Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve lâ ya’kılûne
Diyanet İşleri = Yoksa Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: “Hiçbir şeye güçleri yetmese ve düşünemiyor olsalar da mı?”
ve lâ ya’kılûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Yoksa, Allah'ı bırakıp da şefâatçiler mi kabûl ettiler? De ki: Onların hiçbir şeye güçleri yetmez ve hiçbir şey akıl etmezler, değil mi?
ve lâ ya’kılûne
Abdullah Parlıyan = Ama onlar, Allah'ın yanısıra hayali şefaatçilere de kulluk yapmayı tercih ederler. De ki: “Nasıl olur ilahlaştırdığınız her türlü şeylerin hiçbir şeye gücü yetmese ve hiçbir şeyi anlamasalarda mı, bunlardan şefaat bekleyeceksiniz?”
ve lâ ya’kılûne
Adem Uğur = Yoksa onlar Allah'tan başkasını şefaatçılar mı edindiler? De ki: Onlar hiçbir şeye güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi (şefaatçı edineceksiniz)?
ve lâ ya’kılûne
Ahmed Hulusi = Yoksa Allâh dûnunda şefaatçiler mi edindiler? De ki: "Ya o edindikleriniz hiçbir şeye sahip olmayan ve akılsız iseler de mi?"
ve lâ ya’kılûne
Ahmet Tekin = Yoksa onlar, Allah’ın dışında, kulları durumundakilerden aracılar-şefaatçiler mi edindiler?'Onlar hiçbir şeye güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi, onları şefaatçi-aracı edineceksiniz?' de.
ve lâ ya’kılûne
Ahmet Varol = Yoksa onlar Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: 'Peki hiçbir şeye güç yetiremiyorlar ve akıl etmiyorlarsa da mı?'
ve lâ ya’kılûne
Ali Bulaç = Yoksa Allah'tan başka şefaat ediciler mi edindiler? De ki: "Ya onlar, hiçbir şeye malik değillerse ve akıl da erdiremiyorlarsa?"
ve lâ ya’kılûne
Ali Fikri Yavuz = Yoksa (o Mekke kâfirleri), Allah’dan başkasını şefaatçılar mı edindiler? (Kendilerine şefaat etmek için putlara mı tapıyorlar?) de ki: “- (O putlar), bir şeye güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi? (Şefaat edecekler).”
ve lâ ya’kılûne
Ali Ünal = Ne var ki onlar, Allah’tan başka (kâinatın işleyişinde müdahale güç ve yetkileri bulunduğuna inandıkları) birtakım şefaatçiler (aracı kuvvetler, şahıslar, aracı prensipler) edindiler. De ki: “(İlâhlaştırdığınız o melekler ve insanlar, eşya ve hadiseler üzerinde) hiçbir bağımsız mülkiyet ve hakimiyet sahibi olmadıkları, (o putlar) akıl adına hiçbir şey taşımadıkları halde, (yine de onlara ibadete devam mı edeceksiniz)?
ve lâ ya’kılûne
Bayraktar Bayraklı = Yoksa onlar Allah'tan başkasını şefaatçiler mi ediniyorlar? De ki: “Onlar hiçbir şeye güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi?”
ve lâ ya’kılûne
Bekir Sadak = Yoksa putperestler Allah'tan baska sefaatciler mi edindiler? De ki: «Onlar bir seye sahip olmadiklari, akil da edemedikleri halde mi sefaat edecekler?»
ve lâ ya’kılûne
Celal Yıldırım = Yoksa Allah'ı bırakıp da şefaatçiler mi edindiler ?! De ki: Ya onlar hiçbir şeye sahip değillerse ve akıl da erdiremiyorlarsa ?..
ve lâ ya’kılûne
Cemal Külünkoğlu = Yoksa (onlar) Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: “Onların hiçbir yetkileri olmasa, akıl ve şuurdan mahrum olsalar da mı onlara kulluk edeceksiniz?”
ve lâ ya’kılûne
Diyanet İşleri (eski) = Yoksa Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: 'Onlar bir şeye sahip olmadıkları, akıl da edemedikleri halde mi şefaat edecekler?'
ve lâ ya’kılûne
Diyanet Vakfi = Yoksa onlar Allah'tan başkasını şefaatçılar mı edindiler? De ki: Onlar hiçbir şeye güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi (şefaatçı edineceksiniz)?
ve lâ ya’kılûne
Edip Yüksel = ALLAH'ın dışında şefaatçılar mı edindiler? De ki, 'Onlar hiç bir şeye sahip değilseler ve düşünemiyorlarsa da mı?'
ve lâ ya’kılûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Yoksa Allahın berisinden şefaatçiler mi edindiler? De ki: hiç bir şey'e güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi?
ve lâ ya’kılûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yoksa Allah'tan başka şefaatçılar mı edindiler?! De ki: «Hiçbir şeye güç yetiremeseler ve akıl erdiremeselerde mi?»
ve lâ ya’kılûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yoksa Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: «Onlar hiçbir şeye güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi (böyle yapacaksınız)?»
