Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Diyanet İşleri = “Şöyle dediler: ‘Sakın ilâhlarınızı bırakmayın. Hele hele Vedd’i, Süvâ’ı, Yeğûs’u, Ye’ûk’u ve Nesr’i hiç bırakmayın.”
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve sakın dediler, mâbutlarınızı bırakmayın, hele ne Vedd'i bırakın, ne Suvâ'ı, ne de Yaguus'u ve Yaûk'u ve Nesr'i.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Abdullah Parlıyan = Ve sakın Tanrılarınızı terketmeyin dediler. Özellikle Vedd'i, Süva'ı, Yegûs'u, Yeûk'u ve Nesr'i bırakmayın dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Adem Uğur = Ve dediler ki: Sakın ilâhlarınızı bırakmayın; hele Ved'den, Suvâ'dan, Yeğûs'tan, Ye'ûk'tan ve Nesr'den asla vazgeçmeyin!
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Tanrılarınızı sakın bırakmayın! Vedd'i, Süva'i sakın bırakmayın. . . Yağüs'u, Yauk'u ve Nesr'i de (tanrılarının - putlarının adları)!"
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Ahmet Tekin = 'Sakın ilâhlarınızı bırakmayın. Vedd’i, Suvâ’ı, Yegûs’u, Yeûk’u, ve Nesr’i kesinlikle bırakmayın.' dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Ahmet Varol = 'Sakın ilahlarınızı bırakmayın. Vedd'den, Suva'dan, Yeğus'dan, Ye'uk'tan ve Nesr'den asla vazgeçmeyin' dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Ali Bulaç = "Ve dediler ki: Kendi ilahlarınızı bırakmayın; bırakmayın ne Vedd'i, ne Suva'ı, ne Yeğus'u, ne Ye'uk'u ve ne de Nesr'i."
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Ali Fikri Yavuz = Bir de (ileri gelenler, yardakçılarına) şöyle dediler: Sakın ilâhlarınızı (tapındığınız putları) bırakmayın. Hele (en büyükleri olan) Vedd’i, Suva’ı, Yeğûs’u, Ye’ûk’u, Nesr’i, asla bıramayın...
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Ali Ünal = ‘Sakın ilâhlarınızdan vazgeçmeyin, bilhassa Ved, Suvâ, Yağûs, Yaûk ve Nesr’i bırakmayın!’ dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Bayraktar Bayraklı = Dediler ki: “Sakın ilâhlarınızı bırakmayınız, hele Vedd'den; Süva‘'dan, Ye‘ûs'tan, Ye‘ûk'tan ve Nesr'den asla vazgeçmeyiniz.”[681]
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Bekir Sadak = Insanlara: «Sakin tanrilarinizi birakmayin, Ved, Suva, Yagus,Yeuk ve Nesr putlarindan asla vazgecmeyin» dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Celal Yıldırım = Ve sakın sakın tanrılarınızı terketmeyin ; özellikle Vedd'i, Suvâ'ı, Yağûs'ü, Yaûk'u ve Nesr'i bırakmayın, dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Cemal Külünkoğlu = Bir de şöyle dediler: “Sakın ilâhlarınızı (tapındığınız putları) bırakmayın! Hele (en büyükleri olan) Vedd'i, Suva'ı, Yeğûs'u, Ye'ûk'u, Nesr'i, asla bırakmayın!”
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Diyanet İşleri (eski) = İnsanlara: 'Sakın tanrılarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yağus,Yeuk ve Nesr putlarından asla vazgeçmeyin' dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Diyanet Vakfi = Ve dediler ki: Sakın ilâhlarınızı bırakmayın; hele Ved'den, Suvâ'dan, Yeğûs'tan, Ye'ûk'tan ve Nesr'den asla vazgeçmeyin!
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Edip Yüksel = 'Dediler ki, 'Tanrılarınızı terketmeyin. Ne Vedd'i, ne Suva'ı, ne Yeğus'u, Yeuk'u ve Nesr'i bırakmayın.' '
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve sakın ilâhlarınızı bırakmayın ve sakın bırakmayın ne Veddi, ne Suvâı, ne de Yeğûsü ve Ye'ûku ve Nesri dediler
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sakın ilahlarınızı bırakmayın; ne Vedd'i ne Suva'ı, ne Yağus'u, ne Yeuk'u ve ne de Nesr'i dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Dediler ki: «Sakın tanrılarınızı bırakmayın, ne Vedd'i, ne Suva'ı ve ne de Yeğus'u, Yeûk'u ve Nesr'i.»
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Gültekin Onan = "Ve dediler ki: "Kendi tanrılarınızı bırakmayın; bırakmayın ne Veddi, ne Suvayı, ne Yeğusu, ne Yeuku ve ne de Nesri."
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Harun Yıldırım = “Ve dediler ki: ‘İlahlarınızı sakın bırakmayın; bırakmayın ne Vedd’i, ne Suva’ı, ne Yeğus’u, ne Yeuk’u, ne de Nesr’i.”
