Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Diyanet İşleri = Sabret! Senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sabret, sabretmen, ancak Allah'ın vereceği başarıyla mümkündür. Sana düzen kurduklarından dolayı da daralma, sıkıntıya düşme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Abdullah Parlıyan = Allah yolunda başına gelecek herşeye göğüs ger, dirençli ol. Bu dirençlilik ancak Allah'ın vereceği başarıyla mümkündür. Sana düzen kurduklarından dolayı da daralma, sıkıntıya düşme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Adem Uğur = Sabret! Senin sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan dolayı kederlenme; kurmakta oldukları tuzaktan kaygı duyma!

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Ahmed Hulusi = Güven ve dayan! Senin sabrın, yalnızca Allâh'ladır! Onlar üzerine mahzun olma! Kurmakta oldukları tuzaklarından sıkıntı duyma!

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Ahmet Tekin = Sabrederek mücadeleye devam et. Senin sabrederek mücadelen de, ancak Allah’ın yardımıyladır. Onların davetinden yüz çevirmelerine üzülme, sinsice kurmakta oldukları tuzaklardan, İslâm’ın yükselişini önleme, müslümanların ilerlemesinin önünü kesme planlarından dolayı kaygı duyma, telaşlanıp kendini sıkıntıya sokma.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Ahmet Varol = Sabret. Sabrın ancak Allah('ın yardımıy)ladır. Onlar için üzülme ve kurdukları tuzaklardan dolayı da sıkıntıya düşme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Ali Bulaç = Sabret; senin sabrın ancak Allah(ın yardımı) iledir. Onlar için hüzne kapılma ve kurmakta oldukları hileli düzenlerden dolayı sıkıntıya düşme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey Rasûlüm, sabret; senin sabrın da ancak Allah’ın yardımı iledir. Kâfirlerin yüz çevirmesinden mahzun olma ve yaptıkları hileden de telâş edip sıkıntıya düşme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Ali Ünal = Sen sabret; çünkü senin sabretmen ancak Allah içindir ve O’nun yardımıyladır. İnanmamakta diretenlerin tavırları ve tebliğinden yüz çevirmeleri karşısında mahzun olma ve kurmaya çalıştıkları tuzaklar sebebiyle de telâş edip darlanma.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Bayraktar Bayraklı = Sabret! Senin sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan dolayı kederlenme; kurmakta oldukları tuzaktan kaygı duyma!

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Bekir Sadak = Sabret, senin sabrin ancak Allah'in yardimiyladir; onlara uzulme, kurduklari duzenlerden de endise etme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Celal Yıldırım = Sabret, senin sabrın ancak Allah'ın yardımı iledir. Onların (inkârda inâd etmelerine) üzülme ; kurdukları hile ve tuzaktan dolayı telaşlanıp sıkıntıda kalma.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Cemal Külünkoğlu = (Ey Resulüm! İnkârcıların yaptıklarına) sabret! Senin sabrın ancak Allah'ın yardımı iledir. İnkârcılardan yana (inanmıyorlar diye) üzülme! Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme (kaygılanma)!

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Diyanet İşleri (eski) = Sabret, senin sabrın ancak Allah'ın yardımıyladır; onlara üzülme, kurdukları düzenlerden de endişe etme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Diyanet Vakfi = Sabret! Senin sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan dolayı kederlenme; kurmakta oldukları tuzaktan kaygı duyma!

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Edip Yüksel = Sabret, sabrın ancak ALLAH'ın yardımıyladır. Onlar için üzülme ve onların tuzaklarından da endişelenme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Sabret, sabrın da ancak Allahın ınayetiledir, ve onlara karşı mahzun olma, yaptıkları mekirden telâş da etme

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sabret, sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir ve onlar için üzülme, kurdukları tuzaktan dolayı telaş da etme!

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Ey Peygamber!) Sabret! Sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan dolayı üzülme! Kurdukları tuzaklardan telaş edip sıkıntıya düşme!

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Gültekin Onan = Sabret; senin sabrın ancak Tanrı(nın yardımı) iledir. Onlar için hüzne kapılma ve kurmakta oldukları hileli düzenlerden dolayı sıkıntıya düşme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Harun Yıldırım = Sabret! Senin sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan dolayı kederlenme; kurmakta oldukları tuzaktan kaygı duyma!

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Hasan Basri Çantay = Sabret. Senin sabrın Allah (ın tevfîkına istinâd) dan başka (bir şey) değildir. Onlara karşı tasalanma, onların kurmakda oldukları tuzaklardan dolayı (telâşa ve) sıkıntıya da düşme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) Sabret; senin sabrın da ancak Allah(’ın yardımı)iledir; hem (îmân etmiyorlar diye) onlara üzülme; tuzak kurmakta olmalarından dolayı da sıkıntıya düşme!

