Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve lâ yezîdu
Diyanet İşleri = Biz Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur’an, ancak zararını artırır.
ve lâ yezîdu
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve biz, Kur'ân'dan, inananlara şifâ ve rahmet olan âyetleri indirmedeyiz ve bunlar, zâlimlerin ancak ziyanlarını arttırır.
ve lâ yezîdu
Abdullah Parlıyan = Ve biz Kur'ân'dan, inananlara şifa ve rahmet olan ayetleri indirmekteyiz. Bu indirdiklerimiz, varoluş gayesi dışında hareket edenlere, ziyanı artırmaktan başka bir katkıda bulunmaz.
ve lâ yezîdu
Adem Uğur = Biz, Kur'an'dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.
ve lâ yezîdu
Ahmed Hulusi = Kurân'dan, iman edenler için şifa (sağlıklı düşünme bilgileri) ve rahmet (Hakikatlerindeki özellikleri hatırlatma) olan şeyleri inzâl ediyoruz (hakikatinden şuuruna yansıtıyoruz)! (Bu), zâlimlerin (nefsinin hakikatini inkâr ederek nefsine zulmedenlerin) ise sadece hüsranını arttırır.
ve lâ yezîdu
Ahmet Tekin = Biz, mü’minlere şifa ve rahmet olan Kur’ân âyetlerini bölüm bölüm indiriyoruz. Bu âyetler, inkâr ile isyan ile baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, İslâm aleyhinde propaganda yapan zâlimlerin yalnızca hüsranını artırıyor.
ve lâ yezîdu
Ahmet Varol = Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Zalimlerin ise zarardan başka bir şeylerini artırmaz.
ve lâ yezîdu
Ali Bulaç = Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz.
ve lâ yezîdu
Ali Fikri Yavuz = Biz Kur’ân’dan öyle âyetler indirmekteyiz ki, müminler için şifa ve rahmettir. Zalimlerin de ancak sapıklığını artırır.
ve lâ yezîdu
Ali Ünal = Biz, Kur’ân’a dahil olarak mü’minler için şifa ve rahmet kaynağı âyetler indiriyoruz; ama bunlar, zalimlerin ise ancak kayıplarını arttırmaktadır.
ve lâ yezîdu
Bayraktar Bayraklı = Biz Kur'ân'dan, müminlere gönüllere şifâ ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. Ama bu, zâlimlere ziyan arttırmaktan başka bir katkıda bulunmaz.
ve lâ yezîdu
Bekir Sadak = Kuran'dan inananlara rahmet ve sifa olan seyler indiriyoruz. O, zalimlerin ise sadece kaybini artirir.
ve lâ yezîdu
Celal Yıldırım = Kur'ân'dan mü'minlere şifâ ve rahmet olan (parçalar, bölümler) indiririz. Zâlimlerin ise ancak ziyanını artırır.
ve lâ yezîdu
Cemal Külünkoğlu = Biz Kur'an'dan, inananlar için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. O, zalimlerin ise (inatları yüzünden) ancak ziyanlarını artırıyor.
ve lâ yezîdu
Diyanet İşleri (eski) = Kuran'dan inananlara rahmet ve şifa olan şeyler indiriyoruz. O, zalimlerin ise sadece kaybını artırır.
ve lâ yezîdu
Diyanet Vakfi = Biz, Kur'an'dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.
ve lâ yezîdu
Edip Yüksel = Kuran'ı, inananlar için bir şifa ve rahmet olarak indirdik. Zalimlerin ise ancak zararını arttırır
ve lâ yezîdu
Elmalılı Hamdi Yazır = Biz de Kur'andan peyderpey öylesini indiririz ki mü'minler için o bir şifâ ve bir rahmettir, zalimlerin ise ancak hasarını artırır
ve lâ yezîdu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Biz de Kur'an'dan müminler için bir şifa ve bir rahmet olan ayetleri peyderpey indiririz. Zalimlerin ise ancak zararını artırır.
ve lâ yezîdu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz Kur'ân'dan, iman edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olan âyetler indiriyoruz. Zalimlerin de ancak zararını artırır.
ve lâ yezîdu
Gültekin Onan = Kuran'dan inançlılar için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz.
