Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve lâ tekûnenne
Diyanet İşleri = Allah'ın âyetlerini yalanlayanlardan da herhalde olma, sonra zarara uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Allah'ın delillerini yalanlayanlardan olma sakın, yoksa ziyankârlara katılırsın.
ve lâ tekûnenne
Abdullah Parlıyan = Allah'ın ayetlerine yalan gözüyle bakan kimselerden olma ki, kendini kaybedenler arasında bulmayasın.
ve lâ tekûnenne
Adem Uğur = Allah'ın âyetlerini yalanlayanlardan da olma, sonra ziyana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Ahmed Hulusi = Açığa çıkmış olan Allâh işaretlerini yalanlayanlardan olma! (Bunu yaparsan) hüsrana düşenlerden olursun.
ve lâ tekûnenne
Ahmet Tekin = Sakın Allah’ın âyetlerini, kâinattaki, varlığını gösteren delilleri yalanlayanlardan da olma. Sonra hüsrana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Ahmet Varol = Sakın, ALLAH'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma. Yoksa kaybedenlerden olursun.
ve lâ tekûnenne
Ali Bulaç = Ve Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma; yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Ali Fikri Yavuz = Ve sakın Allah'ın ayetlerini inkar edenlerden olma ki, hüsrana düşenlerden olmayasın!
ve lâ tekûnenne
Ali Ünal = Elbette Allah’ın âyetlerini yalanlayanlardan olmayacaksın (ve başkaları da olmamalı. Sen, yolunun doğruluğuna olan sarsılmaz inancın ve Allah’a mutlak itimat ve tevekkülünle vazifene devam et); aksi bir tutum, (dünya da Âhiret’te de) kaybedenlerden olmaya sebeptir.
ve lâ tekûnenne
Bayraktar Bayraklı = Ve Tanrı'nın ayetlerini yalanlayanlardan olma; yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Bekir Sadak = Allah'in ayetlerini yalanlayanlardan da olma, yoksa kaybedenlerden olursun.
ve lâ tekûnenne
Celal Yıldırım = Allah'ın âyetlerini yalanlayanlardan da herhalde olma, sonra zarara uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Cemal Külünkoğlu = Sakın Allah'ın âyetlerini yalanlayanlardan da olma! Yoksa zarara uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Diyanet İşleri (eski) = Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma, yoksa kaybedenlerden olursun.
ve lâ tekûnenne
Diyanet Vakfi = Allah’ın âyetlerini yalanlayanlardan da olma, sonra ziyana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Edip Yüksel = Sakın, ALLAH'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma. Yoksa kaybedenlerden olursun.
ve lâ tekûnenne
Elmalılı Hamdi Yazır = sakın şüphe edenlerden olma ki husrâna düşenlerden olmıyasın
ve lâ tekûnenne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve sakın Allah'ın ayetlerini inkar edenlerden olma ki, hüsrana düşenlerden olmayasın!
ve lâ tekûnenne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve sakın Allah'ın âyetlerini inkar edenlerden olma, sonra hüsrana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Gültekin Onan = Ve Tanrı'nın ayetlerini yalanlayanlardan olma; yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Harun Yıldırım = Sakın Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma. Sonra zarara uğramışlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Hasan Basri Çantay = Sakın Allahın âyetlerini yalan sayanlardan olma. Sonra maddî ve ma'nevî zarara uğramışlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Hayrat Neşriyat = Ve sakın Allah’ın âyetlerini yalanlayanlardan olma; yoksa hüsrâna uğrayanlardan olursun!
ve lâ tekûnenne
İbni Kesir = Sakın Allah'ın ayetlerini yalan sayanlardan olma, yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Kadri Çelik = Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma, yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Muhammed Esed = Allah'ın ayetlerini yalanlayan kimselerden olma ki, kendini kaybedenler arasında bulmayasın.
ve lâ tekûnenne
Mustafa İslamoğlu = Dahası, Allah'ın ayetlerini yalanlayan kimselerden olmaktan şiddetle sakın! Sonra büsbütün kaybedenlerden olursun!"
