Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve melâiketi-hi
Diyanet İşleri = Her kim Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail’e ve Mîkâil’e düşman olursa bilsin ki, Allah da inkâr edenlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Abdulbaki Gölpınarlı = Kim, Allah'a ve meleklerine ve peygamberlerine ve Cibrîl'e ve Mîkâil'e düşman olursa bilsin ki Allah da kâfirlere düşmandır.
ve melâiketi-hi
Abdullah Parlıyan = Ve kim de Allah'a, meleklerine, Cebrail ve Mikail de dahil O'nun elçilerine düşmanlık besliyorsa, Allah da, gerçekleri örtbas edenlerin hepsinin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Adem Uğur = Kim, Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikâil'e düşman olursa bilsin ki Allah da inkârcı kâfirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Ahmed Hulusi = Kim Allâh'a (Ulûhiyet hakikatine), Melekî boyuta (âlemlerde Allâh isimlerinin işaret ettiği anlamların açığa çıkmasına) ve Rasûllerine (hakikati dillendirmeleri için irsâl ettiklerine), Cibrîl'e (Allâh ilminin inzâli işlevine), Mikail'e (maddi - manevî rızkına yönlendirip erdiren kuvve) düşman olursa, muhakkak ki Allâh (o) gerçeği örtenlerin düşmanıdır!
ve melâiketi-hi
Ahmet Tekin = 'Allah’a, meleklerine, Rasullerine, Cebrâil’e ve Mîkâil’e düşman olanlar bilsinler ki, Allah, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin düşmanıdır.'
ve melâiketi-hi
Ahmet Varol = Kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine Cibril'e ve Mikail'e düşman olursa Allah da kâfirlere düşmandır.
ve melâiketi-hi
Ali Bulaç = Her kim Allah'a, meleklerine, elçilerine, Cibril'e ve Mikail'e düşman ise, artık şüphesiz Allah da kafirlerin düşmanıdır."
ve melâiketi-hi
Ali Fikri Yavuz = Kim, Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cibrîl’e Mikâl’e düşman olursa bilsin ki, Allah kâfirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Ali Ünal = (Allah’ın emrettiğinden başkasını yapmayan Cebrail’e düşmanlık, Allah’ın takdirine ve dolayısıyla Allah’a düşmanlıktır. Bu sebeple,) kim Allah’a, meleklerine, rasûllerine ve (bu arada melekler içinde) Cebrail’e ve Mikâil’e düşmansa bilsin ki, hiç şüphesiz Allah kâfirlere düşmandır. (Onlara mühlet vermesi, onları ihmal ettiği için değildir; sadece haset, inat ve hevaheveslerine bağlılıklarından vazgeçip, gerçeğe yönelirler ve imanla mü’minler cemaatine dahil olurlar mı diyedir).
ve melâiketi-hi
Bayraktar Bayraklı = (97-98) De ki: “Cebrâil'e düşman olanlar bilsinler ki, Cebrâil Kur'ân'ı senin gönlüne Allah'ın izniyle indirdi. Kur'ân, kendinden önce gelen kitapları doğrulayıcı, müminler için rehber ve müjdedir.” Kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrâîl'e ve Mîkâil'e düşman olursa, bilsin ki Allah da inkârcıların düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Bekir Sadak = Allah'a meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikail'e dusman olan kimse inkar etmis olur. Allah suphesiz, inkar edenlerin dusmanidir.
ve melâiketi-hi
Celal Yıldırım = Kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cibril'e ve Mikâil'e düşmansa, (bilsin ki) Allah da herhalde o kâfirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Cemal Külünkoğlu = Kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e, Mikail'e düşmanlık besliyorsa, Allah da (böyle) inkârcıların düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Diyanet İşleri (eski) = Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikail'e düşman olan kimse inkar etmiş olur. Allah şüphesiz, inkar edenlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Diyanet Vakfi = Kim, Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikâil'e düşman olursa bilsin ki Allah da inkârcı kâfirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Edip Yüksel = 'Evet, ALLAH'a, meleklerine, elçilerine, Cibril'e ve Mikal'e kim düşman olursa bilsin ki ALLAH da kafirlerin düşmanıdır.'