ve lâ yezîdu
Harun Yıldırım = Biz, Kur'an'dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.
ve lâ yezîdu
Hasan Basri Çantay = Biz Kur'andan peyderpey onu indiriyoruz ki (herbiri) mü'minler için şifâ ve rahmetdir o. Zaalimlerin ise o, (maddî ve ma'nevî) ziyanından başkasını artırmaz.
ve lâ yezîdu
Hayrat Neşriyat = Hem Kur’ân’dan öyle şeyler indiriyoruz ki o, mü’minler için bir şifâ ve bir rahmettir; zâlimlere ise ancak hüsran arttırır.
ve lâ yezîdu
İbni Kesir = Kur'an'dan; müminler için rahmet ve şifa olanı indiririz. Zalimler için ise ancak hüsranı artırır.
ve lâ yezîdu
Kadri Çelik = Kur'an'dan müminler için şifa ve rahmet olan şeyleri indirmekteyiz. Oysa o, zalimlere hüsrandan başkasını arttırmaz.
ve lâ yezîdu
Muhammed Esed = Biz, işte böyle böyle, Kuran'dan müminler için (ruhen) sağaltıcı, rahmet bahşedici olan ve zalimlerin de yalnızca yıkımını artıran şeyler indiriyoruz:
ve lâ yezîdu
Mustafa İslamoğlu = İşte Biz Kur'an'ı, ona inananlar için (iç dünyalarını onaran) bir şifa ve rahmet (eczanesi) olarak indirdik; ama o, zalimlerin yalnızca yıkımını artırıyor.
ve lâ yezîdu
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Kur'an'dan mü'minler için bir şifa, bir rahmet olan şeyi indiririz. Zalimler için ise, noksandan başka bir şey arttırmaz.
ve lâ yezîdu
Ömer Öngüt = Biz Kur'an'dan öyle şeyler indiriyoruz ki, müminler için şifâ ve rahmettir. Zâlimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.
ve lâ yezîdu
Şaban Piriş = Kur’an’dan müminler için şifa ve rahmeti indiriyoruz. Bu, zalimlere de hüsrandan başka bir şeyi artırmıyor.
ve lâ yezîdu
Sadık Türkmen = Biz kur’an’damüminler için; (yüreklerindeki problemlere, sıkıntılara) şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise ancak hüsranını/kaçışını artırıyor!
ve lâ yezîdu
Seyyid Kutub = Kur'an'da mü'minler için şifa ve rahmet olan ayetler indiriyoruz. Fakat bu ayetler zalimlere sadece yeni yıkımlar, yeni kayıplar getirirler.
ve lâ yezîdu
Suat Yıldırım = Biz Kur’ân’ı müminlere şifa ve rahmet olarak indiririz. Ama o, zalimlerin ise sadece ziyanını artırır.
ve lâ yezîdu
Süleyman Ateş = Biz Kur'ân'dan mü'minlere şifâ ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. Ama bu, zâlimlerin ziyanını artırmaktan başka bir katkıda bulunmaz.
ve lâ yezîdu
Tefhim-ul Kuran = Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indirmekteyiz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz.
ve lâ yezîdu
Ümit Şimşek = Biz Kur'ân'dan mü'minlere şifa ve rahmet olan şeyi indiriyoruz. Bu ise zalimler için hüsrandan başka birşey arttırmıyor.
ve lâ yezîdu
Yaşar Nuri Öztürk = Biz Kur'an'dan, inananlar için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Ama bu, zalimlerin yıkımını artırmaktan başka katkı sağlamıyor.
ve lâ yezîdu
İskender Ali Mihr = Kur’ân’dan indirdiğimiz şeyler, mü’minler için şifadır ve rahmettir. Ve zalimlerin sadece hüsranını (kaybettiği dereceleri) arttırır.
ve lâ yezîdu
İlyas Yorulmaz = Kur’an dan sana indirdiğimiz ayetler, inananlar için, (kalplerdeki hastalıklara) şifa ve rahmettir. Bu ayetler zalimlerin yalnızca ziyanını artırır.