ve lâ ya’kılûne
Gültekin Onan = Yoksa Tanrı'dan başka şefaat ediciler mi edindiler? De ki: "Ya onlar, hiçbir şeye malik değillerse ve akledemiyorlarsa?"
ve lâ ya’kılûne
Harun Yıldırım = Yoksa onlar Allah'tan başkasını şefaatçılar mı edindiler? De ki: Onlar hiçbir şeye güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi (Şefaatçı edineceksiniz)?
ve lâ ya’kılûne
Hasan Basri Çantay = Yoksa onlar Allahdan başkasını (kendilerine) şefâatcılar mı edindiler? De ki: «Hiç birşey'e güc yetiremezler ve akıl erdiremezler olsalar da mı»? (Buna rağmen mi şefaat edecekler)?!
ve lâ ya’kılûne
Hayrat Neşriyat = Yoksa Allah’dan başka şefâatçiler mi edindiler? De ki: '(O putlar) hiçbir şeye sâhib olamazlar ve akıl erdiremezlerse de mi (onları şefâatçi edineceksiniz)?'
ve lâ ya’kılûne
İbni Kesir = Yoksa onlar; Allah'tan başka şefaatçılar mı edindiler? De ki: Onlar, hiç bir şeye güç getiremez ve akıl erdiremez olsalar da mı?
ve lâ ya’kılûne
Kadri Çelik = Yoksa Allah'tan başka şefaat ediciler mi edindiler? De ki: “Ya onlar hiç bir şeye malik değillerse ve akıl da erdiremiyorlarsa?”
ve lâ ya’kılûne
Muhammed Esed = Ama onlar, Allah'ın yanısıra (hayali) şefaatçiler(e de kulluk yapmayı) tercih ederler. De ki: "Nasıl olur? Onların hiçbir şeye güçleri yetmese de ve akılları (hakikati) kavramıyor olsa da mı?"
ve lâ ya’kılûne
Mustafa İslamoğlu = Yoksa onlar, Allah'ı bir tarafa bırakıp da (hayali) şefaatçiler mi buldular? Onlara şunu sor: "Ne yani! Hiçbir şeye güçleri yetmese, akılları ermese de mi?"
ve lâ ya’kılûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Yoksa Allah'ın gayrısından şefaatciler mi edindiler? De ki: «Eğer hiçbir şeye malik olmamış ve akıl erdiremez bulunmuş iseler de mi?»
ve lâ ya’kılûne
Ömer Öngüt = Yoksa onlar Allah'tan başka şefaatçılar mı edindiler? De ki: "Onlar hiçbir şeye sahip olmadıkları, akıl da erdiremedikleri hâlde mi?"
ve lâ ya’kılûne
Şaban Piriş = Yoksa onlar Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: -Onlar hiçbir şeye sahip değillerse ve akıllarını da kullanmıyorlarsa da mı?
ve lâ ya’kılûne
Sadık Türkmen = Yoksa Allah’tan başka birtakım aracılar/şefaatçiler mi edindiler? De ki: “Onlar hiçbir şeye sahip olamayan ve aklını kullanamayan varlıklar olsalar da mı?”
ve lâ ya’kılûne
Seyyid Kutub = Yoksa Allah'dan başka şefaatçiler mi ediniyorlar? De ki: «Onlar, hiçbir şeye sahip olmadıkları, akıl da edemedikleri halde mi şefaat edecekler?»
ve lâ ya’kılûne
Suat Yıldırım = Bilakis onlar kalkmış, Allah’tan başka birtakım sözüm ona şefaatçiler bulmuşlar! De ki: "Onların hiçbir yetkileri olmasa, akıl ve şuurdan mahrum olsalar da mı onlara ibadet edeceksiniz?"
ve lâ ya’kılûne
Süleyman Ateş = Yoksa Allâh'tan başka şefâ'atçiler mi edindiler? De ki: "Onlar, hiçbir şeye malik olmayan, düşünmeyen şeyler olsalar da mı (onları şefâ'atçi edineceksiniz?)"
ve lâ ya’kılûne
Tefhim-ul Kuran = Yoksa Allah'tan başka şefaat ediciler mi edindiler? De ki: «Ya onlar, hiçbir şeye malik değillerse ve akıl da erdiremiyorlarsa?»
ve lâ ya’kılûne
Ümit Şimşek = Yoksa onlar Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: Ellerinden hiçbir şey gelmese, hattâ akılları bile olmasa, yine mi onlardan şefaat umacaksınız?
ve lâ ya’kılûne
Yaşar Nuri Öztürk = Yoksa Allah'tan başka şefaatçılar mı edindiler? De ki: "Onlar hiçbir şeye sahip olmayan/hiçbir şeye gücü yetmeyen, aklını da işletmeyen varlıklar olsalar da mı?"
ve lâ ya’kılûne
İskender Ali Mihr = Yoksa onlar, Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: "Onlar bir şeye (bir güce) malik olmasalar ve akıl etmeseler de mi?"
ve lâ ya’kılûne
İlyas Yorulmaz = Onlar Allah dan başka şefaatçiler mi edindiler? Deki “O şefaatçiler hiçbir şeye sahip olmasalar ve akıl etmeseler demi, onları şefaatçi edinecekler?”