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 İbni Kesir = Sabret; senin sabrın ancak Allah içindir. Üzülme onlara. Kurdukları düzenlerden dolayı da endişe etme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Kadri Çelik = Sabret; senin sabrın ancak Allah (yardımı) iledir. Onlar için hüzne kapılma ve kurmakta oldukları düzenlerden dolayı da sıkıntıya düşme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Muhammed Esed = Öyleyse, (hakkı inkar edenlerin söylediklerine karşı) sabır göster ve daima hatırla ki, sana güçlüklere göğüs germe gücünü veren yalnızca Allah'tır; ve onlardan yana üzülme; hele onların o asılsız iddiaları seni hiç sıkmasın:

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve sen de sabret ve (unutma ki) senin sabretmen yalnızca Allah sayesinde mümkündür! Ve onlardan yana üzülme! Hele onların çevirdikleri entrikalardan dolayı için hiç daralmasın!

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve sabret ve senin sabrın da ancak Allah'ın inâyetiyledir ve onlara karşı mahzun olma ve yapar oldukları hilekârane hareketten dolayı üzüntüye düşme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Ömer Öngüt = Sabret! Senin sabrın ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlar için üzülme! Kurmakta oldukları düzenlerden dolayı da kaygı duyma.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Şaban Piriş = Sabret, senin sabrın ancak Allah içindir. Onlar için üzülme, Onların hilelerinden de sakın dara düşme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Sadık Türkmen = Sabret! Senin sabrın, ancak Allah’ın yardımı iledir. Onlar için üzülme. Kurdukları tuzaklardan dolayı da kaygı duyma!

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Seyyid Kutub = Sabret, sabretmeyi ancak Allah'ın yardımı ile başarabilirsin; onlar için üzülme, çevirdikleri entrikalar ve kurdukları tuzaklar sakın canını sıkmasın.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Suat Yıldırım = Sabret! Senin sabrın da ancak Allah’ın yardımı iledir. Kâfirlerin yüz çevirmelerinden mahzun olma, yaptıkları hilelerden dolayı da telaş edip darlanma.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Süleyman Ateş = Sabret, sabrın ancak Allâh(ın yardımı) iledir. Onlara üzülme, kurdukları tuzaklardan da sıkıntıya düşme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Tefhim-ul Kuran = Sabret; senin sabrın ancak Allah(ın yardımı) iledir. Onlar için hüzne kapılma ve kurmakta oldukları hileli düzenlerden dolayı da sıkıntıya düşme.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Ümit Şimşek = Sen sabret; senin sabrın da ancak Allah'ın yardımıyladır. Onlar için tasalanma; kurdukları tuzaklar yüzünden de için daralmasın.

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Sabret! Senin sabrın da Allah'ın yardımıyladır. Onlar için tasalanma! Kurmakta oldukları tuzaklar yüzünden de telaşlanma!

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 İskender Ali Mihr = Sabret! Senin sabrın sadece Allah iledir (Allah’ın tasarrufu iledir). Onların yüzünden mahzun olma ve onların kurdukları tuzaklar sebebiyle sıkılma (sıkıntı içinde olma).

ve lâ teku

  Nahl / 127 -

 İlyas Yorulmaz = Sabret. Senin sabır etmen, yalnızca Allah’a güvenmendir. Onların hazırladığı plan ve tuzaklardan dolayı canını sıkma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Diyanet İşleri = Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sabah ve akşam çağları, yalvarıp yakararak ve ondan korkarak, fakat fazla bağırmamak şartıyla ve içinden gelerek an Rabbini ve gaflet edenlerden olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Abdullah Parlıyan = Ve sen ey peygamber! Alçak gönüllülükle, korku ve duyarlılık içinde, sesini yükseltmeden, sabah akşam Rabbini an ve sakın umursamaz kimselerden olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Adem Uğur = Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabbini an. Gafillerden olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Ahmed Hulusi = Rabbini nefsinde, haddini bilerek, hissederek ve gizlice, gösterişsiz, sesini yükseltmeden, sabah - akşam zikret, hatırla ve derinliğine düşün! Gâfillerden olma!

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Ahmet Tekin = 'İçinden, yalvara yakara, korka korka, alçak bir sesle, gündüzün ilk ve son saatlerinde Rabbini zikre, şükre devam et, ibadet et, dinini ve şeriatını anlat. Gafillerden olma.'

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Ahmet Varol = Rabbini gönülden yalvararak ve korku ile, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an. Gafillerden olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Ali Bulaç = Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Ali Fikri Yavuz = Sabah ve akşam, içinden yalvararak ve korkarak, aşikâreden (içten hafif) bir sesle Rabbini an (dua ve zikret). Gâfillerden olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Ali Ünal = Rabbini sabah ve akşam içten içe, yalvararak, ürpererek, yüksek olmayan (fakat kendinin işitebileceği) bir sesle zikret ve sakın gafillerden olma.