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Hasan Basri Çantay = (Halk tabakasına:) «Sakın tapdıklarınızı bırakmayın. Hele «Ved» den, «Suvaa'» dan, «Yeğuus» dan, «Yeuuk» dan ve «Nesr» den zinhar vaz geçmeyin» dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Hayrat Neşriyat = 'Ve: 'Sakın ilâhlarınızı bırakmayın! (Hele hele büyük putlardan) Vedd’i, Süvâ'ı, Yeğûs’u, Yeûk’u ve Nesr’i sakın bırakmayın!’ dediler.'
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
İbni Kesir = Ve dediler ki: Sakın tanrılarınızı bırakmayın. Vedd, Süva', Yeğus, Yeuk ve Nesr'den asla vazgeçmeyin.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Kadri Çelik = (İnsanlara,) “Sakın ilahlarınızı bırakmayın; Vedd, Suva', Yağus, Yeuk ve Nesr'den asla vazgeçmeyin” dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Muhammed Esed = çünkü onlar (kendilerine uyanlara): 'Tanrılarınızı hiçbir zaman terk etmeyin! Ne Vedd, ne Suva', ne Yeğus, ne Ye'uk ve ne de Nesr'i terk etmeyin!' demişlerdi.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Mustafa İslamoğlu = ve "İlahlarınızı asla bırakmayın; bırakmayın Vedd'i, Suva'ı, Yeğus'u, Ye'uk'u ve Nesr'i!" dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve dediler ki: «Tânrılarınızı bırakmayınız, ne Vedd'i, ne Süva'ı, ne Yegûs'u, ne Yeûk'u ve ne de Nesr putlarını terkeylemeyiniz».
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Ömer Öngüt = "Ve dediler ki: 'Sakın ilâhlarınızı bırakmayın. Hele Vedd, Suva', Yeğûs, Yeûk ve Nesr putlarından aslâ vazgeçmeyin. '"
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Şaban Piriş = Sakın ilahlarınızı bırakmayın, Vedd’i, Suvâ’ı, Yeğûs’u, Yeûk’u ve Nesr’i bırakmayın, dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Sadık Türkmen = Dediler ki: “Sakın ilâhlarınızı bırakmayın. Ve sakın bırakmayın; ne Vedd’i (aşk tanrısını), ne Suvâ’ı (nesli verdiği sanılan putları), ne Yeğus’u (yağmur tanrısını), ne Yeûk’u (kuvvet tanrısını) ve ne de Nesr’i (gök tanrısını).”
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Seyyid Kutub = İnsanlara 'sakın tanrılarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yağus, Yeuk ve Nesr putlarından asla vazgeçmeyin' dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Suat Yıldırım = "Sakın tanrılarınızdan vazgeçmeyin, Ved, Suva, Yegûs, Yeûk ve Nesr’i, bunlardan hiçbirini bırakmayın!" dediler.
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Süleyman Ateş = Dediler ki: "Tanrılarınızı bırakmayın: Vedd'i, Suva'ı, Yeğûs'u, Ye'ûk'u ve Nesr'i bırakmayın!"
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Tefhim-ul Kuran = «Ve dediler ki: -Kendi ilahlarınızı bırakmayın; bırakmayın ne Vedd'i, ne Suva'ı, ne Yeğus'u, ne Ye'ûk'u ve ne de Nesr'i.»
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Ümit Şimşek = 'Bir de dediler ki: 'Sakın tanrılarınızdan vazgeçmeyin. Vedd'i, Süvâ'ı, Yeğus'u, Yeûk'u ve Nesr'i bırakmayın.'
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
Yaşar Nuri Öztürk = Dediler ki: "İlahlarınızı sakın bırakmayın! Ved'di, Süva'ı asla bırakmayın! Yeğus'u, Yeuk'u, Nesr'i de bırakmayın!"
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
İskender Ali Mihr = Ve (birbirlerine) şöyle dediler: “Sakın kendi ilâhlarınızı (putlarınızı) bırakmayın. Ve Vedd’i, Suvâa’yı, Yagûs’u ve Yaûka’yı ve Nesra’yi sakın terk etmeyin.”
ve lâ tezerunne(tezeru-enne)
İlyas Yorulmaz = Kendi aralarında “İlahlarınızı bırakmayın, vedd’i, suva’yı, yegus’u yeuk’u ve nesr’i terk etmeyin.
ve lâ tezeru
Abdullah Parlıyan = İçerisine atılan kimsede ne hayat bırakır, ne de ölüme terkeder.
ve lâ tezeru
Adem Uğur = Hem (bütün bedeni helâk eder, hiçbir şey) bırakmaz, hem (eski hale getirip tekrar azap etmekten) vazgeçmez o.
ve lâ tezeru
Ahmed Hulusi = (Sakar) hem aynı hâlde bırakmaz; hem de (kendi hâline) terk etmez!
ve lâ tezeru
Ahmet Tekin = Cehennem, içine attıklarımızdan geriye hiçbir şey bırakmaz. Ne rahat bırakır, ne yakasını bırakır.
ve lâ tezeru
Ahmet Varol = Ne (insanın bedeninden) bir şey bırakır, ne de (sürekli yakıp durmaktan) vazgeçer.
ve lâ tezeru
Ali Fikri Yavuz = (İnsanların bedeninde et) bırakmaz, (kemik de) koymaz.