Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve lâ tekun
Diyanet İşleri = Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.
ve lâ tekun
Abdulbaki Gölpınarlı = Sabah ve akşam çağları, yalvarıp yakararak ve ondan korkarak, fakat fazla bağırmamak şartıyla ve içinden gelerek an Rabbini ve gaflet edenlerden olma.
ve lâ tekun
Abdullah Parlıyan = Ve sen ey peygamber! Alçak gönüllülükle, korku ve duyarlılık içinde, sesini yükseltmeden, sabah akşam Rabbini an ve sakın umursamaz kimselerden olma.
ve lâ tekun
Adem Uğur = Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabbini an. Gafillerden olma.
ve lâ tekun
Ahmed Hulusi = Rabbini nefsinde, haddini bilerek, hissederek ve gizlice, gösterişsiz, sesini yükseltmeden, sabah - akşam zikret, hatırla ve derinliğine düşün! Gâfillerden olma!
ve lâ tekun
Ahmet Tekin = 'İçinden, yalvara yakara, korka korka, alçak bir sesle, gündüzün ilk ve son saatlerinde Rabbini zikre, şükre devam et, ibadet et, dinini ve şeriatını anlat. Gafillerden olma.'
ve lâ tekun
Ahmet Varol = Rabbini gönülden yalvararak ve korku ile, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an. Gafillerden olma.
ve lâ tekun
Ali Bulaç = Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma.
ve lâ tekun
Ali Fikri Yavuz = Sabah ve akşam, içinden yalvararak ve korkarak, aşikâreden (içten hafif) bir sesle Rabbini an (dua ve zikret). Gâfillerden olma.
ve lâ tekun
Ali Ünal = Rabbini sabah ve akşam içten içe, yalvararak, ürpererek, yüksek olmayan (fakat kendinin işitebileceği) bir sesle zikret ve sakın gafillerden olma.
ve lâ tekun
Bayraktar Bayraklı = Sen ey Peygamber, alçak gönüllülükle, korku ve duyarlık içinde, sesini yükseltmeden, sabah akşam kendi içinde Rabbini an ve sakın gafillerden biri olma![150]
ve lâ tekun
Bekir Sadak = Rabbini gonulden ve korkarak icinden hafif bir sesle sabah aksam an, gafillerden olma.
ve lâ tekun
Celal Yıldırım = Hem Rabbini sabah akşam, içinden yalvarıp yakararak, ürpererek yükseğin altında bir sesle an. gafillerden olma.
ve lâ tekun
Cemal Külünkoğlu = Rabbini gönülden yalvararak, ürperti ve duyarlık içinde, sesini yükseltmeden sabah akşam zikret ve sakın umursamaz kimselerden olma!
ve lâ tekun
Diyanet İşleri (eski) = Rabbini gönülden ve korkarak içinden hafif bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma.
ve lâ tekun
Diyanet Vakfi = Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabbini an. Gafillerden olma.
ve lâ tekun
Edip Yüksel = Rabbini gönülden yalvararak, gizlice ve sessizce sabah akşam an; gafillerden olma.
ve lâ tekun
Elmalılı Hamdi Yazır = Hem de sabahleyin ve akşamları içinden tazarru' ile gizlice ve cehrin mâdunu sesle rabbını zikret de gafillerden olma
ve lâ tekun
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sabah ve akşamları içinden yalvararak, gizlice ve kendin işitecek kadar bir sesle Rabbini zikret de gafillerden olma!
ve lâ tekun
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sabah akşam demeden, kendi içinden, korkarak ve yalvararak, alçak sesle Rabbini an ve gafillerden olma.
ve lâ tekun
Gültekin Onan = rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma.
ve lâ tekun
Harun Yıldırım = Kendi kendine yüksek olmayan bir sesle yalvararak ve ürpererek sabah akşam Rabbini an da gafillerden olma!
ve lâ tekun
Hasan Basri Çantay = Rabbini, içinden, yalvararak, ve korkarak, (fakat) yüksek olmayan bir sesle sabah ve akşam an. Gâafillerden olma.
ve lâ tekun
Hayrat Neşriyat = Hem Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabahakşam zikret; ve sakın gafillerden olma!
ve lâ tekun
İbni Kesir = Rabbına; içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam zikret. Ve gafillerden olma.
ve lâ tekun
Kadri Çelik = Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, yalvarıp yakararak ve korkarak zikret ve gafillerden olma.
ve lâ tekun
Muhammed Esed = Ve sen, (ey Peygamber), gönül alçaltarak, korku ve duyarlık içinde, sesini yükseltmeden sabah akşam Rabbini an ve sakın umursamaz kimselerden olma.
ve lâ tekun
Mustafa İslamoğlu = Ve Rabbini, özbenliğinde, alçakgönüllülükle ve O'ndan sakınarak, sesini yükseltmeksizin gündüz gece an ve sakın kendine yabancılaşanlardan olma!
ve lâ tekun
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Rabbini içinden yalvararak ve korkarak ve cehren kıraatın dûnunda olarak sabahları ve akşamları zikret ve gâfillerden olma.