ve lâ tekûnenne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve sakın Allah'ın âyetlerini tekzîp edenlerden olma. Sonra hüsrâna uğramışlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Ömer Öngüt = Sakın Allah'ın âyetlerini yalan sayanlardan olma! Yoksa ziyana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Şaban Piriş = Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma; Yoksa kaybedenlerden olursun!
ve lâ tekûnenne
Sadık Türkmen = Ve sakın Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan olma; yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun!
ve lâ tekûnenne
Seyyid Kutub = Sakın Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma, yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Suat Yıldırım = (94-95) Eğer, faraza, sana indirdiğimiz hususlardan herhangi birinde şüphe edersen, senden önce kitap okuyanlara sor. Celalim hakkı için, sana Rabbin tarafından gerçek gelmiştir, bunda en ufak bir tereddüdün olmasın! Sakın Allah’ın âyetlerini yalan sayanlardan olma, yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Süleyman Ateş = Ve sakın Allâh'ın âyetlerini yalanlayanlardan olma, yoksa ziyana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Tefhim-ul Kuran = Ve Allah'ın ayetlerini yalan sayanlardan olma; yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
Ümit Şimşek = Allah'ın âyetlerini yalanlayanlardan da olma; sonra hüsran içinde kalırsın.
ve lâ tekûnenne
Yaşar Nuri Öztürk = Ve sakın ayetlerimizi yalanlayanlardan olma, yoksa hüsrana düşenlerden olursun.
ve lâ tekûnenne
İskender Ali Mihr = Ve sakın Allah’ın âyetlerini yalanlayan kimselerden olma. O taktirde hüsrana uğrayanlardan olursun.
ve lâ tekûnenne
İlyas Yorulmaz = Allah’ın ayetlerini şüphe edip yalanlayanlardan da olma. Yoksa kendine yazık edip kaybedenlerden olursun.
ve lâ tekûnenne
Diyanet İşleri = (105-106) Yine bana şöyle emredildi: “Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dîne çevir. Sakın Allah’a ortak koşanlardan olma. Allah’ı bırakıp da sana ne fayda ve ne de zarar verebilecek olan şeylere yalvarma. Eğer böyle yaparsan, şüphesiz ki sen zâlimlerden olursun.”
ve lâ tekûnenne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve doğru dine yüz çevir, sakın müşriklerden olma dendi bana.
ve lâ tekûnenne
Abdullah Parlıyan = Ey insanoğlu işte böyle, sen de yüzünü yalancı, aldatıcı şeylerden bütünüyle arınmış olarak, samimiyetle gerçek inanca çevir. Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlardan olma.
ve lâ tekûnenne
Adem Uğur = Ve (bana) hanîf (Allah'ın birliğini tanıyıcı) olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma, diye (emredildi).
ve lâ tekûnenne
Ahmed Hulusi = (Şununla da emrolundum): "Vechini hanîf olarak Din'e tut (mânâ yüzünü, hakikati Esmâ bileşimi olan şuurunu, tanrı kavramsız, âlemler olarak algılanan sistemin hakikati olan soyut Esmâ mertebesine yönlendir) ve sakın şirk koşanlardan (Allâh dûnunda dışsal bir tanrı vehmederek onu ortak koşanlardan) olma!"
ve lâ tekûnenne
Ahmet Tekin = 'Açıkça varlığını benliğini Hakka ve tevhide yönelik dine, şeriata, medeniyete ada. İmandan sonra sakın ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşan, gizli şirki yaşayan başka otoriteler de kabul eden müşriklerden olma.'
ve lâ tekûnenne
Ahmet Varol = Ve (yine bana şöyle emredildi): 'Yüzünü dosdoğru bir şekilde hak dine çevir. Sakın Allah'a ortak koşanlardan olma.
ve lâ tekûnenne
Ali Bulaç = Ve: "Bir muvahhid (hanif) olarak yüzünü dine doğru yönelt ve sakın müşriklerden olma,"
ve lâ tekûnenne
Ali Fikri Yavuz = Bir de, yüzünü tevhid dinine döndür ve sakın müşriklerden olma.
ve lâ tekûnenne
Ali Ünal = Bana ayrıca şunlar da buyuruldu: Dupduru Tevhid inancı içinde bütün varlığınla gerçek din (olan İslâm)’a yönel; ve sakın ha sakın Allah’a ortak koşanlardan olma!