Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve lâ tec’alû
Diyanet İşleri = Allah ile beraber başka bir ilâh edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
ve lâ tec’alû
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Allah'la berâber bir başka mâbut kabûl etmeyin; şüphe yok ki ben size, onun tarafından, apaçık bir korkutucuyum.
ve lâ tec’alû
Abdullah Parlıyan = Ve Allah'la beraber başka ilahlar kabul etmeyin. Gerçekten ben, O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcıyım.”
ve lâ tec’alû
Adem Uğur = Allah ile beraber başka bir tanrı edinmeyin. Zira ben size O'nun tarafından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
ve lâ tec’alû
Ahmed Hulusi = "Allâh yanı sıra tanrı oluşturmayın! Ben kesinlikle, O'ndan size apaçık bir uyarıcıyım!"
ve lâ tec’alû
Ahmet Tekin = 'Allah ile beraber başka bir tanrı edinmeyin. Ben size, O’nun tarafından gelmiş sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık bir uyarıcıyım.'
ve lâ tec’alû
Ahmet Varol = Allah'la beraber başka bir ilah uydurmayın. Ben sizin için O'ndan (yana) apaçık bir uyarıcıyım.
ve lâ tec’alû
Ali Bulaç = Allah ile beraber başka bir ilah(ı ortak) kılmayın. Gerçekten sizi, O'ndan yana açıkça uyarıyorum.
ve lâ tec’alû
Ali Fikri Yavuz = Ve Allah ile beraber başka bir ilâh uydurmayın. Gerçekten ben, size, Allah tarafından (azab ile) korkutan açık bir peygamberim.
ve lâ tec’alû
Ali Ünal = “Allah’ın yanısıra başka bir ilâh icat etmeyin. Muhakkak ki ben, sizin için O’nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.”
ve lâ tec’alû
Bayraktar Bayraklı = Allah ile birlikte başka bir tanrı edinmeyiniz. Şüphesiz ben, sizin için O'nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
ve lâ tec’alû
Bekir Sadak = «Allah'in yaninda baskasini tanri kilmayin; dogrusu ben sizi O'nun azabi ile acikca uyaranim.»
ve lâ tec’alû
Celal Yıldırım = Allah ile beraber başka bir Tanrı edinmeyin. Muhakkak ki ben, O'ndan size (gönderilen) açık bir uyarıcıyım..
ve lâ tec’alû
Cemal Külünkoğlu = Allah ile beraber başka ilahlar edinmeyin! Gerçekten ben, size, O'nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım!
ve lâ tec’alû
Diyanet İşleri (eski) = 'Allah'ın yanında başkasını tanrı kılmayın; doğrusu ben sizi O'nun azabı ile açıkça uyaranım.'
ve lâ tec’alû
Diyanet Vakfi = Allah ile beraber başka bir tanrı edinmeyin. Zira ben size O'nun tarafından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
ve lâ tec’alû
Edip Yüksel = ALLAH ile birlikte başka tanrılar edinmeyin. Ben O'nun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcıyım.
ve lâ tec’alû
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve Allahla beraber başka bir Tanrı uydurmayın, haberiniz olsun ki ben size ondan bir açık nezîrim
ve lâ tec’alû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah'la beraber başka bir tanrı uydurmayın; haberiniz olsun ki ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.»
ve lâ tec’alû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'la beraber başka bir tanrı uydurmayın (O'na ortak koşmayın). Gerçekten ben size O'nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.»
ve lâ tec’alû
Gültekin Onan = Tanrı ile beraber başka bir tanrı(yı ortak) kılmayın. Gerçekten sizi, O'ndan yana açıkça uyarıyorum.
ve lâ tec’alû
Harun Yıldırım = Allah ile birlikte başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben sizi O’ndan yana açıkça korkutupuyarıyorum.
ve lâ tec’alû
Hasan Basri Çantay = «Allahın yanına diğer bir Tanrı daha katmayın. Hakıykat, ben sizi (Allahın azabından) apâşikâr korkutan (bir peygamber) im».
ve lâ tec’alû
Hayrat Neşriyat = 'Allah ile berâber başka bir ilâh edinmeyin! Doğrusu ben, size O’nun tarafından(gönderilmiş) apaçık bir korkutucuyum.'
ve lâ tec’alû
İbni Kesir = Allah ile birlikte başka bir tanrı edinmeyin. Doğrusu ben; size, O'ndan apaçık bir uyarıcıyım.
ve lâ tec’alû
Kadri Çelik = Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben sizi O'ndan yana açıkça uyarıp korkutmakta olanım.
ve lâ tec’alû
Muhammed Esed = Allah'ın yanısıra başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayın. Şüphesiz ben, O'nun tarafından görevlendirilmiş açık bir uyarıcıyım!"
ve lâ tec’alû
Mustafa İslamoğlu = Allah'la beraber, başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayınız! Elbette ben O'nun katından size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
ve lâ tec’alû
Ömer Nasuhi Bilmen = (48-51) Yeri de döşedik, ne güzel döşeyicilerdir. Ve her şeyden iki çift yarattık. Tâ ki, tefekkür edesiniz. «Artık Allah'a kaçın, şüphe yok ki, ben sizin için O'nun tarafından bir apaçık korkutucuyum. Ve Allah ile beraber başka bir ilâh ittihaz etmeyin. Muhakkak ki, ben sizin için O'ndan bir apaçık korkutucuyum.»
