cihaddan geri kalan müminlerle, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad eden müminler elbette bir olmaz. Allah malları ve canları ile mücahede edenleri, derece bakımından cihada gitmeyenlerden üstün kılmıştır. Gerçi Allah hepsine de en güzel yurt olan cenneti vâd etmiştir, ama mücahede edenleri, cihada katılmayanlardan çok daha büyük mükâfatlarla, tarafından derece derece rütbeler, hususi bir mağfiret ve rahmetle mümtaz kılmıştır. Değil mi ki Allah gafurdur, rahimdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur).

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Süleyman Ateş = Kendi katından yüksek dereceler, bağış ve rahmet. Allâh, bağışlayandır, esirgeyendir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Tefhim-ul Kuran = (Onlara) Kendinden dereceler, bağışlanma ve rahmet (vermiştir.) Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Ümit Şimşek = Onlar için Allah katından yüksek mertebeler, bir bağışlanma ve bir rahmet vardır. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah katından dereceler, bir bağışlanma, bir rahmet... Allah çok affedici çok merhametlidir.

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 İskender Ali Mihr = (Mücahitler için) O’ndan (Allah tarafından) dereceler, mağfiret ve rahmet vardır. Ve Allah, Gafur’dur (mağfiret edendir), Rahîm’dir (Rahîm esmasıyla tecelli edendir).

ve rahmeten

  Nisâ / 96 -

 İlyas Yorulmaz = Mücadele edenlere Allah dan bağışlama ve merhametlerin en üstün dereceleri var. Çünkü Allah bağışlayıcı ve merhamet sahibidir.

ve rahmeten

  A’râf / 52 -

 Diyanet İşleri = Andolsun biz onlara, bilerek açıkladığımız bir kitabı, inanan bir toplum için bir yol gösterici ve rahmet olarak getirdik.

ve rahmeten

  A’râf / 52 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Biz onlara öyle bir kitap gönderdik ki onu bilgiyle açıkladık, o kitapta, ne lazımsa hepsini bildirdik, inananlara doğru yolu gösterir ve rahmettir.

ve rahmeten

  A’râf / 52 -

 Abdullah Parlıyan = “Çünkü biz gerçekten de onlara, inanacak bir toplum için bir doğru yol, içinde bilgiye dayalı, ayrıntılı açıklamalarda bulunduğumuz bir kitap ulaştırmıştık.”

ve rahmeten

  A’râf / 52 -

 Adem Uğur = Gerçekten onlara, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız bir kitap getirdik.

ve rahmeten

  A’râf / 52 -

 Ahmed Hulusi = Gerçek ki onlara, iman eden topluluğa rahmet ve hidâyet kılavuzu olacak, ilime dayanan ayrıntılı bir BİLGİ kaynağı getirdik.

ve rahmeten

  A’râf / 52 -

 Ahmet Tekin = Onlara, ilmî esaslara göre ayrıntılı olarak açıkladığımız; iman edecek bir kavim için hidayet rehberi ve rahmet olan kitabı, Kur’ân’ı getirdik.

ve rahmeten

  A’râf / 52 -

 Ahmet Varol = Biz onlara bilgi ile açıkladığımız, iman edenler topluluğu için yol gösterici ve rahmet olan bir kitap getirdik.

ve rahmeten

  A’râf / 52 -

 Ali Bulaç = Andolsun, biz onlara bir Kitap getirdik; iman edecek bir topluluğa bir hidayet ve bir rahmet olmak üzere bir bilgiye dayanarak onu çeşitli biçimlerde açıkladık.

ve rahmeten

  A’râf / 52 -

 Ali Fikri Yavuz = Andolsun, biz onlara (Mekke’lilere) bir kitab (Kur’an) getirdik ki, iman edecek olan herhangi bir kavme, bir hidayet ve rahmet (temel nizam) olsun. Onun için tam bir ilim üzere, onun hükümlerini ayrı ayrı beyan ettik.

ve rahmeten

  A’râf / 52 -

 Ali Ünal = İşte onlara, mutlak bir bilgiye dayalı olarak manâsını ve hükümlerini tek tek açıkladığımız, (her bir manâ ve hükmüne) iman edecek bir topluluk için hidayetin kaynağı ve (tahmin bile edemeyecekleri hayırlarla dolu) rahmet olan bir Kitap getirdik (gönderdik).