ve lâ tekun
Ömer Öngüt = Rabbini gönülden, yalvararak, boynu bükük ve ürpererek hafif sesle sabah-akşam zikret! Sakın gafillerden olma.
ve lâ tekun
Şaban Piriş = Rabbini içinden yalvararak ve sesini yükseltmeden, korkarak sabah akşam zikret, gafillerden olma!
ve lâ tekun
Sadık Türkmen = Yalvararak ve için için korkarak; sabah akşam yüksek olmayan sesle Rabbini an/zikret! Sakın gafillerden olma!
ve lâ tekun
Seyyid Kutub = Rabbinin adını yalvararak korkarak ve yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an ve gafillerden olma.
ve lâ tekun
Suat Yıldırım = Sabah ve akşam Rabbini, içinden yalvararak, ürpererek ve yüksek olmayan, kendin işitebileceğin bir sesle zikret, gafillerden olma!
ve lâ tekun
Süleyman Ateş = Rabbini, içinden, yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an, gâfillerden olma!
ve lâ tekun
Tefhim-ul Kuran = Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma.
ve lâ tekun
Ümit Şimşek = Sabah akşam, yalvararak ve ürpererek, sesini yükseltmeden, için için Rabbini an; sakın gafillerden olma.
ve lâ tekun
Yaşar Nuri Öztürk = Rabbini, öz benliğinin içinde yalvarıp ürpererek, bağırtılı olmayan bir sesle sabah-akşam zikret. Sakın gafillerden olma.
ve lâ tekun
İskender Ali Mihr = Ve sabah ve akşam vakitlerinde Rabbini kendi kendine, korkarak ve yalvararak, sözün sesli olmayanı ile zikret. Ve gâfillerden olma.
ve lâ tekun
İlyas Yorulmaz = Rabbini kendi içinde saygıyla, hürmet ile ve korkarak, sabah akşam yüksek sesle olmamak kaydı ile sözlü olarak an. Sakın ola ki Rabbinden habersizlerden olma.
ve lâ tekun
Diyanet İşleri = Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi.
ve lâ tekun
Abdulbaki Gölpınarlı = Gemi, içindekilerle dağlar gibi dalgalar üstünde akıp gidiyordu. Nûh, kendisinden çekilip ayrı bir yerde bulunan oğluna oğulcuğum dedi, bin sen de bizimle ve kâfirlerle berâber olma.
ve lâ tekun
Abdullah Parlıyan = Ve derken onları götüren gemi, dağ gibi dalgaların arasında seyre koyuldu. Ve o an kıyıda kalan oğluna Nuh: “Oğulcuğum” diye bağırdı. “Gel bin bizimle gemiye, o gerçekleri örtbas edenlerle beraber olma!”
ve lâ tekun
Adem Uğur = Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nuh, gemiden uzakta bulunan oğluna: Yavrucuğum! (Sen de) bizimle beraber bin, kâfirlerle beraber olma! diye seslendi.
ve lâ tekun
Ahmed Hulusi = (Gemi) onlarla birlikte dağlar gibi dalgalar içinde akıp gidiyor(du). . . Nuh, bir kıyıda olan oğluna: "Oğlum! Bizimle beraber bin (Din anlayışıma katıl). . . Hakikat bilgisini inkâr edenlerle beraber olma!" diye nida etti.
ve lâ tekun
Ahmet Tekin = Gemiler içindekilerle, dağlar gibi dalgalar arasında seyrediyordu. Nuh, ayrı bir yere çekilmiş, gemiden uzakta bulunan oğluna:'Yavrucuğum, sen de bizimle beraber gemiye bin. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerle, kâfirlerle, nankörlerle beraber olma.' diye seslendi.
ve lâ tekun
Ahmet Varol = (Gemi) onları dağlar gibi dalgaların arasından geçirirken, Nuh yalnız başına bir kenarda duran oğluna: 'Ey oğulcağızım! Gel bizimle birlikte bin ve kâfirlerle beraber olma' diye seslendi.
ve lâ tekun
Ali Bulaç = (Gemi) Onlarla dağlar gibi dalga(lar) içinde yüzüyorken Nuh, bir kenara çekilmiş olan oğluna seslendi: "Ey oğlum, bizimle birlikte bin ve kâfirlerle birlikte olma."
ve lâ tekun
Ali Fikri Yavuz = Gemi, onları, dağlar gibi dalgalar içinde yüzüp götürüyordu. Nûh, gemiden ayrı bir yerde olan oğluna bağırdı: “- Ey oğulcağızım! Gel, bizimle beraber bin. Kâfirlerle birlikte olma.”
ve lâ tekun
Ali Ünal = Gemi, içindekilerle beraber dağlar gibi dalgalar arasından akıp giderken Nuh, geminin dışında biraz ötedeki oğlunu gördü ve hemen, “Oğulcuğum, gel bizimle beraber gemiye bin de, kâfirlerle birlikte olma!” diye seslendi.