Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve mâ yef’alû
Diyanet İşleri = Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.
ve mâ yef’alû
Abdulbaki Gölpınarlı = Hayra ait ne yaparlarsa mutlaka mükâfatını görecekler ve Allah, kendisinden sakınanları pek iyi bilir.
ve mâ yef’alû
Abdullah Parlıyan = Onların yaptıkları hiçbir iyilik karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah; yolunu, kendi kitabıyla bulanları çok iyi bilir.
ve mâ yef’alû
Adem Uğur = Onların yaptıkları hiçbir hayır karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takvâ sahiplerini çok iyi bilir.
ve mâ yef’alû
Ahmed Hulusi = Yaptıkları hayırlar asla inkâr edilmeyecektir. Allâh korunanların varlığındaki Esmâ'sıyla Aliym'dir.
ve mâ yef’alû
Ahmet Tekin = Onların yaptıkları iyiliğin, ihsanın, izzetin, ikramın, yerine getirdikleri İslâmî emirlerin hiçbiri karşılıksız bırakılmayacak, onlara asla nankörlük edilmeyecektir. Allah kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanların, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlerin samimiyetlerini biliyor.
ve mâ yef’alû
Ahmet Varol = İyilik adına yaptıkları hiç bir şey karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah takva sahiplerini bilir.
ve mâ yef’alû
Ali Bulaç = Onlar hayırdan her ne yaparlarsa, elbette ondan yoksun bırakılmazlar. Allah, muttakileri bilendir.
ve mâ yef’alû
Ali Fikri Yavuz = Onlar hayra dâir ne işlerse onun mükâfatından asla mahrum edilmiyeceklerdir. Allah, takvâ sahiplerini çok iyi bilendir.
ve mâ yef’alû
Ali Ünal = Hayır adına her ne işlerlerse, elbette onun mükâfatından mahrum bırakılacak değillerdir. Allah, içleri Kendine karşı saygıyla dopdolu olan ve O’na itaatsizlikten kaçınanları çok iyi bilmektedir.
ve mâ yef’alû
Bayraktar Bayraklı = Onların yaptığı hiçbir iyilik karşılıksız bırakılmayacaktır; çünkü Allah, takvâ sahiplerini iyi bilir.
ve mâ yef’alû
Bekir Sadak = Ne iyilik yaparlarsa, karsiligini bulacaklardir. Allah sakinanlari bilir.
ve mâ yef’alû
Celal Yıldırım = Hayırdan yana ne yaparlarsa, karşılıksız bırakılmıyacaklardır. Allah, saygı ile kendisinden korkup fenalıklardan sakınanları bilendir.
ve mâ yef’alû
Cemal Külünkoğlu = Onların yaptığı hiçbir iyilik karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları çok iyi bilendir.
ve mâ yef’alû
Diyanet İşleri (eski) = Ne iyilik yaparlarsa, karşılığını bulacaklardır. Allah sakınanları bilir.
ve mâ yef’alû
Diyanet Vakfi = Onların yaptıkları hiçbir hayır karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takvâ sahiplerini çok iyi bilir.
ve mâ yef’alû
Edip Yüksel = Yaptıkları hiç bir iyilik karşılıksız kalmıyacaktır. ALLAH erdemlileri çok iyi bilir.
ve mâ yef’alû
Elmalılı Hamdi Yazır = ve hayra dair her ne yaparlarsa hiç bir zaman ona küfran ile karşılanmayacaklardır, ve Allah o müttakileri bilir
ve mâ yef’alû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ne hayır işlerlerse, asla karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takva sahiplerini çok iyi bilir.
ve mâ yef’alû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah kendisinden gereği gibi sakınanları bilir.
ve mâ yef’alû
Gültekin Onan = Onlar hayırdan her ne yaparlarsa, elbette ondan yoksun bırakılmazlar (yükferuh). Tanrı, muttakileri bilendir.
ve mâ yef’alû
Harun Yıldırım = Hayırdan her ne yaparlarsa asla ondan inkar edilmeyecektir. Muhakkak ki Allah muttakileri hakkıyla bilendir!
ve mâ yef’alû
Hasan Basri Çantay = Onlar ne hayır işlerlerse elbette On (un mükâfatların) dan mahrum bırakılmayacaklar. Allah, takvaa saahiblerini pek iyi bilendir.
ve mâ yef’alû
Hayrat Neşriyat = Ve (onlar) ne hayır işlerlerse, artık şübhesiz ondan (sevâbından) mahrum bırakılmayacaklardır. Çünki Allah, takvâ sâhiblerini hakkıyla bilendir.
ve mâ yef’alû
İbni Kesir = Ne hayır yaparlarsa; ondan mahrum bırakılacak değildirler. Ve Allah, takva sahiblerini bilir.
ve mâ yef’alû
Kadri Çelik = Onlar hayırdan her ne yaparlarsa, inkâr edilmezler. Allah takva sahiplerini bilir.
ve mâ yef’alû
Muhammed Esed = Onların yaptığı hiçbir iyilik karşılıksız bırakılmayacaktır: çünkü Allah, Kendisine karşı sorumluluklarının bilincinde olanları iyi bilir.
ve mâ yef’alû
Mustafa İslamoğlu = Onların yaptığı hiç bir iyilik zayi olmayacaktır: çünkü Allah sorumlu davrananları çok iyi bilir.
ve mâ yef’alû
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve hayırdan her ne yaparlarsa elbette küfrana uğramıyacaklardır. Ve Allah Teâlâ o muttakîleri hakkıyla bilendir.
ve mâ yef’alû
Ömer Öngüt = Yaptıkları hiçbir iyilik karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah takvâ sahiplerini çok iyi bilir.
ve mâ yef’alû
Şaban Piriş = Ne hayır yaparlarsa, ondan mahrum bırakılacak değillerdir. Allah muttakileri, çok iyi bilmektedir.
ve mâ yef’alû
Sadık Türkmen = Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.
ve mâ yef’alû
Seyyid Kutub = Onların yaptıkları hiçbir iyilik karşılıksız kalmayacaktır. Hiç kuşkusuz Allah takvalıların kimler olduğunu bilir.
ve mâ yef’alû
Suat Yıldırım = Yaptıkları hayır ve iyiliklerden, mükâfatsız kalan bir tek iyilik bile bulunmayacaktır. Allah günahlardan korunan takvâ ehlini pek iyi bilir.
ve mâ yef’alû
Süleyman Ateş = Yapacakları hiçbir iyilik inkâr edilmeyecektir. Şüphesiz Allâh, (günâhlardan) korunanları bilmektedir.
ve mâ yef’alû
Tefhim-ul Kuran = Onlar hayırdan her ne yaparlarsa, elbette ondan yoksun bırakılmazlar. Allah, muttakileri bilendir.
ve mâ yef’alû
Ümit Şimşek = Onların işlediği hiçbir hayır karşılıksız kalmayacaktır. Çünkü Allah takvâ sahiplerini pek iyi bilir.
ve mâ yef’alû
Yaşar Nuri Öztürk = Yapmakta oldukları/yapacakları hiçbir hayır, nankörlükle karşılanmayacak/karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takva sahiplerini çok iyi bilmektedir.
ve mâ yef’alû
İskender Ali Mihr = Ve hayır olarak bir şey yaparlarsa, o taktirde o (hayır), asla örtülmez (mutlaka mükâfâtı verilir). Ve Allah, takva sahiplerini en iyi bilendir.
ve mâ yef’alû
İlyas Yorulmaz = Onlar, hayırdan ne yaparlarsa, yaptıkları örtbas edilmeyecek. Allah kendinden sakınanları en iyi bilendir.