Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve nehâran
Diyanet İşleri = Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim.”
ve nehâran
Abdullah Parlıyan = Bir zaman sonra Nuh: “Ey Rabbim!” dedi. “Ben toplumuma gece gündüz çağrıda bulunuyorum.
ve nehâran
Adem Uğur = Nuh dedi ki: "Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz dâvet ettim. "
ve nehâran
Ahmet Tekin = Nuh: 'Rabbim ben kavmimi, geceleri de gündüzleri de dâvet ediyorum' dedi.
ve nehâran
Ahmet Varol = Dedi ki: 'Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece ve gündüz davet ettim.
ve nehâran
Ali Bulaç = Dedi ki: "Rabbim, gerçekten kavmimi gece ve gündüz davet edip durdum."
ve nehâran
Ali Fikri Yavuz = Nûh dedi ki: “- Ey Rabbim! Ben kavmimi gece ve gündüz (imana) dâvet ettim.
ve nehâran
Bayraktar Bayraklı = (5-9) Sonra Nûh şöyle devam etti: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.”
ve nehâran
Bekir Sadak = Nuh dedi ki: «Rabbim! Dogrusu ben, milletimi gece gunduz cagirdim.»
ve nehâran
Celal Yıldırım = (5-6) Nûh dedi ki: Rabbim! Şüphesiz ki ben, milletimi gece gündüz (uyarıp sana, senin dinine) davet ettim, ama benim bu davetim ancak onların (nefretine sebep olup) kaçmalarını arttırdı.
ve nehâran
Cemal Külünkoğlu = (5-6) Nuh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim. Fakat benim davetim ancak onların (imandan) kaçışını artırdı.”
ve nehâran
Diyanet İşleri (eski) = Nuh dedi ki: 'Rabbim! Doğrusu ben, milletimi gece gündüz çağırdım.'
ve nehâran
Diyanet Vakfi = (Sonra Nuh:) Rabbim! dedi, doğrusu ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim;
ve nehâran
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Dedi ki: «Ey Rabbim, ben kavmimi gece gündüz davet ettim.
ve nehâran
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Nûh dedi ki: «Ey Rabbim! Ben kavmimi gece gündüz davet ettim.»
ve nehâran
Gültekin Onan = Dedi ki: "Rabbim, gerçekten kavmimi gece ve gündüz davet edip durdum."
ve nehâran
Hasan Basri Çantay = Dedi: «Ey Rabbim, ben kavmimi hakıykaten gece gündüz da'vet etdim».
ve nehâran
Hayrat Neşriyat = (Nûh) dedi ki: 'Rabbim! Doğrusu ben, kavmimi gece gündüz (îmân etmeye) da'vet ettim.'
ve nehâran
Kadri Çelik = Dedi ki: “Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece ve gündüz davet edip durdum.”
ve nehâran
Muhammed Esed = (Ve bir zaman sonra, Nuh) "Ey Rabbim!" dedi, "Ben halkıma gece gündüz çağrıda bulunuyorum,
ve nehâran
Mustafa İslamoğlu = (Nuh) dedi ki: "Rabbim! Ben kavmimi gece gündüz davet ettim.
ve nehâran
Ömer Nasuhi Bilmen = (5-6) Dedi ki: «Yarabbi! Ben kavmimi hakikaten gece ve gündüz dâvet ettim. Benim dâvetim, onlar için firardan başka bir şey arttırmadı.»
ve nehâran
Ömer Öngüt = Nuh dedi ki: "Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz dâvet ettim. "
ve nehâran
Seyyid Kutub = Nuh dedi ki: «Rabbim! Doğrusu ben, milletimi gece gündüz çağırdım.»
ve nehâran
Suat Yıldırım = (5-6) "Ya Rabbî, dedi Nûh, ben milletimi gece gündüz dine dâvet ettim. Ama benim dâvetim, onların sadece daha çok uzaklaşmalarına yol açtı."
ve nehâran
Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «Rabbim, gerçekten ben kavmimi gece ve gündüz davet edip durdum.»
ve nehâran
Yaşar Nuri Öztürk = Nûh şöyle yakardı: "Ey Rabbim! Ben toplumumu gece ve gündüz davet ettim."
ve nehâran
İskender Ali Mihr = (Hz. Nuh, Rabbine) şöyle dedi: “Rabbim, Muhakkak ki ben kavmimi gece ve gündüz (ruhlarını Sana ulaştırmayı dilemeye) davet ettim.”
ve nehâran
İlyas Yorulmaz = Nuh “Rabbim gece ve gündüz (sürekli) kavmimi senin dinine davet ettim. ”
ve nehâ
Diyanet İşleri = (40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
ve nehâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve ama kim, Rabbinin durağından korkup da nefsi, dileğinden çekmişse.
ve nehâ
Abdullah Parlıyan = Hesap gününde Rabbinin huzurunda durmaktan sakınanın ve nefsini kötü arzulardan alıkoyanın
ve nehâ
Adem Uğur = Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış kimse için,
ve nehâ
Ahmed Hulusi = Rabbinin makamından korkan ve nefsini boş geçici sonsuzlukta hiçbir getirisi olmayan davranışlardan koruyana gelince;
ve nehâ
Ahmet Tekin = Rabbinin, işlediği ameller, hak ettiği mükâfatlar ve cezalar üzerindeki hükümranlığının, her şeyi ortaya koyarak, hükmünü icra edeceğinin endişesini duyan, azamet ve celâlinden korkanlar ve nefislerini, ihtirasları adına, bâtıl adına konuşmaktan, bâtılı savunmaktan, ihtiraslardan, günahlardan ve haramlardan men edenlerin de yurtları vardır.
ve nehâ
Ahmet Varol = Kim de Rabbinin makamından [2] korkar ve nefsini kötü arzularından alıkoyarsa,
ve nehâ
Ali Bulaç = Kim Rabbinin makamından korkar ve nefsi heva (istek ve tutkular)dan sakındırırsa,
ve nehâ
Ali Fikri Yavuz = Fakat her kim de Rabbinin makamından korkmuş ve nefsi, şehevattan alıkoymuşsa,
ve nehâ
Ali Ünal = Ama kim de Rabbisinin kendisini gördüğü ve bir gün O’nun huzuruna çıkacağı gerçeğinin endişesiyle yaşamış ve nefsini baş aşağı heveslere dalmaktan men etmişse,