ve lâ tec’alû
Ömer Öngüt = Allah ile birlikte başka bir ilâh edinmeyin. Ben sizi O'nun katından apaçık bir korkutucuyum.
ve lâ tec’alû
Şaban Piriş = Allah ile beraber başkasını ilah edinmeyin. Ben, ondan size apaçık uyarıcıyım!
ve lâ tec’alû
Sadık Türkmen = Allah ile beraber başka bir ilâh/tanrı uydurmayın! Şüphesiz ben size O’ndan gelen apaçık bir uyarıcıyım.”
ve lâ tec’alû
Seyyid Kutub = Allah ile beraber başka tanrılar uydurmuyorum. Ben size O'nun tarafından görevlendirilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
ve lâ tec’alû
Suat Yıldırım = Sakın Allah’ın yanı sıra başka mâbud icad etmeyin. İşte ben O’nun tarafından, sizi uyarmak için gönderilen aydınlatıcı bir elçiyim.
ve lâ tec’alû
Süleyman Ateş = "Allâh ile beraber başka tanrılar uydurmayın. Ben size O'nun tarafından görevlendirilmiş apaçık bir uyarıcıyım."
ve lâ tec’alû
Tefhim-ul Kuran = Allah ile beraber başka bir ilah(ı ortak) kılmayın. Gerçekten ben sizi, O'ndan yana açıkça uyarıp korkutmakta olanım.
ve lâ tec’alû
Ümit Şimşek = Allah ile beraber başka bir tanrı edinmeyin. Ben Onun tarafından size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
ve lâ tec’alû
Yaşar Nuri Öztürk = Allah'ın yanına başka bir ilah koymayın! Ben size O'ndan gelmiş açıklayıcı bir uyarıcıyım.
ve lâ tec’alû
İskender Ali Mihr = Ve Allah ile beraber başka ilâhlar kılmayın. Muhakkak ki ben, sizin için O’ndan (Allah tarafından gönderilmiş) apaçık bir nezirim.
ve lâ tec’alû
İlyas Yorulmaz = Allah ile beraber başka bir ilah da edinmeyin. Bundan dolayı ben, sizin için açıkça bir uyarıcıyım.
ve lâ tec’alû
Diyanet İşleri = İyilik etmemek, takvaya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize Allah’ı siper yapmayın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
ve lâ tec’alû
Abdulbaki Gölpınarlı = Ettiğiniz yeminlerden dolayı iyilik etmenize, sakınmanıza, insanların arasını bulmanıza Allah'ı engel etmeyin. Allah duyar ve bilir.
ve lâ tec’alû
Abdullah Parlıyan = Allah adına yaptığınız yeminler; iyilik etmenize, yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulmanıza, insanlar arasında barışın getirilmesine engel teşkil etmesin. Zira Allah herşeyi duyan ve herşeyi bilendir.
ve lâ tec’alû
Adem Uğur = Yeminlerinizden dolayı Allah'ı (O'nun adını), iyilik etmenize, O'ndan sakınmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel kılmayın. Allah işitir ve bilir.
ve lâ tec’alû
Ahmed Hulusi = Allâh adına yaptığınız yeminler; iyilik yapmak, korunmak, insanlar arasını düzeltmek gibi konularda size engel olmasın. Allâh Semi'dir, Aliym'dir.
ve lâ tec’alû
Ahmet Tekin = Yeminlerinizden dolayı, Allah’ı, sözünüzde durmanıza, iyilik etmenize, Allah’a sığınmanıza, emirlerine yapışmanıza, günahlardan arınmanıza, azaptan korunmanıza, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmanıza, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmanıza ve insanların arasını, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzeltmenize, geliştirmenize engel haline getirmeyin. Allah her şeyi işitir ve bilir.
ve lâ tec’alû
Ahmet Varol = Yeminlerinizi bahane ederek iyilik yapmanız, kötülüklerden sakınmanız ve insanların aralarını düzeltmeniz konusunda Allah'ı engel kılmayın. Allah duyandır, bilendir. [46]
ve lâ tec’alû
Ali Bulaç = Bir de yeminlerinizi bahane ederek; iyilik yapmanız, sakınmanız ve insanların arasını düzeltmenize Allah'ı engel kılmayın. Allah işitendir, bilendir.
ve lâ tec’alû
Ali Fikri Yavuz = Bir de sözünüzde durmanız, takva sahibi olmanız ve insanların arasını düzeltmeniz için Allah’ı yeminlerinize hedef yapmayın. Allah kemaliyle işitici ve bilicidir. (Bir işi yapmak veya yapmamak hususunda Allah’ın adı ile yemin edipte Allah Tealâ’yı engel tutarak, yemininizi bozmayız diye, hayır yapmaktan geri kalmayınız. Yeminin bozulmasında hayır bulunan işi yapın ve keffaretini ödeyin.)
ve lâ tec’alû
Ali Ünal = (Allah adına yemin edip durmayın ve) yemin ettiğinizde de Allah’ı yeminlerinize siper edip, onlarda duracaksınız diye iyi ve faziletli işlerden, takva dairesinde davranmaya çalışmaktan ve insanların arasını ıslah etmekten geri kalmayın. Allah, (her ne söylerseniz) hakkıyla işitendir; (her yaptığınızı ve niçin yaptığınızı) hakkıyla bilendir.