ve lâ yezîdu
Diyanet İşleri = O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkâr ederse inkârı kendi aleyhinedir. İnkârcıların inkârı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı artırır. İnkârcıların inkârı, ancak ziyanlarını arttırır.
ve lâ yezîdu
Abdulbaki Gölpınarlı = Öyle bir mâbuttur o ki sizi yeryüzüne hâkim etmiştir, kim kâfir olursa zararı kendisine, kâfirlerin kâfirlikleri, Rablerinin katında ancak gazabını arttırır, kâfirlerin kâfirlikleri, ancak ziyanlarını arttırır.
ve lâ yezîdu
Abdullah Parlıyan = O Allah ki, sizi yeryüzünde hükümran kılan, geçmişlerin yerine sizi getirendir. Artık kim, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas ederse, bu hareketi kendi aleyhinedir. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin bu davranışları, Rablerinin katında, kendilerine gazaptan başka birşey artırmaz, yine kâfirlerin kâfirlikleri, zararlarını artırmaktan başka bir işe yaramaz.
ve lâ yezîdu
Adem Uğur = Sizi yeryüzünde halifeler yapan O'dur. Onun için kim inkâr ederse, inkârı kendi zararınadır. Kâfirlerin küfrü, Rableri katında kendileri için ancak gazabı arttırır. Kâfirlerin küfrü, kendilerine ziyandan başka bir şey getirmez.
ve lâ yezîdu
Ahmed Hulusi = "HÛ" ki sizi arzda halifeler olarak meydana getiren (hilâfet özelliği; meydana getirilmiştir, yaratılmamıştır. Bu ince ve derin düşünülmesi gereken bir konudur. A. H. ). . . Kim nankörlük eder (birimsel, bedensel zevkler ve kabuller uğruna halifeliğini örter) ise, onun (hakikatini) inkârı kendi aleyhinedir! Hakikat bilgisini inkâr edenlere bu inkârları Rableri indînde şiddetli gazap yaşatmaktan başka bir şey artırmaz! Hakikat bilgisini inkâr edenlere inkârları hüsrandan başka bir şey eklemez!
ve lâ yezîdu
Ahmet Tekin = O sizi, yeryüzünde düzen kurmaya, ilâhî hükümleri icraya, yeryüzünü imara yetkili halifeler olarak hazırlayıp yerleştirendir. Kim Allah’ın birliğini inkâr edip nankörlük eder, küfre saplanırsa, inkârı kendi aleyhinedir. İnkârları, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a imanı, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere, nankörlere Rableri katında ancak gazabı, hışmı artırır. İnkârları, kâfirlerin ancak, pişmanlıklarını, ziyanlarını artırır.
ve lâ yezîdu
Ahmet Varol = O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Kim inkar ederse onun inkarı kendi aleyhinedir. İnkar edenlerin inkarları onlar için, Rableri katında sadece gazabı artırır. İnkar edenlerin inkarları onların sadece ziyanlarını artırır.
ve lâ yezîdu
Ali Bulaç = Sizleri yeryuzune de hakim kilan O'dur. Inkar edenin inkari kendi aleyhinedir. Inkarcilarin inkari, Rableri katinda yalniz kendilerine olan gazabi arttirir. Inkarcilarin inkari, husrandan baska birsey arttirmaz.
ve lâ yezîdu
Ali Fikri Yavuz = (Ey Hz. Peygamber ümmeti), sizi yeryüzünde halifeler yapan (size yeryüzünün tasarrufunu ve hâkimiyetini veren) O’dur. Artık kim (bu büyük nimeti) inkâr ederse, inkârının cezası kendinedir. Kâfirlere, küfürleri, Rableri katında ancak buğz artırır. Kâfirlere, küfürleri, hüsrandan başka bir şey artırmaz.
ve lâ yezîdu
Ali Ünal = O ki, sizi yeryüzünde halifeler yaptı. Artık kim nankörlükte bulunur ve inkâra saparsa, onun küfrü ancak kendi aleyhinedir. Kâfirlerin inkârı, Rabbileri nezdinde kendilerine rahmetten bütünüyle tardedilmekten başka bir şey arttırmaz. Kâfirlerin inkârı, onların sadece kayıp ve hüsranını arttırır.