ve melâiketi-hi
Elmalılı Hamdi Yazır = her kim Allaha ve Allahın Meleklerine ve Resullerine ve Cibrile ve Mi'kale duşman olur ise bilsin ki Allah kâfirlerin duşmanıdır
ve melâiketi-hi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Her kim Allah'a, Allah'ın meleklerine, Peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikail'e düşman olursa, bilsin ki, Allah kafirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Her kim Allah'a, Allah'ın meleklerine, peygamberlerine, Cebrail ile Mîkâil'e düşman olursa, iyi bilsin ki, Allah da o kâfirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Gültekin Onan = Her kim Tanrı'ya, meleklerine, elçilerine, Cebrail'e ve Mikail'e düşman ise Tanrı da kafirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Harun Yıldırım = Her kim Allah'a, meleklerine, rasullerine, Cibril’e ve Mikâil'e düşman ise, şüphesiz Allah da o kâfirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Hasan Basri Çantay = Kim Allaha, meleklerine, peygamberlerine, Cebrâîle, Mîkâîle düşman olursa şübhesiz Allah da o (gibi) kâfirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Hayrat Neşriyat = Kim Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrâîl’e ve Mîkâîl’e düşman ise, şübhesiz Allah da o kâfirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
İbni Kesir = Kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikail'e düşman olursa; şüphesiz ki, Allah'da kafirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Kadri Çelik = Kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikail'e düşman olursa (bilsin ki), şüphesiz Allah kâfirlere düşmandır.
ve melâiketi-hi
Muhammed Esed = Kim ki Allah'a, O'nun meleklerine, Cebrail ve Mikail de dahil O'nun elçilerine düşmanlık besliyorsa, bilsin ki Allah da hakikati inkar eden herkese düşmanlık beslemektedir.
ve melâiketi-hi
Mustafa İslamoğlu = Allah'a, meleklerine, Cebrail ve Mikail de dahil elçilerine düşman olan herkes unutmasın ki, elbet Allah da böylesi kafirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Ömer Nasuhi Bilmen = Her kim Allah Teâlâ'ya ve O'nun meleklerine, peygamberlerine ve Cebraîl ile Mikâîl'e düşman olursa (kâfir olur). Allah Teâlâ da şüphe yok ki, kâfirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Ömer Öngüt = Kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrâil'e ve Mikâil'e düşman olursa, iyi bilsin ki Allah da kâfirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Şaban Piriş = Kim Allah’a, Meleklerine, elçilerine Cebrail’e ve Mîkâil’e düşman olursa, şüphesiz Allah da o kafirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Sadık Türkmen = Her kim Allah’a; meleklerine, peygamberlerine, Cebrail’e ve Mikail’e düşmanlık yaparsa bilsin ki, Allah da inkâr edenlerin karşısındadır.
ve melâiketi-hi
Seyyid Kutub = Evet, kim Allah'a, O'nun meleklerine, O'nun peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikâil'e düşman olursa bilsin ki, Allah da kâfirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Suat Yıldırım = Kim Allah’a, meleklerine, resullerine, Cebrâile, Mikâil’e düşman ise, iyi bilsin ki, Allah da kâfirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Süleyman Ateş = "(Evet) kim Allah'a, meleklerine, elçilere, Cebrâil'e ve Mikâil'e düşman olursa bilsin ki, Allâh da inkâr edenlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Tefhim-ul Kuran = Her kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cibril'e ve Mikail'e düşman ise, artık şüphesiz Allah da kâfirlerin düşmanıdır.»
ve melâiketi-hi
Ümit Şimşek = Kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikâil'e düşman ise, Allah da o kâfirlerin düşmanıdır.
ve melâiketi-hi
Yaşar Nuri Öztürk = Kim Allah'a, O'nun meleklerine, resullerine, Cebrail'e, Mikâil'e düşman kesilirse, Allah da bu tür inkârcılara düşman kesilir.
ve melâiketi-hi
İskender Ali Mihr = Kim, Allah’a ve O’nun meleklerine ve O’nun resûllerine ve Cebrail’e ve Mikail’e düşman oldu ise, o taktirde muhakkak ki Allah kâfirlere düşmandır.
ve melâiketi-hi
İlyas Yorulmaz = Kim Allah’a, meleklerine, elçilerine, Cibril’e ve Mikal’e düşman olursa, Allah da hakikati inkâr edenlere düşman olur.
ve melâiketi-hi
Diyanet İşleri = Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.”
ve melâiketi-hi
Abdulbaki Gölpınarlı = Peygamber de kendisine Rabbinden indirilene inanmıştır, inananlar da. Hepsi de Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inanmıştır. Peygamberlerinden hiçbirini öbüründen ayırmayız, duyduk demişlerdir ve itaat ettik, Rabbimiz, yarlıganma dileriz senden, varacağımız yer, kapındır senin.
ve melâiketi-hi
Abdullah Parlıyan = Elçi Rabbinden kendisine tüm indirilenlere iman etti, mü'minler de iman ettiler. Onlardan herbiri; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inanırlar. O'nun elçilerinin hiçbiri arasında ayırım yapmazlar ve işittik itaat ettik, bizi bağışlamanı dileriz. Zira bütün yolculukların varış yeri sensin, derler.
ve melâiketi-hi
Adem Uğur = Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. "Allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affına sığındık! Dönüş sanadır" dediler.
ve melâiketi-hi
Ahmed Hulusi = Er Rasûl (Hz. Muhammed a. s. ) Rabbinden (varlığını oluşturan Allâh Esmâ'sı bileşiminden) kendisine (şuuruna) inzâl olana (boyutsal bir geçiş yapan bilgiye) iman etmiştir. İman edenler de! Hepsi iman etti ("B" harfinin işaret ettiği anlam doğrultusunda) nefslerini oluşturan hakikatlerinin Allâh Esmâ'sı olduğuna, meleklerine (nefslerinin aslı olan Esmâ kuvvelerine), Kitaplarına (inzâl olan bilgilerine), Rasûllerine. . . O'nun Rasûlleri arasında (irsâl olmaları konusunda) hiçbir ayırım yapmayız. . . "Algıladık ve itaat ettik, mağfiretini isteriz Rabbimiz; dönüşümüz sanadır" dediler.
ve melâiketi-hi
Ahmet Tekin = Allah’ın Rasulü, Rabbinden kendisine indirilene, Kur’ân’a iman etti. Mü’minler de iman ettiler. Hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Rasullerine iman ettiler.'Biz Allah’ın Rasulleri arasında ayırım yapmayız, tebliğini dinliyor, dininin emir ve hükümlerine, devletine itaat ediyoruz. Ey Rabbimiz, bizi koruma kalkanına almanı, bağışlamanı dileriz. Sonuçta yalnız senin huzuruna varıp hesap vereceğiz' dediler.
ve melâiketi-hi
Ahmet Varol = Peygamber kendine Rabbinden indirilene inandı, mü'minler de (buna inandılar). Tümü Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. 'Biz O'nun peygamberlerinden hiçbirini diğerlerinden ayırmayız.' Yine: 'Duyduk ve itaat ettik. Senin bağışlamanı diliyoruz, ey Rabbimiz; dönüş de sanadır' dediler.
ve melâiketi-hi
Ali Bulaç = Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü'minler de. Tümü, Allah'a, meleklerine, Kitaplarına ve elçilerine inandı. "O'nun elçileri arasında hiç birini (diğerinden) ayırdetmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sana'dır" dediler.
ve melâiketi-hi
Ali Fikri Yavuz = Peygamber (Aleyhisselâm) ve müminler, rabbisinden kendine indirilen Kur’âna iman ettiler; hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman eylediler. (Allah’ın) Peygamberlerinden hiç birinin arasını ayırt etmeyiz, duyduk ve itaat ettik; Ey Rabbimiz, mağfiretini isteriz, dönüşümüz ancak sanadır, diye söylediler.
ve melâiketi-hi
Ali Ünal = (Risalet misyonunun zirvesi) o Rasûl, (vahiy yoluyla Kur’ân ve Sünnet olarak) kendisine Rabbisinden her ne indirildiyse ona iman etti; (beraberindeki) mü’minler de (iman ettiler). Her biri, Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve rasûllerine iman etti de, “(İnanma hususunda) O’nun rasûllerinden hiçbirini diğerlerinden ayırmayız;” dediler ve şöyle seslendirdiler (imanlarını): “(Rabbimize iman davetini) işittik ve (bu davete uyarak, Musa’nın kavmi gibi ‘isyan ettik’ demeyip,) itaat ettik; ey Rabbimiz, (yine de, hata ve günahlarımızdan dolayı) o çok bol olan bağışlamanı dileriz, ancak Sanadır nihaî varış.”